16 Mart 2013 Cumartesi

İş sözleşmesinin verimsizlikten feshi

İş sözleşmesinin verimsizlikten feshi 

İş sözleşmesinin feshinde yasal kurallara uyulmalıdır. İş Kanunu'nun 17, 18 ve izleyen maddelerine göre, işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir dille belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı işçinin savunması alınmadan, belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak işverenin İşK.m.25/II hükmü ile belirlenip sınırları çizilmiş olan şartlarına uygun fesih hakkını kullanırken işçinin savunmasının alınması yasal olarak şart kılınmamıştır. İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Bilindiği üzere, iş güvencesi, geçerli bir sebep olmadan işçinin sözleşmesine son verilememesi demektir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18-21. maddelerinde 'iş güvencesi' düzenlenmiştir. İşveren ihbar ve kıdem tazminatlarını ve tüm ücretlerini ödeyerek işten çıkardığı işçi için geçerli sebebi mahkemede ispatlamak zorunda kalabilir. İşverenin işçiyi işten çıkarabilmesi için geçerli sayılan sebeplerden, a) İşçinin yetersizliğinden kaynaklanan sebepler, ortalama olarak benzer işi görenlerden daha az verimli çalışma; gösterdiği niteliklerden beklenenden daha düşük performansa sahip olma, işe yoğunlaşmasının giderek azalması; işe yatkın olmama; öğrenme ve kendini yetiştirme yetersizliği; uyum yetersizliği gibi sebeplerdir. b) İşçinin davranışlarından doğan sebepler, işverene zarar vermek ya da zararın tekrarı tedirginliğini yaratmak; işyerinde rahatsızlık yaratacak şekilde çalışma arkadaşlarından borç para istemek; ücretine sık sık haciz konmasına sebep olmak; arkadaşlarını işverene karşı kışkırtmak; işyerinde iş akışını ve iş ortamını olumsuz etkileyecek bir biçimde diğer kişilerle ilişkilere girmek; işin akışını durduracak şekilde uzun telefon görüşmeleri yapmak; sık sık işe geç gelmek ve işini aksatarak işyerinde dolaşmak; amirleri veya iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek, sıkça ve gereksiz yere tartışmaya girişmek gibi sebeplerdir.

K. Nuri SAZLI (Çankırı) isimli okuyucumun sorusu şöyle: 'Merhaba Tahsin Bey. 15 Şubat 2010 tarihinde yayınlanan makalenizde adı geçen kişiyim. Sizden bir konuda daha yardım isteyeceğim. 26.04.2012 tarihinde bir granit fabrikasında pres teknisyeni olarak işe başladım. 29.11.2012 tarihinde işyerinde bölüm şefi adayıyla tartıştık. Aramızda sadece ağız münakaşası oldu. O da üst yönetime beni şikâyet etmiş. Öğleden sonra beni personel müdürü odasına çağırdı. Niye tartıştığımızı sordu. Ben de kendisine olayı anlattım. Hak verdi ama üst yönetimin çıkışımı istediğini söyledi. Ben bu tartışmayı işleme almıyorum, burada emeğin var, ben bu yüzden senin çıkışını verimsizlikten göstereceğim, dedi. Tazminatını alabileceksin, ayrıca işsizlik için de başvurabileceğimi söyledi. Bana da holdingden gelen üzerinde çalışmakta olduğunuz işyerimizdeki iş akdiniz, '4857 sayılı İş Kanunu'nun 18'inci maddesi gereğince 29.12.2012 tarihi itibariyle feshedilmiş olup, kanundan doğan tüm yasal haklarınız tarafınıza ödenecektir' yazılı kâğıt imzalattılar. Bir nüshasını da bana verdiler. 250.-TL de Ekim ayı maaşımdan yol parası verdiler. Yakın zamanda personel müdürü işinden ayrılmış. Kasım maaşım yakın zamanda ödendi. Ekim 2012 ayına ilişkin ücretimden alacağım ve 4 haftalık ihbar tazminatım ödenmediği için, Çankırı İşkur'a başvurdum. İşkur'un fabrika personeli ile yaptığı görüşmede biz onu fabrikada tartıştığı için, işten çıkardık demişler. İşkur'daki çıkış kodum da 4 olarak gösterilmiş. Aşağıda sorularıma cevap verebilir ve bana yol gösterebilir misiniz? 1. Bana seni verimsizlikten çıkardık dediler, bana imzalattıkları kâğıt farklı mı? 2. Ben, 4 haftalık ihbar tazminatımı alabilecek miyim? 3. İşveren haklı mı, ben hakkımı nerede arayabilirim?'

Yukarıda verilen bilgilere göre, cevabımı şöyle oluşturabilirim: Okuyucuma imzalatılan fesih yazısının bir nüshası, kendisine verildiğine göre, işveren, fesih gerekçesini değiştiremez. Eğer işverenin diğer işçisine sataşması nedeniyle iş sözleşmesi feshedilmiş olsaydı, fesih yazısı da bu esaslara göre, tazminatsız haklı fesih yazısı olurdu. Okuyucumun işyerindeki kıdem süresi, 7 ay 3 gün olarak hesaplanmıştır. Buna göre, işe iade davası açabilmesi için gerekli olan şartlardan biri olan altı aylık kıdemi bulunduğundan işe iade davası açabilirdi. Ve yasal şartları taşıyorsa işsizlik ödeneğini 'Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nden isteyebilirdi. Kendine verilen fesih yazısında, 'iş akdiniz, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18'inci maddesi gereğince 29.12.2012 tarihi itibariyle feshedilmiş olup, kanundan doğan tüm yasal haklarınız tarafınıza ödenecektir' ibaresi yazılı olduğuna göre, işverenlikçe ihbar tazminatının ödenmesi gerekmektedir. Şikâyeti üzerine yapılan inceleme sonucunda sorununu çözememişse; bu nedenle Noter tebligatıyla işverenden 4 haftalık ücreti tutarındaki ihbar tazminatının ödenmesi istenip; ödenmediğinde görevli iş mahkemesinde alacak davası (ihbar tazminatı ve ücret alacakları için) açılabilecektir. Kazandığında mahkeme masrafları da işverenlikçe ödenecektir.

Kaynak: Yeni Şafak - Tahsin Sınav - 11.03.2013

 

Hiç yorum yok: