30 Ağustos 2013 Cuma

Raporlu işçiyi işten çıkarmadan önce formülü uygulayın

Raporlu işçiyi işten çıkarmadan önce formülü uygulayın

4857/25’inci maddesi İşverenin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkından söz etmiştir.

I-Sağlık Nedenleri

‘’İşçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar.’’

Bu durumda;
* Hastalık, Kaza,Doğum,Gebelik Durumunda İhbar Süresi+6 hafta aşarsa
* Doğum ve Gebelik Hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Kadın işçilerin doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir. Kadın işçinin erken doğum yapması halinde ise doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılmayacak süreler, doğum sonrası sürelere eklenmek suretiyle kullandırılır.
Yukarıda öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.

Kanun açık ve anlaşılır şekli ile yazmıştır.

Kanun’un 17. maddesinde İş sözleşmelerinin

a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,

b) İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,

c) İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,

d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, feshedilmiş sayılacağı belirtilmiştir.

Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile arttırılabilir. Bu süreler uygulamada süreli fesihte bildirim süresi veya ihbar süresi olarak adlandırılmaktadır.

Konuyla ilgili somut örnek verdiğimizde;

Örneğin: 8 yıldır çalıştığı işyerinde, yakalandığı bir hastalık nedeniyle sağlık kurulu raporu alarak altı ay süre ile istirahat alan sigortalı Tahsin bey işyerinden işverence sağlık sebepleri gösterilerek haklı fesihle işten çıkarabilmesi için; sigortalı Tahsin bey’in istirahattaki süresine bakıldığında işyerindeki çalışma süresi üç yıldan fazla olduğu için 8 hafta +6 hafta eklenerek= 14 hafta bulunur.14 haftanın sonunda iş akdi fesih edilir.

Örneğin: 3 yıldan beridir çalıştığı işyerinde doğum nedeniyle işten doğuma 3 hafta kala ayrılan ve doğum esnasında yaşanan bir komplikasyon sonucu sağlık kurulu raporu ile altı ay süre ile istirahat verilen sigortalı Nermin, işyerinden işverence sağlık sebepleri gösterilerek haklı fesihle işten çıkarabilmesi için; sigortalı Nermin’in istirahattaki süresine göre, o işyerinde çalışma süresi 1,5 yıldan fazla üç yıldan az olduğu için 6 + 6 = 12 haftalık sürenin geçmesi gerekir. 

İşçinin hastalık sebebiyle raporlu olması nedeniyle işveren tarafından işçinin iş sözleşmesi feshedilmişse, bu durumda işçinin çalışma süresi de bir yıl ve üzerinde olması halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanacaktır.
Kıdem tazminatı hesaplanmasında işçinin raporluluk süresinin 6 hafta + ihbar süresi kadar olan kısmı da dikkate alınacaktır.

İşçinin kıdemine göre belirlenen 4857/17.Maddesine göre ihbar süresine eklenen ek süre bitmeden işçinin iş sözleşmesini feshederse,işveren işçiye ihbar tazminatı da ödenmesi gerekecektir.
İşverenin kötü niyetli olduğu saptanması halinde işverenin kötü niyet tazminatı ödemesi de söz konusu olacaktır.

İş güvencesi kapsamında çalışan işçi işe iade davası açacaktır.

Kaynak: Alitezel.com - Vedat İlki - 28.08.2013

29 Ağustos 2013 Perşembe

Malullük aylığı alırken çalışmak mümkün mü

Malullük aylığı alırken çalışmak mümkün mü ?

Geçen haftaki “Malulen emekliler çalışabilir mi?” başlıklı yazımızda 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008/Ekim ayı başından önce malullük aylığı bağlananların yeniden çalışmaya başlamaları halinde malullük aylığına esas sigortalılık türüne göre ya malullük aylığı kesilmekte yada haklarında SGDP hükümleri uygulandığını ve bu durumda olanları da bu hafta yazacağımızı belirtmiştik. 

Malulen emekli olan sigortalıların SGDP’ye tabi çalışmalarında belirleyici olan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008/Ekim ayı başından önce bağlanması ve aylığın bağlandığı sigortalılık niteliği; aylığın 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden sonra bağlanmış olması, ve sigortalılığın 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 2008/Ekim ayı başından sonra başlaması hususları aşağıda etraflıca açıklanmıştır.

Malullük Aylığının 2008/Ekim Ayı Başından Önce Bağlanması

5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008/Ekim ayı başından önce malullük aylığı bağlananların yeniden çalışmaya başlamaları halinde malullük aylığına esas sigortalılık türüne göre ya malullük aylığı kesilmekte yada haklarında SGDP hükümleri uygulanmaktadır.

a. 506 Sayılı Kanun Kapsamında Malullük Aylığı Almakta İken 2008/Ekim Ayı Başından Sonra Çalışmaya Başlayanlar (Eski SSK Emeklileri)

- Malulen emekli aylığı alan kişi 4/a kapsamında sigortalı olursa aylığı kesilecek, prime esas kazançları üzerinden tüm sigorta kollarına tabi prim alınacaktır. Diğer bir ifade ile 4/a sigortalılık türünden malullük aylığı alanların SGDP’ye tabi çalışması mümkün değildir.

- 4/b kapsamında sigortalı olursa malullük aylığı kesilmeyecek, tarımsal faaliyette bulunanlar ve muhtarlar hariç malullük aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilecektir. Prim oranı 2008 yılı için % 12, 2009 için % 13, 2010 yılı için % 14 ve 2011 ve sonraki yıllar için % 15 olarak uygulanacaktır.

- 4/c kapsamında sigortalı olursa aylıkları kesilmeyecektir.

b. 1479 Sayılı Kanun Kapsamında Malullük Aylığı Almakta İken 2008/Ekim Ayı Başından Sonra Çalışmaya Başlayanlar (Eski Bağ-Kur Emeklileri)

- Malulen emekli aylığı alan kişi 4/a kapsamında sigortalı olursa, prime esas kazançları üzerinden işverenleri tarafından %7,5 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilecektir. Dolayısıyla 4/b sigortalılık türünden 1479 sayılı kanun kapsamında malullük aylığı bağlanan sigortalıların 4/a sigortalısı olarak SGDP’ye tabi çalışmaları mümkündür.

- 4/b kapsamında sigortalı olursa, malullük aylığı kesilmeyecek ve herhangi bir prim alınmayacaktır. Bunlar SGK’ya prim ödemeksizin ticari faaliyette bulunabilecek, şirket ortağı olabilecek ve malullük aylıklarını da kesintisiz alabileceklerdir.

- 4/c kapsamında sigortalı olursa aylıkları kesilmeyecektir.

c. 2926 Sayılı Kanun Kapsamında Malullük Aylığı Almakta İken 2008/Ekim Ayı Başından Sonra Çalışmaya Başlayanlar (Eski Tarım Bağ-Kur Emeklileri)

- 2926 sayılı Kanun kapsamında malullük aylığı bağlanan kişiler 4/a kapsamında sigortalı olursa, prime esas kazançları üzerinden işverenleri tarafından %7,5 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilecektir. Malullük aylıklarını kesintisiz alabileceklerdir.

- 4/b kapsamında sigortalı olursa malullük aylığı kesilmeyecek, tarımsal faaliyette bulunanlar ve muhtarlar hariç ticari faaliyette bulunanların malullük aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilecektir.

- 4/c kapsamında sigortalı olursa aylıkları kesilmeyecektir.

d. 2925 Sayılı Kanun Kapsamında Malullük Aylığı Almakta İken 2008/Ekim Ayı Başından Sonra Çalışmaya Başlayanlar (Eski Tarım SSK Emeklileri)

- 2926 sayılı Kanun kapsamında malullük aylığı bağlanan kişiler 4/a kapsamında sigortalı olursa malullük aylıkları kesilecek, prime esas kazançları üzerinden tüm sigorta kollarına tabi prim alınacaktır.

- 4/b kapsamında sigortalı olursa malullük aylıkları kesilmeyecek ancak tarımsal faaliyette bulunanlar ve muhtarlar hariç ticari faaliyette bulunanların malullük aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilecektir

- 4/c kapsamında sigortalı olursa aylıkları kesilmeyecektir.

Malullük Aylığının 2008/Ekim Ayı Başından Sonra Bağlanmasına ilişkin açıklamalara haftaya devam edeceğiz.

Kaynak: Dünya Gazetesi - İbrahim Işıklı - 28.08.2013

İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışan temsilcisinin nitelikleri ve seçilme usul ve esaslarına ilişkin tebliğ

29 Ağustos 2013 Tarihli Resmi Gazete  Sayı: 28750  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

 

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İLE İLGİLİ ÇALIŞAN TEMSİLCİSİNİN NİTELİKLERİ VE SEÇİLME USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN TEBLİĞ

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 20 ncimaddesi kapsamındaki çalışan temsilcisinin nitelikleri, seçimi veya atanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 20 nci maddesi kapsamındaki çalışan temsilcisinin nitelikleri, seçimi veya atanmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 20 nci maddesi ile 9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 2 nci ve 34 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

İşverenin yükümlülüğü

MADDE 4 – (1) İşveren; işyerinin değişik bölümlerindeki riskler ve çalışan sayılarını göz önünde bulundurarak dengeli dağılıma özen göstermek kaydıyla, çalışanlar arasında yapılacak seçim veya seçimle belirlenemediği durumda atama yoluyla yeterli sayıda çalışan temsilcisini görevlendirir.

(2) İşveren, çalışan temsilcisinin veya temsilcilerinin görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli imkânları sağlar.

(3) İşveren, işyerinde yetkili sendika veya sendikalar bulunması halinde işyeri sendika temsilcisini çalışan temsilcisi olarak görevlendirir.

(4) Çalışan temsilcisinin seçilmesi veya atanması ile ilgili gerekli tüm iş ve işlemler işveren tarafından yerine getirilir.

(5) İşveren seçim veya atama yoluyla görevlendirilen çalışan temsilcilerini işyerinde ilân eder.

Çalışan temsilcisi adaylarının belirlenmesi

MADDE 5 – (1) Çalışan temsilcisinin, işyerinde yetkili sendika bulunmaması halinde çalışanlar arasından seçimle belirlenmesi esastır.

(2) Çalışan temsilcisinin seçimle belirlenmesi durumunda çalışan temsilcisi aday başvurularının yapılması için yedi günden az olmamak üzere süre tanınarak işveren tarafından işyerinde ilân edilir.

(3) İşyerinde çalışanların aday olabilmeleri için 6 ncı maddedeki kriterleri sağlamaları esastır. Bu kriterleri taşımaları halinde aday olmaları engellenemez.

(4) Seçimlerin yapılmasına ilişkin iş ve işlemler için gerekli şartlar sağlanır ve yeterli sayıda personel işveren tarafından görevlendirilir.

(5) Aday sayısı işyerinde zorunlu çalışan temsilcisi sayısının üç katından fazla olamaz. Fazla olması halinde çalışan temsilcisi adayları; öğrenim durumu, işyerindeki deneyim süresi ve yaş kriterleri esas alınarak ikinci fıkrada belirtilen sürenin bitiminden itibaren en fazla üç gün içinde işveren tarafından ilân edilir.

Çalışan temsilcisinin nitelikleri

MADDE 6 – (1) Bir çalışanın çalışan temsilcisi olabilmesi için aşağıdaki niteliklere sahip olması zorunludur:

a) İşyerinin tam süreli daimi çalışanı olması,

b) En az 3 yıllık iş deneyiminin bulunması,

c) En az ortaokul düzeyinde öğrenim görmüş olması.

(2) Belirli süreli veya geçici işlerde (a) ve (b) bentleri, işyerinde 3 yıllık iş deneyimi bulunmayan çalışan veya aday bulunmaması halinde (b) bendi, çalışanlar veya adaylar arasında yeterli eğitim düzeyine sahip kişi bulunmaması halinde (c) bendi hükümleri uygulanmaz.

(3) Yetkili sendika temsilcisinin çalışan temsilcisi olarak görev yapması halinde birinci fıkrada sayılan nitelikler aranmaz.

Çalışan temsilcisi sayısının belirlenmesi

MADDE 7 – (1) İşyerinde görevlendirilecek çalışan temsilcisi sayısı aşağıdaki şekilde belirlenir:

a) İki ile elli arasında çalışanı bulunan işyerlerinde bir.

b) Elli bir ile yüz arasında çalışanı bulunan işyerlerinde iki.

c) Yüz bir ile beş yüz arasında çalışanı bulunan işyerlerinde üç.

ç) Beş yüz bir ile bin arasında çalışanı bulunan işyerlerinde dört.

d) Bin bir ile iki bin arasında çalışanı bulunan işyerlerinde beş.

e) İki bin bir ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde altı.

Çalışan temsilcilerinin seçilme veya atanma koşulları

MADDE 8 – (1) Seçim, işyerindeki çalışanların en az yarıdan bir fazlasının katılacağı bir oylamayla yapılır. Oylamanın gizli yapılması esastır. En fazla oy alan aday veya adaylar çalışan temsilcisi veya temsilcileri olarak ilân edilir. Vardiya usulü çalışılan işyerlerinde ise seçimler tüm vardiyalarda çalışanların da oy kullanmasına imkân verilecek şekilde düzenlenir.

(2) Oyların eşitliği durumunda çalışan temsilcisi; adayların öğrenim durumu, işyerindeki deneyim süresi ve benzeri kriterleri esas alınarak işverence belirlenir. Seçim, sonuçları itibariyle beş yıl geçerlidir.

(3) Çalışan temsilcisinin, herhangi bir nedenle görevinden ayrılması durumunda, daha önce yapılan seçim sonuçlarına göre en fazla oy alan sıradaki aday atanır.

(4) İşyerinde yetkili sendika bulunması halinde, işyeri sendika temsilcileri çalışan temsilcisi olarak görevlendirilir. Sendika temsilci sayısının zorunlu çalışan temsilci sayısından az olması durumunda diğer çalışan temsilcisi veya temsilcileri dengeli dağılıma özen göstermek kaydıyla işveren tarafından görevlendirilir. Sendika temsilci sayısının zorunlu çalışan temsilci sayısından çok olması durumunda ise yetkili sendikanın önerisi doğrultusunda çalışan temsilcileri işveren tarafından görevlendirilir.

(5) İşyerinde farklı statü hukukuna tabi çalışanların üye olduğu birden fazla yetkili sendika bulunması halinde;

a) Bir çalışan temsilcisi görevlendirilecekse en çok üyeye sahip yetkili sendika temsilcisi çalışan temsilcisi olarak atanır.

b) Birden fazla çalışan temsilcisi görevlendirilecekse aşağıda yer alan örnekteki gibi hesaplanarak çalışan temsilcisi görevlendirilir.

c) Örnekte verilen hesaplama yöntemine göre üye sayılarında eşitlik durumu olduğunda son kalan çalışan temsilcisi kura yöntemine başvurularak belirlenir.

ç) Örnek 2'de verilen hesaplama yönteminde tam sayılara göre temsilci görevlendirmesi yapılır, atanması gereken diğer temsilci için kura yöntemine başvurulur.

Örnek 1:

Toplam çalışan sayısı: 2000

22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve diğer (iş akdi/hizmet akdi/iş sözleşmesi v.b.) çalışanların sayısı: 1100

Diğer (statü hukukuna bağlı) çalışanların sayısı: 900

Görevlendirilecek çalışan temsilcisi sayısı: 5

Yetkili sendika sayısı: 2

Formül:

Çalışan temsilcisi sayısı = (22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve diğer (iş akdi/hizmet akdi/iş sözleşmesi v.b.) çalışanların sayısı veya Diğer (statü hukukuna bağlı) çalışanların sayısı/Toplam çalışan sayısı) * Görevlendirilecek çalışan temsilcisi sayısı

Hesaplama:

A Sendikası (6356 sayılı Kanuna göre yetkili) çalışan temsilci sayısı için;

(1100/2000) * 5 = 2,75 ≈ 3 Çalışan Temsilcisi

B Sendikası (4688 sayılı Kanuna göre yetkili) çalışan temsilci sayısı için;

(900/2000) * 5 = 2,25 ≈ 2 Çalışan Temsilcisi

Örnek 2:

Toplam çalışan sayısı: 800

A sendikasına üye 500, B sendikasına üye 300 çalışan

Görevlendirilecek çalışan temsilcisi sayısı: 4

(Örnek 1' deki hesaplama yöntemine göre belirlenmesi halinde)

A sendikası (500/800)*4=2,5 ( 2 Çalışan temsilcisi)

B sendikası (300/800)*4=1,5 (1 Çalışan temsilcisi)

Kalan 1 temsilci kura yöntemiyle belirlenir.

(6) İşyerinde yetkili sendika bulunmaması veya çalışanlar arasında aday olmaması durumunda işveren çalışanlar arasından dengeli dağılıma özen göstererek 6 ncı maddenin birinci fıkrasındaki niteliklere uygun çalışan bulunması halinde bunlar arasından atama yapar. Bu niteliklere uygun çalışan bulunmayan işyeri işverenleri ise çalışanlar arasından yeterli sayıda çalışan temsilcisinin görev yapmasını sağlar.

(7) Birden fazla çalışan temsilcisinin bulunması durumunda baş temsilci, çalışan temsilcileri arasında yapılacak seçimle belirlenir. Oyların eşitliği durumunda, baş temsilci kura yöntemiyle belirlenir.

(8) İşyerindeki yetkili sendikanın yetkisini kaybetmesi veya bir başka sendikanın yetkili sendika olarak ilân edilmesi durumunda otuz günlük süre içerisinde işveren bu maddede belirtilen usullere göre çalışan temsilcisi veya temsilcilerinin görev yapmasını sağlar.

Çalışan temsilcisinin yetki ve yükümlülüğü

MADDE 9 – (1) Çalışan temsilcisi; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, tehlike kaynağının yok edilmesi veya tehlikeden kaynaklanan riskin azaltılması için tedbir alınmasını isteme, tekliflerde bulunma ve benzeri konularda çalışanları temsil etmeye yetkilidir.

(2) Görevini yürütmesi nedeniyle, çalışan temsilcisinin hakları kısıtlanamaz.

(3) Çalışan temsilcisi görevi gereği işverenin veya işyerinin mesleki sırları ile gördüğü, öğrendiği hususları ve çalışanlara ait özel bilgileri gizli tutmakla yükümlüdür.

Kayıt

MADDE 10 – (1) Çalışan temsilci veya temsilcilerinin seçimi sonucunda, yapılan seçimi hangi adayın ne kadar oyla kazandığı ile ilgili bir tutanak düzenlenir. Tutanağın işveren veya vekili ve seçimde görevlendirilen çalışanlar tarafından imzalanması zorunludur. Tutanaklar ile oylamaya katılanların imzalı listesi bir sonraki seçime kadar işyerinde saklanır.

Çalışan temsilcisinin eğitimi

MADDE 11 – (1) Çalışan temsilcileri 15/5/2013 tarihli ve 28648 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğe göre iş sağlığı ve güvenliği konularında özel olarak eğitilir.

(2) Çalışan temsilcilerine iş sağlığı ve güvenliği kurulu bulunan işyerlerinde kurul üyeleri ile birlikte iş sağlığı ve güvenliği konularında özel eğitim verilmesi sağlanabilir.

Mevcut seçim veya atamaların geçerliliği

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin yayımından önce yapılan çalışan temsilcisi seçimleri veya atamaları geçerli sayılır.

Yürürlük

MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinden itibaren otuz gün sonra yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 13 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

 

26 Ağustos 2013 Pazartesi

1 Eylül günü kısa vadeli sigorta kollarında sabitlemeye gidiliyor

1 Eylül günü kısa vadeli sigorta kollarında sabitlemeye gidiliyor

Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sabit rakam olmayıp işyerinde yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından tehlikenin derecesine göre %1 ilâ %6.5 arasında olmak üzere, Bakanlar Kurulu'nca yürürlüğe konulmuş olup  Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesi'ne göre SGK tarafından belirlenmekteydi.

Buna göre , tehlike derecesi düşük olan işyerleri daha az, tehlike derecesi yüksek olan işyerleri ise daha fazla kısa vadeli sigorta kolları primi ödüyor. 

1.EYLÜL GÜNÜ SABİTLENİYOR 

6385 sayılı Kanun  19.01.2013 tarihinde RG 28533 sayısında yayınlanarak  5510 sayılı Kanunda Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim oranlarında değişikliğe gidilmiştir.

Burada yürürlük tarihi olarak 01.Eylül.2013 tarihi esas alınmıştır.

Bugüne kadar SGK Müfettiş ve Denetmen Kadrolarını en çok meşgul eden konuların başında hatalı seçilen, yanlışlıkla eksik yada fazla verilen Kısa Vadeli Sigorta Prim Oranları ile ilgili dosya sayıları oldukça fazla olduğu gibi, SGK ve  işverenleri de İş Mahkemelerinde konuyla ilgili  dava dosyaları oldukça birikmişti.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Kısa Vadeli Sigorta Kollarının Prim oranları ile uyuşmazlıkta  gündem de olmasıdır.

Az Tehlikeli, Tehlikeli, Çok Tehlikeli tanımlamasına göre uygulama da farklılık oluşmuştu.

Bundan dolayı 6385 sayılı Kanunun 9’uncu Maddesi ile 5510 sayılı Kanunun Prim oranları ve Devlet katkısı başlıklı 81’inci maddesinin birinci fıkrasının c bendinde yer alan;

“Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre % 1 ila % 6,5 oranları arasında olmak üzere, 83’üncü maddeye göre Kurumca belirlenir. Bu primin tamamını işveren öder” ifadesi, 

1 Eylül 2013 tarihinden itibaren; “Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının %2'sidir. Bu primin tamamını işveren öder. Bu oranı %1,5 oranına düşürmeye ya da %2,5 oranına artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir” şeklinde değişikliğe gidiliyor. 

Böylece oran % 2 olacaktır. BK kararı ile yarım puan artar yada azalabilir.

01/09/2013 Tarihinde Kısa Vadeli Sigorta Kollarında Yapılan Bu Değişiklik İle Yıllardır Problem Yaratan 5510/83 ve 84 Maddelerini tarihin tozlu arşivlerine uğurluyoruz.

Bu maddeler hangi başlıkta toplanmıştı; 

·         5510 sayılı Kanunun /83 üncü Maddesi “Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesi ve İşkollarının ve İşlerin Tehlike Sınıf ve Derecelerinin Belirlenmesi” 

·         5510 sayılı Kanunun /84 üncü Maddesi “Tehlike Sınıf ve Derecelerini Etkileyebilecek Değişiklikler” 

1 Eylül Sabahı işyerleri derecelemeye tabi tutulmayacaktır.

Böylece 1 Eylül Sabahı 5510 sayılı Kanunun 4/1-a statüsünde  (SSK) sigortalı çalıştıran işverenler , 5510 sayılı Kanunun 4/1-b statüsünde (Bağ-Kur) sigortalıların kısa vadeli sigorta kolları prim oranı %2 olarak sabitleniyor.

Burada eski oranlamayı dikkate aldığımız da %1 ile %6,5 göre %1 olan işverenler 1 puan artı öderken %2 oranında olanlar etkilenmeyecek,%2,5 ve %6,5 oranında olanlar ise 0,5 ve katları olarak 4,5 puan kadar eksik prim ödeyecektir.

Örneğin: 

İşyeri Tehlike Derecesi %1 olan ortalama olarak 1.500 TL Aylık SGK Matrahı olursa 15 TL KVS Primi öder.

 01.Eylül Günü 30 TL KVS primi ödeyecektir.

 Örneğin:

İşyeri Tehlike Derecesi %6,5 olan ortalama olarak 1.500 TL. Aylık SGK Matrahı olursa 97,5 TL KVS Primi öder.

01.Eylül Günü 30 TL KVS primi öder.

O halde yukarıdaki örneğe göre %1 ve %1,5 etkileniyor.%2 etkilenmiyor.%2,5 ve %6,5 avantajlı konuma geçerek daha az KVS kolları prim ödeyecektir.

Kısaca  Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim oranı;

·         %2'nin altında olanlar için kısa vadeli sigorta kolları prim oranında artış,

·         %2'nin üzerinde olanlar için de prim oranında azalış ,  

·         Yeni düzenlemeden prim oranı %2 olanlar etkilenmeyecektir.

6331 Sayılı Kanunun özellikle tüm işyerlerinde uygulamaya başlaması  Bakkal’dan Apartmana ,KOBİ, Organize Sanayi, Büyük İşletmelere kadar geniş kitlere yayılması ,tüm işyerlerinde kamu dahil işyeri hekimi, iş sağlığı uzmanı bulundurması ,OSGB kurulması , İdari Para Cezaları yaptırımları ile birlikte İş Kazası, Meslek Hastalıklarının önlenmesi konusunda atılan adımlarla KVS sadeleştirilmeye gidilmiştir.

Şayet 6331 çıta yükselirse prim oranı KVS %0,5 Oranında düşer,6331 istenilen başarı yakalanmaz ise bu oran%0,5 artar.

Kaynak: Alitezel.com - Vedat İlki - 22.08.2013

Sosyal sigorta uygulamalarında son değişiklikler

Sosyal sigorta uygulamalarında son değişiklikler

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunundan sonra sosyal sigorta uygulamalarının en önemli alt düzenlemesi olan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikleri içeren Yönetmelik 21.08.2013 tarihli ve 28742 sayılı RG’de yayımlanmış bulunuyor. Birçok maddesi hemen yürürlüğe giren Yönetmeliğin getirdiği değişiklikleri sizin için inceledik ve ortaya koyduk. Bugün son yönetmelik ile sadece bildirge bakımından yapılan değişiklikleri ele alacağız.

Müteahhit İşverenler Dikkat!
Aynı işverenin, birden fazla işyeri kurması veya devir alması yahut kendisine intikal etmesi hâlinde olduğu gibi işverenin birden fazla özel ya da ihale konusu iş alması halinde de her işyeri için ayrı işyeri bildirgesi düzenlenmesi gerekecek.

SGDP’de Bildirim Yerine Bildirge
Emekli iken hizmet akdine dayalı olarak çalışanların dilerlerse destek primli olarak, dilerlerse de aylıklarını kestirip normal olarak prim ödenmesi mümkün bulunuyor. Sigortalının tercihine bağlı bu hallerde tercih değişikliği talebinde bulunanların bu değişikliğe ilişkin talepleri, artık “Sigorta kolu tercih bildirimi” ile değil sigortalı işe giriş bildirgesi ile yapılacak. Sigortalı işe giriş bildirgesinin geç verilmesinden dolayı idari para cezası uygulanmayacak.

İşçinin İşe İadesi Halinde Bildirge Uygulaması
İş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde sigortalı personelin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar verilen sigortalı işten ayrılış bildirgesi yasal süresinde verilmiş sayılacak.
Yine İş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunması ve işverenin usulüne uygun daveti üzerine işe başlaması veya işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde, onuncu günün iş gününün içinde bulunduğu ayı takip eden aybaşından, 
başlamak üzere ilgili Tebliğde belirtilen süreler (İşyerinin özel nitelikte olması halinde 23 üne, resmi nitelikte olması halinde ise 7’sine kadar) içinde verilecek ek veya asıl aylık prim ve hizmet belgeleri yasal süresi içinde verilmiş kabul ediliyordu.
Konuya ilişkin yeni uygulamaya göre ise İş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunması ve işverenin usulüne uygun daveti üzerine işe başlaması halinde, davete ilişkin tebligatın alındığı tarihin veya işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde, sigortalı personelin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden aybaşından başlamak üzere başlamak üzere ilgili Tebliğde belirtilen süreler (işyerinin özel nitelikte olması halinde 23 üne, resmi nitelikte olması halinde ise 7’sine kadar ) içinde verilecek ek veya asıl aylık prim ve hizmet belgeleri yasal süresi içinde verilmiş kabul edilecek.

Eksik Gün Bildiriminde Uygulama Daralması Var
30 ve üzerinde sigortalının özel sektör işyerlerinde işçilerin çalıştırıldığı aylara ilişkin eksik gün bildirim nedenlerinin aylık prim ve hizmet belgesinde belirtilmesi yeterli idi. Değişiklik ile bu işyerlerinden 30 değil 10 ve üzerinde işçi çalıştıranları için eksik gün bildirim nedenlerinin aylık prim ve hizmet belgesinde belirtilmesi yeterli sayılacak. Bu işyerleri için ayrıca eksik gün bildirim formu ile eki belgeler aranmayacak. Yani 11-29 işçi arası işçi çalıştıran özel sektör işyerlerinin de kamu işyerleri gibi eksik gün bildirim formu ile eki belgeleri göndermeleri gerekmeyecek.

Şevket Tezel - 22.08.2013

Sigorta priminde 1 eylül değişikliği

 

SİGORTA PRİMİNDE 1 EYLÜL DEĞİŞİKLİĞİ

Sosyal Güvenlik Kurumu Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı Tüm işyerleri için % 2 olarak uygulanacak

Mevcut uygulama; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun Prim Oranları ve Devlet Katkısı başlıklı 81-c maddesinde yer alan düzenleme "Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre % 1 ilâ % 6,5 oranları arasında olmak üzere, 83 üncü maddeye göre Kurumca belirlenir. Bu primin tamamını işveren öder, şeklindeydi.

SGK PRİM ORANLARI

4/a Kapsamındaki Sigortalılar (İşçiler) İçin Prim Oranı

01.09.2013 Öncesi (01.10.2008′den İtibaren Uygulanan)

Sigorta Kolu

İşçi Payı (%)

İşveren Payı (%)

Toplam

Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortası

9

11

20

Kısa Vadeli Sigorta Kolları (İş Kazası ve Meslek Hastalıkları, Hastalık, Analık Sigortası)

-

1 – 6,5

1 – 6,5

 

 

 

Genel Sağlık Sigortası

5

7,5

12,5

TOPLAM

14

19,5 – 25

33,5 – 39

Yeni uygulama; 19.Ocak.2013 tarih ve 28533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6385 sayılı kanunun 9. maddesiyle yapılan düzenleme ile 01.09.2013 tarihinde itibaren geçerli olmak üzere 5510 sayılı kanunun 81.maddesi "Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının %2'sidir. Bu primin tamamını işveren öder. Bu oranı %1,5 oranına düşürmeye ya da %2,5 oranına artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir." şeklinde değiştirilmiştir.

 

SGK PRİM ORANLARI

4/a Kapsamındaki Sigortalılar (İşçiler) İçin Prim Oranı

(01.09.2013′den İtibaren)

Sigorta Kolu

İşçi Payı (%)

İşveren Payı (%)

Toplam

Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortası

9

11

20

Kısa Vadeli Sigorta Kolları (İş Kazası ve Meslek Hastalıkları, Hastalık, Analık Sigortası)

-

2

2

 

 

 

Genel Sağlık Sigortası

5

7,5

12,5

TOPLAM

14

20,5

34,5

 

Yapılan değişiklik doğrultusunda 01.09.2013 tarihinden geçerli olmak üzere bütün işyerleri için tehlike sınıfı derecesi dikkate alınmaksızın Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Oranı % 2 olarak uygulanacaktır.

Bu düzenleme sonrasında daha önce iş kazası ve meslek hastalığı bakımından Kısa vadeli sigorta kolları prim oranında % 2'nın altında olan işyerlerinde artış söz konusu olurken bu oran iş kazası ve meslek hastalığı bakımından %2 üzerinde olan işyerleri içinde sigorta primlerinde bir azalış söz konusu olacaktır.

Örnek; 01 Eylül 2013 tarihinden önce Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı % 1 olan bir işyerinde aşağıda verilen örnekte olduğu şekli ile işçi başına 10,21 TL'lık bir artış söz konusu olacaktır.

 

Normal İşyerleri İçin

Uygulama Dönemi

31 Ağustos 2013

(%19,5)

1 Eylül 2013

(% 20,5)

Brüt Aylık Asgari Ücreti

1.021,50

1.021,50

İşveren SSP Payı

199,19

209,41

İşveren İşsizlik Sigortası ( % 2 )

20,43

20,43

MALİYET TOPLAMI

1.241,12

1.251,34

5510 Sayılı Yasa Teşviki (%5)

51,07

51,07

SSP TEŞVİKİ TOPLAMI

51,07

51,07

İŞVEREN MALİYET TUTARI

1.190,05

1.200,26

 

 

 

 

6486 Kanun Kapsamında Olan İllerdeki
İşyerleri için

Uygulama Dönemi

31 Ağustos 2013

(%19,5)

1 Eylül 2013

(% 20,5)

Brüt Aylık Asgari Ücreti

1.021,50

1.021,50

İşveren Ssp Payı

199,19

209,41

İşveren İşsizlik Sigortası ( % 2 )

20,43

20,43

MALİYET TOPLAMI

1.241,12

1.251,34

5510 Sayılı Yasa Teşviki (%5)

51,07

51,07

6486 Sayılı Yasa Teşviki (%6)

59,76

62,82

SSP TEŞVİKİ TOPLAMI

110,83275

113,89725

İŞVEREN MALİYET TUTARI

1.130,29

1.137,44

 

26 Ağustos 2013

Mustafa Bahadır ALTAŞ

SM. ali Müşavir

mba444@mynet.com