10 Mayıs 2013 Cuma

İş güvenliğinde uygulama sorunları

Önceki gün TÜSİAD'ın ev sahipliğinde önceki gün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in katılımıyla, "İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun Getirdiği Yenilikler ve Uygulama Boyutu" başlıklı bir seminer düzenlendi.
Seminerde, "İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu" ile ilgili olarak, hem yeni mevzuatın hukuksal çerçevede bir değerlendirmesi yapıldı hem de konunun uygulama boyutu ele alındı.
Seminerde, oturum başkanlığını TÜSİAD İstihdam ve Sosyal Güvenlik Çalışma Grubu Başkanı Gülden Türktan'ın gerçekleştirdiği bir panelde, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi değerli hocam Prof. Dr. A. Nurşen Caniklioğlu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer'le birlikte ben de bir sunum yaptım.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik'in bizzat katılarak önemli mesajlar verdiği panelde hem mevzuattaki değişiklikler hem de uygulamada yaşanan sorunlar paylaşıldı.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz açılış konuşmasında özetle; "İş sağlığı ve güvenliği, her şeyden önce bir haktır, bir insani sorumluluktur. Herkes sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışma hakkına sahiptir. Bunun yanında, toplumsal refah ve kalkınma açısından da iş sağlığı ve güvenliğini temin etmek durumundayız." diyerek konunun ne kadar önemli olduğunu vurguladı.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Memduh Boydak ise "İş kazalarını ve meslek hastalıklarını, gereken tedbirleri almak suretiyle daha ortaya çıkmadan önlemenin, en etkili yöntem olduğuna inanıyoruz. Bu konuda tüm paydaşların işbirliği içinde olması büyük önem taşımaktadır. İş sağlığı ve güvenliği, her kazanın önlenebilir olduğu anlayışıyla yönetilmelidir. İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin etkili bir biçimde kurulması, yönetim ve çalışanların birlikte tüm tedbirlerde yer alması, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yerleşmesi açısından çok önemlidir." Diyerek konunun toplumsal ve hukuki açıdan önemine vurgu yaptı.
Özellikle iş güvenliği uygulamalarında yaşanan sorunları ele aldığım sunumda, yaşanan sorunlara çözüm noktasında bazı önerilerim oldu. Bunlardan önemli olanlar;
. İş güvenliği eğitimlerinde, az tehlikeli sınıftaki işyerleri için uzaktan eğitime fırsat verilmelidir. Böylece dağınık yapıdaki bankalar, sigorta şirketleri, perakende mağazaları gibi az tehlikeli sınıftaki işçilere de iş güvenliği eğitimi doğru bir şekilde verilmiş olur.
. Mesleki eğitimlerde sorun yaşanıyor. Mutlaka Milli Eğitim Bakanlığı mesleki eğitimlerde yeniden aktif rol oynamalıdır.
. OSGB kriterleri esnetilmelidir. Gereksiz malzeme listesi azaltılmalıdır.
. Az tehlikeli işlerde Uzaktan İSG eğitimine fırsat verilmelidir.
. OSGB'ler kuruldukları il ve sınır komşusu illerde hizmet sunmaya yetkilidir. Sınır illerin dışında hizmet verilebilmesi için Yönetmelikte belirtilen şartları sağlayarak o illerde şube açılması zorunludur. Ancak bu kadar çok il'de her firmanın OSGB açması ülkemizi "OSGB mezarlığına" dönüştürür. Burada Özellikle az tehlikeli sektörde faaliyet gösteren bankalar, sigorta şirketleri, mağazalar için hizmet verilmesinde OSGB zorunluluğu kaldırılması hizmet kalitesinin sürdürülebilmesi için uygun olur. Bakanlık, iş güvenliği uzmanlarının Türkiye'nin her yerinde hizmet vermesine izin verirken OSGB'ler için sınır komşusuyla sınırlandırılmıştır. Mutlaka sistem değişikliği yapılarak OSGB'lerin iş güvenliği hizmetlerinin ülke genelinde verilebilmesinin sağlanması ve kötü niyetli -sözleşme yapılıp hizmet verilmemesi- kurumlar/kişiler için de iş güvenliği uzmanlarının ikamet ettikleri iller ve sınır komşularına hizmet verilmesiyle sınırlandırılması daha uygun olur.
Ayrıca her yerde OSGB açılması bazı bölgelerin OSGB arz fazlasına sebebiyet verir. Bu tür kurumların merkezlerinin kurulu bulundukları ildeki bir OSGB'den hizmet alması yararlı olur.
. İSG Katip sisteminin sağlıklı işletilmesi için SGK verilerinin online olarak alınabilmesi sağlanmalıdır. İSG Katip sisteminde görünmeyen işyerleri manuel girilebilmelidir.
. Ayrıca, hem iş güvenliği uzmanlığı hizmeti, hem de işyeri hekimliğinde 1000-750-500 işçi çalıştıran işyerlerinde tam zamanlı işyeri hekimi/iş güvenliği uzmanı çalıştırılması uygulamasından vazgeçilmelidir. Saat bazında hizmet alınmalıdır. Bir işyerinde işyerine "İş güvenliği hizmetlerinin sunulması için hesaplanan zorunlu süre bölünmek suretiyle birden fazla kişi görevlendirilemez." hükmü vardır. Bu uygulamada bazı sıkıntılara sebebiyet veriyor. Özellikle birkaç saatlik eksiklikler olması halinde hizmette aksamaya sebebiyet veriyor. A ve B grubu İş güvenliği uzmanlarının sayısal yetersizliğini aşmak için A ve B grubu iş güvenliği uzmanı çalıştırma süresinin bir kısmının C grubu tarafından yerine getirilmesine izin verilmelidir. Örneğin, 100 saat A grubu uzman çalıştırması gereken çok tehlikeli işyerinin bu 100 saatin 20 saatini A grubu ve kalan 80 saatini de B veya C grubu uzmanla tamamlaması durumunda yükümlülük yerine getirilmiş olacaktır. Böylece A gurubu uzman sayısının yetersizliğinden kaynaklanan eleştiriler önleneceği gibi, C grubu uzmanlara da A grubu deneyimli uzmanlarla birlikte çalışarak kendini yetiştirme fırsatı verilmiş olacaktır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik'in, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer'in ve tüm İSG Genel Müdürlüğü personelinin iş sağlı ve güvenliği sisteminin kurulmasında çok emeği var. Gerçekten geceli-gündüzlü büyük bir özveri ve emekle çalıştığını çok iyi biliyorum. Umarız sistemde yaşanan sorunların çözümlerinde yukarıda yer alan önerilerimizi de dikkate alarak sistemin önünü açar. Eğer uygulamada yaşanan sorunlar bitirilirse ülkemiz iş sağlığı ve güvenliği alanındaki hizmetlerinden dolayı hem Sayın Bakan Sayın Faruk Çelik ve hem de Kasım Özer ve ekibini ilelebet saygıyla anar.

Kaynak: Dünya Gazetesi - Resul Kurt - 10.05.2013

Hiç yorum yok: