23 Mayıs 2013 Perşembe

İşe iade davası sorunları çözülemiyor

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun işe iade davası sonucu aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmesi sürecinde İşverenlere ciddi sorunlar yaşatıyor. Daha önce de birkaç kez dile getirdiğimiz bu sorunlar maalesef bir türlü çözülemiyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu işe iade sonucu işverenlerce yapılması gereken işlemlerde işverenlere tebligat tarihini değil sigortalılara tebligat tarihini esas alarak işverenleri mağdur ediyor. Son zamanlarda işe iade davası sayıları giderek artmaktadır. İşe iade davasını kazanan işçiler kararın kesinleşmesini izleyen 10 işgünü içinde işverenlerine başvurmak zorundadırlar. Davayı kazanan işçi 10 işgünü içinde işverenine başvurarak işe başlama talebini iletmez ise davayı kazanmış olsa dahi hakkını kaybetmekte ve işverence yapılan fesih geçerli hale gelmektedir.
Mahkeme kararının kendisine tebliğ edildiği 10 işgünü içinde işverenine işe başlamak için başvuran işçinin iki durumla karşılaşması mümkündür, Ya işvereni işçiyi 1 ay içinde işe başlaması içinde davet edecek ya da işe başlatmayacağını işçiye bildirecektir.
Her iki durumda da işveren işçinin usulüne uygun kendisine işe başlamak için başvurması durumunda işçinin çalışmadığı 120 günlük döneme ait primlerini Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirmek ve bu dönemlere ait primleri Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödemek zorundadır.
SGK uygulamasında, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren (tebliğ edilen gün hariç) onuncu iş gününün içinde bulunduğu ayı takip eden ayın 23'üne kadar verilmesi ve muhteviyatı prim tutarlarının da aynı süre içinde ödenmesi istenmektedir. İşe iade kararları gereği düzenlenecek aylık prim ve hizmet belgesi için 16-370 sayılı Genelgede belirlenen süre İş Kanunu'nun ilgili hükümleri ile çelişmektedir.
İşverenlerin söz konusu 120 günlük döneme ait primleri Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirmemesi kendi iradeleri dışında oluştuğundan Kurum yerinde bir karar alarak her ne kadar süresi dışında da olsa bu bildirgeler için süresi dışında verildiği için ceza uygulamamakta ve primleri gecikme zammı ve gecikme cezası uygulamadan tahsil etmektedir.
Ancak uygulamada işin özü unutularak işverenlere haksızlık yapılmaktadır. Şöyle ki işverenlerin vermesi gereken belgelerin verilme süresi yönetmelikte davayı kazanan işçinin işverene başvurması ve işverence 1 ay içinde işe başlatma ya da başlatmama konusunda karar verilmesini izleyen 10'uncu işgününün içinde bulunduğu ayı takip eden döneme kadar verilmesi durumunda süresinde verilmiş sayılmasına rağmen tebliğde mahkeme kararının işçiye tebliğ tarihini izleyen 10'uncu işgününü takip eden döneme kadar verilmesi durumunda süresinde verilmiş sayılmıştır. Bu daraltıcı durum hukuksuz uygulamaları da beraberinde getirmiştir.
Her şeyden önce işverenlerin ellerinde olmayan bir sebeple veremedikleri belgelerin yine ellerinde olmayan sebeplerle süresinde verilmediği gerekçesi ile idari para cezası uygulanması hukukun genel ilkelerine aykırıdır.
Hiç kimse usulünce kendisine tebliğ edilmeyen bir konu ile ilgili bir işlemi yapmadığı için cezalandırılamaz. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu işverenlere tebliğ edilmeyen bir kararla ilgili işlem yapmadığı için ceza uygulamaktadır.
Örneğin 10.01.2013 tarihinde işe iade davasını kazandığını tebliğ alan bir işçinin işverenle kavgalı olması nedeni ile bizzat başvurmayarak işe başlama talebini kararın kendisine tebliğini izleyen 10'uncu işgününün içinde bulunduğu 20.01.2013 tarihinde noter ihtarnamesi ile posta aracılığıyla işverenine gönderdiğini kabul edelim. Söz konusu ihtarnamenin postada yaşanan gecikme nedeni ile 25.04.2013 tarihinde işverene ulaştığını varsayalım.
Söz konusu işe başlama tebliğini alan işverenin 1 ay içinde işçiyi işe başlatma ya da başlatmama kararı vermesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirimlerini yapması gerekmektedir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu işe başlama isteğini 25.04.2013 tarihinde tebliğ alan işverene, işçinin mahkeme kararını tebliğ aldığı 10'uncu işgününün içinde bulunduğu ayı izleyen belge verme süresi olan 23.02.2013 tarihine kadar söz konusu işçi için gerekli belgeleri vermediği için ceza uygulamaktadır.
Yani işveren işe başlama tebligatını almadan 2 ay öncesinde kuruma bildirim yapmakla zorunlu tutulmaktadır. Bu durumun mantıklı bir açıklamasını yapacak bir Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilisi varsa lütfen bana cevap versin, vereceği cevabı da bu köşeden yayınlayalım. Bu konu ile ilgili daha öncede köşemden yazı yazmama rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu düzeltme yapmadı.
Bu durumla ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yeni yönetiminin çözüm üreteceğini biliyor ve çözüm önerisini de hemen buradan veriyorum. Hatalı yazılan tebliğde küçük bir değişiklik yapılarak, "işçinin işe başlama talebinin işverene tebliğini izleyen 1 aylık süresinin içinde bulunduğu tarihi izleyen aybaşını takip eden aylık prim ve hizmet belgesi verme süresinde söz konusu belgelerin verilmesi durumunda süresinde verilmiş sayılır" ibaresi eklenerek bu sorun çözülebilir.
Lütfen bin bir zorlukla mücadele ederek istihdam yaratan işverenlerimize hukuka ve mantığa aykırı işlemlerle zulüm etmeyelim. İşverenlerimizin işlemlerini kolaylaştırmak onların daha çok istihdam yaratmasını sağlamak Sosyal Güvenlik Kurumu'nun amacı değil mi?
İşe iade nedeniyle düzenlenecek APHB'nin işçinin işverene işe iade talebinde bulunduğu tarihi izleyen 30. günü takip eden ayın 23'üne kadar verilmesi ve muhteviyatı prim tutarlarının da aynı süre içinde ödenmesi uygulaması getirilmelidir. Ayrıca işe iade davalarında da e-bildirge sistemi üzerinden geriye dönük ek bildirge verilebilmelidir. Çünkü her SGK müdürlüğü farklı işlem yapıyor.

RESUL KURT / İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK

 

Hiç yorum yok: