19 Nisan 2017 Çarşamba

Toplu işçi çıkarmada kurallara dikkat

Toplu işçi çıkarmada kurallara dikkat!


Özellikle zaman zaman işyerlerinde çeşitli nedenlerden dolayı toplu işçi çıkartılması gündeme gelebilmektedir. İş Kanunu'nun 29. maddesine göre işveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, durumu işyeri sendika temsilcilerine, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'ne bildirmek zorundadır.

Yapılacak bildirimde işçi çıkarmanın sebepleri, bundan etkilenecek işçi sayısı ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur.

Bildirimden sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren arasında yapılacak görüşmelerde, toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması yahut çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi konuları ele alınır. Görüşmelerin sonunda, toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir.

Toplu işçi çıkarmadan bahsedebilmek için öncelikle işyerinde en az 20 işçinin çalıştırılması gereklidir. İşyerindeki işçi sayısı;

a) 20 ile 100 işçi arasında ise, en az 10 işçinin,

b) 101 ile 300 işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin,

c) 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin işine 17'nci madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.

Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini il müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur. Yani, fesih bildirim süreleri, Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü'ne yapılan bildirimden sonra 30 gün geçtikten sonra işlemeye başlayacaktır

İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili il müdürlüğüne bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği takdirde nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır.

Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında, işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa, toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanmaz. 
İşveren toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri 18, 19, 20 ve 21'inci madde hükümlerinin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi halde işçi bu maddelere göre dava açabilir.

İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde işveren; sadece durumu en az otuz gün önceden İlgili Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'ne bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür.

İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği takdirde nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır. "Tercihen işe çağrılma", 1475 sayılı Eski İş Kanunu'na göre esnetilmiş bir düzenlemedir. Zira, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde işveren kanunda belirtilen nedenlerle iş akdi sona eren "işçilerin yerine, çıkma veya çıkarma tarihinden itibaren 6 ay içinde başka işçi alamaz" denilerek, işverenin yeni işçi almasını yasaklamıştı. Ancak, yeni düzenlemeye göre, işine toplu işçi çıkarma nedeniyle son verilen işçilerden uygun olanlar "tercihen" işe çağrılacaktır.

İş Kanunu'nun 100. maddesine göre, kanunun 29'uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak işçi çıkaran işveren veya işveren vekiline işten çıkardığı her işçi için 2017 yılında 606 TL para cezası verilecektir.

İBRAHİM IŞIKLI - dunya.com

 

Hiç yorum yok: