13 Aralık 2016 Salı

Bireysel emeklilik sistemi uygulaması ve düşündürdükleri

Bireysel emeklilik sistemi uygulaması ve düşündürdükleri

Ülkemizin gündemine hükümet tarafından ısrarla getirilen yeni uygulama kısaca BES olarak adlandırdığımız Bireysel Emeklilik Sistemidir. 6740 Sayılı Kanun ile getirilen yeni uygulama 2017 yılının Ocak ayı itibarı ile kademeli olarak özel sektör ve kamu işyerlerinde yürürlüğe girecek. Aslında BES yeni tanıştığımız bir uygulama da değil, çünkü ülkemizde 2001 yılından bu yana uygulanıyor. Yani aslında 15 yıllık bir geçmişi var.

Kamu emeklilik sistemini tamamlıyor mu?

Bireysel emekliliğin ortaya çıkış iddiası “yetersiz” olan kamu sosyal güvenlik sisteminin destekleyicisi olması ancak bu amaca ulaşabildiğini söyleyebilmek kanımızca pek mümkün değil. BES aslında katılımcılarının birikimlerinin borsa, tahvil, döviz, altın gibi yatırım araçları ile değerlendirilerek büyümesi esasına dayanıyor. Oysa Emeklilik gözetim merkezi verilerine göre BES şirketleri 2011 -2014 yılları arasında zarar ettiler.  BES’ lerin Son 5 yıllık reel getirisine baktığımızda tablo gerçekten de pek iç açıcı görünmüyor;

YIL

REEL GETİRİ

2011

-10,35

2012

8,98

2013

– 7,60

2014

5,58

2015

– 3,18 (ilk 4 ay)

Bu tabloya baktığımızda kamu Sosyal Güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olma iddiası ile üretilen ve devletçe teşvik edilmeye çalışılan BES sisteminin çalışanların emeklilik dönemleri geldiğinde düşük emekli aylıklarına önemli bir katkı sağlamayacağı açıkça görülebiliyor. Bu sebepten çalışanlar kendileri açısından ümit vaat etmeyen bu sistemden hızlı bir biçimde kaçıyorlar. 2015 yılı sonuna kadar yürürlüğe giren toplam 11.208.589 adet BES sözleşmesinden 3.482.835’i kendi isteğiyle sistemden çıktı. Sistemden çıkış oranı yüzde 31,1 olarak gerçekleşti.

Zorunluluk kaçışı önlemek için mi?

Görülebileceği sistemden ciddi bir kaçış söz konusu iken Devlet şimdi üstelikte Anayasa ve sosyal Devlet ilkelerine aykırı bir biçimde sisteme zorunlu bir geçiş getiriyor. Asıl olan Kamu sosyal güvenliğinin zorunlu olma ilkesi iken kamu sosyal güvenliğini sırtında bir yük olarak gören devlet adeta bu alanı da özelleştirip piyasaya açıyor. Diğer taraftan kişilerin kendi inisiyatifinde olan tasarruf hakkına müdahale söz konusu ki, bu bize tıpkı Turgut Özal döneminde üretilen ve sonu çalışanlar bakımından hüsran olan Zorunlu tasarruf fonu örneğini hatırlatıyor. (1988 – 2000 yıllarında uygulanmıştı)

Sistemin esasları neler?

Şimdi milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren bu sistemin ne şekilde işleyeceğine bakalım.

Hangi işyerleri ve çalışanlar BES’e tabi olacak?

Bireysel emeklilik sisteminde kademeli bir geçiş söz konusu olacak. Buna göre 1 Ocak 2017’de 1.000 ve üzerinde çalışanı bulunan işyerleri kapsama alınacak. Kamu işyerleri ise Nisan 2017’de kapsama alınmaya başlanacak. 2019 yılının Temmuz ayından itibaren ise mevcuda bakılmaksızın tüm işyerleri kapsama girmiş olacak.  İşyerlerinin mevcudu hesap edilirken ülke genelindeki farklı SGK numaralı işyerlerinin toplam mevcudu esas alınacak. Sisteme 4-a Yani SGK ya tabi olarak özel sektörde çalışanlar, ve 4-C yani eski adıyla Emekli sandığına tabi çalışanlar dahil olacaklar. Bu arada zorunlu BES 1 Ocak 2017 tarihi itibarı ile 45 yaşın altında olan özel sektör ve kamu çalışanları için söz konusu olacak. Daha önce BES’e dahil olup bir Özel emeklilik şirketine prim ödeyen çalışanlarda zorunlu BES’e katılmak zorundalar. Ancak bunlar isterseler 2 aylık cayma süresi sonunda sistemden çıkabilecekler.

Kademeli geçiş nasıl gerçekleşecek?

Kademeli geçiş 2,5 yılda bütün çalışanları kapsayacak Buna göre;

– 1 Ocak 2017’de 1000 ve üzeri çalışanı olan işletmeler.

– 1 Nisan 2017’de 250 – 999 çalışanlı ve merkezi bütçeli kamu kurumları.

– 1 Temmuz 2017’de 100-249 çalışanı olan şirketler.

– 1 Ocak 2018’de 50-99 çalışanı olanlar ve tüm belediyeler.

– 1 Temmuz 2018’de 10- 49 çalışanı olan işyerleri.

– 1 Ocak 2019 itibariyle 5-9 çalışanı olan işyerleri.

– 1 Temmuz 2019’da ise 1-4 çalışanı olan işyerleri sisteme dahil olacaklar.

Emeklilik şirketini işveren seçecek

Uygulamanın eleştirilen yönlerinden biride şüphesiz ki sistemin BES şirketini sadece işverenin seçmesine olanak tanıyor olması. Çalışanların kendi BES şirketlerini seçme hakkı yok. Dolayısı ile işverenler 1 Ocak 2017 tarihine kadar seçecekleri BES şirketi ile anlaşma yapmakla yükümlüler.

Çalışan isterse 2 ay içinde sistemden çıkacak

Sisteme giriş zorunlu olmakla birlikte dileyen çalışan ilk 2 aylık süre dolmadan sistemden çıkabilecek. Bu durumda kesilen primler kendisine iade olunacak. Ancak sistemde kalınmasını teşvik bakımından çalışanların 2 aylık cayma süresinin sonunda sistemde kalmayı tercih etmeleri halinde 1000 TL ilave devlet katkısı, emeklilik döneminde birikimini yıllık gelir sigortası olarak almayı tercih eden çalışanlara ise ilave %5 devlet katkısı sağlanacak.

Çalışanlardan ne kadar prim kesilecek?

Çalışanlar adına bireysel emeklilik sözleşmesine ödenecek katkı payı, çalışanın SGK prime esas kazancının, % 3’ü kadar olacak. Bu çalışanın o ay hak ettiği ücret, ikramiye, prim ve benzeri kazançları toplamı üzerinden prim kesileceği anlamına geliyor. Şu an geçerli olan asgari ücret üzerinden örnek verecek olursak çıplak brüt 1.647 TL ücret alan bir çalışanın ödeyeceği BES primi 49.41 TL olacak. Çalışan isterse bu miktarı sisteme daha fazla ödeme yapmak suretiyle artırabilecek.

Emeklilik hakkı nasıl oluşacak ve ödemeler ne şekilde yapılacak?

Sistemde en az 10 yıl kalan ve 56 yaşını dolduran çalışanlar emeklilik hakkı kazanacak. Emeklilik hakkı kazanan çalışan birikimini 3 yöntemle alabilecek;

1.      Toplu Para

2.      Programlanmış Geri Ödeme: Kendi belirleyeceği tutarda emekli maaşı şeklinde alır ve parasının tamamı sonlanıncaya kadar devam edecek.

3.      Yıllık Gelir Sigortası: Ömür boyu emekli maaşı şeklinde alınır.

Bu tercihi kullanan çalışanın ek olarak verilen birikiminin %5 kadar daha devlet katkısı teşvikinden faydalanabilecek.

Sonuç itibarı ile bu gün mevcut zorunlu sosyal güvenlik sistemimize emekli olabilmek bakımından çalışanların ödediği işçi ve işveren prim oranı çalıştığı aya ait kazancın %20 sidir. Bu kadar yüksek prim oranı ile dahi çalışanlar emekli olduklarında tatmin edici emekli aylığı alamazken BES sistemine ödenecek %3 primle tatmin edici ya da tamamlayıcı ikinci bir emeklilik gerçekten çok güç görünüyor. Bu durumda ister istemez akla peki bu sistem ne işe yarayacak sorusu geliyor. Bu sorunun yanıtı da sisteme geçişle birlikte 13 milyon katılımcı bekleyen sigorta şirketlerinde olmalı. Çünkü sistem emeklilerden ziyade onları BES ‘leyecek gibi görünüyor.

Hüseyin İrfan FIRAT
Personel ve İK Yönetimi Danışmanı

 

Hiç yorum yok: