2 Ekim 2014 Perşembe

Soru ve cevaplarla 6552 sayılı torba yasanın çalışma hayatımıza getirdikleri

 

 

Soru ve cevaplarla 6552 sayılı torba yasanın çalışma hayatımıza getirdikleri

 

6652 sayılı yasa diğer torba yasalar gibi sadece İş kanununa değil pek çok farklı konuya düzenlemeler getiriyor. Yasa özellikle SGK prim, vergi borcu, idari para cezası gibi kamusal alana yönelik borçlara yeniden yapılandırmalar getirdiğinden Devlete borcu olan pek çok vatandaşımız tarafından uzun süredir beklenmekteydi.

 

Biz bu yazımızda konumuz itibariyle yasanın çalışma hayatı ve sosyal güvenlik alanında çalışanlarımıza neler getirdiğini ve özellikle de sosyal güvenliğe ilişkin borç yapılandırmalarını incelemeye çalışacağız

 

İş güvencesi yasasında maden işçisine ne tür istisna getirildi?

 

İş güvencesi yasası kapsamında çalışan bir işçinin işe iade davası açabilmesi için en az 6 ay kıdemi olması gerekirken torba yasayla bu konuda yer altı işlerinde çalışan işçilere istisna getirildi. Buna göre başta maden ocakları olmak üzere, yer altı işlerinde çalışan işçiler için işe iade davası açılmasında 6 aylık kıdem şartı aranmayacak.

 

Maden işçisi kaç saat çalıştırılabilecek ve fazla mesai ücreti nasıl ödenecek?

 

Buna göre; İş Kanunun 42 nci maddesinde belirtilen zorunlu nedenler ve 43 üncü maddesinde belirtilen olağanüstü haller dışında, yer altı maden işlerinde çalışan işçilere fazla çalışma (fazla mesai) yaptırılamayacak. Zorunlu nedenler veya olağanüstü haller nedeniyle fazla çalışma yaptırılması halinde de haftalık otuz altı saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzünden yani iki katından az olamayacak.( Diğer iş kollarında çalışanlar bakımından fazla mesai ücreti normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli fazlasıdır.)

 

Madencilerin yıllık izin süreleri kaç gün oldu?

 

Torba Yasanın 5 inci maddesiyle bu süreler yer altı işlerinde çalışanlar için artırıldı.

 

Buna göre yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanacak. Bu durumda yeni düzenlemeye göre, başta maden ocakları olmak üzere yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri aşağıdaki gibi olacak;

 

İşyerindeki çalışma süresi;

 

Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara en az 18 gün, Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara en az 24 gün, Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara en az 30 gün,

 

yıllık ücretli izin verilecek.

 

Maden iş kolunda haftalık çalışma süresi kaç saat olarak uygulanacak?

 

4857 sayılı İş Kanununun “Çalışma süresi” başlıklı 63 üncü maddesine Torba Yasanın 7 inci maddesiyle eklenen bir cümle ile yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin günlük ve haftalık çalışma sürelerine sınırlandırma getirildi.

 

Yeni düzenlemeye göre; yer altı maden işlerinde çalışan işçiler için yer altındaki çalışma süresi günlük en fazla 6 saat, haftalık çalışma süresi ise en fazla 36 saat olacak.

 

Maden iş kolunda asgari ücret ne kadar ödenecek?

 

Torba Yasanın 9 uncu maddesiyle 3213 sayılı Maden Kanununa bir madde eklenerek, linyit ve taşkömürü çıkarılan işyerlerinde, yer altında çalışan işçilere ödenecek asgari ücret miktarı belirlendi.

 

Buna göre, linyit ve taşkömürü çıkarılan işyerlerinde, yer altında çalışan işçilere ödenecek ücret miktarı 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi uyarınca belirlenen asgari ücretin iki katından az olamayacak. Bu durumda linyit ve taşkömürü çıkarılan işyerlerinde çalışan bekar bir işçi için aylık net asgari ücret 1.700 T.L civarında olacaktır.

 

Maden işçisi kaç yaşında emekli olabilecek?

 

5510 sayılı Kanunun yaşlılık aylığı bağlanmasıyla ilgili şartları düzenleyen 28. maddesinin 6. fıkrasında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde sürekli veya münavebeli olarak en az 20 yıldan beri çalışan sigortalılar için emeklilik yaş şartının 55 olarak uygulanacağı hükmü yer almaktaydı. Torba Yasanın 41 inci maddesiyle yaş şartı düşürüldü. Yapılan yeni düzenlemeye göre bunlar için emeklilik yaş şartı 50 olarak uygulanacak.

 

Evde temizlik hizmetlerinde çalışanlar sigortalı olacak mı?

 

Evlerde temizliğe yardımcı olarak gelen kişilerin sosyal güvenlikten yoksun oluşları ve bu kişilerin zaman, zaman iş kazalarına uğramaları bu konuda bir düzenlemeyi gerektiriyordu. Bu kişilerin düzenli olarak temizliğe gittikleri evlerin işyeri, ev sahiplerinin ise işveren olması dolayısı ile bunlarla ilgili olarak ev sahiplerinin evlerini işyeri olarak SGK’na tescil ettirip prim ödemeleri gerektiği yorumları basına yansıdı ve tartışmalara neden oldu.

 

Böyle bir durumda evine temizlik için haftada veya ayda birkaç gün temizlik için yardımcı alan yüzbinlerce ailenin geriye doğru sigorta prim borçlusu olması söz konusu olacağından torba yasaya bu konuda bir düzenleme getirilerek sorun çözülmeye çalışıldı. Ancak bu çözüm çok da çalışanların lehinde görünmediği gibi geçmişe yönelik sigortasız geçen günleri bakımından da kendilerine bir fayda sağlamıyor.

 

5510 sayılı Kanunun “Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı 6. maddesindeki ev hizmetlerinde çalışanlarla ilgili hüküm Torba Yasanın 40. maddesiyle değiştirildi. Eski düzenlemeye göre ev hizmetlerinde ücretli olarak sürekli çalışanlar dışındakiler sigortalı sayılmıyordu. Yeni düzenlemeye göre ev hizmetlerinde çalışanlardan, Kanunun ek 9. maddesinin 2. fıkrası kapsamında sigortalı olanlar ile ücretle aynı kişi yanında ay içinde 10 gün ve daha fazla süreyle çalışanlar sigortalı sayılacak, bunun dışındakiler sigortalı sayılmayacak.

 

Ay içinde 10 gün ve daha fazla çalıştırılanlar sigortaya bildirilecekler mi?

 

Ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içindeki çalışma saati toplanarak hesaplanan çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla olan sigortalılar normal işyerlerinde çalışan sigortalılar gibi 4-a (SGK) sigortalısı olacaklar.

 

Aylık çalışma saatinin hesabında, yedi buçuk (7,5) saat bir gün sayılacak. Dolayısıyla aylık çalışma saati toplamı yedi buçuk saate bölünecek, çıkan rakam küsuratlı olursa tama iblağ edilecek. Bunların sigortalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirimi, işverenleri yani bunları çalıştıran kişiler tarafından örneği Kurumca hazırlanan sigortalı işe giriş bildirgesiyle en geç çalışmanın geçtiği (çalışan kişinin işe başladığı) ayın sonuna kadar yapılacak. Bu sigortalı bildirimini süresinde yapmayan yani sigortalı işe giriş bildirgesini süresinde vermeyen işverene aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacak.

 

Ay içinde 10 günden az çalışanlar için sigorta primi ödenecek mi?

 

Ay içinde 10 günden az çalıştırılan ev hizmetlileri için hizmet alan aileler iş kazalarına karşı sadece iş kazaları ve meslek hastalıkları primi ödeyecekler. Bu kendilerine sadece iş kazasına uğramaları durumunda sağlık hizmeti ve geçici iş göremezlik ödeneği almalarını sağlayacak. Bu durumda olan çalışanlar emeklilikleri ve sağlık yardımlarından yararlanma bakımından primlerini isteğe bağlı sigortalılar gibi kendileri ödeyebilecekler. Bu şekilde kendi primlerini ödeyenler yine 4-a Yani SGK sigortalısı sayılacaklar ve prim ödedikleri sürece ( kuruma borçlarının olmaması şartıyla) genel sağlık sigortası kapsamında olacaklarından sağlık hizmetlerinden de yararlanabilecekler.

 

Doğum borçlanması kaç çocuk için olabilecek?

 

Yasa öncesinde kadın işçi en çok 2 çocuk için doğum borçlanması yapabiliyordu. Bu borçlanma sayesinde her borçlanılan çocuk için 2 yıl erken emeklilik söz konusu olabiliyordu. Torba yasa ile borçlanılabilecek çocuk sayısı 3’e çıkartıldı ve 3 çocuk için doğum borçlanması yapıldığı takdirde kazanılacak prim ödeme gün sayısı 2160 güne çıkmış oldu.( her çocuk için 2 yıl 360X2=720 720X3 =2160 gün)

 

Ancak doğum borçlanması yapabilmek bedava değil tabi ki. En düşük tutardan prim ödense dahi 3 yıllık doğum borçlanmasının karşılığı yaklaşık bu günün güncel prim tutarlarıyla yaklaşık 26 bin lira civarında. Ayrıca doğum borçlanmasında daha önce basına yansıdığı gibi doğumların çalışmaya başladıktan sonra olması kuralına ilişkin bir değişiklik yok. Yani sadece İlk kez sigortalı olduktan sonra yapılan doğumlar için borçlanma söz konusu.

 

Serbest çalışanlar ve memurlarda doğum borçlanması yapabilecekler mi?

 

Torba yasa öncesinde doğum borçlanması sadece SGK’lı kadın işçiler için söz konusu idi. Yeni düzenleme ile bu eşitsizlik giderilerek 4-b (Bağkur) serbest çalışanlar ile 4-C (kamu) Devlet memuru olarak çalışan kadınlara da doğum borçlanması hakkı tanındı. Bağkur üyesi kadınlar bakımından bu önemli olsa da Kamuda çalışan kadınlar bakımından doğum izninde oldukları sürece zaten ücretleri ve sigortaları ödenmeye devam ettiğinden çok önemli bir kazanım olarak değerlendirilmiyor.

 

Yurt dışı hizmet borçlanmasında ne değişti?

 

Torba Yasayla hizmet borçlanması konusunda yapılan bir diğer değişik ise yurtdışı hizmet borçlanmasıyla ilgilidir. Torba yasadan önce T.C. vatandaşları sadece yurt dışında geçen süreleri için yurtdışı borçlanması yapabiliyordu, yeni düzenlemeye göre doğumla Türk vatandaşı olup da vatandaşlıktan çıkma izni almak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kaybedenler de yurtdışı borçlanması yapabilecek. Dolayısıyla artık mavi kart sahipleri de yurt dışında geçen sürelerini borçlanabilecekler.

 

Bir diğer değişiklik de Yurt dışında yaşayanların sigortalılık başlangıcı ile ilgili;

 

Sigortalının hizmetinin geçtiği ülke ile imzalanmış olan sosyal güvenlik sözleşmesinde, kişinin Türkiye’deki sigorta başlangıcından önce ilgili ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm varsa, yurtdışı borçlanmasında o kişinin sigortalılık başlangıcı olarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı değil, daha önce olan o ülkedeki ilk defa çalışmaya başladığı tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilecek.

 

6552 sayılı yasa kapsamında hangi borçlar yapılandırılabilecek? 

 

Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan işveren ve Bağ-Kur primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, genel sağlık sigortası primi, olan isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi borçları, idari para cezaları, damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı borçları.

 

Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen;

 

30 Nisan 2014 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere ait vergi (motorlu taşıtlar vergisi dahil) ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları,

 

30 Nisan 2014 tarihinden (bu tarih dâhil) öncesine ait, trafik cezaları, 1111 sayılı Askerlik Kanunu, mülga 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince verilen idari para cezaları,

 

Yukarıda belirtilenler dışında kalan ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen; diğer amme alacakları da yapılandırma kapsamına giriyor.

 

3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğine olan birlik payı borçlarının asıllarının tamamı, yapılandırma kapsamına giriyor.

 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu kapsamındaki üyelerin 11 Eylül 2014 tarihinden önce ödenmesi gerektiği halde ödenmemiş olan; oda ve borsalara olan aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ve borsa tescil ücreti ile oda ve borsaların Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine olan aidat borçları yapılandırma kapsamına giriyor.

 

11 Eylül 2014 tarihinden önce ödenmesi gerektiği halde ödenmemiş olan 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamındaki esnaf ve sanatkârların üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların birlik ve üyesi oldukları federasyonlara, birlik ve federasyonların Konfederasyona olan katılma payı borçları yapılandırma kapsamında olup, bunla ilgili düzenleme Torba Yasanın 78 inci maddesinde yer alıyor.

 

11 Eylül 2014 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca araç muayenesi yaptırmaları gerektiği hâlde muayenelerini süresinde yaptırmamış olanlara ait para cezaları yapılandırma giriyor. Ancak bunun için geciken araç muayenelerinin 31 Aralık 2014 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yaptırılması gerekiyor. Bununla ilgili düzenleme Torba Yasanın 79 uncu maddesinde yer alıyor.

 

Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince, 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri ve idari para cezaları yapılandırma kapsamına girmekte olup, bununla ilgili düzenleme Torba Yasanın 80 inci maddesinde yer alıyor. Başta 65 yaş aylığı olarak bilinen aylık ve engellilere ödenen aylık olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında kişilere 11 Eylül 2014 tarihine kadar yersiz ödenen ve geri alınması gereken aylıklar ile bunlardan doğan ceza ve faizler silindi. İlgililer hakkında herhangi bir adli, idari ve icrai takibat yapılmayacak. Yersiz ödemeler kapsamında 11 Eylül 2014 tarihinden önce idare tarafından yapılan tahsilatlar ise ilgililerine iade edilmeyecek.

 

Borçlar ne şekilde yapılandırılacak?

 

Bu yasayla yapılan bir borç affı değil borçların yeniden yapılandırılması dolayısı ile idari para cezaları hariç, borç anaparaları (borç aslı) aynen tahsil edilecek, sadece gecikme cezası ve gecikme zammı silinerek bunun yerine üretici enflasyon oranı esas alınarak hesaplama yapılacak. Bu sayede borçların gecikme faizleri yerine daha düşük bir tutar ödenmiş olacak.

 

İdari para cezalarında ise borç aslının yüzde %50’si ile ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden 11 Eylül 2014 tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE (Yurt içi üretici fiyat endeksi) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın aşağıda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, borç aslının (anaparanın) %50’si ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi ferî alacaklarının (borcun faizi) tamamı silinecek. Yani idari para cezalarında borç aslının yarısı ile gecikme faizlerinin tamamı silinmiş olacak.

 

Taksitlendirme şartları ve taksit sayısı nasıl düzenlendi?

 

Yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak borçların taksitle ödenmek istenmesi hâlinde, borçlular başvuru sırasında 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri gerekecek. Taksitler her ay değil, iki ayda bir ödenecek. Dolayısıyla 18 taksitli ödemelerde taksit süresi 36 ay olacak. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamayacak.

 

Taksitle ödemenin tercih edilmesi halinde taksit sayısına göre aşağıda belirtilen oranlarda vade farkı uygulanacak;

 

6 eşit taksit için (1,05) - 9 eşit taksit için (1,07) - 12 eşit taksit için (1,10) - 18 eşit taksit için (1,15)

 

Yukarıda belirtilen katsayılar, ödenecek borç tutarı ile çarpılacak, bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanacak. Borçluya taksit süresine uygun ödeme planı verilecek.

 

Tercih edilen taksit süresinden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecek.

 

Başvuru ve Taksit Ödeme Süreleri:

 

Yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerden;

 

Genel sağlık sigortası prim borcu olanların 1 Ekim 2014 tarihinden itibaren 7 ay içerisinde yani en geç 30 Nisan 2015 tarihi mesai bitimine kadar,

 

İşverenler ve Bağ-Kur sigortalıları da dahil olmak üzere diğer borçluların ise 1 Ekim 2014 tarihinden itibaren 3 ay içerisinde yani en geç 31 Aralık 2014 tarihi mesai bitimine kadar,

 

Sosyal Güvenlik Kurumu müdürlüklerine başvurmaları gerekecek.

 

Öte yandan yapılandırmadan yararlanmak isteyen borçluların, diğer şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şartı aranacak.

 

Taksitlerin ödenme süresine gelince; yukarıda belirtildiği şekilde taksitler iki ayda bir ödenecek.

 

Genel sağlık sigortası prim borcu olanların ilk taksiti 1 Ekim 2014 tarihinden itibaren 8 ay içinde,

 

İşverenler ve Bağ-Kur sigortalıları da dahil olmak üzere diğer borçluların ise ilk taksiti 1 Ekim 2014 tarihinden itibaren 4 ay içinde, sonraki taksitleri ise ikişer aylık dönemler hâlinde ödemeleri gerekecek.

 

Torba yasa ile Bağkurlulara hangi imkan sağlandı?

 

6552 sayılı torba yasadan en çok beklentisi olanlar şüphesiz ki bağımsız çalışanlardı. (esnaf, serbest meslek erbabı, şirket ortağı v.b.) Çünkü yasanın yayınlanmasından önce basına servis edilerek oluşturulan beklentilerin başında eski adıyla Bağkur 4-b sigortalılarından kuruma 24 aydan fazla borcu olanlar geliyordu.

 

Yazılanlara göre bunlara talepleri halinde sigortalılıkları iptal edilerek kuruma olan borçlarının tamamen silineceği bir düzenleme getirilecekti. Ancak torbadan böyle bir düzenleme çıkmadı bunun yerine yasanın 58. Maddesiyle getirilen bir düzenlemeyle silinmiş olan bazı hizmetlerin tekrar canlandırılması olanağı doğdu. Bu düzenleme bazı Bağkur sigortalılarına erken emeklilik imkanı sağlayabilir. Ancak bu düzenlemede de ciddi ödeme şartlarının söz konusu olduğunu hatırlatırız.

 

Durdurulan sigortalılıklar nasıl canlanacak?

 

Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan 1479 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan hükümlerine ve yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı yani Bağ-Kur kaydı yapılmasına karşın prim borçları nedeniyle daha önceki ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş olanlardan, 11 Eylül 2014 tarihi itibarıyla ihya edilmemiş olanların kendileri veya hak sahipleri, 1 Ekim 2014 tarihinden itibaren üç ay içinde Kuruma müracaat ederek, durdurulan sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek, yukarıda belirtilen yapılandırma şartlarına göre hesaplanmasını talep edebileceklerdir.

 

Bu şekilde hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilecek. Ancak hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmemesi hâlinde ihya işlemi geçerli sayılmayacak ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin bu madde kapsamı haricinde başkaca prim borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilecektir.

 

Hacizler nasıl kaldırılacak?

 

Borcu nedeniyle hakkında icra takibi başlatılmış olup menkul veya gayrimenkul mallarına haciz konulmuş olanların, yapılandırmaya başvurarak borçlarını taksitlendirmeleri halinde konulmuş olan hacizler derhal kaldırılmayacaktır. Hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacak ve buna isabet eden teminatlar iade edilecek. Haczin tamamen kaldırılması ise borç tamamen ödendiğinde mümkün olacaktır.

 

Genel Sağlık Sigortası borçlularına hangi imkanlar getirildi?

 

Ülkemizde geniş kesimleri yakından ilgilendiren bir diğer önemli konuda şüphesiz ki GSS’dir. (Genel Sağlık Sigortası)

 

Hayatımıza 2012 yılının başından itibaren giren bu sigorta kolu toplumun tüm kesimini hatta belirli koşularda ülkemizde yaşayan yabancıları da kapsamaktadır. Yasaya göre sosyal güvence altında çalışanlar ve bunların yakınları ile emekliler zaten GSS kapsamındadır. Ancak çalışmayan (işsiz) olanların ve belirli yaşını tamamlamış öğrencilerin dahi gelir testi yaptırıp çıkacak sonuca göre GSS primi ödemesi gerekmektedir. Aksi halde kendilerine resen prim tahakkuk ettirilecek ve kuruma borçlu duruma düşerek sağlık hizmetlerinden de yararlanamayacaklardır.

 

Yasanın kapsadığı geniş kesim itibariyle toplumda yeterince bilinmeden yürürlüğe girmesi ve uygulamadaki bazı aksaklıklar aradan geçen yaklaşık 2 yılda pek çok kişiyi mağdur etti. Kimi kaynaklara göre hala gelir testi yaptırmayan 4 milyon kişi var. Bu kişiler aynı zamanda GSS prim borçlusu.

 

GSS uygulamasının ortaya çıkarttığı aksaklıklar ve bu kadar çok kişinin GSS prim borçlusu haline düşmesi yeni bir düzenlemenin gereğini ortaya çıkarttı. Dolayısı ile yeni çıkacak torba yasadan bu konuda beklentiler yüksek düzeydeydi. Yani pek çok kişi yasanın uygulanma biçiminde yeni bir düzenleme ve prim borçlarına af bekliyordu. Ancak bu konuda yeni bir düzenleme torba yasada yer almadı sadece borçlara yeniden yapılandırma ve borç faizlerinin belirli koşullarda silinmesi getirildi. Şimdi bu durumda olanların yapılandırma ve faizlerin silinmesi koşullarını 2 bölüm halinde inceleyelim;

 

Gelir testi yaptırıp primlerini ödeyemeyenler hangi imkan getirildi?

 

Borç yapılandırmasına başvuru halinde, gelir testi yaptırmış olanların, kapsama giren borçlarına ait bütün gecikme zam ve cezaları yani gecikme faizleri silinecek. Bunun yerine borç asıllarına (anaparaya) ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden 11 Eylül 2014 tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE (Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi) aylık değişim oranları uygulanarak bulunan tutar esas uygulanacak. Bu şekilde hesaplanan tutar, borç aslına eklenecek ve bu şekilde yapılandırma kapsamında ödenmesi gereken borç miktarı bulunacak.

 

Gelir testini yasa çıktığından beri yaptırmayanlara hangi imkan getirildi?

 

Yasanın yürürlüğe girdiği 01.01.2012 tarihinden beri gelir testi yaptırmamış kişilerin yapılandırmaya tabi tutulacak borçları ise 6 ay içinde yani 31 Mart 2015 tarihi mesai bitimine kadar gelir testine başvurmaları halinde, yapılacak gelir testi sonucu aylık gelirleri esas alınarak yeniden hesaplanacaktır. Bu süre içerisinde gelir testine başvurmayanlar içinse Kurum da kayıtlı mevcut borç tutarı esas alınacaktır. Aynı şekilde, gelir testine süresi geçtikten sonra başvuranların da gelir testinden önceki döneme ait borçları gelir testi sonucuna göre yeniden hesaplanacaktır.

 

Borçların taksitle ödenmek istenmesi koşuşlunda, borçlular başvuru sırasında 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini seçebilecektir. Taksitler iki ayda bir ödeneceğinden 18 ay taksitli ödemelerde taksit süresi 36 ayda ödenebilecektir.

 

Taksitli ödemede uygulanacak vade farkı nasıl olacak?

 

6 taksit için 1,05 - 9 taksit için 1,07 - 12 taksit için 1,10 - 18 taksit için 1,15.

 

Yukarıda belirtilen katsayılar önce yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanmış olan borç tutarı ile çarpılacak, bu şekilde vade farkı uygulanmış olarak bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı bulunacaktır. Tercih edilen taksit süresinden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecek. Ayrıca başvuru sırasında borçluya taksit süresine uygun ödeme planı verilecektir.

 

GSS borçları için toplu ödeme yapılırsa hangi kolaylık sağlanacak?

 

Genel sağlık sigortası prim borcu olanlar, prim borcu aslının tamamını 1 Ekim 2014 tarihinden itibaren 8 ay içinde ödemeleri halinde bunların borçlarına gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmayacak dolayısıyla sadece borcun anaparası alınmış olacak.

 

Son başvuru tarihi ne zaman?

 

Yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin Sosyal Güvenlik Kurumu müdürlüklerine 1 Ekim 2014 tarihinden itibaren 7 ay içerisinde (30 Nisan 2015) başvurmaları ve taksitlendirme yapılması halinde ilk taksitlerini 1 Ekim 2014 tarihinden itibaren 8 ay içinde ödemeleri gerekecek.

 

Dava açanlar yapılandırmadan yararlanabilecekler mi?

 

Öte yandan yapılandırmadan yararlanmak isteyen borçluların, diğer şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şartı aranacak, aksi halde yapılandırma başvuruları kabul edilmeyecek.

 

Kimlerin borcu silinecek?

 

Hiç gelir testi yaptırmayanların yasal süresi içinde başvurup yaptıracakları gelir testi sonucunda Devletin fakir tanımına girmeleri ( yani hane halkı geliri kişi başına asgari ücretin 1/3 ünden düşük 378 T.L.nin altında ) koşulunda bunlara geçmişte resen tahakkuk ettirilen primlerde silinecek.

 

Yapılandırmaya girenlerin sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanabilecekler?

 

GSS kapsamında sigortalı olanların sağlık hizmeti alabilmeleri için 2014 Mayıs veya sonraki aylara ait kuruma 60 günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının bulunmaması koşulu aranıyor. Bu kişilerin sağlık hizmeti alabilmeleri için önceki ay ve dönemlere ait borçlarını tamamen ödemeleri veya bu yapılandırma kapsamında borçlarını taksitlendirmişlerse ilk taksiti ödemeleri gerekiyor.

 

Bu koşulun yerine gelmesi durumunda kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler (eş çocuk, anne baba) sağlık hizmeti alabilecekler. Bu arada hizmeti sürekli alabilmek için devam eden aylara ait prim borçlarını ve yapılandırma kapsamındaki taksitleri düzenli olarak ödemeleri gerekecek. Yani yine borçlu duruma düşerseler sağlık hizmeti kesilecektir.

 

02 Ekim 2014

 

Hüseyin İrfan FIRAT

Personel ve İnsan kaynakları Yönetimi Danışmanı

 

Hiç yorum yok: