27 Ekim 2016 Perşembe

6753 Sayılı Kanun Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik, İlave Asgari Geçim İndirimi Uygulaması

6753 Sayılı Kanun Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik

İlave Asgari Geçim İndirimi Uygulaması

6753 Sayılı Kanun Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

28 Ekim 2016 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 29871

Kanun No: 6753

Kabul Tarihi: 26 Ekim 2016

MADDE 1- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 86- 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin net ücretleri bu Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarife nedeniyle 32 nci maddedeki esaslara göre sadece kendisi için asgari geçim indirimi hesaplanan asgari ücretlilere 2016 yılı Ocak ayına ilişkin ödenen net ücretin altında kalanlara, bu tutar ile 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olarak aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgari geçim indirimine ayrıca ilave edilir. Bu fıkrada geçen net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgari geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade eder.

Bu Kanunun bu maddeye aykırı olan hükümleri 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları için uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile mahsup şeklini ve dönemini belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

MADDE 2- Bu Kanun 1/10/2016 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 27/10/2016

 

Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No: 294, İlave Asgari Geçim İndirimi Uygulaması

Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No: 294, İlave Asgari Geçim İndirimi Uygulaması

28 Ekim 2016 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 29871

Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç ve Yasal Düzenlemeler

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarındaki ücretlerde 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yazılı tarife nedeniyle net ücretlerin 1.300,99 TL’nin altına düşmesi sonucu sadece 1.300,99 TL ile bunun altına düşen tutar arasındaki farkın ilave asgari geçim indirimi yoluyla telafisine yönelik olarak 26/10/2016 tarihli ve 6753 sayılı Kanunla 193 sayılı Kanuna eklenen geçici 86 ncı maddenin uygulamasına ilişkin açıklamaların yapılmasıdır.

Yasal düzenlemeler

MADDE 2 – (1) 26/10/2016 tarihli ve 6753 sayılı Kanunla 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici 86 ncı madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 86 – 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin net ücretleri bu Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarife nedeniyle 32 nci maddedeki esaslara göre sadece kendisi için asgari geçim indirimi hesaplanan asgari ücretlilere 2016 yılı Ocak ayına ilişkin ödenen net ücretin altında kalanlara, bu tutar ile 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olarak aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgari geçim indirimine ayrıca ilave edilir. Bu fıkrada geçen net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgari geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade eder.

Bu Kanunun bu maddeye aykırı olan hükümleri 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları için uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile mahsup şeklini ve dönemini belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

(2) 193 sayılı Kanunun 32 nci maddesi aşağıdaki gibidir:

“Asgarî geçim indirimi

Madde 32 – Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.

Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5, üçüncü çocuk için % 10, diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.

İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.

İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.

Ücretlerin vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra, varsa teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnalar dikkate alınır.

Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.

Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.”

(3) 4/12/2007 tarihli ve 26720 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 265)’nde asgari geçim indirimi uygulamasına ilişkin usul ve esaslar açıklanmıştır.

İKİNCİ BÖLÜM

Uygulama Esasları

Uygulamadan faydalanacaklar

MADDE 3 – (1) 2016 yılının Ocak ayından itibaren bekâr ve çocuksuz olan asgari ücretlilere 1.300,99 TL net ücret ödenmeye başlanmıştır.

(2) 2016 yılında asgari ücret tutarında yapılan artış nedeniyle 1.647 TL brüt asgari ücret geliri elde edenler ile 1.751,10 TL’ye kadar brüt ücret geliri olan hizmet erbabının da elde ettiği ücret gelirleri üzerinden ödemesi gereken gelir vergisi, 2016 yılının Ekim ayından itibaren 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesinin ikinci dilimi de dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Bu nedenle, söz konusu ücretlilerden bir kısmının eline geçen net ücret tutarı Ekim 2016 ayından itibaren 1.300,99 TL’nin altına düşmektedir.

(3) 26/10/2016 tarihli ve 6753 sayılı Kanunla 193 sayılı Kanuna eklenen geçici 86 ncı maddede düzenlenen ilave asgari geçim indirimi uygulamasından, 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin net ücretleri 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarife nedeniyle 1.300,99 TL’nin altına düşen hizmet erbabı yararlanacaktır.

(4) Gelir vergisi tarifesi nedeniyle ücretlerinde düşüş olsa dahi net ücretleri 1.300,99 TL’nin altına düşmeyenler bu uygulamadan yararlanamayacaklardır.

(5) Hizmet erbabının, ücret aldığı dönemde işe başlaması veya işten ayrılması, ücretsiz izin ve benzeri nedenlerle net ücretinin 1.300,99 TL’nin altına düşmesi durumunda ilave asgari geçim indirimi uygulanmayacaktır.

Uygulama esasları

MADDE 4 – (1) 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarife nedeniyle 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin net ücretleri 1.300,99 TL’nin altına düşen hizmet erbabının ücretleri ilave asgari geçim indirimi ile 1.300,99 TL’ye tamamlanacaktır.

(2) 193 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan esaslara göre sadece kendisi için asgari geçim indirimi hesaplanan asgari ücretlilere 2016 yılı Ocak ayına ilişkin ödenen net ücret 1.300,99 TL’dir. Ödenen 1.300,99 TL ile 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olarak aylık hesaplanan net ücret arasındaki fark tutar, Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 265)’nde belirtilen esaslara göre düzenlenen “Asgari Geçim İndirimi Bordrosu”nda hesaplanan asgari geçim indirimine ayrıca ilave edilecektir.

(3) Asgari geçim indirimi bordrosunda yer alan ilave tutar dahil toplam asgari geçim indirimi tutarı, ücret ödemesinin yapıldığı döneme ilişkin ücret bordrosunun “Asgari Geçim İndirimi” satırına aktarılacaktır.

(4) İkinci fıkrada belirtilen esaslara göre hesaplanan ilave tutar dahil toplam asgari geçim indirimi tutarı, hizmet erbabının ücreti üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. Mahsup işleminin yapılabilmesi için, söz konusu tutarın ücretlilere ödenmiş olması gerekmektedir.

(5) Asgari geçim indiriminin toplamı, ücretlinin o aydaki ücretinden kesilen gelir vergisinden fazla olamayacaktır.

(6) Bu Tebliğin uygulamasında net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgari geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade etmektedir.

(7) Asgari geçim indiriminin hesaplanması ve uygulanmasına ilişkin olarak bu Tebliğde yer almayan hususlar hakkında Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 265)’nde yer alan açıklamalar dikkate alınacaktır.

ÖRNEK 1: Bekâr ve çocuksuz olan hizmet erbabı Bay (A)’nın 2016 yılı Ocak ayında asgari geçim indirimi dâhil net ücreti 1.300,99 TL’dir.

193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesi nedeniyle Bay (A)’nın, 2016 yılı Ekim ayı net ücreti ise 1.231,08 TL’ye düşmektedir.

Bu hizmet erbabının söz konusu dönemde eline geçen ücretinin 1.300,99 TL’nin altında kalan kısmı olan (1.300,99-1.231,08=) 69,91 TL asgari geçim indirimine ilave edilerek hizmet erbabına ödenecektir.

Böylece, örneğimizdeki bekâr ve çocuksuz hizmet erbabının, 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarında vergi tarifesinin ikinci dilimine girmesinden kaynaklanan aylık 69,91 TL’lik tutar, asgari geçim indirimi yoluyla telafi edilecek ve kendisine 1.300,99 TL ödenecektir.

ÖRNEK 2: Bay (B) asgari ücretli olarak çalışmaktadır. Bay (B), evli ve 1 çocuklu olup eşi çalışmamaktadır.

Bay (B)’nin 2016 yılı Ocak ayında asgari geçim indirimi dâhil net ücreti 1.344,22 TL olup Ekim ayı net ücreti ise 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesi nedeniyle 1.274,22 TL’ye düşmektedir.

Buna göre, hizmet erbabının söz konusu dönemde eline geçen ücretinin 1.300,99 TL’nin altında kalan kısmı olan (1.300,99-1.274,22=) 26,77 TL asgari geçim indirimine ilave edilerek hizmet erbabına ödenecektir.

Böylece, örneğimizdeki hizmet erbabının, 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarında vergi tarifesinin ikinci dilimine girmesinden kaynaklanan aylık 26,77 TL’lik tutar, asgari geçim indirimi yoluyla telafi edilecek ve kendisine 1.300,99 TL ödenecektir.

ÖRNEK 3: Evli, eşi ücretli olarak çalışan Bayan (C), 1.700 TL brüt ücret almaktadır. Bayan (C)’nin 2016 yılı Ocak ayında asgari geçim indirimi dâhil net ücreti 1.338,88 TL’dir. Ekim ayı net ücreti ise 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesi nedeniyle 1.266,63 TL’ye düştüğünden (1.300,99-1.266,63=) 34,36 TL’lik fark ücretlinin asgari geçim indirimine ilave edilecek ve kendisine 1.300,99 TL ödenecektir.

ÖRNEK 4: Bay (D) asgari ücretle çalışmaktadır. Bay (D) evli ve 3 çocuklu olup eşi çalışmamaktadır.

Bay (D)’nin 2016 yılı Ocak ayında asgari geçim indirimi dâhil net ücreti 1.387,45 TL’dir. Ekim ayı net ücreti ise 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesi nedeniyle 1.317,45 TL’ye düşmektedir.

Bay (D), Ekim ayı net ücreti 1.300,99 TL’nin altına düşmediğinden ilave asgari geçim indiriminden yararlanamayacak ve kendisine 1.317,45 TL ödenecektir.

Yürürlük

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ 1/10/2016 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

 

26 Ekim 2016 Çarşamba

Bireysel emeklilik 2017 sıkça sorulan sorular

Bireysel emeklilik 2017 sıkça sorulan sorular

1- Otomatik katılım uygulaması kimleri kapsıyor?

Türk vatandaşı veya mavi kartlı olup, 45 yaşının altındaki tüm 4a ve 4c kapsamındaki çalışanlar ve çalışmaya yeni başlayacaklar uygulamaya dâhildir. Özel sektör çalışanları bağlı bulundukları işyerinin büyüklüğü göz önünde bulundurularak, Bakanlar Kurulu Kararı ile tedrici olarak sisteme dâhil edilecektir.

2- İşverenler otomatik katılım çerçevesinde kapsama dâhil olup olmadıkları açısından, çalışan sayısını nasıl hesaplamalıdır?

Çalışanların otomatik katılıma dâhil olma şartlarını taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın (45 yaş altı ve üstü çalışan sayısı ayrımı yapılmaksızın) işverene bağlı tüm çalışan sayısı dikkate alınır.

3- Bir işyerinde çalışan sayısının, otomatik katılım kapsamında yer alacak işyeri kriterinin dışında kalacak şekilde azalması durumunda nasıl bir yol izlenir?

Bir defa kapsama alınan işyerinin çalışan sayısında, kapsama alınma tarihini müteakip gerçekleşen değişiklikler dikkate alınmaz.

4- Şirketler topluluğu veya holding niteliğinde olan yapılarda şirketler topluluğunun tek bir çatı altında Otomatik Katılım kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olacak mı?

Otomatik katılım kapsamında her bir işveren bazında çalışan sayısı dikkate alınır.

5- İçinde aynı veya farklı lokasyonlarda birden fazla işyeri barındıran işverenlerin tek bir çatı altında Otomatik Katılım kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olacak mı?

Çalışan sayısının belirlenmesinde, birden fazla işyeri olan işverenler için bütün işyerlerindeki çalışanların toplamı göz önünde bulundurulur.

6- İşveren olarak otomatik katılım uygulaması kapsamındaki yükümlülüklerim nelerdir?

a) Emeklilik şirketinin seçimi: 5510 sayılı Kanunun 12 nci maddesi kapsamındaki her işveren, çalışanları adına, bir emeklilik şirketi ile sözleşme yapmakla yükümlüdür. Şirket seçiminde, hizmet kalitesi, kesinti ve diğer hususlar göz önünde bulundurarak tercihte bulunulmalıdır.

b) Fonların Seçimi: İşveren, sisteme giriş esnasında çalışandan faizli/faizsiz fon tercihini alır, tercihte bulunmayan çalışanları için söz konusu tercihi yapar.

c) Katkı payının ödenmesi: İşveren, katkı payını çalışanın ücretinden kesip emeklilik şirketine aktarmakla yükümlüdür. Maaş ödemelerini Maliye Bakanlığınca işletilen Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sistemi kullanarak yapan Kamu Kurumları aynı sistemi kullanarak katkı payı ödemelerini gerçekleştirebilecektir.

d) Devir İmkanı: İşveren operasyonel gereklilikleri dikkate alarak, şirket seçimi ve katkı payının kesilmesi hariç diğer yükümlülüklerinin icrasını emeklilik şirketine bırakabilir.

7- Oto katılımda sisteme dâhil olmak üzere işverenler tarafından hangi formlar doldurulacak?

İşverenle şirket arasında tarafların yükümlülüklerini detaylandıran bir sözleşme imzalanacaktır.

8- Oto katılımda sisteme dâhil etmek üzere işverenler çalışanlarından hangi formları imzalamalarını isteyecektir?

Otomatik katılım kapsamında işverenler çalışanlarından herhangi bir imza almayacaktır.

9- İşveren katkı payını şirkete zamanında iletmezse, eksik iletirse ya da sehven çalışandan katkı payı kesintisinde bulunmazsa cezai müeyyide var mıdır? Cezalar nelerdir?

İşverene; katkı payını zamanında şirkete aktarmaz veya geç/eksik aktarırsa, çalışanlarını sisteme dâhil etmezse, çalışanın birikiminde oluşan parasal kaybından sorumludur ve her bir ihlal için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yüz Türk Lirası idari para cezası uygulanır.

10- Otomatik katılım kapsamında işverene ek fayda ya da promosyon uygulaması yapılabilir mi?

Hayır yapılamaz.

11- İşveren çalışanı adına katkı payı ödemesi yapabilir mi?

İşveren otomatik katılım sistemi kapsamında çalışanı adına katkı payı ödemesi yapamaz. Diğer taraftan, işveren grup emeklilik sözleşmesi (İGES) kapsamında çalışana katkı payı ödemesi yapılabilir.

12- İşveren çalışana fayda sunmak amacıyla, otomatik katılım sistemi kapsamında ödenecek katkı paylarını çalışan ücretinden kesmek yerine kendisi ödeyebilir mi?

Hayır. Bu kapsamda ödeme yapmak isteyen işveren İGES kurmak zorunda olup, çalışanı her halükarda otomatik katılım sistemine dâhil etmek durumundadır.

13- Çalışanlar, sisteme giriş esnasında herhangi bir fon tercihi bulunmazsa katkı payların hangi fonlarda yatırıma yönlenecektir? Fon dağılım değişikliği yapmasının bir sınırı var mıdır?

Çalışanlar tarafından faizli/faizsiz fon tercihinin yapılmaması durumları için, işveren anlaşma yapacağı emeklilik şirketine ön tanımlı bir tercihte bulunabilir. Bu kapsamda, katkı payları yapılan tercih doğrultusunda öncelikle 2 aylık süre boyunca faizsiz fonlarda değerlendirilir, akabinde ise standart fonda yatırıma devam ederi. Çalışanlar yılda 6 defa fon dağılım değişikliği yapabilir.

14- İşverenler emeklilik şirketini değiştirebilir mi?

İşveren iki yıl süresince emeklilik şirketini değiştiremez. İzleyen dönemde ise emeklilik şirketini yeniden değiştirebilmesi için ilgili şirkette en az bir yıl kalması gerekir.

15- Birden fazla işverenle çalışanlar için otomatik katılım kapsamında her bir işvereni ile birden fazla emeklilik sözleşmesi açılabilir mi?

Çalışanın her bir işvereni nezdinde otomatik katılım sözleşmesi açılacaktır.

16- Mevcut işyerinde SGK ’dan emekli ve 45 yaşın altında halen çalışan varsa otomatik katılım ile sisteme dâhil edilecek midir?

Evet dâhil edilecektir.

17- Çalışanın maaşı üzerinde haciz/nafaka gibi yasal kesintiler varsa (Maaşın %25’i düzeyinde) katkı payı ödemesi için maaşından kesinti yapılabilir mi?

Prime esas kazanç ve emeklilik keseneği etkilenmediği sürece ödenecek katkı payı tutarı değişmez.

18- Çalışanlar otomatik katılım kapsamında mevzuatta belirlenenin oranın üzerinde bir oranda katkı pay kesilmesini talep edebilir mi?

Evet, talep edebilirler.

19- Otomatik katılım sözleşmeleri kapsamında çalışanlar ek katkı payı ödemesi yapabilirler mi?

Çalışanın ücretinden yapılacak kesinti dışında katkı payı ödemesi yapılamaz.

20- Katkı payı neye göre hesap edilecektir?

Prime esas kazanç ve emeklilik keseneği referans alınarak hesaplanacaktır.

21- Çalışan işsiz kaldığında otomatik katılım kapsamındaki sözleşmesi devam edebilir mi?

Çalışan ilgili emeklilik planına devam etmek isterse bu sözleşmeye ilişkin tasarrufta bulunma hakkı çalışandadır.

22- İş yeri değiştirdiğinde; yeni iş yerinde otomatik katılım kapsamında emeklilik planı yoksa mevcut emeklilik planına devam edebilir mi?

Çalışan iş değiştirdiğinde yeni işvereninde otomatik katılım kapsamında bir emeklilik planı yok ise, mevcut emeklilik planına devam edebilir.

23- İş yeri değiştirdiğinde; yeni iş yerinde otomatik katılım kapsamında emeklilik planı varsa nasıl bir yöntem izlenecektir?

Çalışan, işyeri değişince yeni işyerindeki plana birikim transferi ya da plan değişikliği ile geçiş yapar.

24- Otomatik katılım dışında, bireysel emeklilik sisteminde (BES) sözleşmesi olan çalışanlar otomatik katılıma dâhil olacak mıdır?

Evet, otomatik katılım sistemine dâhil olma şartı taşıyan tüm çalışanlar sisteme dâhil olacaktır.

25- Çalışanlar otomatik katılım kapsamı dışındaki BES sözleşmesiyle otomatik katılım sistemine devam edebilir mi?

Hayır, otomatik katılım ile yeni sözleşme başlatılacaktır.

26- Katkı payı ödemeleri nasıl takip edilecektir?

Takip ve tahsil işlemleri, emeklilik şirketleri ve/veya bu amaçla yetkilendirilecek bir şirket tarafından takip edilecektir.

27- İşverenin iflası durumunda çalışanın katkı payı ödemeleri nasıl takip edilir?

Çalışan katkı payı, işverenin taraf olduğu 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki haciz ve iflas yoluyla takip bakımından işçi alacağı niteliğinde imtiyazlı bir alacaktır. İşverenler otomatik katılım uygulaması kapsamındaki yükümlülükleri bakımından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından denetlenir.

28- Otomatik katılım kapsamında çalışandan sisteme girişte, sistemde kaldığı sürece ve sistemden çıkışta hangi ücretler alınır?

Otomatik katılım kapsamında çalışanlardan sisteme girerken giriş aidatı, sistemden ayrılma durumunda ise herhangi bir ertelenmiş aidat ya da ücret ödemesi alınamaz. Sistemde bulunduğu sürece çalışanların emeklilik hesabındaki birikimleri üzerinden Fon İşletim Gider Kesintisi (FİGK) dışında bir kesinti yapılmaz.

29- Otomatik katılım kapsamı dışında BES sözleşmesi olan bir katılımcı için uygulanan devlet katkısı limiti bu sözleşmeler için de geçerli olacak mıdır? Yoksa otomatik katılım için devlet katkısı üst sınırı ayrıca mı belirlenmektedir?

Otomatik katılım kapsamındaki sözleşmeler için Devlet katkısı üst sınırı BES sözleşmelerinin devlet katkısı limitinden ayrı hesaplanacaktır. Örneğin, 2016 yılı için otomatik katılım kapsamı dışındaki sözleşmesi için azami 4.941 TL devlet katkısı hesaplanırken, otomatik katılım kapsamındaki sözleşmesi için ayrıca 4.941 TL devlet katkısı hesap edilir.

30- Otomatik katılım kapsamında sunulacak Devlet katkılarına hak ediş süresi bulunmakta mıdır?

%25 oranındaki Devlet katkısı teşviki ile 1.000 TL’lik bonus Devlet katkısı teşviki için hak kazanma süreleri aynı olup, hak ediş süreleri aşağıda yer alan tabloda açıklanmıştır.

Sistemde tamamlanan yıl sayısı

Devlet katkısı hak ediş oranı

0-3

%0

3-6

%15

6-10

%35

10-Emeklilik Öncesi

%60

Emeklilik Dönemi

%100

31- Otomatik katılım kapsamında elde edilen emeklilik ve Devlet katkısına esas süreler, diğer BES sözleşmeleri kapsamında elde edilen emeklilik ve Devlet katkısına esas süreler ile birleştirilebilir mi?

Otomatik katılım kapsamında elde edilen emeklilik ve Devlet katkısına esas süreler ile diğer hak ve yükümlülükler otomatik katılım kapsamında kurulmamış BES sözleşmeleri ile birleştirilemez.

32- Çalışanın işten ayrılması durumunda bildirimleri kime yapacaktır? Ödemeye dışarıdan devam etmesi mümkün müdür?

Çalışan işten ayrılması durumunda, doğrudan emeklilik şirketi ile tüm iş ve işlemlerini gerçekleştirecektir. Çalışan katkı payı ödemeye dışarıdan devam edebilir veya hesabını sonlandırabilir.

 

25 Ekim 2016 Salı

Bireysel emeklilik 2017 işverenlere yönelik kılavuz

Bireysel emeklilik 2017 işverenlere yönelik kılavuz

İşverenlere Yönelik Otomatik Katılım Sistemi Tanıtım Kılavuzu

Otomatik Katılım Nedir?

— İşyeri bazlı özel emeklilik planlarına yönelik bir uygulama olan otomatik katılım, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nda değişiklik yapan 6740 sayılı Kanun ile 25.08.2016 tarih ve 29812 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup, 01.01.2017 tarihinde yürürlüğe girecektir.

— Çalışanların işverenleri aracılığıyla otomatik olarak bir emeklilik planına dahil edilmesi ve ilgili kişilere istediklerinde belirli şartlar ile plandan çıkma imkanı verilmesi esasına dayanmaktadır.

Kimler Katılabilir?

Otomatik katılım sistemine,

— Türk vatandaşı veya 29/5/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 28 nci maddesi kapsamında,

— 45 yaşını doldurmamış,

— 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve ( c) bentlerine göre, çalışanlar dahil olur. Kapsama alınacak işyerleri Bakanlar Kurulu Kararı’nca belirlenecektir.

 

İşverenin Yükümlülükleri

Emeklilik şirketinin seçimi

5510 sayılı Kanunun 12 nci maddesi kapsamındaki her işveren, çalışanları adına, bir emeklilik şirketi ile sözleşme yapmakla yükümlüdür. Şirket seçiminde, hizmet kalitesi, kesinti ve diğer hususlar göz önünde bulundurarak tercihte bulunulmalıdır.

Fonların Seçimi

İşveren, sisteme giriş esnasında çalışandan faizli/faizsiz fon tercihini alır, tercihte bulunmayan çalışanları için söz konusu tercihi yapar.

Katkı payının ödenmesi

İşveren, katkı payını çalışanın ücretinden kesip emeklilik şirketine aktarmakla yükümlüdür. Maaş ödemelerini Maliye Bakanlığınca işletilen Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sistemi kullanarak yapan Kamu Kurumları aynı sistemi kullanarak katkı payı ödemelerini gerçekleştirebilecektir.

Devir İmkânı

İşveren operasyonel gereklilikleri dikkate alarak, şirket seçimi ve katkı payının kesilmesi hariç diğer yükümlülüklerinin icrasını emeklilik şirketine bırakabilir.

İşverene Yaptırımlar

İşverenin bu yükümlülüklere uymaması halinde, her bir ihlal için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yüz Türk Lirası idari para cezası uygulanır.

İşveren katkı payını emeklilik şirketine eksik, geç aktarması veya aktarmaması durumunda, çalışanın birikiminde oluşan parasal kaybından sorumludur.

Devlet Teşvikleri

Devlet Katkısı

Çalışanlara

1. Katkı payının %25’i oranında devlet katkısı,

2. 2 aylık cayma süresinin sonunda sistemde kalmayı tercih etmeleri halinde 1000 TL ilave devlet katkısı,

3. Emeklilik döneminde birikimini yıllık gelir sigortası olarak almayı tercih eden çalışanlara ise ilave %5 devlet katkısı

sağlanır.

Emeklilik Hakkı

Sistemde en az 10 yıl bulunan ve 56 yaşını tamamlayan çalışanlar emeklilik hakkı kazanır.

Emeklilik hakkını kullanarak sistemden ayrılan çalışanlar, aşağıdaki teşviklerden tamamen faydalanır:

1. Düzenli olarak hesabına ödenen %25 oranındaki devlet katkısı

2. 1.000 TL tutarındaki sisteme giriş esnasında verilen devlet katkısı

Çalışan birikimini 3 yöntemle alabilir:

1. Toplu Para

2. Programlanmış Geri Ödeme: Kendi belirleyeceği tutarda emekli maaşı şeklinde alır ve parasının tamamı sonlanıncaya kadar devam eder.

3. Yıllık Gelir Sigortası: Ömür boyu emekli maaşı şeklinde alır.

Bu tercihi kullanan çalışanın ek olarak verilen birikiminin %5 kadar daha devlet katkısı teşvikinden faydalanabilir.

 

21 Ekim 2016 Cuma

SGK Genelgesi 2016_23 - 2886/4734 Sayılı Kanun kapsamı dışında "özel"den "özel"e verilen işlerde, aynı işyeri dosyasından işlem yapılması.

SGK Genelgesi 2016/23 Özelden Özele Verilen İşler Hakkında

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Tarih: 18 Ekim 2016 Sayı : 93180601 -747

Konu : 2886/4734 Sayılı Kanun kapsamı dışında “özel”den “özel”e verilen işlerde, aynı işyeri dosyasından işlem yapılması.

GENELGE 2016-23

Bilindiği gibi, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 11 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile üçüncü fıkrasının (ç) bendinin bir arada değerlendirilmesinden; işverenlerin, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanları çalışmaya başladıkları tarihten önce Kuruma e-sigorta yoluyla bildirmekle yükümlü bulundukları, bununla birlikte; ilk işyerindeki çalışmasına ait sigortalı işe giriş bildirgesi Kuruma verilerek, tescil işlemi yapılmış olan sigortalının, naklen ve hizmet akdi sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil edilmiş diğer işyerinde çalışmaya başlaması veya işyerinin aynı il içinde başka bir ünitenin görev bölgesine nakledilmesi hâlinde yeni işyeri numarası üzerinden yapılan sigortalı işe giriş bildirgesinin yasal süresi dışında verilmiş olması halinde de, süresinde yapılmış sayılacağı,

Aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının bir arada değerlendirilmesinden; bu kapsamda çalıştırılan sigortalıların, sigortalılıklarının sona ermesine ilişkin bildirimlerin, sigortalı işten ayrılış bildirgesiyle sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde e-sigorta ile yapılacağı, bununla birlikte; bu sigortalıların naklen ve hizmet akdi sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil edilmiş diğer bir işyerinde çalışmak üzere işten ayrılmaları veya işyerinin aynı il içinde başka bir ünitenin görev bölgesine nakledilmesi halinde eski işyeri numarası üzerinden yasal süresi dışında verilen sigortalı işten ayrılış bildirgesinin de süresinde verilmiş sayılacağı,

Bahse konu Yönetmeliğin, 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında ise; aynı işverenin, birden fazla özel ya da ihale konusu iş alması, işyeri kurması veya devir alması yahut kendisine intikal etmesi hâllerinde her işyeri için ayrı ayrı işyeri bildirgesi düzenleneceği öngörülmekte olup, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde; 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince idari para cezası uygulanması, Öngörülmektedir.

Uygulamada bu konularla doğrudan veya dolaylı yönden ilişkili olan işlemlerin Kurumumuz ile işverenler arasında yoğun ihtilaflara sebep olması nedeniyle söz konusu sıkıntıların ve ihtilafların asgariye indirilmesini teminen, bundan böyle; uygulamada, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında kalan, özel sektör işyerleri (ters işlem kodu ile (1) veya (3) mahiyet kodunda tescilli özel sektör işyerleri de dahil) tarafından, aynı işverene, aynı iş kolunda olmak üzere tekraren verilen, güvenlik, temizlik ve benzeri hizmet alımı işlerinde; çalıştırılacak personel sayısının belli olması, konunun asgari işçilik işlemleri kapsamı içinde değerlendirilmesinin gerekmesi halinde gerekli işlemlerin tamamlanmış olması, önceki sözleşmenin bitim tarihi ile yenilenen sözleşmeyle tekrar verilen işin başlama tarihi arasında 30 günlük süreden (30 uncu gün dahil) daha az bir süre olması, sözleşmesi biten işten dolayı işten ayrılış bildirgesinin verilmeyerek çalışmaya devam edilmesi veya hizmet akdi askıya alınarak yeni sözleşme kapsamında işe başlatılması şartlarının bir arada bulunması kaydıyla, sözleşmeyle yeniden verilen iş için yeniden işyeri dosyası tescil ettirilmemesi bu bağlamda, sözleşmeyle yenilenen iş için işyeri dosyası tescil ettirilmemesi nedeniyle idari para cezası uygulanmaması uygun görülmüştür.

“Özelden özele verilen işlerde” önceki sözleşmenin bitim tarihi ile yeni sözleşmeye göre sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihin 30 günden fazla olması halinde de yeni sözleşmeyle verilen iş için yeni işyeri dosyası tescil ettirilmesi veya sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihin 30 günden az olmasına rağmen ayrı dosya tescil ettirilmesinin tercih edilmesi halinde en geç sigortalı çalıştırılmaya başlandığı tarih itibariyle işyeri tescilinin yaptırılması icap etmektedir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

 

20 Ekim 2016 Perşembe

10 soruda çalışanlardan haciz kesintisi

10 soruda çalışanlardan haciz kesintisi

Belirli sayının üzerinde çalışanı olan işyerlerinde bu sürecin muhatabı genelde insan kaynakları veya muhasebe birimleridir. Esasında işvereni dolaylı olarak ilgilendiren haciz kesintileri konusu, doğru yönetilemediği taktirde işçi - işveren ilişkilerinde olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Peki bu konuda işverenler veya uygulayıcı profesyoneller nelere dikkat etmelidir? 

1. İşveren, işçinin haciz kesintisi ile neden muhatap olur?
İşveren, işçinin ücretinden yapılacak haciz kesintisinde doğrudan değil dolaylı muhataptır. Burada esas olarak işçi ile bir diğer kişi/şirket/kurum arasında borç-alacak ilişkisi vardır. Fakat işçinin bu borcu zamanında ödememesi ve konunun icra takibi aşamasına gelmesi, işvereni de sürece dahil etmektedir. İcra ve İflas Kanunu gereği, hakkında haciz kararı verilen çalışanın ücretinden gerekli kesintiyi işveren veya işveren adına yetkili kişi yapmak zorundadır (Md.355). 

2. İşveren ücretten kesinti yapmazsa ne olur?
Bu durumda işçinin icra dairesine ödenmesi gereken ücret kesintisi kadar tutar, işverenden tahsil edilir (İİK/Md.356). Fakat işçinin bu borcunu ödeyen işveren, söz konusu meblağı işçiden tahsil edebilir. 

3. Haciz tebligatına nasıl cevap verilir?
İşyerine herhangi bir personel için icra müdürlüğünden haciz tebligatı geldiğinde, öncelikle tebligatın üzerine tebellüğ (tebligatı alma) tarihi yazılır. Çünkü icra ve iflas hukukunda süreler çok önemli olup, bu sürelerin hesabında tebellüğ tarihi esas alınır. Tebellüğ tarihini takip eden 7 gün içerisinde ilgili icra müdürlüğüne yazılı cevap vermeniz gerekir. İcra müdürlüğünden gelen yazıda belirtilen kişi işyerinizde halen çalışıyor olabilir, daha önce çalışmış ve ayrılmış olabilir veya hiç çalışmamız olabilir. Her üç durumda da icra müdürlüğüne cevap vermeniz gerekir. Eğer personel halen çalışmaktaysa, örnek cevap şu şekilde olmalıdır;


                                                                      T.C.
                                                    ………………………………….
                                                  .....…... İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE

               KONU : Ücret Haczi
               ALACAKLI : ...............................................................
               BORÇLU : ...............................................................
               ALACAK MİKTARI : …...............- TL
               AÇIKLAMALAR :
               Yukarıda numarası verilen dosya ile aleyhine icra takibine girişilmiş bulunan dosyanız borçlusunun ücret haczi için şirketimize müzekkere yazılmıştır.
Borçlu, şirketimizden ............... TL ücret almakta olup, talimatınız gereği olarak 1/4 ü ................ ayki maaşından itibaren kesilerek icra dosyasına gönderilmek üzere İcra Dairesinin banka hesabına yatırılacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederiz. ...../..../2016

                                                                                        …….. Şirketi Yetkilisi 
                                                                                             Adı ve Soyadı
                                                                                                   (İmza)


Eğer borçlu şahıs işyerinden ayrılmış ve ücret ya da tazminat alacağı varsa, bu alacağından kesinti yapılacağına dair bilgi verilir. Alacağı kalmamışsa, işten ayrıldığı ve işverenden herhangi bir alacağının bulunmadığı belirtilir. İşyerinde hiç çalışmamış ise (bazen hatalı tebligat yapılabilmektedir) yine buna dair bilgi verilir. 

4. Haciz tebligatına kimin cevap vermesi gerekir?
İşveren eğer şahıs ise kendisi veya avukatı, işveren şirket ise şirketi temsile yetkili kişi veya şirket avukatı cevap yazısını imzalamalıdır. Cevap yazısı iki nüsha olarak düzenlenip, bir nüshası icra müdürüne imzalatılarak saklanmalıdır. 

5. Ücretin ne kadarı kesilir?
İş Kanunu 35. maddesi gereği ücretin dörtte birinden (¼) fazlası haczedilemez. Nafaka alacaklarında bu sınır uygulanmaz. Ayrıca ücret dışındaki ihbar ve kıdem tazminatı gibi ödemelerde, borcun türü ne olursa olsun, yine üst sınır uygulanmaz. Bunların tamamı haczedilebilir. Yargıtay’ın kararı da bu doğrultudadır (12.HD 27.12.2004 tarih ve E.2004/22540, K.26972).

6. Ücretine haciz konulan işçi işten çıkarılabilir mi?
Evet, çıkarılabilir. Yargıtay, ücretine haciz konulan işçinin bu sebeple işten çıkarılmasını geçerli neden olarak kabul etmiş, işe iade talebini reddetmiştir (9. HD. E. 2008/3737 K. 2008/27673 T. 20.10.2008). Fakat burada işverenin “feshin son çare olması” ve “eşit işlem” ilkelerine uygun hareket etmesi gerekir. Yani işçinin uyarılması, yazılı savunmasının alınması, buna rağmen durumunda herhangi bir değişiklik olmazsa fesih yoluna gidilmesi gerekir. Ayrıca eşit işlem ilkesi gereği, her çalışan için benzer sürecin işletiliyor olması gerekir. 

7. Emekli çalışana haciz uygulanabilir mi?
Ülkemizde pek çok kişi, emekli olduktan sonra hem emekli aylığını alıp hem de bir işyerinde ücret karşılığı çalışmaya devam ediyor. Bu durumda kişinin iki ayrı maaş kalemi oluşuyor; biri SGK’dan almakta olduğu aylık, diğeri işverenden aldığı ücret. 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi gereği, emekli aylıklarına -SGK alacakları ve nafaka alacakları hariç- haciz konulamıyor. Fakat aynı emeklinin çalışmakta olduğu işyerinden aldığı ücretine haciz konulabilmektedir. Dolayısıyla haciz tebligatı yapılan kişi emekli yani Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ile çalışan kişi de olsa, ücretinin dörtte biri kesilerek icra müdürlüğü hesabına yatırılmalıdır. 

8. İşten ayrılan işçi için bildirim gerekir mi?
Ücretinden haciz kesintisi yapılmakta olan işçi işten ayrılırsa, ayrıldığına dair bildirimin de icra müdürlüğüne yapılması gerekir. İşçi işten ayrılırken eğer ihbar ve kıdem tazminatı tahakkuk etmişse, bunların da haciz kapsamında borca mahsuben işçiye değil icra müdürlüğüne ödenmesi gerekir. 

9. İşçinin aile bireylerinin borcu sebebiyle ücretine haciz konulur mu?
Hayır, konulamaz. Borçlar hukukumuzda borcun şahsiliği ilkesi geçerlidir. Dolayısıyla işçinin eşi, çocukları veya diğer yakınlarının borcu sebebiyle ücretine haciz konulamaz. 

10. Asıl işveren - alt işveren (taşeron) ilişkisinde haciz nasıl uygulanır?
Asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde haciz uygulaması yönünden her işveren kendi çalışanından sorumludur. Yani asıl işveren, alt işveren işçisinin haciz kesintisini takip etmek zorunda değildir. Nitekim Yargıtay, alt işveren işçisi için asıl işverene yapılan icra tebligatını geçersiz saymıştır (12. HD. E. 2008/10938K. 2008/13896T. 1.7.2008.).

18.10.2016 -
Dr. Sadettin ORHAN