29 Ocak 2014 Çarşamba

Kontrol Edilmeyen Alt İşveren (Taşeron) Prim Teşviklerini Kaybettirir!

İşverenler, teknolojik ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle her geçen gün yaptıkları işlerle ilgili olarak bir başka işverenin hizmet, uzmanlık ve becerisinden daha fazla yararlanma ihtiyacı duymaktadırlar.

Özellikle her türlü taahhüt, nakliye, inşaat, temizlik, güvenlik, yemek vb. işlerde, bu tür çalışma ilişkisi söz konusu olmaktadır.

Sosyal güvenlikte alt işveren kavramı iş hukukuna göre daha geniştir

Alt işverenlik ilişkisi, gerek iş hukukunda, gerekse sosyal güvenlikte belli şartlara bağlanmıştır.

Ancak, hemen belirtelim ki, sosyal güvenlikteki alt işverenlik kavramı iş hukukundakinden daha geniştir.

Sosyal güvenlikte, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişi alt işveren olarak kabul edilmektedir. Sosyal güvenlikteki alt işveren tanımının geniş tutulmasının temel nedeni; prim tahsilini güvence altına alma ve kişilerin sosyal güvenliğini daha etkin sağlama amacına yöneliktir.

Asıl işveren, sosyal güvenlik yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludur

Sosyal güvenlikte, sigortalılar üçüncü bir kişinin (alt işveren) aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile işverene yüklenen yükümlülüklerden (çalışanların işe girişinin yapılması, aylık prim ve hizmet tahakkukunun yapılması, çalışılmadığına dair bildirimde bulunulması, eksik günlerin belgelendirilmesi ve bildirimi, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması, iş kazası ve meslek hastalığı olaylarının bildirimi, primlerin ödenmesi vd.) dolayı asıl işveren, alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmaktadır.

Bu nedenle, birlikte sorumluluk ilkesi uyarınca SGK alt işverenin prim borcu için; alt işverene veya asıl işverene ayrı ayrı veya her ikisine birden başvurabilmektedir.

Sosyal güvenlik mevzuatına göre, alt işveren asıl işverenden aldığı işte çalıştırdığı işçilerin bildirimini ve diğer yükümlülükleri kendi adına açtırdığı/açtıracağı işyeri dosyasından değil, asıl işverenin işyeri numarası altından alacağı alt işveren numarasından yapması gerekmektedir.

Bilindiği üzere, bir yandan istihdamın artırılması, bir yandan da işgücü maliyetlerinin azaltılması amacıyla sigorta primleri ile ilgili pek çok teşvik ve destek düzenlemesi yapılmıştır.

Bu düzenlemeler yapılırken, SGK’nın prim tahsilatını güvence altına almak ve kayıtdışı istihdamla daha etkin mücadele etmek amacıyla, diğer şartların yanısıra, SGK’ya aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmesi, ödeme vadesi geçmiş prim, idari para cezası, gecikme cezası/gecikme zammı borcunun olmaması, teşvikle karşılanan kısım dışındaki cari ay priminin yasal süresinde ödenmesi, sigortasız işçi çalıştırma ile ilgili herhangi bir tespitin (denetim raporu, mahkeme kararı, resmi belge) olmaması hususları da prim teşviklerinden yararlanma şartları arasında sayılmıştır.

Alt işverenin sigortasız işçi çalıştırması asıl işverene prim teşviklerini 1 yıl kaybettirir

Asıl işverenin sigorta primi teşviklerinden yararlanması için kendisi yönünden yukarıda belirtilen şartları yerine getirmiş olması yeterli değildir. Eğer, asıl işveren işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin işte veya işin bir bölüm veya eklentilerinde, alt işverenlerden hizmet alıyorsa, 5510 sayılı Kanun’daki birlikte sorumluluk ilkesi gereği sigorta primi teşviklerinden yararlanabilmesi için bu işyerinde istihdam ettikleri işçilerinden dolayı alt işverenlerin de SGK’ya ödeme vadesi geçmiş prim, idari para cezası, gecikme cezası/gecikme zammı borcunun olmaması, aynı şekilde alt işverenlerin çalıştırdığı işçilerle ilgili sigortasız çalıştırıldıkları hususunda herhangi bir tespitin olması gerekmektedir.

Örneğin, asıl işverenin SGK’ya ödeme vadesi geçmiş borcu olmamasına rağmen, hizmet aldığı alt işverenlerin bu işte istihdam ettikleri sigortalılardan dolayı borcu varsa, hem alt işveren, hem de asıl işveren bu borç ödenmediği sürece sigorta primi teşviklerinden (5510 Kanun numaralı 5 puanlık prim indirimi, 6322 Kanun numaralı teşvik belgeli yatırımlara sağlanan prim desteği, 6111 Kanun numaralı ilave istihdam teşviki vd.) yararlanamayacaktır. Aynı şekilde, asıl işveren istihdam ettiği bütün işçilerinin sosyal güvenliğini sağlamış olmasına rağmen, hizmet aldığı alt işverenlerin bir kişi bile olsa sigortasız işçi (kayıtdışı) çalıştırdığı tespit edilmiş ise, hem alt işveren, hem de asıl işveren yararlanmakta oldukları sigorta primi teşviklerini (engelli prim teşviki ve Ar-Ge prim teşviki hariç) 1 yıl süreyle kaybedecektir.

Alt işverenlerden kaynaklanan risklerin kontrol edilmesi mümkündür

Alt işverenlerden kaynaklanan risklerin ortadan kaldırılması için başka çözüm yolları da önerilebilecek olmakla birlikte, en etkili yöntem şirket bünyesinde “Alt İşveren Kontrol Sisteminin” kurulması, bir diğeri de bu alanda profesyonel anlamda hizmet veren firmalara periyodik olarak “Alt İşveren Denetim Raporu” hazırlatılmasıdır.

Gerek şirket bünyesinde kurulacak alt işveren kontrol sistemi, gerekse periyodik olarak hazırlatılacak alt işveren denetim raporları, prim teşviklerini kaybetme veya 1 yıl prim teşviklerinden yasaklı hale gelme gibi bir riskle karşılaşmadan gerekli önlemlerin alınmasına, ayrıca sosyal güvenlik dışında, iş hukuku ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatıyla ilgili müteselsil sorumluluktan kaynaklanan yükümlülüklerin de kontrol edilebilir olmasına imkan sağlayacaktır.

Kaynak: Dünya Gazetesi - 29.01.2014 - Celal ÖZCAN

 

Hiç yorum yok: