11 Şubat 2013 Pazartesi

SGK Genelgesi 2013-5 Sosyal Güvenlik denetmenleri denetim standartları

 

 

 

 

 

 

 

SOSYAL GÜVENLİK DENETMENLERİ

DENETİM STANDARTLARI

 

                     

 

 

 

 

 

 

 

 

                   

2013

 

Ankara

 

 

 

 

İÇİNDEKİLER

1- AMAÇ, KAPSAM VE DAYANAK: 6

1.1. Amaç: 6

1.2. Kapsam: 6

1.3. Dayanak: 6

2-DENETİMİN TEMEL İLKELERİ: 6

3-SOSYAL GÜVENLİK DENETMENLİĞİ MESLEK STANDARTLARI: 7

3.1. Sosyal Güvenlik Denetmenliğinin Gerektirdiği Standartlara Sahip Olmak: 7

3.1.1. Denetmen Yardımcılığı Giriş Sınavına Katılma Şartları: 8

3.1.2.Denetmenlerin Görev Yetki ve Sorumlulukları: 9

3.2. Denetmenlerin Uyacakları Hususlar ve Etik Kurallar: 12

3.2.1. Denetmenlerin Çalışma Anlayışları: 12

3.2.2. Etkin, Yetkin, Dürüst, Bağımsız, Tarafsız, Özenli ve Etik Değerlere Sahip Olmak: 12

3.3. Mesleki Eğitim, Yeterlilik ve Tecrübeye Sahip Olmak: 13

3.3.1. Denetmen Yardımcılarının Yetiştirilmesi: 13

3.3.2.Yetişmede Bireysellik İlkesi: 14

3.3.3. Denetmen Yardımcılarının Yetiştirme Programı: 14

4- İNCELEME, DENETİM, KONTROL STANDARTLARI: 17

4.1. İş Kazası Sigortası: 17

4.1.1.  01.10.2008 tarihi Öncesi (506 Sayılı Kanun): 18

4.1.2.  01.10.2008 tarihi sonrası (5510 Sayılı Kanun): 26

4.1.3. İş Kazası Olaylarının İncelenmesi ve Soruşturulması: 28

4.2. Meslek Hastalıkları Sigortası: 34

4.2.1. 01.10.2008 tarihi Öncesi (506 Sayılı Kanun): 35

4.2.2.  01.10.2008 tarihi Sonrası (5510 Sayılı Kanun): 38

4.2.3. Meslek Hastalıklarının İncelenmesi ve Soruşturulması: 40

4.3. İş Kazası ve Meslek Hastalığının İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı Kapsamında İncelenmesi: 44

4.3.1. İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı Genel Bakış: 44

4.3.2. T.C.K. Açısından Değerlendirme. 45

4.3.3. 4857 Sayılı İş Kanunu Açısından Değerlendirme. 46

4.3.4. Tüzükler. 53

4.3.5. Yönetmelikler. 53

4.3.6. İşverenlerin, İşveren Vekillerinin ve İşçilerin Sorumlulukları ve Yükümlülükleri 54

4.3.7.  İş Kazası ve Meslek Hastalığına Genel Bakış. 54

4.3.8. Örnek İş Kazaları İncelemeleri 60

4.3.9. Bazı Yargıtay Kararları 61

4.3.10. İş Kazası ve Meslek Hastalıkları İncelemelerinde Kusur Oranları: 66

4.4.  Hastalık ve Analık Sigortası Olaylarının İncelenmesi: 71

4.4.1. 01.10.2008 tarihi Öncesi (506 Sayılı Kanun): 71

4.4.2. Ortak Konular (01.10.2008 tarihi Öncesi). 75

4.4.4. Kısa Vadeli Sigorta Kollarında Ortak Konular (01.10.2008 tarihi Sonrası): 81

4.5. Geç Verilen Prim Belgeleri Hakkında İnceleme: 98

4.5.1.  İşyeri Dosyasının Tetkik Edilmesi: 98

4.5.2. İşyerinde Yerel Denetim Yapılması: 98

4.5.3. Kayıt ve Belgelerin İncelenmesi: 99

4.5.4.  Kamu Kurum Ve Kuruluşlarından Bilgi Ve Belge Temini: 100

4.5.5. Terk, Tasfiye Veya İşin Tamamlanması Halinde Yapılacak İşlemler: 100

4.5.6. Tespitlerin Değerlendirilmesi: 100

4.6. Tehlike Sınıf Ve Dereceleri Hakkında İnceleme: 101

4.7. İhaleli İşler İle Özel Bina İnşaatı Ve Benzeri İşlerin  Devamlı İşyeri İşçileri İle Yapılması: 101

4.7.1. İşyeri Dosyasının İncelenmesi: 101

4.7.2. İşyerine Ait Yasal Kayıt Ve Belgelerin İncelenmesi: 102

4.7.3. İşyerinde Yerel Denetim Yapılması: 102

4.7.4.  Tespit Edilen Bilgilerin Değerlendirilmesi: 103

4.8. Özel Bina İnşaatı ve İhale Konusu İşler Dışında Kalan İşlerle İlgili İnceleme ve Değerlendirme: 104

4.8.1. İşyeri Dosyasının Tetkiki: 104

4.8.2. İşyeri Kayıtlarının Tetkiki: 104

4.9. İşyeri Devri İle İlgili İncelemeler: 105

4.9.1. Bazı İş ve İşyerlerinde El Değiştirmeyi Gerektirmeyen Haller. 105

4.9.2. Diğer Geçici ve Mevsimlik İşlerde El Değiştirmeyi Gerektirmeyen Haller. 106

4.9.3. İşyerlerinin Devri İle İlgili Olarak Yapılacak İncelemeler Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar  107

4.9.4. Diğer Araştırmalar: 108

4.10. Şirket Ortaklarının Sigortalılığı İle İlgili İncelemeler: 108

4.10.1.  (01.10.2008) Tarihi Öncesi 108

b) Kollektif Şirket Ortaklarının Sigortalılığı 108

c)Anonim Şirketlerde, Şirketi Temsil ve İdare Edenler ile Kurucu Ortakların Sigortalılığı 109

e)  Komandit Şirket Ortaklarının Sigortalılığı 110

f) Limited Şirket Ortaklarının Sigortalılığı 111

g) Şirket Denetçilerinin (Murakıplarının) Sigortalılığı 112

h) Şirket Ortaklarının Sigortalılığı ile ilgili Açıklanması Gereken Diğer Hususlar. 112

4.10.2. (01.10.2008) Tarihi Sonrası (5510  Sayılı Kanun). 113

4.10.3. Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi (5510 Sayılı Kanun). 115

4.10.4.  Şirket Ortaklarının Sigortalılıkları İncelemelerinde Dikkat Edilecek Hususlar. 117

4.11. İhbar, Şikayet ve Yakınmalar Hakkında Yapılacak İnceleme – İncelemelerde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar: 118

4.11.1. Genel Bilgiler. 118

4.11.2. İhbar ve Şikayet Dilekçeleriyle İlgili Yasal Dayanaklar. 119

4.11.3. Sigortalı Hizmet Kazandırma Bilgi ve Belgeleri 119

4.11.4. Yemin Hariç Her Türlü Delil 124

4.11.5. Karineler. 128

4.12. İşyeri Ve Sigortalılık Bazında Sahte Bildirimler İle İlgili İncelemeler. 128

4.12.1. Sahte Sigortalılık İncelemelerinde Dikkat Edilecek Hususlar. 128

4.12.2. Sahte Sigortalılık İncelemelerinde Uyulması Gereken Hususlar. 129

4.12.3. Sahte İşyeri İncelemelerinde Dikkat Edilecek Hususlar. 131

4.12.4.  Sahte İşyeri İncelemelerinde Uyulması Gereken Hususlar. 132

4.13. Ana Ve Baba Hakkında Yapılacak İnceleme Standartları: 134

4.14. Kız Çocukları Hakkında Yapılacak İncelemelerde İzlenmesi Gereken Usul ve Esaslar (Boşanmalar)  136

4.14.1.  Boşandığı Eşiyle Fiilen Birlikte Yaşayan Eş ve Çocukların Durum Değişiklikleri ve Dikkat Edilecek Hususlar. 137

4.15. Kayıt Ve Belgeler İle İnceleme Usulleri: 140

4.15.1. Kayıt ve Belge Kavramı 140

4.15.2. İşverenlerin Kayıt Düzenleme Yükümlülüğü. 140

4.15.3. Vergi Usul Kanununa Göre Tutulması Gereken Kayıt Ve Belgeler. 141

4.15.4. Bilanço Esasına Göre Defter Tutma. 143

4.16.5. İşletme Esasına Göre Defter Tutma. 144

4.16.6. Türk Ticaret Kanununa Göre Tutulması Gereken Defterler. 147

4.15.7. Diğer Kanunlara Göre Tutulması Gereken Defterler. 151

4.15.8. Defterlerle İlgili Diğer Bilgiler. 155

4.15.9. e-Defter (Elektronik Defter) ve Fatura (Elektronik Fatura) Uygulaması 166

4.15.10. İşverence Tutulması Gereken Kayıt ve Belgelerin İncelenmesinde İzlenmesi Gereken Usul ve Esaslar  167

4.15.11. 5510 Sayılı Kanuna Göre Defter ve Belgelerin Saklanması 167

4.15.12. 5510 Sayılı Kanuna Göre Kayıt ve Belgelerin İbrazı 167

4.15.13. 5510 Sayılı Kanuna Göre Kayıt ve Belgelerin İbraz Edilmemesinin Yaptırımı 168

4.15.14. İşverenlerce Tutulacak Kayıt ve Belgelerin Geçerliliği 170

4.16. Meslek Odaları ile Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kurum ve Kuruluşları Kayıtlarının İncelenmesinde İzlenmesi Gereken Usul ve Esaslar. 175

4.16.1. Yapılacak İncelemelerde Uyulması Gereken Hususlar. 177

4.17. Genç ve Çocuk Sigortalı Bildirimlerinin İncelenmesinde İzlenmesi Gereken Usul ve Esaslar. 179

4.17.1. İncelemelerde Dikkat Edilecek Hususlar. 179

4.18. Çok Zor Durum Halinin Tespitine Yönelik İncelemelerde İzlenmesi Gereken Usul ve Esaslar: 181

4.18.1.Borçluların "çok zor durumda" Olup Olmadığının Tespiti 182

4.19. İlişkisizlik Belgesine Esas Denetim İşlemleri: 182

4.19.1. Özel Bina İnşaatlarında İlişiksizlik Belgesi Verilmesinde Denetime Yönelik Özellik Arz Eden Hususlar  183

4.19.2. Hiç Tescil Edilmemiş veya Tescil Edilmiş Olmakla Birlikte Hiç Bildirimde Bulunulmaması Hali 183

4.19.3. Araştırma ve Resen Yapılacak İşlemlerde Ortak Hükümler. 184

5. ÇALIŞMA ALANI STANDARTLARI. 186

5.1. Yerel Denetimler (Durum Tespitleri) İle İlgili Çalışma Standartları: 186

5.1.1. Yerel Denetimin Aşamaları 186

5.1.2. Yerel Denetim Tutanaklarında Bulunması Gereken Bilgiler. 187

5.1.3. Diğer Hususlar. 188

5.2. Kayıt İncelemeleri İle İlgili Çalışma Standartları: 191

5.2.1. İşyeri Kayıt İnceleme Tutanağı, Tanzim Şekli ve Sıralaması 191

5.2.2. Diğer Hususlar. 194

5.3. İfade Alınması ile İlgili Çalışma Standartları: 194

5.3.1. İfade Alımında Uyulması Gereken Usul ve Esaslar: 194

5.3.2. Engellilerin İfadesinin Alınması: 196

5.3.3. İfade Tutanağı ve Tanzim Şekli: 197

5.4. Yazışma Yapılması ve Bilgi, Belge İstenmesi ile İlgili Çalışma Standartları 197

5.4.1. Tebligatın Tanımı, Türleri ve Yapılması: 197

5.4.2. Davetiye, Tebliğ Mazbatasında Bulunması Gereken Kayıtlar: 198

5.4.3. Tebligat Yapılabilecekler: 199

5.4.4. Sosyal Güvenlik Denetmen ve Denetmen Yardımcılarının Yazışma Esasları ve Kamu Kurum Kuruluşlarından Bilgi Belge Temini 204

5.5. Denetimin Gizliliği Ve Objektif Olması 204

6. DENETİM İŞLEMLERİNDE İŞ AKIŞI STANDARTLARI: 204

6.1. Gelen – Giden Evrak İşlemleri: 204

6.2. Denetim Talep Yazıları: 204

6.2.1. Denetim Talep Yazılarının Şekil Esasları 204

6.2.2. Sosyal Güvenlik Denetmeleri Sorumlusu. 205

6.2.3. Denetim Taleplerinin Uygunluğu. 206

6.2.4. Denetim Gerekçelerinin Sosyal Güvenlik Denetmenlerine Dağıtımı ve İade Edilmesi İşlemleri 206

6.2.5. Konusu Aynı Olan Denetim Gerekçeleri 208

6.2.6. Konusu Farklı Olan Denetim Gerekçeleri 209

6.2.7. Birden Fazla Rapor Gerektiren İşler. 209

6.2.8. Denetim Taleplerine İlişkin Diğer Hususlar. 209

6.3. Rapor Okuma Komisyonu ve İş Akışı 213

6.3.1. Rapor Okuma Komisyonlarının Oluşturulması 213

6.3.2. Rapor Okuma Komisyonunun Görevleri ve İş Akışı 214

6.4. Raporların Tahlil Edilmesi ve Değerlendirilmesi 214

7-RAPORLAMA STANDARTLARI. 215

7.1. Genel Bilgiler. 215

7.2. Raporların Düzenlenmesinde Şekle İlişkin Hususlar. 215

7.2.1. İnceleme Raporunun Düzenlenmesine İlişkin Hususlar. 215

7.2.2. Araştırma - İnceleme Raporunun Düzenlenmesine ilişkin Hususlar. 217

7.2.3.Durum Tespit Raporunun Düzenlenmesi İle İlgili Esaslar. 218

7.2.4. İş Kazası ve Meslek Hastalığı İnceleme Raporu Düzenlenmesi ile ilgili Esaslar. 220

7.3. Ek Belgeler Listesi 221

7.3.1. Rapor Ekleri 222

7.3.2. Dosya Tipi 223

7.4. Aylık Çalışma Cetvelleri 223

8- SOSYAL GÜVENLİK DENETMEN VE DENETMEN YARDIMCILARINA İLİŞKİN DİĞER HUSULAR   223

8.1. Çalışma Yerleri 223

8.2. Seyahat Esasları 224

8.3. Kimlik Belgesi ve Mühür. 224

EKLER.. 225

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1- AMAÇ, KAPSAM VE DAYANAK:

 

1.1. Amaç:

 

Bu denetim standartlarının temel amacı, sosyal güvenlik denetmenleri ve sosyal güvenlik denetmen yardımcılarının, görev, yetki ve sorumlulukları, yapacakları tespit ve düzenleyecekleri rapor ile çalışmalarında uyacakları usul ve esaslarının belirlenmesi ve çalışmalarında norm ve standart birliğinin sağlanmasıdır.

 

Denetimin planlanmasında, yürütülmesinde, sonuçların raporlanmasında ve izlenmesinde öngörülen aşama ve usuller ile denetim kanıtlarının toplanmasında yararlanılan denetim tekniklerini düzenleyen denetim rehberleri; uygulamaya yön veren, denetimde kalite ve standardı sağlayan, denetmenin mesleki birikimini ve yaratıcılığını destekleyen temelleri oluşturmaktadır.

 

Denetmenler, tarama, inceleme, araştırma, tespit, denetim, tarama ve durum tespiti ile ilgili tüm faaliyetlerinde bu rehberde belirtilen hususlara azami düzeyde uymakla yükümlü olup, denetimleri mesleki tecrübe ve yenilikçi yöntemlerle yürütürler.

 

1.2. Kapsam:

Sosyal güvenlik denetmenleri ve sosyal güvenlik denetmen yardımcılarının inceleme, araştırma, tespit, denetim, tarama ve durum tespiti ile ilgili tüm faaliyetleri; Kanunlara, Yönetmeliklere, Tebliğlere, Genelge ve Genel Yazılarda belirtilen esaslara göre yürütülür.

 

Sosyal güvenlik denetmenleri ve sosyal güvenlik denetmen yardımcılarının çalışmaları İl müdürü veya görevlendireceği il müdür yardımcısı tarafından verilecek;

a) Denetim programlarını,

b) Kendilerine havale edilecek denetim veya tespit taleplerini,

c) Genel denetim suretiyle işyerlerinde yapılacak durum tespitleri için verilecek talimatı,

d) Benzeri inceleme, araştırma, tespit, bilgilendirme, denetim ve tarama işlerini kapsar.

 

1.3. Dayanak:

Bu denetim rehberi, 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 31 inci maddesi ve geçici 8 inci maddeleri kapsamında hazırlanan 26/5/2011tarihli ve 27945 sayı ile Resmi Gazetede yayınlanan "Sosyal Güvenlik Denetmenliği ve Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcılığı Sınav, Atama, Yetiştirilme, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğine" dayanılarak hazırlanmıştır.

 

2-DENETİMİN TEMEL İLKELERİ:

 

Denetim, özü itibariyle denetim ihtiyacını doğuran bir riskin varlığına yani önceden tanımlanmış birtakım normlara aykırılık olasılığına dayanır.

 

Denetimin kalitesi ise, gerçekleştirilen işin açıkça ilan edilmiş ölçütlere (ilkelere) bağlı sistematiği ile ilgilidir.

 

Sosyal güvenlik denetimini etkin bir şekilde yerine getirebilmek için Sosyal Güvenlik Denetmenleri temel ilkeleri (standartları) uygulamak ve destelemek zorundadır. Bu ilkeler şunlardır;

 

a)Dürüstlük: Sosyal Güvenlik Denetmeni mesleğini yerine getirirken açık ve dürüst olmalıdır. Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin dürüstlüğü güven oluşturur ve böylece verdikleri hükümlere itimat edilmesine yönelik bir zemin sağlar. Görevi dışında dahi, namuslu ve dürüst davranışlarla bağdaşmayacak hareketlerden kaçınmalıdır.

 

b) Objektiflik (Nesnellik): Sosyal Güvenlik Denetmenleri inceledikleri süreç veya faaliyet ile ilgili bilgiyi toplarken, değerlendirirken ve raporlarken en üst seviyede mesleki objektiflik sergiler. Denetmenler ilgili tüm şartların değerlendirmesini dengeli bir şekilde yapar ve kendilerinin veya diğerlerinin menfaatlerinden etkilenmez.

 

c)Tarafsızlık: Sosyal Güvenlik Denetmeni bütün görevi boyunca önyargılardan, kayırmadan, dışsal etkilenmelerden veya çıkar çatışmalarından arınmış ve nesnel yargılara ulaşmaya olanak verecek bir mesleki davranışla kendini belli edecek şekilde yansız tavırlarını korumaya özen göstermelidir.

 

d)Mesleki Yeterlik ve Gerekli Özen: Sosyal Güvenlik Denetmeni, mesleğini yürütürken gerekli özeni göstermeli, özenle çalışmalı ve yeterli olmalıdır. Mesleki özen aynı zamanda mesleğe olan saygı demektir. Sosyal Güvenlik Denetmeni denetim adımlarında salt bir görevi yerine getirmenin ötesinde o görevin gerektirdiği çabayı, titizliği göstermeli ve mesleki incelikleri uygulamayı ihmal etmemelidir.

 

e)Sır Saklama (Gizlilik):Sosyal Güvenlik Denetmeni, mesleğini yürütürken öğrendiği gizli olması gereken bilgilere saygılı olmalı ve bunları uygun ve özel izin olmaksızın veya yasal veya mesleki bir görev olmaksızın kullanmamalı veya açıklamamalıdır.

 

f)Mesleki Davranış: Sosyal Güvenlik Denetmeni, mesleğin saygınlığının gerektirdiği şekilde tutarlı davranmalı ve mesleğe gölge düşürecek herhangi bir davranıştan kaçınmalıdır.

 

g)Bağımsızlık: Sosyal Güvenlik Denetmeni bağımsız olmalıdır. Bağımsızlık sadece dürüstlük, yansızlık ve yeterlilik ilkelerinde ifadesini bulan düşünsel süreçler ile değil, aynı zamanda üçüncü kişileri bu konuda kuşkuya düşürebilecek her türlü durumun engellenmesi ile de ortaya konulmalıdır.

 

h)Mesleki Eğitim ve Uzmanlık (Yetkinlik – Ehil Olma): Denetim görevini gerçekleştirecek olan Sosyal Güvenlik Denetmeninin yeterli teknik bilgiye ve deneyime sahip olmasını öngörmektedir. Bu da özellikle muhasebe, sosyal güvenlik ve özel hukuk gibi konularda, ilgili fakültelerde eğitim görmeyi ve diploma almayı gerektirmektedir. Sosyal Güvenlik Denetmeni denetim hizmetlerinin gerçekleşmesinde gereken bilgi, beceri ve tecrübeyi ortaya koyar.

 

3-SOSYAL GÜVENLİK DENETMENLİĞİ MESLEK STANDARTLARI:

 

3.1. Sosyal Güvenlik Denetmenliğinin Gerektirdiği Standartlara Sahip Olmak:        

           

Sosyal Güvenlik Denetmeni olabilmek için öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yapılacak Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcılığı giriş sınavını kazanmak gerekir.

 

Denetmen yardımcıları mesleğe özel yarışma sınavı ile alınır. Denetmen yardımcılığı giriş sınavı, KPSS sonuçlarına göre Başkanlık tarafından yapılacak yazılı ve/veya sözlü sınavdan oluşur.

 

Giriş sınavları, kadro ve ihtiyaç durumları dikkate alınarak Başkanlık tarafından uygun görülecek zamanlarda yapılır.

 

Giriş sınavları, Başkanlık tarafından ilan edilir ve Denetmen Yardımcılığı sayısına göre birden fazla oluşturulabilecek Başkanın veya görevlendireceği bir başkan yardımcısının veya birim amirinin başkanlığında, başkan yardımcıları, birim amirleri ve daire başkanları ile üniversite öğretim üyeleri arasından belirlenecek beş asıl ve üç yedek üyeden oluşan Komisyon tarafından yapılır. Asıl üyelerin herhangi bir nedenle Komisyona katılmamaları halinde, yedek üyeler tespit sırasına göre Komisyona katılırlar.

 

Komisyon üye tamsayısıyla toplanır ve oy çokluğuyla karar alır. Komisyonun sekreterlik hizmetleri İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı'nca yürütülür. Giriş sınavına katılma şartları, öğrenim dalları, sınav tarihi ve yeri, sınavın yapılış şekli, KPSS puan türü ya da türleri ve asgari puanlar, yazılı ve/veya sözlü sınav konuları, puan sıralamasına göre kaç adayın çağrılacağı, atama yapılacak kadro sayısı, sınıf, unvan ve dereceleri, son başvuru tarihi, gerek görülmesi halinde öğrenim dallarına ait kontejanlar, başvuru yeri ve sınavla ilgili diğer hususlar, başvuru süresinin bitiminden en az onbeş gün önce Türkiye genelinde yayınlanan tirajı en yüksek ilk beş gazetenin en az birinde, Resmi Gazete'de ve Başkanlığın kurumsal internet sitesinde ilan edilir.

 

3.1.1. Denetmen Yardımcılığı Giriş Sınavına Katılma Şartları:

          Giriş sınavına katılabilmek için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde yer alan genel şartlara ek olarak aşağıdaki şartlar aranır;

 

a) En az dört yıllık eğitim veren yüksek öğretim kurumlarının hukuk, siyasal bilgiler, iktisadî ve idarî bilimler, iktisat, işletme, matematik, istatistik, aktüerya, bankacılık, sigortacılık, işletme mühendisliği, endüstri mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektronik mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği, bilgisayar mühendisliği, sosyal hizmetler ve sağlık idaresi/yönetimi fakülte, yüksek okul veya bölümlerinden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olmak,

b) Sınavın yapıldığı gün itibariyle 30 yaşından gün almamış olmak,

c) Görevini devamlı olarak yapmaya engel bir durumu olmamak,

ç) Son başvuru tarihi itibariyle geçerlilik süresi dolmamış KPSS'den başvuru ilanında belirtilen puan türünden yeterli puanı almış olmak,

d) Kurumca açılan giriş sınavında iki defadan fazla başarısız olmamak gerekir.

           

          Başkanlık, birinci fıkranın (a) bendinde sayılan alanlardan olmak kaydıyla ihtiyaç duyulan öğrenim dallarına göre kontenjan belirleyebilir.

 

 

3.1.2.Denetmenlerin Görev Yetki ve Sorumlulukları:

 

3.1.2.1. Denetmen ve Denetmen Yardımcılarının Görevleri:

 

Denetmen ve denetmen yardımcılarının görevleri yönetmeliğin 24 üncü maddesinde

aşağıdaki gibi sayılmıştır. Buna göre;

 

Denetmen ve denetmen yardımcıları, sosyal güvenlik merkez müdürlüğünden intikal eden denetim gerekçeleri de dâhil, il müdürü veya görevlendireceği il müdür yardımcısı tarafından verilen yazılı emir üzerine;

 

a)      Yapılacak inceleme, denetim ve kontrol sonucunda;

 

1) İşyerinin mevcut durumunun, gerektiğinde ruhsatsız yapılmış olanlar da dâhil olmak üzere özel bina inşaatlarının yapı, sınıf ve grubunun belirlenmesi için inşaatın niteliğinin ve yüzölçümünün, yarım kalan inşaatların yapılmış olan kısımlarının seviyelerinin, başlama ve bitiş tarihlerinin,

2) İşyerinin faal olup olmadığı ile işyeri tescilinde verilen bilgilerin doğruluğunun,

3) İşyerlerinde yapılan işin niteliği ile yapılan işte değişiklik olup olmadığının,

4) Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen prim borçlarına halef olma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin,

5) Sigortalıların ve sigortalı olması gerekenlerin Kuruma bildirilip bildirilmediğinin,

6) Kanunda sigortalılık başlangıç ve bitişi ilgili kurum ve kuruluşlardaki vergi mükellefiyeti, tescil ve sicil işlemlerine bağlanmış sigortalıların sigortalılık başlangıç ve bitiş tarihlerinin,

7) Sigortalıların kimlik bilgilerinin, çalışma sürelerinin, ücretlerinin ve prime esas kazançlarının,

8) İşten ayrıldığı bildirilen sigortalının, fiilen çalışmalarının devam edip etmediğinin tespit edilmesi ile aylık prim ve hizmet belgesi ve sigortalı hesap fişi bilgilerinin farklı olduğunun tespit edilmesi halinde, sigortalıların işten ayrılış tarihinin,

9) Sigortalıların/iştirakçilerin fiili hizmet veya itibari hizmet uygulamasından yararlandırılıp yararlandırılmayacağı hususlarının, tespit edilmesi,

 

b)      İşyerleri ve işverenlerin defter ve belgelerinin incelenmesi,

c)      Kurumun ilgili birimlerince yapılan yazışmalar sonucu işverenlerin, aracıların, sigortalıyı devir alan işverenlerin, sigortalıların ve diğer şahıs veya kuruluşların adreslerinin tespit edilememesi halinde gerekli araştırmaların yapılması,

d)     Kurum alacağının tahsili amacıyla ilgililerin hacze kabil mal varlığının olup olmadığının araştırılması,

e)      Sigortalı işe giriş tarihinde, sigortalının bildirimi ile işverenin/bildirim yükümlülüğü bulunan ilgili kurum ve kuruluşların bildirimi arasında farklılık olması halinde, farklılık nedeninin tespit edilmesi,

f)       Sicilsiz tahakkuklara ilişkin bildirimlerin hak iddia eden kişiye ait olup olmadığının tespitinde denetim sonucuna göre karar verilebilme ihtimalinin bulunması halinde, ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin neler olduğunun açıkça belirtilerek araştırılması,

 

g)      6/8/2003 tarihinden önce ölen sigortalının ana ve babasının geçimlerinin, sağlığında sigortalı tarafından sağlanıp sağlanmadığı hususunda gerektiğinde araştırma işleminin yapılması,

h)      Sigortalılar ile Kurumdan gelir veya aylık alanların geçindirmekle yükümlü bulundukları kimselerinin olup olmadıkları ile bunların sağlık yardımlarına müstehak bulunup bulunmadıklarının araştırılması,

i)        Sigortalı veya diğer hak sahiplerinin gelir veya aylık alma şartlarını taşıyıp taşımadıkları veya bu şartları taşımaya devam edip etmediklerinin tespitinin yapılması,

j)        Ölüm ve malullükle sonuçlananlar dışındaki iş kazası ve meslek hastalığı hallerinin incelenmesi ve/veya soruşturulması ve hastalık iddiası olaylarının incelenmesi,

k)      İl müdürü tarafından denetimi uygun görülen eczane, hastane, tıbbi malzeme ve tedavi edici ürünler temin eden işyerleri, optisyenlik gibi müesseseler gibi sağlık hizmet sunucularının, sigortalıların sosyal güvenlik mevzuatı kapsamındaki iş ve işlemlerinin mevzuata, Kurumla yapılan sözleşme ve protokollere uygunluğu konusunda inceleme, tespit, denetim ve tarama yapılması,

l)        Sağlık hizmet sunucularının vermiş olduğu sağlık hizmetlerinin, sosyal güvenlik mevzuatına ilişkin ödeme belgeleri ile eklerinin, ilgili mevzuat ve Kurum ile sağlık hizmet sunucuları arasında akdedilen sözleşme hükümleri çerçevesinde düzenlenip düzenlenmediğinin kontrol edilmesi ve incelenmesi,

m)    Sağlık hizmet sunucularının denetiminde, denetim konusu ile ilgili olarak her türlü bilgi, belge ve kayıtların ibrazının istenmesi, bunların incelenmesi, gerektiğinde tasdikli örnek ve fotokopilerinin alınması,

n)      Sağlık hizmet sunucularının denetimi sonucunda tutanak veya rapor düzenlenmesi,

o)      Sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasıyla ilgili olarak işverenlere, sigortalılara ve diğer üçüncü kişilere hakları ve ödevleri konusunda bilgilendirme yapılması,

p)      İl müdürü veya görevlendireceği il müdür yardımcısı tarafından verilecek benzeri inceleme, araştırma, tespit, denetim ve tarama yapılması, görevlerini ve bu hususlarda ilgililerin beyanlarını alarak tutanağa kaydedilmesi işlemlerini yürütür.

 

3.1.2.2. Denetmen ve Denetmen Yardımcılarının Yetkileri:

Denetmen ve denetmen yardımcılarının görevleri Yönetmeliğin 25 inci maddesinde aşağıdaki gibi sayılmıştır. Buna göre;

 

(1) Denetmen ve denetmen yardımcıları, Kanunun uygulanması bakımından 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen denetim ve kontrol yetkisini haizdir.

(2) İşyerlerinde yapılan fiili tespitlerde çalıştıkları belirlendiği halde, işyeri kayıt ve  belgelerinde bu çalışmalara yer verilmeyen veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik prime esas gün sayılarının veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır.

(3) Denetmen ve denetmen yardımcılarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve buna benzer işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılır. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.

(4) Denetmen ve denetmen yardımcıları, görevlerini yaptıkları sırada, Kurumca verilen kimlik belgelerini göstermek suretiyle;

a) Görevlerinin yürütülmesi sırasında işyerine serbestçe girmek,

b) İşverenler, aracılar, sigortalıyı geçici olarak devir alan işverenler, sigortalılar, işle ilgili gerçek kişiler ile tüzel kişilerin ve tüzel kişiliği olmayanların temsilcilerini ve konuyla ilgili bulunan kimseleri; işyerinde ya da işyeri dışında dinlemek, sorular sormak, bunlardan gerekli bilgileri istemek ve ifadelerini almak, gerekli defter, belge ve delilleri toplamak,

c) Yapılan denetim sırasında ilgililerin kimliklerini istemek ve kimlik bilgilerini tutanağa kaydetmek,

ç) Görevlerinin yapılmasında zorluk çıkarılması halinde güvenlik kuvvetleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticilerinden kendilerine her türlü kolaylığın sağlanmasını ve yardımcı olunmasını istemek,

d) 24 üncü maddede belirtilen tespitleri yapmak üzere, aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince belirlenen işverenlerin işyeri kayıtlarını incelemek,

e) Görevlerinin ifası için gerekli çalışma ortamının sağlanmasını istemek,

f) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından, vergi dairelerinden, belediyelerden, özel idarelerden, ilgili diğer kurum ve kuruluşlardan, muhtarlıklardan gerekli bilgi ve belgeleri istemek, yetkisine sahiptirler.

(5) Denetmen ve denetmen yardımcılarınca, 4857 sayılı İş Kanununun 69 uncu maddesi gereğince gece çalışılan işyerlerinde sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasına

ilişkin tespit, denetim ve tarama yapılabilir.

(6) Denetmen ve denetmen yardımcılarının, Kanunun uygulanmasından doğan inceleme, araştırma ve denetim görevlerini yerine getirmeleri sırasında işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler, görevlerinin yapılmasına engel olamazlar; engel olanlar hakkında eylemleri başka suç oluştursa dahi, asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır. Ayrıca, görevlerini engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan işveren, sigortalı, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği taktirde 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılır. Bu suçu işleyenler hakkında ayrıca asgari ücretin on katı tutarında idari para cezası uygulanır.

(7) Denetmen ve denetmen yardımcıları, sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasına ilişkin konularda il müdürü veya görevlendireceği il müdür yardımcısının yazılı emri üzerine kamu kurum ve kuruluşlarının denetim ve kontrolle görevli memurları ile ortak çalışma yapabilirler.

(8) Denetmen ve denetmen yardımcıları tarafından, işyeri defter, kayıt ve belgelerin istenilmesi halinde işverence onbeş gün içinde ibraz edilmesi zorunludur. Ayrıca, yapılacak tebligat üzerine defter ve belgeler, incelemeyi yapacak ilgili denetmen veya denetmen yardımcısının tebligatta gösterdiği adrese getirilir. İşveren, aracı ya da sigortalıyı devir alan işveren tarafından defter ve belgelerin işyerinde (ya da belge ile kanıtlanması kaydıyla işletme merkezinde, işletme merkezi bulunmuyorsa kanuni ikametgâhında) incelenmesi yazılı olarak istenir veya bu istek bir tutanak ile tespit edilir ve ilgili denetmen veya denetmen yardımcısı tarafından da incelemeye elverişli bulunursa inceleme orada yapılır.

 

3.1.2.3. Denetmen ve Denetmen Yardımcılarının Sorumlulukları:

Denetmen ve denetmen yardımcılarının görevleri, Yönetmeliğin 27 nci maddesinde aşağıdaki gibi sayılmıştır. Buna göre;

 

(1) Denetmen ve denetmen yardımcıları görevlerini yerine getirirken aşağıdaki hususlara uyarlar:

a) Resmi ve özel ilişkilerinde; işveren, sigortalı ve üçüncü şahıslara karşı nezaket kurallarına uygun olarak davranmak, giyim-kuşam ve hareketlerinde güven ve saygı uyandırmak zorundadırlar.

b) Verilen görevleri, zorunlu hallerde izin almadıkça veya yazılı emir verilmedikçe bırakamaz, başka bir denetmene devredemezler.

c) İşverenin, aracının ya da sigortalıyı geçici olarak devir alan işverenin ve işyerinin meslek sırları, çalışma şartları, ekonomik ve ticari durumları hakkında, inceleme, denetim, tarama ve tespitleri sırasında gördükleri ve öğrendikleri hususları gizli tutarlar; bilgi aldıkları, ihbar veya şikâyette bulunan kişilerin isimlerini ve kimliklerini açıklayamazlar.

ç) Kendileri ile çıkar birliği bulunanlar veya üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımı olanlar yahut tarafsızlığı hakkında kuşku uyandıracak şekilde uyuşmazlık, husumet gibi halleri olan işveren, aracı ya da sigortalıyı geçici olarak devir alan işveren, sigortalı veya hak sahipleri ile ilgili işlere bakamazlar. Bu kişilerle ilgili işlerin verilmesi halinde durumu yazılı olarak derhal il müdürüne bildirirler.

d) Görevleri ile ilgili kişilerin, özel hizmet veya alışılmış olmayan ikramlarını kabul edemezler. Bunlarla iş ilişkisi dışında bir ilişki kuramaz, çıkar birliği sağlayamaz, borç alıp veremezler.

e) Denetime gidecekleri yerleri açıklayamaz, yaptıkları görevle ilgili işlemler hakkında yetkili makamlardan başkasına bilgi veremezler.

f) Tutanaklara, "sosyal güvenlik denetmeni/sosyal güvenlik denetmen yardımcısı kimlik belgesi gösterilmiştir" ibaresini yazmak ve düzenleyecekleri tutanakların bir örneğini imza karşılığında işveren veya vekiline, aracıya, sigortalıyı devir alana ve gerekli görülmesi halinde sigortalıya vermek zorundadırlar.

 

3.2. Denetmenlerin Uyacakları Hususlar ve Etik Kurallar:

Denetmenler, görev ve sıfatlarının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunamazlar.

 

3.2.1. Denetmenlerin Çalışma Anlayışları:

Denetmenlerin yaptıkları inceleme, denetim, araştırma ve kontrol faaliyetlerinde esas amaç, Kurumun daha iyi hizmet vermesine, başta insan kaynağı olmak üzere kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasına, yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin en aza indirilmesine yönelik çözümler ve öneriler getirmektir.

Denetmenler bu esastan hareketle;

a) Sosyal güvenlik sistemindeki yolsuzluk ve usulsüzlüklerin en aza indirilmesi,

b) Sigortalı ve işveren ile Kurum ilişkilerinin daha iyi yürütülmesi,

c) Sosyal güvenliğin yaygınlaştırılması,

d) Sigortasız işçi çalıştıran, prime esas kazanç ve prim ödeme gün sayıları noksan bildirilen işyerlerinde, inceleme yapmak suretiyle, çalışanların sosyal güvenlik haklarının sağlanması ve Kurumun prim kaybı ile haksız rekabetin önlenmesi,

e) Haksız çıkarların önlenip, caydırıcılığın egemen kılınması,

f) Eğitime katkıda bulunulması sonucunda hizmetlerin gereğince ve zamanında hak sahiplerine ulaşmasının sağlanması suretiyle sosyal güvenliğe olan güvenin pekiştirilmesi,

amaçlarını göz önünde tutarlar.

 

Denetmenlerin çalışma anlayışı; rehberlik anlayışına dayanan eğitici, verimli, iktisadi, caydırıcı ve etkin bir denetim sistemini öngörür.

 

3.2.2. Etkin, Yetkin, Dürüst, Bağımsız, Tarafsız, Özenli ve Etik Değerlere Sahip Olmak:

 

Her sistemin çalışmaları, daha önceden iyi bir şekilde planlanıyor, programlar tamamen uygulanabiliyorsa bir sorun yoktur. Ancak en iyi plan ve programı ile üretim yöntemini tanımlama olanağı yoktur. Bu nedenle, başarılı bir denetmenin aşağıdaki davranışlarda bulunması beklenir.

 

a) Denetmenlik statüsüne pozitif bir yaklaşımla bağlanmak ve bu statüye göre ilerlemek.

b) Görevinin bir kamu hizmeti olduğunu, amaçlarını ve standartlarını kavramak.

c) Denetmen olduğundan fark edilir bir gurur duymak, sorumluluğunu hissetmek.

ç) Denetim hizmetlerini analiz etmek, hangilerinde en başarılı olduğunu saptamak.

d) Gözlem ve değerlendirme yapmak için gerekli araç ve teknikleri geliştirmek.

e) Denetimini yaptığı kimseler ile olumlu ilişkiler kurmak, güdüleme, isteklendirme yollarını aramak.

f) Çalışmaların etkinliğini artırmak üzere grupları harekete geçirmek üzere ilgililerle ilişki kurmak.

 

3.3. Mesleki Eğitim, Yeterlilik ve Tecrübeye Sahip Olmak:

 

Denetmen; denetimini yaptığı yerde, bir alan uzmanı olarak rol oynamaktadır. Bu nedenle kurumlar genellikle denetim elemanlarını kurumun iş alanına uygun meslek veya branşta öğrenim yapmış elemanlar arasından seçme ve yetiştirme sistemini uygulamaktadırlar. Bu yetiştirme programını tamamlamış bir denetmende aranan uzmanlık niteliklerini kısaca sayacak olursak;

           

a) Kapsamlı bir genel eğitim ve kültüre sahip,

b)Denetimin amaç ve politikasını anlamış,

c)Denetimin sistemdeki yerini ve önemini kavramış,

ç)Kurumun faaliyet alanı ile ilgili bilgilere sahip,

d) Denetmenliğin gerektirdiği uzmanlık eğitimini görmüş,

e) Meslekle ilgili yasalar hakkında bilgi edinmiş,

f) Denetim araç ve yöntemlerini uygulayan, geliştiren,

g) İnsan ilişkilerini ve geliştirilmesini sağlayan,

ğ) Yeniliklere açık, araştırıcı ve yapıcı olan,

h) Analiz etme ve sentez yapma hünerleri olan,

ı) Kararları doğru, isabetli ve nesnel olarak veren,

i) Aydınlatıcı bilgi veren, bireye yol gösteren,

j) Hataları ve önleyici önlemleri bulan, öneren,

k) İnsanların moralini yükselten, yerinde güdüleyen,

l) Değerlendirmesini yansız ve hatasız yapan,

m)Kendi çalışmalarını ve davranışlarını değerlendiren,

n) Kanunlarda suç olarak sayılan eylemleri gören, bulan ve tanımlayan,

o)Denetim ile sistemin gelişmesine katkıda bulunan,

ö) Denetim raporlarını hatasız yazan, bir mesleki profil karşımıza çıkar.

 

3.3.1. Denetmen Yardımcılarının Yetiştirilmesi:

 

Denetmen yardımcılarının yetiştirilmesinde; 26/5/2011tarihli ve 27945 sayı ile Resmi Gazetede yayınlanan "Sosyal Güvenlik Denetmenliği ve Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcılığı Sınav, Atama, Yetiştirilme, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliği'nin 15. maddesinde yer verilmiştir. Bu maddeye göre;

 

(1) Denetmen yardımcıları için, İnsan Kaynakları Daire Başkanlığınca diğer birimlerin görüşleri de alınmak suretiyle üç yıllık bir süreyi kapsayacak şekilde yetiştirme planı hazırlanır ve bu plan Başkan tarafından onaylanır.

 

(2) Denetmen yardımcılarının yetiştirilmesindeki amaçlar şunlardır:

 

a) Denetmenliğin gerektirdiği nitelikleri kazandırmak.

b) Görev ve yetki alanına giren mevzuat ile inceleme ve denetim konularında bilgi, tecrübe ve ihtisas sahibi olmalarını sağlamak.

c) Mesleğin gerektirdiği niteliklere göre gelişimini sağlamak.

ç) Rapor yazma tekniği konusundaki bilgi ve becerilerini artırmak.

d) Bilimsel araştırma ve analiz yapma tekniklerini geliştirmek.

 

(3) Denetmen yardımcılarının yetiştirilmesinde kişisel çaba ve çalışmaları esastır.

 

(4) Denetmen yardımcıları, denetmen yardımcılığı süresinin ilk altı ayından sonra denetmenlerle birlikte inceleme ve araştırma yapabilirler.

 

3.3.2.Yetişmede Bireysellik İlkesi:

 

Denetmen yardımcılarının yetiştirilmesinde Yönetmeliğin 15. Maddesinde de belirtildiği üzere kişisel çaba ve çalışmaları esastır.

 

Bu konuda, Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından yürütülen görevler; yardımcı, yönlendirici ve özendirici niteliktedir.

 

Denetmen yardımcıları, İnsan Kaynakları Daire Başkanlığınca hazırlanan ve Başkan tarafından onaylanan eğitim ve yetişme programına göre çalışmak, refakatine verildikleri denetmenlerin gösterecekleri işleri gerektiği biçimde yapmak, denetmenlik niteliğine ulaşabilmek için gerekli çabayı göstermekle yükümlüdürler.

 

3.3.3. Denetmen Yardımcılarının Yetiştirme Programı:

 

Denetmen yardımcıları, 3 yıllık yardımcılık döneminde "Sosyal Güvenlik Denetmenliği ve Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcılığı Sınav, Atama, Yetiştirilme, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliği'nin 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21 ve 22 nci maddeleri dikkate alınarak yetiştirilirler.

 

3.3.3.1. Yetiştirme Programı ve Yetki Verilmesi:

 

(1) Denetmen yardımcısı kadrosuna atananlar, temel ve hazırlayıcı eğitime tabi tutulurlar. Adayların temel ve hazırlayıcı eğitimde başarılı olabilmeleri için görmüş oldukları konulara ilişkin yapılacak sınavlar ile eğitim sonunda yapılacak genel sınavdan yüz üzerinden en az altmış puan almaları zorunludur.

 

(2) Denetmen yardımcıları görev yerlerine atanmalarından itibaren ikinci yılın sonuna kadar denetmenlerin refakatinde çalışırlar ve düzenlenecek raporları refakatinde çalıştıkları denetmenlerle birlikte imza ederler. İki yıllık süreye temel ve hazırlayıcı eğitimde geçen süreler dâhildir.

 

(3) Denetmen yardımcıları iki yıllık refakat sürecinde bağımsız denetim, kontrol ve tespit yapamazlar. Denetmenler tarafından, refakatlerindeki denetmen yardımcılarıyla ilgili olarak, şekli Başkanlıkça belirlenecek refakat değerlendirme formu, her refakat dönemi sonunda doldurularak sosyal güvenlik il müdürlükleri kanalıyla İnsan Kaynakları Daire Başkanlığına gönderilir. Denetmen yardımcılarına, çalıştıkları Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün olumlu görüşü ve refakat çalışmalarında başarılı olmaları şartıyla, ikinci yılın tamamlanmasından sonra Başkanlıkça re'sen denetim, kontrol ve tespit yetkisi verilebileceği gibi, Başkanlık denetim, kontrol ve tespit yetkisini ikinci yılın tamamlanmasından sonra ve en az iki ay önceden bildirmek suretiyle yeterlik sınav konularından yapılacak yetki sınavıyla verilmesi halinde, bu sınavdan yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alınması gerekir. Bu sınava ilişkin usul ve esaslar hakkında yeterlik sınavına ilişkin hükümler uygulanır.

 

3.3.3.2. Refakat Dönemi:

           

Denetmen yardımcıları iki yıllık refakat döneminde altı ayda bir değiştirmek üzere sosyal güvenlik denetmenlerinin refakatinde çalışırlar.

 

            Denetmen yardımcılarının refakatinde çalışacakları sosyal güvenlik denetmenlerini il müdürü belirler. Gerektiğinde bir denetmen refakatine birden fazla denetmen yardımcısı verilebilir.

 

            Denetmen yardımcıları refakatine verildikleri denetmenlerin gösterecekleri işleri gerektiği biçimde yapmak, denetmenlik niteliğine ulaşabilmek için gerekli çabayı göstermekle yükümlüdürler.

 

3.3.3.3. Yeterlilik Sınavı ve Denetmenliğe Atama:

 

-Yeterlik sınavından önce meslekten çıkarılma:

(1) Yapılan eğitimler sonunda başarılı olamayanlar ile başarılı olup da denetmen yardımcılığı döneminde denetmenlik karakter ve vasıfları ile bağdaşmayacak tutum ve davranışları hukuki deliller ile tespit edilenler, yeterlik sınavı beklenmeksizin Kurum içerisinde başka bir göreve atanırlar.

 

-Kurul:

(1) Kurul, Başkan veya görevlendireceği bir başkan yardımcısının başkanlığında; başkan yardımcısı, genel müdür, daire başkanı, üniversite öğretim üyesi arasından olmak üzere, başkan dahil beş asıl ve üç yedek üyeden oluşur. Asıl üyelerin herhangi bir nedenle Kurula katılamamaları halinde yedek üyeler tespit sırasına göre Kurula katılırlar.

(2) Kararlar oy çokluğu ile alınır, çekimser oy kullanılmaz ve olumsuz oylar gerekçelendirilir.

(3) Kurulun sekreterlik hizmetleri İnsan Kaynakları Daire Başkanlığınca yürütülür.

 

-Yeterlik sınavı yapılması, Şartları ve konuları:

(1) Denetmen yardımcıları, en az üç yıl fiilen çalışmak kaydıyla denetmenlik yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar.

 

(2) Ücretsiz izinli olarak geçen süreler birinci fıkrada belirtilen süreye dâhil değildir.

 

(3) Yeterlik sınavı;

a) Sosyal Güvenlik Kurumu Kuruluş Kanunu ve tüm sosyal güvenlik mevzuatı,

b) Hukuk;

1) Borçlar hukuku,

2) İcra iflas hukuku,

3) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun,

4) İdare hukuku ve idari yargılama usul hukuku,

5) Medeni hukuk,

6) Harcırah Kanunu,

7) Devlet Memurları Kanunu,

8) Vergi hukuku,

9) Ticaret hukuku,

10) İş hukuku,

c) Muhasebe;

1) Genel muhasebe,

2) Mali tablolar analizi,

3) Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu,

4) Kurum muhasebesi ve uygulaması, konularını kapsayacak şekilde yapılır.

 

(4) Yeterlik sınavı yazılı ve/veya sözlü olarak yapılır. Yazılı sınav, Kurum tarafından yapılabileceği gibi başka kurum ve kuruluşlara da yaptırılabilir. Yazılı sınavda başarılı olamayanlar sözlü sınava alınmazlar.

 

(5) Yazılı sınavın tarihi, yeri ve saati sınavdan en az iki ay önce, sözlü sınavın tarihi, yeri ve saati ise sözlü sınavdan en az on beş gün önce Kurulca belirlenen yöntemlerle ilgililere bildirilir.

 

(6) Yazılı sınavın başka kurum veya kuruluşlara yaptırılması halinde, yazılı sınava ilişkin hususlar Başkanlıkla ilgili kurum veya kuruluş arasında yapılacak protokolle belirlenir.

 

-Yeterlik sınavının yapılması, değerlendirilmesi ve sonucunun duyurulması:

 

(1) Yeterlik sınavı başarı puanı Kurulca yüz tam puan üzerinden değerlendirilir ve başarılı olabilmek için en az yetmiş puan alınması zorunludur.

 

(2) Yazılı ve sözlü sınavın her ikisinin de yapılması halinde, yeterlik sınavında başarılı olan denetmen yardımcılarının başarı sırası, sınav puanları ve bunların aritmetik ortalaması alınarak hesaplanır ve bir tutanağa bağlanır.

 

(3) Yeterlik sınav sonuçları denetmen yardımcılarına yazılı veya elektronik ortamda bildirilir. Ayrıca, sınav sonuçları Kurum internet sitesinde yayınlanır.

 

-Yeterlik sınavı sonucuna itirazlar:

 

(1) Sınav sonuçlarına itirazlar, sonuçların açıklanmasından itibaren en geç on iş günü içinde bir dilekçe ile Kurula ulaştırılmak üzere İnsan Kaynakları Daire Başkanlığına yapılır. Bu itirazlar, Kurula ulaştığı tarihten itibaren en geç yirmi gün içinde incelenir ve sonuç ilgiliye yazılı olarak bildirilir.

 

 - Başarısızlık hali:

 

(1) Yeterlik sınavında başarılı olamayan denetmen yardımcıları bir yıl içinde ikinci kez sınava tabi tutulurlar. Bu sınavda da başarı gösteremeyenler Kurum içerisinde durumlarına uygun başka kadrolara atanırlar.

 

-Denetmenliğe atanma:

 

(1) Yeterlik sınavında başarılı bulunan denetmen yardımcıları, başarı sırasına göre denetmen kadrolarına atanırlar.

 

4- İNCELEME, DENETİM, KONTROL STANDARTLARI:

 

4.1. İş Kazası Sigortası:

 

-Genel Bilgiler:

 

Kanunda, Kuruma haberdar olduğu iş kazaları hakkında inceleme yapma yetkisi tanınmıştır. Kanun metninde "gerektiğinde" ifadesi yer aldığından, Kurumun inceleme yetkisini tüm iş kazaları için değil, şüpheli görülen ve tereddüt edilenler ile ölüm veya maluliyetle sonuçlananlar ve uzun süreli iş göremez durumunda kalınmasına sebep olacak kazalardan dolayı kullanması gerekmektedir.

 

İş kazası incelemeleri, haberdar olunan olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı ile işveren, sigortalı ve üçüncü kişilerin olayın meydana gelmesinde kast, kusur, bağışlanmaz kusur ile işverenin suç sayılır hareketi ile iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketinin bulunup bulunmadığı, diğer bir anlatımla; olayda taraf olanların sorumluluklarının tespiti amacıyla yapılmaktadır. Diğer bir amaç da, inceleme sırasında tespit edilen işçilerin sağlığını koruma ve iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak işverenlerce alınmayan ve çalışanlar tarafından yerine getirilmeyen tedbirler hakkında bilgilendirme suretiyle iş kazalarının tekerrürünün önlenmesidir.

 

İncelemeler, zaman içinde delillerin kaybolması, görgü tanıklarının işyerinden ayrılması, işyerinin kapanması ve olayların unutulması gibi nedenlerle hem zaman kaybının önlenmesi ve hem de gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından öncelikle, hemen ve tüm soruların cevaplarını içeren, hiçbir duraksamaya neden olmayacak titiz, kapsamlı ve ayrıntılı yapılmalıdır.

Ayrıca, gerek kazaya uğrayanların gerekse diğer şahısların ifadelerinin alınması sırasında (işveren, işveren vekili, işyeri çalışanları ve sair şahıslar) ifadelerinin deşifre olması ve başkaları tarafından öğrenilmesinden duyulabilecek endişelerin ortadan kaldırılması bakımından ilgisi olmayan üçüncü bir şahsın bulunmamasına özen gösterilmelidir.

 

Sosyal güvenlik denetmeni raporlarının, yargı organlarında; güvenilir, gerçekçi ve kanıtlayıcı bir belge olarak kabul edilebilmesi, dayandığı tutanakların sağlıklı, noksansız ve tüm soruların cevaplarını taşıyacak biçimde düzenlenmesine bağlıdır

.

Öte yandan gerek Kurumun ve gerekse işveren, sigortalı (kazalı) ve üçüncü kişilerin hak etmedikleri zarara maruz kalmalarının önlenmesinin de, yapılacak incelemelerin noksansız yapılmasına bağlı olduğu unutulmamalıdır.

 

01.10.2008 öncesinde iş kazası sigortası uygulaması ve sigorta yardımları sadece 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda öngörülmüş iken, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda;

1) Kanunun (4/1-a) kapsamında "hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar" ile aynı kapsamda sayılan ve kanunun 5.maddesinde sayılanlar,

2) Kendi nam ve hesabına çalışanlar ile şirket ortakları/yönetim kurulu üyeleri ve tarımsal faaliyette bulunanlar, kanunda belirlenen olaylar dolayısıyla iş kazası sigortası kapsamında sayılmışlardır.

3) 4 üncü maddenin altıncı fıkrasında "bu kanunun kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara bu kapsamda oldukları sürece uygulanmaz." denilmektedir.

 

Açıklanan bilgilerin değerlendirilmesinde;

İş kazası sigortası uygulaması 01.10.2008 tarihi öncesinde sadece 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uygulamasında bulunmakta iken, 01.10.2008 tarihinden itibaren kapsam genişletilerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda öngörülenlere ilave olarak 5510 sayılı kanunun (4/1-b) ve 5.maddesinde belirtilenlerde, iş kazası sigorta yardımlarından faydalanmaları sağlanmıştır.

 

Olaylar vuku buldukları tarihte yürürlükte olan Kanun hükümleri gereğince araştırılıp, soruşturulması gerektiğinden, 01.10.2008 öncesinde meydana gelen olaylar için 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 01.10.2008 tarihinden itibaren meydana gelen olayların ise 5510 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

Kişilerin lehine olan düzenlemelerin geçmiş sürelere de uygulanması gerektiği kuralından hareketle, 506 Sayılı Kanunda öngörülmesine karşın, 5510 Sayılı Kanunda yer verilmeyen işveren sorumluluğunun 01.10.2008 tarihi öncesi olaylarda da dikkate alınması icap etmektedir.

 

4.1.1.  01.10.2008 tarihi Öncesi (506 Sayılı Kanun):

 

İş kazası; 506 sayılı Kanunun 11 inci maddesi (A) fıkrasında belirtilen beş hal ve durumdan birinde meydana gelen ve sigortalıyı, hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır.

 

Maddede hangi hal ve durumlarda meydana gelen olayların iş kazası sayılacağı belirlendiğinden, maddede öngörülmeyen bir olayı iş kazası olarak kabul etmek mümkün değildir.

 

İş kazası sayılma halleri:

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,

c) Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında,

meydana gelen ve sigortalıyı, hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır.

 

(2) Kazaya uğrayanın 506 sayılı Kanunun 2 nci maddesi anlamında sigortalı sayılması gerekir. Sigortalı sayılmayanların uğradıkları kazaların iş kazası sayılması düşünülemez. Bu bağlamda Kanunun istisna hükmü (madde.3/I) uyarınca "sigortalı sayılmayanlar" arasında yer alan bir kimsenin uğradığı kaza iş kazası kabul edilmeyecektir.

Kanunun istisna hükmü içinde yer almamakla beraber, 2 nci madde anlamında da sigortalı sayılmayan ancak;

a) 63 üncü madde hükmü gereğince sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar,

b) İş kazası ve meslek hastalığı sigortalarına tabi tutulmuş olanlarda (md.3/II –A (sözleşme bulunmayan yabancı uyruklular), B(çıraklar ), D (halı dokuma işlerinde çalışanlar) ve iş kazaları ve meslek hastalıkları topluluk sigortası mensuplarının) iş kazası ve meslek hastalığı halinde,

c) 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanununa tabi Aday çırak, çırak ve kursiyerler, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümlerine tabi tutulmuşlardır.

 

(3) Kazaya uğrama, insan vücudunun dıştan gelen bir müdahale sonucunda zarar görmesidir. Ölüm veya vücut bütünlüğünün ihlali de söz konusudur.

 

a) Dıştan gelen müdahale; sigortalıyı bedence ya da ruhça arızaya (zarara) uğratan yahut ölümüne neden olan olayın, dıştan gelen bir etkenle meydana gelmiş olması gerekir.

b) Ani Müdahale; iş kazası, aniden veya çok kısa bir zaman aralığı içinde meydana gelen bir nedenle, ortaya çıkan bir olaydır. Müdahalenin ani oluşu genellikle kazanın nerede ve ne zaman meydana geldiğinin tespitini kolaylaştırır. Bu gibi durumlarda kazanın meydana geldiğinin ispatında da bir zorlukla karşılaşılmaz.

 

Bazen müdahale ani olmakta ve dışarıdan meydana gelmekte, ancak etkilerini bir süre sonra göstermektedir. Örneğin, böcek, yılan, arı soktuktan belli bir süre sonra arıza görülmektedir. Bu gibi hallerde, dıştan gelen müdahalenin ani olduğu ve kazanın varlığı benimsenmektedir. Ancak dıştan gelen müdahalenin etkilerinin bir süre sonra açığa çıktığı durumlarda, kazanın vukuunun ispatlanması güçleşebilir. Bu gibi olaylarda gerçekleşen müdahale ile vücutta ortaya çıkan arıza arasındaki bağlantının ispatlanması gerekmektedir.

 

(4) Bir iş kazasından söz edebilmek için, sigortalının karşılaştığı olay nedeniyle hemen

veya sonradan, bedensel veya ruhsal bir arızaya maruz kalmış olması gerekir. Olay sonucu sigortalının yaşamını yitirmesi de, hiç kuşkusuz bir iş kazasıdır.

 

(5) 506 sayılı Kanunun 11 nci maddesinin iş kazasını, sigortalıyı arızaya uğratan olay şeklinde nitelendirmiş olması, illiyet bağını iş kazasının bir unsuru durumuna getirmiştir. Şu halde bir kaza olayının varlığını ispata yeterli değildir. Bir olayın iş kazası olarak nitelendirilebilmesi illiyet bağının varlığına bağlıdır.

 

İlliyet bağı iş kazaları açısından iki yönde kurulabilir.

a) Sigortalının gördüğü iş ile kaza arasında (bu sadece 11/A-b maddesindeki haller için geçerlidir) Sigortalının gördüğü iş ile meydana gelen kaza arasında bir bağın mevcudiyeti gereklidir. Uğranılan kazanın, görülen iş dolayısıyla meydana gelmesi durumunda işle-kaza arasında illiyet bağının var olduğu kabul edilmektedir.

b) Kaza olayı ile uğranılan zarar arasında (bütün iş kazalarında var olması gereken unsurdur)

Kaza ile sigortalının uğramış bulunduğu bedensel veya ruhsal arıza arasında bir ilişkinin bulunması, başka bir ifadeyle, neden ile sonuç arasında bir bağın varlığı gereklidir.

 

Eğer sigortalının uğradığı zarar, olayların doğal akışına göre, faaliyetin beklenilmeyecek bir sonucu ise, bu durumda uygun illiyet bağından söz edilemez.

 

Örneğin;

1) İşyerinde çalışırken güneş çarpması sonucu hastaneye kaldırılan ve tedaviye alınan sigortalının, hastanede tedavi görürken tam iyileştiği sırada kalp krizinden ölmesi,

2) Göğsüne dolanan ip dolayısıyla göğsü şişen fakat aylar sonra kronik kalp yetmezliğinden ölen madencinin, ölüm olaylarında kaza ile sonuç (ölüm olayı) arasında bir illiyet bağından, dolayısıyla da bir iş kazasının varlığından söz edilemez.

 

Kaza sonucu arıza ya da ölüm gerçekleşebilir. Ölüm ile kaza arasında illiyet bağının bulunması şarttır.

 

 

 

Örneğin;

- İşyeri sahasına demir aktaran vinçte işaretçi ve yükleyici olarak görev yapmakta olan (A) ve (B) isimli iki sigortalının, yükleme sırasında vincin ani hareketi sonucu kazaya maruz kaldıkları;

-Sigortalılardan (A)'nın bacağında parçalı kırık oluştuğu ve hastanede ameliyata alınırken aşırı dozda narkoz sonucu öldüğü,

-Sigortalı (B)'nin ise karın bölgesine aldığı darbe dolayısıyla iç kanama geçirdiği ancak sağlık görevlilerinin durumu geç fark etmelerinden ötürü kan kaydından öldüğü,

 

Tespit edilen olayda, sigortalı (A) için ölümle sonuçlanan bir iş kazasından söz etmek mümkün değilken,

 

(B)'nin geçirdiği kazanın ölümlü iş kazası olduğunun kabulü gerekir.

 

Yukarıda açıklanan unsurların varlığı, bir kazanın, iş kazası olarak nitelendirilebilmesi için yeterli değildir. Belirtilen unsurları taşıyan bir olayın, iş kazası olarak addedilebilmesi, 506 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (A) fıkrasında sayılan "hal ve durumlardan birinde" meydana gelmiş olmasına bağlıdır.

 

(6) İş Kazası Sayılma Hal ve Durumları

 

(1) 506 sayılı Kanunun (11/A-a) maddesine göre "sigortalının işyerinde bulunduğu sırada" bedence veya ruhça bir arızaya uğraması, iş kazası olarak nitelendirilir. Söz konusu hüküm gereğince; sigortalıyı, coğrafi bir alan anlamında olan işyerinde bulunduğu sırada, bedence veya ruhça arızaya uğratan olay iş kazasıdır.

 

Yasada yer alan bu düzenleme ile meydana gelen kazaların büyük bir kısmına yer verilmiş bulunmaktadır. Yasa, sigortalının işyerinde bulunduğu süre içinde; -Faaliyeti işle ilgili olsun ya da olmasın, -Kişisel kusuru bulunsun yahut bulunmasın, -Deprem, yıldırım gibi doğal afetler sonucu meydana gelsin ya da gelmesin, -Arıza meydana geldiği takdirde hiçbir ayırıma tabi tutmadan işyerine ayak bastığı andan, işyerini terk edeceği ana kadar işverenin otoritesi altında bulunup bulunmadığı araştırması yoluna da gidilmeden, sigortalının korunması prensibini benimsemiş bulunmaktadır.

 

Örneğin;

-İşyeri sahasında bulunan çocuk emzirme odasına gittiği sırada, dengesini kaybederek düşen ve yaralanan sigortalının yaşadığı olay,

-Yemekhanede yemek aldığı sırada, yere dökülen yemek yağlarından ayağı kayması sonucu düşüp, yaralanan sigortalının yaşadığı olay,

-Sigortalının işyerinde intihar etmesi olayı,

-İşyerinde deri balyalarını kaldırdığı sırada beyin kanaması geçiren sigortalının, fazla efor sarf etmesinin beyin kanamasına neden olduğu olay,

-Kamyon, otobüs, at arabası, vinç, gemi, yat, uçak gibi taşıtlarda çalışan sigortalının, işyeri sayılan bu araçlarda maruz kaldığı olaylar, iş kazasıdır.

 

Yine ayrık olarak;

1) İşyeri sahasındaki lojman, Personelin ikametleri için tahsis edilmiş olan lojmanlar, işin görüldüğü yerle birlikte aynı binada bulunsa dahi, işyeri sayılmaz. Bu sebeple, lojmanda vuku bulan intihar iş kazası değildir. (Yargıtay 9.H.D.'nin 21.10.1969 gün 7602 sayılı esas ve 1005 sayılı Kararı)

2) Grevde bulunan sigortalı, grevde bulunan sigortalının, grev süresinde uğradığı kaza da, iş kazası değildir. Hatta grevcinin, işverenin çağırdığı toplantıya katılmak veya grevden önce hakettiği ücretini almak üzere, işyerine gidiş veya dönüşü ya da işyerinde bulunduğu sırada maruz kaldığı olay, iş kazası kabul edilmez.

3) Kalbin durması, herhangi bir dış etkiye bağlı olmaksızın, işyerinde geçirdiği kalp krizi veya sair bir hastalık nedeniyle hastalanan veya ölen sigortalının olayı, iş kazası sayılmaz.

 

(2) 506 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (A) fıkrasının (b) bendine göre, "işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla" meydana gelen kaza, iş kazasıdır.

 

Sigortalı, iş dolayısıyla bir yere gönderilmiş veya gitmişse, gidip gelmede ve işini yerine getirdiği süre içinde bu hüküm gereğince güvence altındadır.

 

Bu fıkranın uygulanmasında;

-Sigortalının işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla hareket edip etmediği araştırılmalı,

-Normal günlük yaşantılar dikkate alınmalıdır. Nasıl ki, "işyerinde" meydana gelen kazaların nedenleri üzerinde durulmamaktadır, "işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla" işyeri dışına çıkan sigortalı da, herhangi bir nedenle kazaya uğrarsa, bu kazanın iş kazası olarak nitelendirilmesi gerekir. Sigortalı bu durumlarda maruz kalacağı bütün olaylara karşı korunmaktadır. Yeter ki kaza, iş yürütülmekte, ifa edilmekte iken meydana gelsin.

 

Örnekler:

1) Kum ocağı işyerinde kepçe ile ırmaktan kum çıkaran kepçenin kayarak yan yatması sonucu kepçe operatörünün yaralanması,

2) Apartmanda, kapıcının merdivenleri temizlerken ayağının kayması ve yere düşmesi sonucu kolunun kırılması,

3) Oto tamircisi olan sigortalının, yolda arızalanan aracı tamir ettiği sırada, krokinin kayması sonucu araç altında kalan bacağının ezilmesi ya da tamir sırasında yoldan geçerken başka bir aracın çarpması ile yaralanma, olayları birer iş kazasıdır.

 

 (3) 506 sayılı Kanunun (11/A-c ) maddesine göre, sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi halinde, asıl işini yapmaksızın geçen zaman birimi içinde uğradığı kazalar, iş kazası olarak nitelendirilecektir.

 

İşveren sigortalıyı işyeri dışında bir görev ifa etmekle yükümlü kılabilir. Bu görevin aynı veya başka bir ilde veya yabancı bir ülkede olması (506/m.7) önemli değildir. Verilen görevin, sigortalının yaptığı asıl işle ilgili olup olmaması da önem taşımaz.

 

Sonuç itibariyle sigortalı, işverenin işi için başka bir yere gitmektedir. Öyleyse, işverenin otoritesi altındadır. Sigortalıya verilen görevin kesintisiz devam etmesi gerekmekte ve iş hayatının genel akışı bunu gerektirmelidir.

 

Örneğin:

Ankara'da kurulu bulunan un fabrikasında muhasebe işlerini yürüten sigortalının, işveren tarafından alacakların tahsili amacıyla gönderildiği İzmir'de; -Aynı ilde ikamet eden akrabasını ziyarete gitmek üzere bindiği taksinin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanması olayını,

-Akrabasının evinde bulunduğu sırada uğradığı kazayı,

-Çevreyi görmek amacıyla gezdiği sırada maruz kaldığı kazayı,

-Görevle ilgili olmaksızın sinema, tiyatro veya eğlence yerinde bulunduğu sırada gerçekleşen kazayı,

-Konaklama yerinden yukarıda sayılan yerlere gidiş ve dönüşlerinde geçirdiği kazayı, İşverenin otoritesi altında bulunmayan sürelerde meydana gelmesi nedeniyle, iş kazası saymamak gerekir.

 

Örnekten de anlaşılacağı üzere, Kurum uygulamaları yönünden olayın, yerine getirilecek görev sebebiyle geçen sürelerde ve görevin yapılması ile ilgili olup olmadığı hususlarına göre değerlendirilmesi icap etmektedir.

 

Buna göre;

İzmir'e görevle gönderilen sigortalının,

-Kaldığı otelden, müşterilerle görüşmek üzere çıktığı sırada meydana gelen kaza,

-Kaldığı otele yürüyerek dönerken yolda uğradığı saldırı sonucu yaralanması,

-İzmir'den Ankara'ya otobüs ile dönüşünde, trafik kazası sonucu yaralanması veya yolda verilen dinlenme sırasında maruz kaldığı kaza sonucu yaralanması, olayları birer iş kazasıdır.

 

(4) 4857 sayılı İş Kanununun, 88 inci maddesi gereğince hazırlanarak yürürlüğe konulan "Gebe ve Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik" in emzirme izni başlıklı 14 üncü maddesindeki "Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir.

 

Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır." hükmünü ihtiva etmekte olup, bu sürelerde meydana gelen kazalar 506 sayılı Kanunun (11/A-d) maddesi gereğince iş kazası sayılacaktır. Emzirme odası bulunmayan işyerlerinde çalışan emzikli kadın sigortalının, emzirmek amacıyla çocuğunun bulunduğu yere gidip gelmeleri esnasında veya orada bulunduğu sırada meydana gelen kazalar ise (d) fıkrası gereğince iş kazası sayılacaktır.

 

(5) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında olan kazalar iş kazası olarak kabul edilmiştir. Madde hükmünün uygulanmasında iki koşulun bir arada bulunması gerekmektedir.

 

Bunlar;

-İşverence sağlanan bir taşıtın bulunması,

-Sigortalıların işin yapıldığı yere bu taşıtla toplu olarak götürülüp, getirilmeleridir.

 

Sözü edilen aracın, işverene ait olması veya kiralanmış bulunması maddenin uygulanması yönünden önemli değildir.

 

Madde, toplu taşım sırasında meydana gelen tüm kazaları iş kazası saydığından kaza ifadesini sadece trafik kazaları şeklinde değerlendirmek mümkün değildir.

 

Topluluk ifadesi en az iki işçinin taşınması anlamındadır.

 

Örneğin;

Bilkent'te kurulu mobilya imalathanesinde (fabrikasında) çalışan sigortalıların, işverenin kiraladığı (veya işyerine ait servis aracı) otobüs ile Ankara'nın değişik semtlerinden alınarak işyerine getirilip mesai bitiminde götürülmeleri sırasında,

-Araç'a binerken elini kapıya sıkıştıran sigortalının olayı,

-Araç içindeki kavga veya sair şekilde yaralanmalar,

-Araç hareket halinde iken binme ve inme sırasındaki olaylar,

-Taşıma süresinde meydana gelen trafik kazaları,

-Aracın yolda arızalanması sebebiyle araçtan inen ve bekleyen sigortalılardan birine birkaçına yoldan geçen bir aracın çarpması sonucu uğranılan trafik kazası, ,iş kazası olarak kabul edilmelidir.

 

Toplu taşım aracına bininceye kadar geçecek sürede meydana gelen olaylar ile, toplu taşım aracından indikten sonra, yolun karşısında bulunan işyerine gitmek üzere karşıya geçmek isterken uğranılan trafik kazası veya sair bir olay, araçtan inilmesiyle toplu taşım sona ereceğinden, iş kazası olarak kabul etmek mümkün değildir.

 

(7) İşverenin Yükümlülükleri ve Sigortalının Bildirim Görevi:

 

(1)     506 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasına göre;

 

İşveren, iş kazasına uğrayan sigortalıya, Kurumca işe el konuncaya kadar, sağlık durumunun  gerektirdiği sağlık yardımlarını yapmakla yükümlüdür. Bu amaçla yapılan ve belgelere dayanan masraflarla yol paraları Kurum tarafından işverene ödenir. İş kazasına uğrayan sigortalının, Kurumca tedavi altına alınıncaya kadar geçecek sürede, işverenin gereken sağlık yardımlarını yaptırması ödevidir. Yaptığı tedavi masrafları ile yol paraları, belgelere dayanmak ve 27 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen sürede (en geç kazadan sonraki iki gün içinde) Kuruma haber vermesi şartıyla Kurumca ödenecektir. Aksi takdirde 27 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bildirme tarihine kadar yapılmış masraflar ödenmeyecektir.

            Örneğin; Hızar makinesinde çalıştığı sırada, kesilen ağacın kayması sonucu elini hızara kaptıran ve parmakları kopan sigortalıyı, hastaneye götürerek, kopan parmaklarını diktiren ve en geç kazadan sonraki iki gün içinde Kuruma bildiren işverenin karşıladığı, belgelere dayalı tedavi ve yol masrafları Kurumca karşılanacaktır.

 

İkinci fıkrasına göre;

Birinci fıkrada belirtilen yükümlerin yerine getirilmesindeki savsaklama ve gecikmeden dolayı, sigortalının tedavi süresinin uzamasına, malul kalmasına veya malullük derecesinin artmasına sebep olan işveren, Kurumun bu yüzden uğrayacağı her türlü zararı ödemekle yükümlüdür.

 

Sağlık yardımlarının zamanında yapılmaması veya geciktirilmesi nedeniyle sigortalının tedavi süresinin uzaması, malul kalması veya malullük derecesinin artması durumlarında, işverenin Kurumun bu yüzden uğrayacağı tüm zararları karşılaması gerekmektedir.

 

Sigortalının tedavi süresinin uzaması, malul kalması veya malullük oranlarının artması hususlarının tespiti, Kurumun ilgili uzman hekim veya Sağlık Kurulu raporu ile belgelenmesi durumunda işveren sorumlu tutulabilecektir.

 

Örneğin; Resmi futbol maçında girdiği ikili mücadele sırasında kaleci ile çarpışması ve yere dengesiz düşmesi sonucu kolu kırılan profesyonel futbolcunun, kazadan sonraki gün işverence hastane yerine kırıkçıya götürülmesi ve aradan 10 gün geçmesine rağmen herhangi bir sağlık kuruluşunda tedavi yaptırmadığı gibi Kuruma da bildirilmeyen sigortalının, 10 gün sonra tedavi için Kuruma başvurması üzerine,

 

1) Zamanında ve uygun tedavi ile 3 ayda iyileşebilecek kırığın 5 ayda iyileşmesi ve bu durumda Kurumun uzman doktoru veya sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi halinde uzayan iki aylık sürede Kurumca yapılan sağlık yardımları, geçici iş göremezlik ödenekleri ve diğer masraflar işverenden tahsil edilmelidir.

 

2) Sigortalının, zaman geçirilmeden ve uygun tedavi ile malul kalmaksızın iyileşmesi mümkün iken, işveren tarafından geciktirilmesi ve uygun tedavi sağlanmaması nedeniyle malul kaldığı (meslekte kazanma gücünü belirli oranda kaybettiği) Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile saptanması halinde, Kurumun, maluliyet dolayısıyla yapacağı tüm masrafları işverenden tahsil etmesi gerekir.

 

3) İş kazasına uğrayan sigortalının, işverence zamanında tedavisinin yaptırılmaması veya gecikerek yaptırılması nedeniyle maluliyet derecesinin artmış olduğu Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi durumunda, Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre tespit edilecek maluliyetindeki artış oranıyla ilgili tüm giderler işverenden tahsil edilecektir. Zamanında ve uygun tedavi ile meslekte kazanma gücünü % 12 oranında kaybetmesi mümkün iken, zamanında ve uygun tedavi yapılmaması sonrasında tüm tedavilere

rağmen meslekte kazanma gücünü % 20 oranında yitirdiği tespit edilen sigortalıya bağlanacak

gelirin (% 20 - % 12 = % 8) fazlalık gösteren (% 8) lik meslekte kazanma gücü kayıp oranına ait giderlerin işverenden alınması gerekmektedir.

 

Kazaya uğrayan sigortalının ve onun ölümü halinde hak sahiplerinin sosyal sigorta yardımlarından yararlanabilmeleri, olayın Kuruma bildirilmiş olmasına ve Kurumunda olayı iş kazası kabul etmesine bağlıdır.

 

506 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin birinci fıkrasına göre İş kazasını bildirme süresi; İşveren, iş kazasını, o yer yetkili zabıtasına derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki iki gün içinde yazı ile bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirme örneği Kurumca hazırlanan haber verme kağıtları doldurulup verilerek yapılır.

 

Kanun koyucu, iş kazasına uğrayan sigortalının mümkün olan en kısa zamanda tedavi altına alınmasını sağlamak amacıyla işvereni, iş kazasını kazadan sonraki iki gün içinde bildirmekle yükümlü kılmıştır.

Kanun metninde belirtilen haber verme kağıdı vizite kağıdıdır.

 

İş kazası, zabıta (jandarma - polis) güçlerinden herhangi birisine değil, kazanın olduğu yere göre, bunlardan hangisi görevliyse onun yetkili karakoluna bildirilir.

 

İkinci fıkrasına göre:

 

İş kazasının eksik veya yanlış bildirilmesi; işverenin kasten veya ağır ihmali neticesi iş kazasının kazadan sonraki en geç iki gün içinde Kuruma bildirilmemesinden veya haber verme kağıdında yazılı bilginin eksik veya yanlış olmasından doğan ve ileride doğacak olan Kurum zararlarından işveren sorumludur.

 

Vizite kağıdında kaza ile ilgili bilgilerin eksik veya yanlış yazıldığının tespiti halinde, Kurumun bu yanlış veya noksan bilgilendirilmesine istinaden yaptığı ve yapacağı giderler işverenden tahsil olunacaktır.

 

Fıkranın ilk cümlesindeki, işveren kastı veya ağır ihmali neticesi iş kazasının zamanında Kuruma bildirilmemesinden doğan Kurum zararlarından da sorumlu tutulmuş ise de, bu hususların (kasten ve ağır ihmal) Kurumumuzca doğrudan saptanması yetki yönünden mümkün değildir.

 

Üçüncü fıkrasına göre:

 

Kazadan sonraki en geç iki gün içinde iş kazasının Kuruma bildirilmemesi; birinci fıkrada yazılı süre içinde Kuruma bildirilmeyen iş kazası dolayısıyla, bildirme tarihine kadar işveren tarafından yapılmış olan harcamalar Kurumca ödenmez.

 

Bu fıkra hükmü gereğince, kazadan sonraki en geç iki gün içinde, işveren tarafından bildirilmeyen iş kazaları olayları için Kuruma bildirilen tarihe kadar Kanunun 15 inci maddesi

uyarınca yapılan masraflar işverene ödenmeyecektir. Bu bakımdan, iş kazası bildiriminin posta kanalıyla yapılmış olması halinde, sürenin tespitinde, belgenin (haber verme kağıdı veya aynı bilgileri içeren dilekçe) postaya veriliş tarihinin dikkate alınması icap etmektedir.

 

506 sayılı Kanunun 17 nci maddesi birinci fıkrası uyarınca;

 

Sigortalı, uğradığı iş kazasını en geç kazadan sonraki gün içinde işveren veya Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

 

Sigortalıya, uğradığı iş kazasını işveren veya Kuruma bildirme yükümlülüğü getirilmesine karşın, bildirme mecburiyetinin yerine getirilmemesine herhangi bir müeyyide öngörülmemiştir. Dolayısıyla, bu görevini yerine getirmeyen sigortalılar hakkında herhangi bir işlem yapılması mümkün değildir.

 

Tedavi harcamaları sigortalının kendisi tarafından yapılmış ise, bu hususun belgelenmesi halinde, Kanunda aksine bir hükümde bulunmadığından, yapılan masrafların, belgeleri karşılığında sigortalıya ödenmesi gerekmektedir.

 

Haberdar olunan (vizite kağıdı, ihbar, şikayet vb.) olayın iş kazası olarak kabul edilmesi:

 

a) Kaza geçiren kimsenin Kanuna göre sigortalı olması,

b) Olayın, Kanunda sayılan hal ve durumlar kapsamında bulunması, şartlarının birlikte varlığı halinde mümkün olmaktadır. Bu nedenle, incelemelerde öncelikle bu iki hususun tespiti yapılmalı ve edinilecek bilgiler doğrultusunda hareket edilmelidir.

 

Diğer taraftan, iş kazası olarak bildirilmesine karşın hastalık olayı olduğu saptanan durumlarda da incelemeye hastalık olayı açısından devam edileceği ve sonuçlandırılacağı unutulmamalıdır.

 

İş kazası ile ilgili olarak yürütülen incelemelerde; elde edilen bilgilere göre olayın bir iş kazası olduğuna, sigortalının olayda kastının bulunmadığına kesin kanaat getirilmiş olması ve diğer işlemler nedeniyle (örneğin kazalı, işveren ve üçüncü kişilerin kusur durumlarının tespit amacıyla tanık ifadelerine başvurulması için diğer görev merkezlerinden talepte bulunulması gibi durumlarda) iş kazası raporunun verilme süresinin gecikeceğinin anlaşılması hallerinde, sigortalı ve hak sahiplerinin mağdur edilmemeleri için ön rapor düzenlemekten kaçınılmamalıdır. Düzenlenen raporda, "olayın bir iş kazası olduğu, Kanunun ilgili maddesi açısından değerlendirilmesi yapılarak olayın diğer yönleriyle incelemeye devam edildiği, nihai raporun inceleme tamamlanınca gönderileceği, sigortalı ve hak sahipleri işlemlerinin nihai rapor beklenmeksizin yürütülmesi" gerektiği belirtilmeli, diğer hususlar nihai raporda değerlendirilmelidir.

 

İncelemeler, işe başlayan sosyal güvenlik denetmeni tarafından noksansız olarak tamamlanmalıdır. Ancak, işyerinin kapalı olması, terki, tasfiyesi veya işin bittiğinin tespiti, kazalı ve tanıklar ile işveren veya yetkililerinin görev merkezi sınırları dışında bulunduğunun saptanması hallerinde, işverenin işletme merkezinin bulunduğu yerde, işletme merkezi bulunmuyorsa işverenin ikametgahının bulunduğu yeri çevresine alan merkezde görevli sosyal güvenlik denetmenlerince incelemeler sonuçlandırılmalıdır. Mahkemelerden, iş kazası dosyalarından veya diğer kurumlardan belge temin edilmesine karşın kazalı, tanık ve işverene ulaşılamamış ve herhangi bir ifade alma, inceleme, kaza yeri tespiti gibi işlem yapılmamış ise temin edilen belgeler de eklenmek suretiyle ilgili Üniteden incelemenin yürütülmesi (ilgili ünite yetkilisi ve sosyal güvenlik denetmeninin imzasını taşıyan bir yazı ekinde denetim istem yazısı da eklenerek) talep edilmeli, nihai rapor inceleme talep edilen ilgili ünitede görevli sosyal güvenlik denetmenince düzenlenmelidir.

 

İşe başlayan (kayıt incelenmesi, ifade alınması, çevre incelemesi yürütülmesi, kaza yerinin görülmesi durumlarından birinin yapılmış olması halinde işe başlanmış sayılacaktır) sosyal güvenlik denetmeninin; kayıt tetkiki, kazalı ve tanık ifadeleri gibi bilgileri, bunların bulunduğu yeri çevresine alan ilgili ünitede görevli sosyal güvenlik denetmeni aracılığıyla alınmasını sağlamasından sonra konu hakkında düzenlenen rapor, yeniden araştırma ve incelemeyi gerektirmeyecek şekilde noksansız olarak tanzim olunmalıdır.

 

Kayıt incelemesi, işyeri yetkilileri ile kazalı ve tanık ifadelerinin alınması gibi sadece belirli bir bilgiyi içerecek şekilde düzenlenecek cevap yazılarında, özel durumlar ve özellikle görüş talebinde bulunulması durumu hariç görüş belirtilmemelidir.

 

4.1.2.  01.10.2008 tarihi sonrası (5510 Sayılı Kanun):

 

            (1) İş kazası, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan hal ve durumları sonucunda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olay olarak tanımlanmıştır.

 

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendine tabi sigortalılar ile 5.maddesinde sayılan bazı sigorta kollarının uygulanacağı sigortalıların karşılaştıkları bir durumun, Kanunun 13 üncü maddesi gereği iş kazası sayabilmek için;

-Kazayı geçiren kişinin sigortalı olması,

-Kazanın meydana gelmesi,

-Kaza ile sonuç arasında uygun bir illiyet bağının bulunması,

-Kaza sonucu bedence veya ruhça özre uğraması ve bu unsurların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.

 

İş kazası sigortası hükümleri 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi ile 5 inci maddesinin (a), (b), (c), (e) ve (g) fıkralarında sayılan sigortalıları için geçerlidir.

 

Ayrıca tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar için Kanunun Ek 5 inci maddesi gereği iş kazası hükümleri uygulanır.

 

Bu sigortalılar dışındaki diğer sigortalılar ile sigortalı sayılmayanlara iş kazası hükümleri uygulanması söz konusu değildir.

 

(2)   Kanunun 13 üncü maddesi gereğince;

 

a) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi ve 5.maddesi kapsamında çalışan sigortalının:

 

1) İşyerinde bulunduğu sırada,

2) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,

3) Görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

4) Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatına tabi olup olmadığına bakılmaksızın yine bu mevzuatta belirtilen sürelerde çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

5) İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

 

b) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışan sigortalının ise;

İşyerinde bulunduğu sırada,

-Yürütmekte olduğu iş nedeniyle işyeri dışında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.

 

5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları ile, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 35 inci maddesine göre; İş kazası, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;

 

a) (a) bendinde sayılan sigortalılar ile Kanunun 5 inci maddesinin (a) ve (c) bendinde sayılan sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde işverenleri, Kanunun 5 inci maddesinin (b) ve (e) bentlerinde belirtilen sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde ise eğitim veya staj gördükleri işyeri işverenleri tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl, Kuruma en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde, Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendinde sayılan sigortalının iş kazası geçirmesi hâlinde, işvereni tarafından kazanın olduğu ve ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki yerel kolluk kuvvetlerine derhâl, Kuruma ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde,

 

b) (b) bendi kapsamında olan sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde, bir ayı geçmemek şartıyla kendisi tarafından geçirdiği iş kazasına ilişkin rahatsızlığının bildirimine engel olmadığı günden sonraki üç iş günü içinde,

c) (a) bendi kapsamında tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalıların iş kazası geçirmesi halinde, kendileri veya işverenleri tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma da en geç üç iş günü içinde, Ek-7'de (SSİY eki) yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesini vermekle yükümlü olanlar tarafından e-sigorta ile Kuruma bildirilir veya doğrudan ya da posta yoluyla ilgili üniteye gönderilir.

 

(2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, işverenin kontrolü dışındaki yerlerde iş kazası geçirmeleri hâlinde, iş kazası ile ilgili bilgi alınmasına engel olacak durumlarda, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren bildirim süresi üç iş günüdür.

 

(3) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki sigortalıların bildirim yapmalarına engel durumlarını hekim raporu ile veya mücbir sebep olayını belgelemeleri şarttır.

(4) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde, belirtilen sürelerde işverence bildirim yapılmaması durumunda, bildirimin Kuruma yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir.

 

(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanların iş kazası geçirmeleri ve bu maddenin birinci fıkrası (b) bendinde belirtilen sürede bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için yapılacak geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez. Bildirim tarihinden sonraki sürelere ait geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.

 

4.1.3. İş Kazası Olaylarının İncelenmesi ve Soruşturulması:

 

4.1.3.1.  İnceleme ve İncelemenin Yapılmasında İzlenmesi Gereken Usul ve Esaslar

           

a)      İşyerine Gitmeden Önce Yapılacak Çalışmalar:

 

a) İnceleme İstemi ve Eki Belgelere (Vizite kağıdı - diğer belgeler)Göre Yapılacak Çalışmalar;

İnceleme istemi ve eki vizite kağıdında ve varsa diğer belgelerde yazılı işyeri faaliyet konusunun ve yapılan işlerin Kurumca tayin ve tespit edilerek işverene bildirilen İş Kolu Koduna uygunluğu İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları Sigortaları Prim Tarifesi listesinden kontrol edilmeli, uygun olmadığının görülmesi halinde işyeri dosyası ile karşılaştırmak üzere not alınmalıdır.

 

b) İşyeri Dosyasının İncelenmesi;

İşyeri dosyası incelenmek suretiyle aşağıda yazılı bilgiler not edilmelidir.

-İş kolu kodunun tayinine esas olabilecek bilgiler,

-İşyerinde önceden yapılmış kontrol sırasında işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden alınması gerekli olmasına karşın alınmayan önlemler hakkındaki tespitler,

-İşverenlerin ve yetkililerin ad-soyadları, ticaret unvanları, adresleri, telefon numaraları.

 

 

c) Kazalının (Sigortalının) Dosyasının İncelenmesi;

-Dosya da bulunan sigortalı işe giriş bildirgelerine göre hangi işlerde çalıştığı,

-Kazaya uğradığı işyerine giriş tarihi ve sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş gün ve sayısı.

-Olay hakkında tanzim olunmuş ifade tutanakları. (İş Güvenliği Kurulu tutanağı, zabıta ve savcılık tutanakları, savcılık kararı) İş Müfettişi rapor ve tutanakları,

-İstirahat raporlarına göre, yaralanmanın neler olduğu, istirahat süresi ve istirahatin devam edip etmediği ile varsa diğer belgeler, incelenmeli ve gerekli notlar alınmalıdır.

 

d) Ön Bilgi Edinilmesi;

-İşyerindeki faaliyetin konusuna, sigortalının yaptığı iş ve kazanın oluş şekline göre alınması lazım gelen güvenlik tedbirleri ve verilmesi icap eden koruyucu malzemelerin neler olduğunun ilgili kanun, tüzük, kararname ve yönetmeliklerden öğrenmeli,

-Yapılan işin Ağır ve Tehlikeli İşler Tüzüğü-yönetmeliği kapsamında olup olmadığı kontrol edilmeli, elde edilen bilgiler dikkate alınmalıdır.

 

 

 

 

            b) Konu İle İlgili Yasal Mevzuatın Taranması ve  Ön Bilgi Edinilmesi,

 

İşyerindeki faaliyetin konusuna, sigortalının yaptığı iş ve kazanın oluş şekline göre alınması gereken güvenlik tedbirleri ve verilmesi icap eden koruyucu malzemelerin neler olduğu ilgili kanun, tüzük, kararname ve yönetmeliklerden araştırılmalı, yapılan işin Ağır ve Tehlikeli İşler kapsamında olup olmadığı kontrol edilmelidir.

 

Yapılan incelemeler sonucu düzenlenen raporların gerçekçi, güvenilir ve kanıtlayıcı olmaları dayandıkları tutanakların sıhhat ve yeterliliğine bağlı olduğu unutulmamalıdır.

 

            c) Olayın Meydana Geldiği Yerin Görülmesi Ve Gerekli Bilgilerin Alınması

 

-Gerektiğinde kazanın meydana geldiği yer görülerek, kazanın oluş şekli ayrıntılı biçimde öğrenilmeli ve kaza görgü şahitlerinin kimler olduğu belirlenmeli,

-Kazanın meydana geldiği yerde kurulu makine, cihaz, araç ve gereçlerin yerleşme ve çalışma düzeni ile özellikle kazaya uğranılan makine incelenmeli, önceden öğrenilen bilgilere göre alınması gerekli bulunan iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tedbirlerin alınıp alınmadığı izlenmeli ve notlar alınmalı,

-Kaza yerinde yapılan inceleme ve alınan bilgiler doğrultusunda, olay ile olaya neden olan etkenler arasında sebep-sonuç (illiyet) bağının kurulmasına çalışılmalıdır.

-Kaza mahallinde yapılan incelemelerden sonra kayıt ve belgelerin incelenmesi ile olayla ilgili ifadelerin alınması çalışmaları yapılmalıdır.

 

4.1.3.2. Tutanak Düzenlenmesi

 

Yapılan incelemeler sonucu tanzim olunan raporların gerçekçi, güvenilir ve kanıtlayıcı olmaları dayandıkları tutanakların sıhhat ve yeterliliğine bağlı olduğundan, tutanaklarda bulunması gereken temel ve özel bilgiler ayrı olmak üzere aşağıda açıklanmıştır. Kazalı ve tanıkların ifadeleri ayrı ayrı alınacaktır.

 

a) Tutanaklarda Bulunması Gereken Temel Bilgiler:

 

a) İşyerinin sicil numarası ve işlem gördüğü SGM/İl Müdürlüğü,

b) İşverenin adı soyadı (ticaret unvanı);

-İşveren adı ortaklık ise;

ortakların ad ve soyadları, ortaklık payları, konut ve büro yazıhane adresleri, telefon numaraları,

-İşveren tüzel kişilik ise;

Yönetim kurulu üyelerinin ad ve soyadları, konut adresleri ile telefon numaraları, imza sirkülerleri, vekaletnameler ve Türkiye Ticaret Sicil Gazeteleri,

c) İşyerinin adresi ve bu adreste çalışmaya başlanılan tarih,

d) İşyerinde yapılan işin (faaliyetin) konusu,

e) İş kazasına uğrayan sigortalının;

Adı-soyadı, sigorta sicil numarası, işyerinde çalışmaya başladığı tarih, yaptığı iş veya işler, iş kazasının vuku bulduğu bölümde (kısımda) hangi tarihten itibaren çalışmaya başladığı,

f) İş kazasına uğranılan yer, iş kazasının meydana geldiği tarih ve saat,

g) İşyerinde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı,

i) Kaza sonrasında, sağlık durumunun gerektirdiği sağlık yardımların işverence sağlanıp  sağlanmadığı, bilgileri yer almalıdır.

 

 

b) Kazalının İfade Tutanağında Bulunması Gereken Bilgiler:

 

Temel bilgiler yanında;

a) İşe başladığı günden itibaren ve halen süreleri de belirtilmek suretiyle yaptığı iş/işler, iş kazasından önceki üç (3) aylık dönemde hak ettiği ücretleri,

 

b) İşe girerken ve işin devamı süresinde yaptığı iş-işlere dayanıklı ve bünyece elverişli olduğunu belirleyen rapor alıp almadığı, periyodik sağlık kontrollerinin yapılıp yapılmadığı, çalışılan iş yönünden belge gerekli ise bulunup bulunmadığı,

 

c) Çalışma süresinde ve kazadan önce rahatsızlığı bulunup bulunmadığı, tedavi görüp görmediği, tedavi görmüş ise rahatsızlığının ne olduğu,

 

d) Kazanın oluşunun ayrıntılı biçimde anlatımı.

Anlatım sırasında;

- Kaza anında kimlerin bulunduğu (kazanın görgü tanıkları) ve bu şahıslarla iş ilişkisi.

- Kaza geçirilen bölümün yetkili ve sorumlularının kimler olduğu, (Yapı işlerinde şantiye şefi)

- Kazanın meydana gelmesinden işverenin kasıt veya suç sayılır bir eylemin olup olmadığı, üçüncü bir şahsın davranışının bulunup bulunmadığı, var ise açıklanması,

- Kazaya neden olanlar ile aralarında husumet var ise izahı,

- Kaza sonrasında sağlık yardımlarının ne şekilde sağlandığı, savsaklama ve gecikme söz konusu ise nedenleri,

- Kaza gününe göre işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden sonradan alınan tedbir olup

olmadığı, var ise neler olduğu,

- Yaptığı iş-işler ile güvenlik tedbirleri konularında eğitime tabi tutulup tutulmadığı,

- Hangi koruyucu malzemelerin verildiği,

- Makinelerin periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne şekilde ve kimin gözetiminde yapıldığı ile tutanak düzenlenip düzenlenmediği,

- Kazanın oluşunda kendi davranışının da etkisinin olup olmadığı,

 

e) Olayın zabıta (polis-jandarma) ve savcılık tarafından incelemesinin yapılıp yapılmadığı, olay hakkında ifade verip vermediği, üçüncü şahıslardan ifadesi alınanların kimler olduğu, Kamu davası açılıp açılmadığı, tazminat talebiyle dava açıp açmadığı, (Zabıta ve Savcılık incelemesine konu olan ve Mahkemeye Kamu davası olarak

intikal eden olaylarda;

-Zabıta ve Savcılık tarafından alınan ifadelerin, tanzim olunan bilirkişi raporlarının,

-Mahkemece alınan ifadelerin,

-Savcılıkça verilen takipsizlik kararının,

-Mahkeme sonuçlanmış ise kararın,

-Savcılık hazırlık-karar ve Mahkeme dosya numaralarının,

-Tazminat davası açılmış ise Mahkeme dosya numarasının,

Belge örneklerinin alınması ve dosya numaralarının öğrenilmesi suretiyle tutanağa uyumlu bir anlatımla yazılmalıdır.

 

f) Kazalı sigortalının, bu işyerindeki çalışması sonucu elde ettiği geliri haricinde kazancının bulunup bulunmadığı, bakmakla yükümlü olduğu kimselerin kimler olduğu, gelir durumları, ikamet ettiği evin kira-mülk-lojman durumu,

 

g) İşyerinde İş Güvenliği Kurulunun bulunup bulunmadığı var ise olay hakkında yaptığı çalışmaları,

 

h) İstirahatli kalınan sürede herhangi bir işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise çalıştığı işyerleri, çalışma süreleri ve aldığı ücretleri,

 

ı) İstirahatli kalınan sürede çalışılmamasına karşın aldığı görülen (tespit edilen) ücretlerin alınması sebebi,

 

i) İş kazası işin yapıldığı yerde meydana gelmemiş ise;

-Kazanın vuku bulduğu yerde bulunma nedeni,

-Görevli gönderilmiş ise görevinin ne olduğu ve kim tarafından görevlendirildiği, yazılı görev emrinin olup olmadığı,

-Görevli gönderildiği yere hangi araçla gittiği, seyahat sırasında aldığı bileti (yol giderleri), konaklama giderleri ve diğer harcama belgelerinin nerede bulunduğu,

 

j) Kaza, trafik iş kazası ise;

-Araçta bulunma nedeni,

-Aracın şoförü ise sürücü belgesi, aracın kime ait olduğu ve işvereni,

-Trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu, savcılık ve mahkeme kararları bulunup bulunmadığı,

 

k) Kazalı sigortalının, iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünü kayıp ettiğini ifade etmesi halinde, yapılacak işlemlerde dikkate alınmak üzere bu yöndeki talebi, hususlarının öğrenilmesi ve tutanağa yazılmasına, temin edilen ve incelenen belgelerden gerekli görülenlerin aslına uygun birer örneklerinin alınmasına özen gösterilmelidir.

 

Bilindiği üzere, ifadelerine başvurulan şahısların beyanlarının alındığı ifade tutanağı aynen… sözcüğü ile başlayıp, demiştir, sözcüğü ile bittiğinden, tırnak içerisindeki bu bölüme ifadesi alınanın beyanlarının yazılması gerekmektedir.

 

Tutanağın, karşılıklı soru-cevap şeklinde düzenlenmesi mümkün olmakla birlikte, soruların çokluğu ve cevap verecek olanların her soru karşılığında çekincede kalmalarının mümkün olması sebebiyle, akıcı bir anlatımla olayın aydınlanmasına ve sorumlulukların belirlenmesine yarayacak bütün hususların anlatılmasının sağlanması icap etmektedir.

 

c) Tanıkların İfade Tutanaklarında Bulunması Gereken Bilgiler:

 

Temel bilgilerin yanında:

 

a) Kazalının işe başladığı tarih, çalışma süreleri, yaptığı iş-işler ve süreleri,

 

b) Kazalı ile tanığın iş ilişkisi,

 

c) Kazanın ayrıntılı anlatımı, kaza yerinde bulunma nedeni, kazanın meydana geldiği gün ve saati, kazanın diğer tanıkları, kaza geçirilen bölümün yetkililerinin kimler olduğu,

 

d) Kazanın vukuunda 3 üncü bir şahsın kasıt, suç sayılır eylem veya kusurunun bulunup bulunmadığı, kusurlu kimse varsa hangi davranış ve hareketlerinin kazaya neden olduğu,

 

e) Kaza sonrasında sağlık yardımlarının ne şekilde sağlandığı, gecikme ve savsaklama söz konusu ise nedenleri,

 

f) Husumetli şahıs veya şahısların (işveren dahil) bulunup bulunmadığı,

 

g) Koruyucu malzemelerin verilip verilmediği, kaza anında kullanılıp kullanılmadığı, koruyucu önlemlerin alınıp alınmadığı, koruyucu önlemlerden kazadan sonra yaptırılan bulunup bulunmadığı, (mevzuat gereğince bulunması gereken fenni yeterliliğe haiz personelin

kaza sırasında nerede olduğu),

 

h) Sanık veya tanık sıfatıyla başkaca ifade verip vermediği, olayın zabıtaca soruşturulup soruşturulmadığı, mahkemeye intikal edip etmediği,

 

ı) Yapılan iş-işler konusunda eğitilip eğitilmedikleri, işe girerken ve işin devamı süresince yaptıkları işe bünyece elverişli oldukları yönünde sağlık muayenelerinin yaptırılıp, yaptırılmadığı,

 

i) Yaptıkları iş için mevzuat gereği sahip olmaları gereken belgeleri (ateşleme belgesi, sürücü belgesi gibi) bulunup bulunmadığı,

 

j) İşyerinde İş Güvenliği Kurulunun var olup olmadığı, hususları ile gerekli olduğu anlaşılan sair bilgiler öğrenilmeli ve uygun bir anlatımla tutanağa yazılmalıdır.

 

 

d) İşverenle Tanzim Olunacak Tutanaklarda Bulunması Gereken Bilgiler:

 

1) İncelemeye Çıkarılması Gereken Kayıt ve Belgeler

 

-İş kazasının meydana geldiği tarihten önceki üç ay ve istirahat süresini içeren işverene ait bir yasa gereği tutulan defterler, (onay makamı ile onay gün ve sayıları) ücret ödeme belgeleri, aylık prim ve hizmet belgeleri, sigortalı işe giriş bildirgeleri, çalışıldığını kanıtlayan sair belgeler,

 

-Kazalı hakkında tanzim olunan dosyalardaki belgeler. (Vizite kağıtları, işe giriş ve periyodik muayene raporları, istirahat sürelerine ilişkin raporlar, görev emri, ateşleme belgesi, sürücü belgesi vb. olayın aydınlatılmasına ışık tutacak sair belgeler)

 

 

2) İncelemeye Çıkarılan Kayıt ve Belgelerden Kazalı ve İşyeri Hakkında Saptanan Bilgiler

 

-Kazalının, kazadan önceki 3 (üç) ay ile ödenmiş olması halinde istirahat süresindeki gün ve kazançlarının saptanması,

 

-Saptanan gün ve kazançların, iş kazasının bildirimini belgeleyen vizite kağıdında yazılı bilgilerle kontrolünün yapılması, uyumsuzluk bulunması halinde, işverenin bilgisi de alınmak suretiyle açıklanması,

 

-İstirahat süresinde ücret ödemesinin görülmesi durumunda, çalışma karşılığı olup olmadığı, çalışma karşılığı ise süresi-süreleri, çalıştırılmamasına karşın ödenmiş ise nedeni,

 

-İncelenen kayıt ve belgelerde görülen noksanlık ve usulsüzlükler,

 

-Kazalının sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş gün ve sayısı,

 

-İşveren/işverenlerin bağlı oldukları vergi daireleri ve vergi hesap numaraları, sosyal

güvenlik numaraları, ev adresleri ve telefon numaraları,

 

3) İşveren – Yetkilinin İfadesinin Alınması

 

-Kazalı sigortalının işe başladığı tarih. (Gün, Ay, Yıl olarak yazılmalıdır.)

 

-Kazalının işe başladığı günden itibaren süreleri de belirtilmek suretiyle (kazalı hakkında denetime çıkarılan dosyalardaki belgeler ile alınan ifade ve sair bilgilerde gözetilerek) çalıştırıldığı işler, yaptırılan eğitim çalışmaları ve kanıtlayıcı belgeleri, (Kurs belgesi, ateşleme belgesi vb.)

 

1) İş kazasının ayrıntılı anlatımı sırasında:

 

Kazanın görgü tanıkları ve kazalı ile iş ilişkisi,

Kazanın kesin oluş nedeni,

Kazalının husumetli olduğu şahıs bulunup bulunmadığı, varsa, kazanın meydana gelmesindeki etkinliği,

 

2) Kaza yerinde yapılan inceleme ve alınan kazalı-tanık ifadelerinden;

 

Varsa işyeri İş Güvenliği Kurulunun tanzim ettiği kaza tutanağından ve sair belgelerden saptanan-öğrenilen bilgilere göre işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuata aykırı görülen hususlar açıklanmak suretiyle bu konulardaki bilgi ve görüşleri,

 

3) İş kazası sonrasında işverenin 506 sayılı Kanunun 15 inci maddesi gereğince yükümlü olduğu gereken sağlık yardımlarını ne şekilde yaptırdığı, savsaklama ve gecikme bahis konusu ise nedenleri,

 

4) Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi sebebiyle iş kazasına uğraması halinde:

 

Görevin içeriği, süresi, bu konuda yazılı bir talimat olup olmadığı, görev emrini kimin verdiği, görev emrini verenin işyerindeki konumu, olayın gerçekten göreve giderken veya görevden dönüş sırasında yahut verilen görevi yerine getirmekte iken meydana gelip gelmediği,

 

5) Sigortalının, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında kazaya uğraması durumunda:

 

Olayın toplu taşıma sırasında veya toplu taşıma hali başlamadan ya da toplu taşıma sona ermeden meydana gelip gelmediği,

Kaza geçirilen aracın işveren tarafından temin edilip edilmediği,

Toplu taşım amacıyla kullanılıp kullanılmadığı,

Toplu taşımanın sürekli sağlanıp sağlanmadığı,

Toplu taşımanın toplu sözleşme, ferdi sözleşmeye dayanıp dayanmadığı, dayanmıyor ise neden toplu taşıma yaptırıldığı,

 

 

 

6) Olay trafik iş kazası ise:

Trafik kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, savcılık ve mahkeme kararları, Mahkeme devam ediyor ise savcılık ve mahkeme dosya numaraları. (olay tarihindeki zorunlu mali sorumluluk sigortası ve varsa kasko sigortası poliçelerinin aslına uygun fotokopileri de alınmalıdır.)

 

7) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek üzere işyerinden ayrıldıktan sonra uğradığı kazanın;

İşverenin kadın sigortalıyı çocuğunu emzirmek üzere izinli saydığı sürede meydana gelip gelmediği,

 

8) Olayın, zabıta ve savcılık incelemelerine konu olup olmadığı, kamu ve tazminat davası yönünden mahkemeye intikal edip etmediği, mahkemede bulunan davaların sonuçlanıp sonuçlanmadığı,

 

9) Çalışma mevzuatına göre işe girerken ve işin devamı süresince rapor alınması ve periyodik muayene yaptırılması gereken işlerde bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği

 

hususlarının ayrıntılı bir şekilde incelenmesi, araştırılması ve tutanağa yazılmasına özen gösterilmelidir.

 

Ayrıca;

 

a) İşyerinde İş Güvenliği Kurulu var ise olay hakkında tanzim olunan tutanak incelenmeli, Kurul üyelerinin kaza ile ilgili bilgi ve görüşlerinden yararlanılmalı, gerektiğinde ifadeleri alınmalıdır.

 

b) İşveren, kazalı, tanık ve üçüncü kişilerin beyanları arasında çelişkiler bulunması halinde çelişkinin giderilmesi ve olaya açıklık getirilmesi bakımından yeniden ifadelerine başvurulmalıdır.

 

c) Kaza geçirdiği bildirilen şahsın işyerinde hizmet akdine dayalı olarak eylemli çalışıp çalışmadığının araştırılmasında salt işveren ve sigortalı bildirilen şahsın ifadeleri ile kayıt ve belgelerin incelenmesiyle yetinilmemeli yerel incelemeye dayandırılmalıdır.

 

d) Sigorta yardımı, primine tabi olunmaya bağlıdır. Bu nedenle, İş Kanununun 61 inci maddesi gereğince iş kazası ve meslek hastalıkları sigortası primi ödenmeyen yıllık ücretli izin süreleri için ödenen ücretlerin günlük kazancın tespitinde dikkate alınmaması gerektiğinden, kazadan önceki üç aylık süre içinde ücretli izin kullanılıp kullanılmadığının araştırılması icap etmektedir. (01.10.2008 tarihinden itibaren yıllık ücretli izin süresi ücretlerinden de kısa vadeli sigorta kolları prime kesildiğinden bu hususun göz önünde bulundurulması)

 

4.2. Meslek Hastalıkları Sigortası:

 

            -Genel Bilgiler:

 

Bazı işlerde sürekli çalışma ya da mesleki bir faaliyetin yürütümü, sigortalıda, bu faaliyetlerle doğrudan bağlantılı hastalıklara neden olabilir. Meslek hastalıklarının oluşumu doğrudan çalışılan işle (meslekle) ilgilidir.

 

Yapılan tanım ve açıklamalara göre meslek hastalığı iki halde ortaya çıkmaktadır.

Bunlar;

-İşin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya

-İşin yürütüm şartlarına bağlı olarak maruz kalınan hastalık, sakatlık veya ruhi arıza hallerdir.

 

Meslek hastalığı, mesleksel nedenlerin sonucudur. İş kazasından ayrımlı olarak, bütünüyle mesleksel niteliktedir. Belirgin olarak bir mesleğin mensubu olmayla ilgilidir.

 

Kanunda belirtilen iki neden haricinde ortaya çıkan rahatsızlıklar meslek hastalığı tanımına girmez. Her iki neden de sigortalının yaptığı iş ve çalıştığı işyeriyle ilgilidir.

 

4.2.1. 01.10.2008 tarihi Öncesi (506 Sayılı Kanun):

 

a)      Meslek Hastalığının Unsurları

           

Meslek hastalığına uğrayanın sigortalı olması gerekir. Aksi halde 506 sayılı Kanun yönünden sigortalı sayılmayan birinin tutulduğu meslek hastalığı Kanunun konusu değildir.

 

·         Hastalık veya Sakatlığın Yürütülen Bir İşin Sonucu Olarak Ortaya Çıkması

 

İş kazasında, bir olayın iş kazası sayılabilmesi sadece çalışılan işe bağlı olmadığı halde, meslek hastalığında, yapılan işin sonucu olarak ortaya çıkması zorunludur. Diğer bir anlatımla, meslek hastalığı, belirli bir mesleğin ifası sonucu o mesleğin niteliği veya yürütüm şartlarının doğurduğu bir sakatlık veya hastalıktır.

 

İş kazası derhal veya kısa bir zaman içinde meydana gelen zarar verici bir olay iken, meslek hastalığı uzun sürede meydana gelen sağlık bozulmasıdır.

 

Damlaların zamanla su birikintisi meydana getirmeleri gibi, işin niteliğine göre tekrarlanan sebeple, tekrarlana tekrarlana sakatlık ve hastalığa neden olmasıdır. Bu nedenle, meslek hastalığının, sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple ortaya çıkmasında anilik veya bir defalık tekrarlanma durumu söz konusu değildir.

 

Kanun, işin yürütüm şartları sonucu oluşan meslek hastalığı yönünden tekrarlanmayı öngörmemiştir. İşin yürütüm şartlarından maksat ise, işyerinde işçilerin sağlığının güvence altına alınmasına yönelik gerekli önlemlerin alınmamasının ifadesi şeklinde belirtilebilir.

 

Meslek hastalığında da, iş kazasında olduğu gibi zararı doğuran neden tümüyle dış etkenlerden kaynaklanır.

 

·         Sigortalının Bedence ve Ruhça Bir Zarara Uğraması

 

Meslek hastalığına yakalanan sigortalının bu hastalık sonucu geçici veya sürekli olarak bedensel veya ruhsal bir zarara uğraması, kendisine yapılacak sigorta yardımlarının ön koşuludur. Hastalık geçici olabileceği gibi sürekli sakatlık da olabilir. Ölümle de sonuçlanabilir.

 

Meslek hastalıkları, sadece vücudun bütünlüğünde değil, ruh ve sinir sisteminde de arızalar meydana getirebilir.

 

Yapılan işin çalışma koşullarına bağlı olarak ortaya çıkabilen bu hastalık, sakatlık ve ruhi arıza halleri de kuşkusuz meslek hastalığıdır.

 

- İşin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple meydana gelen meslek hastalığı olayları hakkında örnekler:

1) Benzenli maddelerin kullanıldığı işte çalışan sigortalıların zaman içinde kemik iliği yetersizliği, lösemi, akciğer kanserine tutulmaları,

2) Karbon sülfürle çalışılan yerlerdeki zehirlenmelerin üreme bozuklukları yaratması,

3) Akü fabrikaları ve basımevlerinde zaman içinde kurşun zehirlenmelerine maruz

kalınması,

4) Gürültülü işyerlerinin sağırlığa, bilgisayar başında sürekli çalışmanın göz ve sırt arızalarına neden olması,

5) Kömür madenlerinde çalışan sigortalıların "slikoz", "Pnömokonyoz" ve "Antrekozis" gibi hastalıkları,

6) İplik fabrikalarında belirli oranda nemli ortamda çalışan işçilerin sürekli pamuklardan çıkan tozları yutmalarına bağlı olarak ortaya çıkan akciğer ve solunum hastalıkları,

 

-İşin yürütüm şartları yüzünden uğranılan meslek hastalıkları hakkında örnekler:

1) Sıtma savaş merkezlerinde çalışan ve sivrisineğin üremesine zemin hazırlayan bataklıkların kurutulması ve ilaçlanması işlerini yürüten sigortalıların, sıtma hastalığına sebep olan bir sivrisineğin ısırması sonucu yakalandığı sıtma hastalığı,

2) Tarım il müdürlüğünde çalışan sigortalının, köyde, köy sakinlerine ait büyükbaş

hayvanların kontrol edilmeleri sırasında, hayvanlardan geçen mikrop sonucu tutulduğu şarbon

hastalığı,

 

·         Hastalığın Tüzüğe Ekli Listede Yer Alması ve Belirtilen Süre İçinde Meydana Çıkması

 

Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağı ve hastalıkların işten ayrıldıktan en geç ne kadar süre sonra ortaya çıktığı takdirde çalışılan işten dolayı meydana geldiğinin kabul edileceği; 506 sayılı Kanunun 135 inci maddesi (A) fıkrası, (f) bendine göre hazırlanan Sosyal

Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü ve eki meslek hastalıkları listesinde ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

 

Meslek hastalığının varlığının kabulü için, onun mesleki faaliyetten doğması yeterli olmayıp, o hastalığın kural olarak, Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğündeki meslek hastalıkları listesinde de adının bulunması ve listede belirtilen süre içinde meydana çıkmış olması gerekmektedir.

 

Bir hastalığın meslek hastalığı sayılması için listede bulunması da yeterli değildir.

 

Bundan başka, hastalığın sigortalı işte çalışmaya başladıktan itibaren belirli bir zaman geçmesinden sonra ortaya çıkması gereklidir.

 

Örneğin: Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğünün 66 ncı maddesine göre "Pnömokonyozun" meslek hastalığı sayılabilmesi için, sigortalının havasında Pnömokonyoz yapacak yoğunluk ve nitelikte toz bulunan yeraltı ve yerüstü işyerlerinde toplam olarak en az 3 yıl çalışmış olması şarttır. Ancak belirli şartlar varsa 3 yıllık süreden indirilebilir. Meslek hastalığının, işçinin işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkması durumunda, 506 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, sigortalının eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında geçen sürenin, söz konusu tüzükte o hastalık için belirtilen süreden daha uzun olmaması gerekir. Bu husus, meslek hastalığı ile görülen iş arasında bulunması gereken neden-sonuç ilişkisinin doğal sonucudur. Bu süreye yükümlülük süresi denir. Tüzükte çeşitli meslek hastalıkları için belirtilmiş yükümlülük süreleri 3 günle 15 yıl arasında değişmektedir. Demek oluyor ki bir hastalığın meslek hastalığı sayılması çalışılan işyerinde görülen iş ile hastalık arasında uygun illiyet bağının bulunmasına da bağlıdır.

 

·         Uygun İlliyet Bağının Bulunması

 

Bir hastalığın meslek hastalığı sayılabilmesi için, çalışılan işyerinde görülen iş ile yakalanan hastalık veya geçirilen ruhi arıza hali arasında uygun illiyet bağının bulunması, bir başka anlatımla tutulduğu iddia edilen meslek hastalığını oluşturacak etmenlerin işyerinde bulunması, hastalık ile işin yürütüm şartları veya işyerinden kaynaklanan tekrarlanan bir sebep ile hastalık arasında bir bağ kurulması gerekmektedir.

 

·         Hastalığın Sağlık Kurulu Raporu İle Tespit Edilmesi

 

Meslek hastalığına yakalanan sigortalının Kurum yardımlarından yararlanabilmesi için, onun çalıştığı işte meslek hastalığına tutulduğunun Sosyal Sigortalar Kurumu Meslek Hastalıkları Hastanesi'nce düzenlenecek Sağlık Kurulu Raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle tespiti 506 sayılı Kanunun 4958 Sayılı Kanun ile değişik 18 inci maddesinin 1 inci fıkrası hükmü gereğidir.

 

b)     Meslek Hastalığını Bildirme

 

            Meslek hastalığına yakalanan sigortalıya gerekli yardımların yapılabilmesi, Kurumun haberdar olmasına bağlıdır. Bu nedenle işveren bildirmekle yükümlü kılınmıştır.

 

c)      Meslek Hastalığının İşveren Tarafından Bildirilme Yükümlülüğü

 

506 sayılı Kanunun 28 nci maddesinin birinci fıkrasına göre; İşveren, bir sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenirse veya durum kendisine bildirilirse bunu, örneği Kurumca hazırlanacak haber verme kağıdı ile ve öğrendiği günden başlayarak iki gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

 

Bildirme yükümünü yerine getirmeyen veya haber verme kağıdında belirtilen bilgiyi "kasten eksik" veya "kasten yanlış" bildiren işveren hakkında 27 nci maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.

 

Bildirimin zamanında yapılmaması nedeniyle, sigortalının tedavi süresinin uzaması veya malul kalması yüzünden doğan Kurum zararlarından işverenin sorumlu tutulması ve bu sebeple yapılan harcamaların işverenden tahsili gerekmektedir.

 

d)     İşten Ayrılan Sigortalıların Meslek Hastalığını Bildirmeleri

 

506 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin son fıkrasına göre; Durumu 18 inci maddenin ikinci fıkrasına uyan kimse, alacağı hekim raporu ve gerekli belgelerle doğrudan Kuruma müracaat eder.

           

Sigortalı olarak çalıştığı ve meslek hastalığına sebep olacak işten veya işyerinden ayrıldıktan sonra meslek hastalığı ortaya çıkan sigortalılar, sigorta yardımlarından faydalanmak için alacakları hekim raporu ve gerekli belgelerle doğrudan Kuruma müracaat edeceklerdir.

 

 

506 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi uyarınca;

 

Meslek hastalığı ile ilgili bildirmeler üzerine gerekli incelemeler doğrudan Kurumca yapılır.

 

Kurum;

-Olayın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağını,

-Meslek hastalığı ise, meydana gelmesinde sigortalının kastı, suç sayılır eylemi, bağışlanmaz kusuru ve işveren ile üçüncü şahısların sorumluluk hallerinin olup olmadığını inceler.

 

4.2.2.  01.10.2008 tarihi Sonrası (5510 Sayılı Kanun):

 

a)      Meslek Hastalığı Tanımı ve Kapsamı

 

5510 sayılı Kanunun 14. ve SSİY nin 36. maddelerinde düzenlenmiştir.

 

Tanımı- 5510 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında meslek hastalığı; sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleri olarak tanımlanmıştır.

 

Madde metninin tetkikinden de anlaşılacağı üzere, meslek hastalığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple meydana gelen veya işin yürütüm şartları yüzünden uğranılan hastalık, bedensel veya ruhsal hastalık halleridir.

 

Kapsamı- Meslek hastalığı sigortası;5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılan sigortalılar ile 5 inci maddesinin (a), (b), (c), (e) ve (g) fıkralarında sayılan sigortalıları kapsamaktadır.

 

Ayrıca tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar için Kanunun Ek 5 inci maddesi gereği meslek hastalığı hükümleri uygulanır.

 

Meslek hastalığı sayabilmek için;

-Sigortalı olunması,

-Hastalık veya sakatlığın yürütülen işin sonucu olarak ortaya çıkması,

-Sigortalının bedence veya ruhça bir zarara uğraması,

-Hastalığın 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alması ve belirtilen süre içinde meydana çıkması,

-Hastalığın hekim raporu ile tespit edilmesi, unsurlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.

 

İş kazası ile genel farklılığı- İş kazası mesleki nitelikte bulunmayan olayları da kapsamasına karşılık, meslek hastalığı tamamen yürütülen işle ilgili olayları kapsamaktadır. İş kazası ani veya kesilmeden devam eden bir hareket sonucu gerçekleşirken, meslek hastalığı özellikle tekrarlanan sebebe bağlı olanlarda zamanla oluşmaktadır.

 

b)     Meslek Hastalığının Bildirimi ve Bildirim Süresi

 

Meslek hastalığının bildirilme ve Kuruma bildirimin verilme süresi Kanunun 14 ve Yönetmeliğin 36 ncı maddelerinde düzenlenmiştir.

(1) Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;

a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin,

b) Kurumca gerekli görüldüğü hâllerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin, incelenmesi sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.

 

(2) Sigortalının, çalıştığı işten ayrıldıktan sonra meslek hastalığı sebebiyle, Kanunda belirtilen yardımlardan yararlanabilmesi için eski işinden fiilen ayrılması ile hastalığın meydana çıkması arasında, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen süreden daha uzun bir sürenin geçmemiş olması şarttır.

 

(3) Kurumca çıkarılan yönetmelikle belirlenmiş meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olduğu için talepleri kabul edilmeyen sigortalıların yazılı başvuruları üzerine söz konusu hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı hususuna, meslek hastalığının klinik ve laboratuar bulguları ile belgelenmesi ve meslek hastalığına yol açan etkenin Kurum denetim ve kontrol ile görevli memurları veya Bakanlık iş müfettişlerince işyerinde yapılacak inceleme sonucunda hazırlanacak rapora istinaden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karar verilir.

 

(4) Meslek hastalığının, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;

a) (a) bendi ile 5 inci maddesi kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen sigortalı veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından,

b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından,

c) (a) bendi kapsamında tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan ve meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen sigortalıların kendileri veya bu durum kendisine bildirilen işverenleri tarafından, bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde, Ek-7'de (SSİY eki) yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesini vermekle yükümlü olanlar e-sigorta ile Kuruma bildirilir veya doğrudan ya da posta yoluyla ilgili üniteye gönderilir. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverenden veya Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıdan, Kurumca bu olayla ilgili yapılmış bulunan tedavi giderleri, yol gideri, gündelik, refakatçi giderleri ve diğer harcamalar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödeneği tahsil edilir.

 

(5) Kurumca çıkarılan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile hangi hâllerin meslek hastalığı sayılacağı belirlenir. Yönetmelikle belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.

 

c)      Meslek Hastalığının Geç Bildirilmesi ve Bildirilmemesi

 

5510 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında meslek hastalığı bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya; (Kurumca bu olayla ilgili yapılmış bulunan tedavi giderleri, yol parası ve zaruri masraflar ile diğer harcamalar, ödenmişse geçici iş göremezlik ödeneği tahsil edilir.)Kurumca meslek hastalığı için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmiş ise geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilecektir.

 

4.2.3. Meslek Hastalıklarının İncelenmesi ve Soruşturulması:

 

4.2.3.1. İnceleme ve İncelemenin Yapılmasında İzlenmesi Gereken Usul ve Esaslar

 

a)      İşyerine Gitmeden Önce Yapılacak Çalışmalar:

 

a) Şahsi ve Olayla İlgili Dosyaların İncelenmesi

-Vizite kağıtları, hastalık raporları (hastalığın ayrıntılı tanımı) ve diğer belgeler

incelenmeli, adı, soyadı not edilmeli,

-İşverenin adı soyadı (ticaret unvanı) iş ve konut adresleri, telefon numaraları,

-Çalışma hayatı boyunca çalıştığı işyerleri ve yapılan iş-işler, işyerlerinin adresleri, telefon numaraları,

-Olay hakkında düzenlenmiş ifade tutanakları, sair belge ve bilgiler ile varsa İş Müfettişi rapor ve tutanakları incelenmeli,

 

b) Son Çalıştığı İşyeri İle Birlikte İş Kazasına Uğradığı Bildirilen İşyeri/İşyerleri Dosya/ Dosyalarının İncelenmesi

-Vizite kağıdında işyeriyle ilgili yazılı bulunan işverenin adı soyadı (ticaret unvanı), işyerinin adresi, yapılan iş-işler kontrol edilmeli,

-Önceden yapılan inceleme ve kontrollerde meslek hastalığına neden olan durumlar hakkında bilgiler varsa bunlar da tespit edilmeli,

 

c) İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Konusunda Bilgi Edinilmesi

Çalıştığı sigortalı işe giriş bildirgelerinden ve varsa sair belgelerden öğrenilen işyeri/işyerlerindeki ve özellikle de meslek hastalığına tutulduğu iddia edilen işyerinin faaliyetin konusuna göre alınması gereken işçilerin sağlığının korunmasına ilişkin İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü ile diğer ilgili tüzükler-yönetmelikler ve Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğünün-yönetmeliğinin meslek hastalıklarıyla ilgili bölümlerinin okunması, yapılan iş/işlerin ağır ve tehlikeli işlerden sayılıp, sayılmadığının belirlenmesi, çalışmaları yapılmalı, elde edilecek tüm bilgiler not alınmalıdır.

 

b)     İşyerinde Yapılacak Çalışmalar:

 

Terk, tasfiye ve kapanmış olma gibi durumlar hariç işyeri mahalli bizzat görülerek;

a)  Meslek hastalığına tutulan kişinin sigortalılık niteliğinin olup olmadığı,

b) İnceleme istemi eki belgelerde dikkate alınarak, rapor/raporlarda belirtilen hastalığın "sigortalının çalıştığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebepten veya işin yürütüm şartları yüzünden" meydana gelip gelmediği, diğer bir anlatımla meslek hastalığını gerektiren şartların bulunup bulunmadığının tespitine ışık tutacak bilgileri içerecek şekilde; 

.          İşyerinde yapılan iş/işlerin bölümler itibarıyla ayrıntılı tanımı,

.          Meslek hastalığına tutulduğu iddiası olan kişinin çalıştığı kısım/kısımlar,

.          Tüm işyeri gözetilmekle beraber, özellikle hastalananın çalıştığı bölüm/bölümlerin çalışma koşulları, (kullanılan ham ve yarı mamul maddeler, çalışma sırasında maruz kalınabilecek zehirli ve zararlı gazlar ,toz ,duman, nem durumu),

.          Verildiği ve kullanıldığı görülen koruyucu malzemeler-maske-eldiven-elbise vb. ile duman-toz gibi atıkların giderilmesini sağlayacak tesisatların bulunup bulunmadığı, varsa neler olduğu ile yerleşik konumları(-zeminde- duvarda-tavanda gibi),

.          İşyerinin niteliğine göre, işyerinin bölümlerinde kullanılan kimyasallarda ilgili ürün güvenlik bilgi formları,

.          İşyeri ortam analizlerini içeren belgeler (nem, toz, gürültü durumu vb.),

.          Meslek hastalığına sebep olabilecek diğer bilgiler,

.          İşyerinde yapılan iş/işler,

.          Meslek hastalığına tutulduğu bildirilen kişinin yaptığı iş/işler,

.          Çalışma koşulları, (kullanılan ham ve yarı mamul maddeler, maruz kalınan zehirli ve zararlı gazlar, toz, duman, nem durumu, verilen koruyucu malzemeler-maske-özel koruyucu elbise- eldiven gibi, yaptırılan koruyucu tesisatlar-tozu emen tesisat vb.),

.          İşyeri ortam analizi, (nem,toz oranları, gürültü durumu gibi),

.          Meslek hastalığının oluşmasına neden olabilecek işyeri hakkındaki diğer bilgiler,

.          Sigortalıya çalıştığı işle ilgili verilen eğitimler

 tespit edilmelidir.

 

c) İşyerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu'nun bulunması halinde, gerek işyeri ve gerekse sigortalı ile diğer çalışanlar hakkında varsa tutanak/tutanaklar incelenmeli, örnekleri alınmalı ve kurul üyeleri ile görüşülerek bilgi ve görüşlerinden faydalanmalı, gerektiğinde ifadeleri alınmalıdır.

 

d) İfadelere, meslek hastalığına tutulduğu bildirilen kişinin ifadesinin alınmasıyla başlanılmalı, tanık ifadeleri alınmalı, işyeri kayıt ve belgelerinin incelenmesi ile işyeri yetkililerinin ifadeleri sona bırakılmalıdır.

 

4.2.3.2. Tutanak Düzenlenmesi:

 

a) Sigortalının İfade Tutanağında Bulunması Gereken Bilgiler

 

Genel anlamda ifade tutanaklarında bulunması gereken;

 

-İşyerinin sicil numarası, işlem gördüğü SGM/İl Müdürlüğü,

-İşverenin adı soyadı (ticaret unvanı), işyerinin adresi ve bu adreste çalışmaya başlanılan tarih,

-İşyerinde yapılan işin konusu,

-Hakkında inceleme yapılan sigortalının adı soyadı, sigorta sicil numarası, işyerinde çalışmaya başladığı tarih,

-İşyerinde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı hususlarına ait temel bilgiler yanında;

 

a) Kendi nam ve hesabına çalıştığı dönemler dahil tüm sigortalılığı süresinde işverenleri ve adresleri de belirtilmek suretiyle yaptığı iş/işler ve süreler ile çalışma koşulları, (Kullanılan ham ve yarı mamul maddeler, maruz kalınan zehirli ve zararlı gazlar, toz, duman, nem oranları vb.)

 

b) Hastalığının ayrıntılı tanımı,

 

c) İlk defa işe girerken meslek hastalığı belirtilerinin bulunup bulunmadığı,

 

d) Meslek hastalığı belirtilerinin başladığı tarih,

 

e) Meslek hastalığı ile ilgili olarak sağlık üniteleri ve istirahatli kalınan sürelerde belirtilmek suretiyle görülen tedaviler,

 

f) Meslek hastalığının işyerinde yapılan ve tekrarlanan iş veya işlerden hangilerindeki çalışma sırasında ortaya çıktığı,

 

g) Meslek hastalığının oluşmasına çalışma koşullarının etkisi,

 

h) Çalışma koşullarına göre çalışma sırasında sağlığın korunması yönünde alınan güvenlik ve iş sağlığı tedbirleri ile verilen koruyucu malzemelerin neler olduğu, iş/işlere başlamasından itibaren verilip verilmediği, (kullanılan ham ve yarı mamul maddeler, maruz kalınan zehirli ve zararlı gazlar, toz, duman, nem durumu vb.)

 

ı) İlk defa işe girerken ve işin devamı süresince çalışma mevzuatına göre alınması zorunlu sağlık raporunun alınıp alınmadığı, periyodik muayenelerinin yapılıp yapılmadığı,

 

i) Meslek hastalığının meydana gelmesinde işveren ve üçüncü şahısların kasıt, suç sayılır eylem ve kusurlarının bulunup bulunmadığı, var ise neler olduğu,

 

j) Meslek hastalığı sigortalının kendi kastı, suç sayılır eylemi veya bağışlanmaz kusurundan kaynaklanmış ise ayrıntılı açıklanması,

 

k) Meslek hastalığı sebebiyle tedavi altına alındığı tarihten önceki üç aylık sürede çalışma gün sayıları ve kazançları,

 

l) İstirahatli kaldığı sürelerde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise çalıştığı işyerleri ve süreleri, çalışmadan alınmış ücret varsa dayanağı, hususlarının öğrenilmesi ve tutanağa yazılmasına, temin edilen ve kanıtlayıcı durumda bulunan belgelerden birer örneklerinin alınmasına özen gösterilmelidir.

 

b) Tanıkların İfade Tutanağında Bulunması Gereken Bilgiler

 

Sigortalı ifade tutanağında bulunması gerektiği temel bilgilere ek olarak:

 

Hakkında meslek hastalığı araştırması yapılan sigortalının;

 

a) İşe başladığı tarihten itibaren, çalışma süresinde yaptığı iş/işler,

 

b) Çalışmanın gerçekleştirildiği yerin çalışma koşulları yönünden tanımı, (Tozlu, nemli, açığa zehirli gaz çıkarması vb.)

 

c) Çalışma koşullarından en az etkilenmeyi sağlamaya yönelik olarak alınan işçilerin sağlığını koruma tedbirleri ile verilen koruyucu malzemeler,

 

d) Hastalanan sigortalının ilk defa işe başladığı günde bilinen veya görünürde bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı, bir rahatsızlığı var ise ne olduğu,

 

e) Hastalığının meydana gelmesinde sigortalı, işveren ve üçüncü kişilerin kastı, suç sayılır eylem ve kusurlarının bulunup bulunmadığı, var ise neler olduğu,

 

f) Sigortalı işten ayrılmış ise günü ve nedeni,

 

g) Sigortalı istirahatli kalmış ise bu sürede işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise çalıştığı işyerleri ve süreleri, hususları öğrenilmeli ve uygun bir anlatımla tutanağa yazılmalı ve varsa belge örnekleri tutanak ekine alınmalıdır.

c) İşverenle Tanzim Olunacak Tutanaklarda Bulunması Gereken Bilgiler

 

Temel bilgilere ilave olarak:

 

a) İncelemeye çıkarılan kayıt ve belgeler

 

Sigortalının meslek hastalığı sebebiyle tedavi altına alındığı tarihten önceki üç ay ve istirahat süresini içeren işverene ait Yasa gereği tutulan defterler (onay makamı ile onay gün ve sayıları), ücret ödeme belgeleri, aylık prim ve hizmet belgeleri, sigortalı işe giriş bildirgeleri, Sigortalı hakkında tanzim olunan dosyalardaki belgeler. (Vizite kağıtları, işe giriş ve periyodik muayene raporları, istirahat raporları, verilen koruyucu malzeme belgeleri, eğitim belgeleri ve sair belgeler),

 

b) İncelemeye çıkarılan kayıt ve belgelerden sigortalı ve işyeri hakkında saptanan bilgiler

 

-Sigortalının işyerindeki çalışma sürelerinin ve koşullarının belirlenmesi,

-Sigortalının, tedaviye alındığı tarihten önceki üç ay ile ödenmiş olması halinde istirahat süresindeki gün ve kazançlarının saptanması, vizite kağıdında yazılı bilgilerle uyumsuzluk bulunması halinde, işverenin bilgisi de alınmak suretiyle açıklığa kavuşturulması, İstirahat süresinde ücret ödenmesinin görülmesi durumunda, çalışma karşılığı olup olmadığı, çalışma karşılığı ise süresi - süreleri, çalıştırılmamasına karşın ödenmiş ise nedeni,

-Meslek hastalığı iddiasının, sigortalının işyerinden ayrıldığı tarihten sonra ortaya çıkması halinde, sigortalının işyerinden ayrılış tarihinin belirlenmesi,

-İncelenen kayıt ve belgelerden görülen noksanlık ve usulsüzlükler,

-Sigortalının işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş gün ve sayısı,

-İşveren-işverenlerin bağlı oldukları vergi daireleri ve vergi hesap numaraları, sosyal güvenlik numaraları, adresleri, telefon numaraları,

 

c) İşverenin / Yetkilinin ifadesinin alınması

 

-Sigortalının işe başladığı tarih, çalışma süresinde yaptığı iş/işler,

-İşçilerin sağlığının korunması ile ilgili mevzuata aykırı görülen hususlar açıklanmak suretiyle bu konudaki bilgi ve görüşleri, (Alınmadığı saptanan koruma tedbirleri ile verilmediği tespit edilen koruyucu malzemelerin işverene teyit ettirilmesi)

-Çalışma mevzuatına göre işe girerken ve işin devamı süresince rapor alınması ve periyodik muayene yaptırılması gereken işlerde bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği,

-Eldeki rapora ya da önceden gördüğü tedavilere göre bedence uygun olmadığı işte çalıştırılma söz konusu ise işverenin bu yöndeki beyanları,

-Sigortalı ve 3 üncü şahısların meslek hastalığının oluşmasında kasıt, suç sayılır eylem ve kusurlu bulunup bulunmadıkları,

Hususlarının ayrıntılı bir şekilde incelenmesi, araştırılması ve tutanağın yazılmasına özen gösterilmelidir.

 

d) Varsa diğer bilgilerin değerlendirilmesi.

 

Meslek hastalığı incelemesi ile ilgili olarak daha önce resmi makamlar tarafından alınmış sigortalı, tanık ve işveren ifadelerinin bulunması ve yeterli görülmesi durumunda, zaman ve emek kaybının önlenmesi bakımından yeniden ifade alınmayabilir.

 

4.3. İş Kazası ve Meslek Hastalığının İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı Kapsamında İncelenmesi:

 

4.3.1. İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı Genel Bakış:

 

Üretimin gelişmesi ve artması için tezgâh, işçi ve enerji üçgeninin olması gerekir ki, tehlike burada başlar. Asıl olan bu üç unsuru uyumlu şekilde çalıştırmaktır. Planlamayı yapmaktır.

 

İş Sağlığı ve Güvenliği; İşvereni, işçiyi ve devleti ilgilendirir. İSG nin 3 ayağı vardır. Bunlar;

 

a) Mühendislik (teknoloji, makine ve tesisat)

b) Sağlık, tıp

c) Hukuk

 

İş sağlığı güvenliğinde önemli olan önlemektir. Koruyucu, düzeltici ve önleyici fonksiyonlardır. Daha sonra zararların tazmini gündeme gelir. Bunun için temel şart İSG kültür ve bilincini işçi, işveren ve devlet olarak oluşturmaktır.

 

İş kazalarında hukuki sorumluluklar;

 

A- Ceza hukuku

a) Taksirle ölüme neden olma,

b) Taksirle yaralanmaya neden olma,

B- İş hukuku

a) Maddi tazminat,

b) Manevi tazminat, (Destekten yoksun kalma ve işgöremezlik ödeneği),

C- Sigorta hukuku:

a) Rücu davaları,

 

Ülkemiz Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) ve Uluslararası Sağlık Teşkilatı (WHO)'nın üyesidir. Bu kuruluşların insan sağlığı, iş ve işçi güvenliği ile ilgili olarak çıkardığı yasa, yönetmelik ve tebliğlere uyma zorunluluğu vardır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de bizim uymayı taahhüt ettiğimiz kuruluşlardır.

 

1982 yılında oylanan Anayasamızda iş hayatı ile ilgili olarak aşağıdaki maddeleri sayabiliriz.

 

Madde 2 Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir.

Madde 18 Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.

Madde 49 Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.

Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.

Madde 50 Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.

Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.

Madde 60 Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir.

Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.

Madde 90 Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.

 

İlgili Kanunlardan bazıları ;

ÇSGB Kanunu (3146),  İş Kanunu (4857), SSGSS Kanunu (5510), U. Hıfzıssıhha Kanunu (1593), Borçlar Kanunu (eski-818), İşyeri Açma Kanunu, Belediye Kanunu (1580 ), Türk Ceza Kanunu (5237), Kabahatler Kanunu (5326), Türk Borçlar Kanunu (6098), İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (6331).

 

4.3.2. T.C.K. Açısından Değerlendirme

 

Ölümlü ve daimi iş göremez neticeli davalarda 3 dava açılır; Kamu Davası, SGK Davası, Kan Davası.

 

Taksir : Tahmini mümkün olan sonuç önceden tahmin edilmemiş ise taksir buna denir. İş kazası sonucu ölüm veya yaralama olmuşsa Eylemin (Kazanın) iradi olması.

Sonucun öngörülebilir olması. İlliyet veya nedensellik bağı olması hususları aranır. Fail eğer sonucu önceden tahmin edebilirse, buna rağmen kaza olmuşsa taksiri vardır. Sorumlu tutulur.

 

Madde 1 : Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.

 

Madde 20

(1) Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.

(2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.

 

Madde 21

(1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.

(2) Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır. Bu hâlde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.

 

Madde 22

(1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır. (2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanunî tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır; bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. (4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.

(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevî durumu

bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol

açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir hâlinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar

indirilebilir.

 

Madde 85

(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi üç yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

Madde 89

(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Vücudunda kemik kırılmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.

c) Konuşmasında sürekli zorluğa,

d) Yüzünde sabit ize,

e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.

 

(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde, altı aydan üç yıla kadar

hapis cezasına hükmolunur.

(5) Bilinçli taksir hâli hariç olmak üzere, bu maddenin kapsamına giren suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

 

Madde 176 (1) İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

 

Madde 203 (1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

 

4.3.3. 4857 Sayılı İş Kanunu Açısından Değerlendirme

 

Madde 1 Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.

 

Madde 2 Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.

 

İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.

 

İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu  kapsamında bir bütündür.

 

İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur. Bu kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

 

Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde; iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz.

 

Asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.

 

Madde 3 Alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, bildirim yapmakla yükümlüdür. Eğer muvazaalı bir işlem tespiti yapılırsa tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.

 

Madde 5 İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz. İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz.

 

Madde 7 İşveren, bir işçiyi; başka bir işverene geçici olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisi gerçekleşmiş olur. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren işçiye talimat verme hakkına sahip olup, işçiye sağlık ve güvenlik risklerine karşı gerekli eğitimi vermekle yükümlüdür.

 

Madde 19 İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25. maddeye göre fesih hakkı saklıdır. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

 

Madde 21 Mahkemece veya özel hakem tarafından feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. İşçi kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, fesih geçerli sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

 

Madde 22 İşveren, iş değişikliğini işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.

 

Madde 24 İşçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

 

I. Sağlık Sebepleri:

a) İşin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.

b) İşçinin sürekli olarak yakında ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi

bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.

 

II. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller vb.:

a) İşveren yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.

b) Çalışma şartları uygulanmazsa.

 

III. Zorlayıcı Sebepler:

İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.

 

Madde 25 İşveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

 

I- Sağlık Sebepleri:

a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.

 

b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; işçinin işyerindeki çalışma süresine göre bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar.

 

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

 

a) Gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.

 

b) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.

 

c) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.

 

d) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işyerinin malı olan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

 

III-Zorlayıcı sebepler İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.

 

Madde 26 Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. İşçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.

 

Madde 73 Sanayiye ait işlerde 18 yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılması yasaktır.

 

Madde 75 İşveren çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenler. Bu dosya da, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, her türlü belge ve kayıtları saklamak ve bunları istendiği zaman yetkili memur ve mercilere göstermek zorundadır.

 

Madde 77 İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar.

 

İşverenler işyerlerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile ilgili bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar. Bu bölümde ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüzük ve yönetmeliklerde yer alan hükümler işyerindeki çıraklara ve stajyerlere de uygulanır.

 

Madde 78 Bu Kanuna tabi işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği şartlarının belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması, işyerlerinde kullanılan araç, gereç, makine ve hammaddeler yüzünden çıkabilecek iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi ve özel durumları sebebiyle korunması gereken kişilerin çalışma şartlarının düzenlenmesi, ayrıca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygunluğu yönünden; işçi sayısı, işin ve işyerinin özellikleri ile tehlikesi dikkate alınarak işletme belgesi alması gereken işyerleri ile belgelendirilmesi gereken işler veya ürünler ve bu belge veya belgelerin alınmasına ilişkin usul ve esaslar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda yapılacak risk değerlendirmesi, kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların usul ve esasları ile bunları yapacak kişi ve kuruluşların niteliklerinin belirlenmesi, gerekli iznin verilmesi ve verilen iznin iptal edilmesi Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.

 

Madde 79 Bir işyerinin tesis ve tertiplerinde, çalışma yöntem ve şekillerinde, makine ve cihazlarında işçilerin yaşamı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse, bu tehlike giderilinceye kadar işyerlerini iş sağlığı ve güvenliği bakımından denetlemeye yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren temsilcisi ile Bölge Müdüründen oluşan beş kişilik bir komisyon kararıyla, tehlikenin niteliğine göre iş tamamen veya kısmen durdurulur veya işyeri

kapatılır. Komisyona kıdemli iş müfettişi başkanlık eder. Komisyonun çalışmaları ile ilgili sekretarya işleri bölge müdürlüğü tarafından yürütülür. İşverenin yerel iş mahkemesinde altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi vardır. itiraz, durdurma veya kapatılma kararının uygulanmasını durdurmaz. Mahkeme itirazı öncelikle görüşür ve altı iş günü içinde karara bağlar. Kararlar kesindir. Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları işyerinde çalışmalarına engel teşkil ediyorsa, çalışmaktan alıkonulur. Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin verilmiş olması 78. maddedeki yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına hiçbir zaman engel olamaz. İşin durdurulması veya işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere işveren ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunludur.

 

Madde 80 Sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işverenler iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurmakla yükümlüdür. İşverenler iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca mevzuata uygun olarak verilen kararları uygulamakla yükümlüdürler.

 

Madde 81 İşverenler, devamlı olarak en az elli işçi çalıştırdıkları işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, işçilerin ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, işyerindeki işçi sayısı, işyerinin niteliği ve işin tehlike sınıf ve derecesine göre;

 

a) İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturmakla,

b) Bir veya birden fazla işyeri hekimi ile gereğinde diğer sağlık personelini görevlendirmekle,

c) Sanayiden sayılan işlerde iş güvenliği uzmanı olan bir veya birden fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirmekle,

yükümlüdürler.

İşverenler, yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, bünyesinde çalıştırdığı yönetmelikte belirtilen vasıflara sahip personel ile yerine getirebileceği gibi, işletme dışında kurulu ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak da yerine getirebilir. Bu şekilde hizmet alınması işverenin sorumluklarını ortadan kaldırmaz. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılmakta olan hekimlere, eğitimler aldırılmak suretiyle işyeri hekimliği hizmetleri gördürülür. Sağlık birimleri, işyeri sağlık ve güvenlik birimi olarak da kullanılabilir.

 

İşyeri sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin nitelikleri, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alınmasına ilişkin hususlar, bu birimlerde bulunması gereken araç, gereç ve teçhizat ile görevlendirilecek işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personelinin nitelikleri, sayısı, işe alınmaları, görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma şartları, görevlerini nasıl yürütecekleri, eğitimleri ve belgelendirilmeleri ile eğitim kurumlarının yetkilendirilmeleri, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı eğitim programlarının ve bu programlarda görev alacak eğiticilerin niteliklerinin belirlenmesi ve belgelendirilmeleri ile eğitimlerin sonunda yapılacak sınavlar ilgili tarafların görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

 

Madde 83 İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından işçinin sağlığını bozacak veya vücut bütünlüğünü tehlikeye sokacak yakın, acil ve hayati bir tehlike ile karşı karşıya kalan işçi, İş sağlığı ve güvenliği kuruluna başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul aynı gün acilen toplanarak kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar işçiye yazılı olarak bildirilir. İş sağlığı ve güvenliği kurulunun bulunmadığı İşyerlerinde talep, işveren veya işveren vekiline yapılır. İşçi tespitin yapılmasını ve durumun yazılı olarak kendisine bildirilmesini isteyebilir. İşveren veya vekili yazılı cevap vermek zorundadır. Kurulun işçinin talebi yönünde karar vermesi halinde işçi, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. İşçinin çalışmaktan kaçındığı dönem içinde ücreti ve diğer hakları saklıdır. İş sağlığı ve güvenliği kurulunun kararına ve işçinin talebine rağmen gerekli tedbirin alınmadığı işyerlerinde işçiler altı iş günü içinde, hizmet akitlerini derhal feshedebilir. İşyerinde işin durdurulması veya işyerinin kapatılması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz.

 

Madde 85 Onaltı yaşını doldurmamış genç işçiler ve çocuklar ile çalıştığı işle ilgili mesleki eğitim almamış işçiler ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz.

 

Madde 86 Ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe girişinde veya işin devamı süresince en az yılda bir, bedence bu işlere elverişli ve dayanıklı oldukları işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın SSK, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimleri tarafından verilmiş muayene raporları olmadıkça, bu gibilerin işe alınmaları veya işte çalıştırılmaları yasaktır. SSK işe ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz. İş sağlığı ve güvenliği kuruluna başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul aynı gün acilen toplanarak kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar işçiye yazılı olarak bildirilir. İşyeri hekimi tarafından verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen rapor kesindir. Yetkili memurlar isteyince, bu raporları işveren kendilerine göstermek zorundadır.

 

Madde 87 14 yaşından 18 yaşına kadar (18 dâhil) çocuk ve genç işçilerin işe alınmalarından önce işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın SSK, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimlerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartlarına göre vücut yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve bunların 18 yaşını dolduruncaya kadar altı ayda bir defa aynı şekilde doktor muayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamlarına bir sakınca olup olmadığının kontrol ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde saklanarak yetkili memurların isteği üzerine kendilerine gösterilmesi zorunludur. SSK işe ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz.

 

Madde 91 Devlet, çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını izler, denetler ve teftiş eder. Bu ödev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılır. 30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 10 uncu maddesine istinaden iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerince incelenir.

 

Askeri işyerleriyle yurt güvenliği için gerekli maddeler üretilen işyerlerinin denetim ve teftişi konusu ve sonuçlarına ait işlemler Milli Savunma Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca birlikte hazırlanacak yönetmeliğe göre yürütülür.

 

Madde 92 İş hayatının izlenmesi, denetlenmesi ve teftişiyle ödevli olan iş müfettişleri, işyerlerini ve eklentilerini, işin yürütülmesi tarzını ve ilgili belgeleri, araç ve gereçleri, cihaz ve makineleri, ham ve işlenmiş maddelerle, iş için gerekli olan malzemeyi gerektiği zamanlarda ve işçilerin yaşamına, sağlığına, güvenliğine, eğitimine, dinlenmesine veya oturup yatmasına ilişkin tesis ve tertipleri her zaman görmek, araştırmak ve incelemek ve bu Kanunla suç sayılan eylemlere rastladığı zaman bu halleri önlemek yetkisine sahiptirler.

 

Madde 93 İş hayatını izleme, denetleme ve teftiş yetkisi olan iş müfettişleri görevlerini yaparlarken işin normal gidişini ve işyerinin işlemesini, inceledikleri konunun niteliğine göre mümkün olduğu kadar aksatmamak, durdurmamak ve güçleştirmemekle ve resmi işlemlerin yürütülüp sonuçlandırılması için, açıklanması gerekmedikçe, işverenin ve işyerinin meslek sırları ve şartları, ekonomik ve ticari hal ve durumları hakkında gördükleri ve öğrendikleri hususları tamamen gizli tutmak ve kendileri tarafından bilgileri ve ifadeleri alınan yahut kendilerine başvuran veya ihbarda bulunan işçilerin ve başka kişilerin isimlerini ve kimliklerini açıklamamakla yükümlüdürler.

 

Madde 95 İşyerinin açılmasına izin vermeye yetkili belediyeler ile diğer ilgili makamlar bu izni vermeden önce, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca iş mevzuatına göre verilmesi gerekli işletme belgesinin varlığını araştırır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca işletme belgesi verilmemiş işyerlerine belediyeler veya diğer ilgili makamlarca açılma izni verilemez. Kamu kurum ve kuruluşları, işyerlerinde yapacakları iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili teftiş ve denetlemelerin sonuçlarını ve yapacakları işlemleri o yer için yetkili bölge müdürlüğüne bildirirler. İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili makamlar her ay bu hususta izin verdikleri, işveren ve işyerinin isim ve adresini ve yapılan işin çeşidini gösterir listeleri bir sonraki ayın on beşine kadar o yerin bağlı bulunduğu bölge müdürlüğüne bildirirler.

 

Madde 96 İş denetimi ve teftişine yetkili iş müfettişleri tarafından ifade ve bilgilerine başvurulan işçilere, işverenlerin gerek doğrudan doğruya ve gerek dolayısıyla telkinlerde bulunmaları, işçileri gerçeği saklamaya yahut değiştirmeye sevk veya herhangi bir suretle zorlamaları veyahut işçilerin ilgili makamlara başvurmaları, haber ve ifade vermeleri üzerine, bunlara karşı kötü davranışlarda bulunmaları yasaktır. İşçilerin çalıştıkları veya ayrıldıkları işyerleriyle işverenleri hakkında gerçeğe uygun olmayan haberler vererek gereksiz işlemlerle uğraştırılmaları veya işverenleri haksız yere kötü duruma düşürmeye kalkışmaları ve doğru olmayan cevaplar vererek denetim ve teftişin yapılmasını güçleştirmek veya yanlış bir sonuca vardırmak gibi kötü niyetli davranışlarda bulunmaları yasaktır.

 

Madde 97 Bu Kanun hükümlerinin tam ve gerektiği gibi uygulanabilmesi için işyerlerini teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerinin gerekli görmeleri ve istemeleri halinde, zabıta kuvvetleri, bu iş müfettişlerinin görevlerini iyi bir şekilde yapabilmelerini sağlamak üzere her türlü yardımda bulunmakla yükümlüdürler.

 

Madde 98 İşyeri bildirme yükümlülüğüne aykırı davranan işveren veya işveren vekiline, çalıştırılan her işçi için 200 TL, 85.madde kapsamındaki işyerlerinde ise çalıştırılan her işçi için 1.000 TL, işyerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işveren veya vekillerine ayrı ayrı 10.000 TL idari para cezası verilir. Bu para cezasının kesinleşmesinden sonra bildirim yükümlülüğüne aykırılığın sürmesi halinde takip eden her ay için aynı miktar ceza uygulanır.

 

Madde 104 75. maddesindeki işçi özlük dosyalarını düzenlemeyen, işveren veya işveren vekiline 1200 TL para cezası verilir.

 

Madde 105 Yönetmeliklerdeki hükümlere uymayan işveren veya işveren vekiline, alınmayan her iş sağlığı ve güvenliği önlemi için 250 TL, alınmayan önlemler için izleyen her ay aynı miktar, işçilere doktor raporu almayan işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için, çocuklara doktor raporu almayan işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her çocuk için 250 TL , 77. maddesine aykırı hareket eden, 78. maddesi gereği işletme belgesi almadan işyeri açan veya belgelendirilmesi gereken işler veya ürünler için belge almayan, 79. maddesi gereğince faaliyeti durdurulan işi izin almadan devam ettiren veya kapatılan işyerlerini izinsiz açan, 80. maddesinde öngörülen iş sağlığı ve güvenliği kurullarının kurulması ve çalıştırılması ile ilgili hükümlere aykırı davranan, iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca alınan kararları uygulamayan, 81. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen, 88 ve 89. maddelerinde öngörülen yönetmeliklerde gösterilen şartlara ve usullere uymayan işveren veya işveren vekiline 1.250'şer TL, bu Kanunun 85. maddesine aykırı olarak ağır ve tehlikeli işlerde 16 yaşından küçükleri çalıştıran veya aynı maddede belirtilen yönetmelikte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıran işveren veya işveren vekiline her işçi için 1.250 TL, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen mesleki eğitim almamış işçi çalıştıran işveren veya işveren vekiline her işçi için 550 TL, İdari para cezası verilir. (2012 verileri)

 

Madde 106 Bu Kanunun 90. maddesinde öngörülen izni almadan faaliyet gösteren işverene 1.000 TL para cezası verilir.

 

Madde 107 Bu Kanunun;

 

a) 92. maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen,

b) 96. maddesindeki yasaklara uymayan, işveren veya işveren vekiline 8.000 TL idarî para cezası verilir. İş müfettişlerinin teftiş, denetleme yetki ve görevleri gereğince görevlerinin yerine getirilmesi sırasında, görevlerini yapma ve sonuçlandırmaya engel olan kimselere, fiil suç oluşturmadığı takdirde, 8.000 TL idarî para cezası verilir. (Bu bölümde anılan yönetmelikler iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında geçen yönetmeliklerdir.)

 

4.3.4. Tüzükler

 

İşçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamaları genelde bu tüzüklerdeki maddelere göre yapılmaktadır.

Bunlar;

-İşçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü. (İSİGT)

-Radyasyon Güvenliği Tüzüğü. (RGT)

-Sosyal sigorta sağlık işlemleri tüzüğü. (SSSİT)

-Yapı İş Tüzüğü ( YİT )

-Parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zararlı maddelerle .çalışılan işyerlerinde ve işlerde alınacak tedbirler hakkında tüzük. (PPZMT)

-Maden ve taş ocakları işletmelerinde ve tünel yapımında alınacak işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerine ilişkin tüzük. (İMTİSİGT)

 

4.3.5. Yönetmelikler

 

4857 sayılı İş Kanununa istinaden çıkarılan yönetmeliklerin işçi sağlığı iş güvenliği ile ilgili olanların önemine binaen bazıları aşağıda belirtilmiştir.

-Yapı İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği

-Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik

-Gürültü Yönetmeliği

-Titreşim Yönetmeliği

-Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında

-Yönetmelik

-Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik

-İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik

-İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği

-Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği

-Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik

 

4.3.6. İşverenlerin, İşveren Vekillerinin ve İşçilerin Sorumlulukları ve Yükümlülükleri

 

Her türlü tedbir ve önlemin işverence alınması işçiler tarafından da bunlara uyulması yasalarda net olarak belirtilmiştir.

 

İşveren denetlemeli, eğitim vermeli ve bilgilendirmelidir.

 

İşveren iş yerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği şuurunu ve kültürünü oluşturmalı teşkilatlanmasını sağlamalıdır.

 

İş güvenliği kurulları, iş yeri hekimleri, sağlık birimleri ve elemanları, iş güvenliği mühendis ve teknik elemanları, sağlık ve güvenlik temsilcileri kurumsallığı sağlar. Yasal yükümlülükler: İşverenler risk analiz ve değerlendirmeleri yapmalı, gerekli önlemleri almalı, denetlemeli, çalışanların eğitimlerini ve bilgilendirmesini yapmalı kaza analizlerini yapmalı ve kaza raporlarını tutmalı, çalışanların görüşlerini almalı, işçilerin İSG'ye katılmalarını sağlamalı, alınacak önlemler konusunda alt işverenler ile işbirliği ve koordinasyonu sağlamalı, İSG teşkilatını kurmalıdır.

 

İşverenin Hakları;

 

İşçinin hatasından kaynaklanan (müterafık kusur) kazalarda işverenin zararının bir kısmı işçiye Rücu edilir.( BK-312) Ayni kusur kendi zarar görmese de diğer bir işçinin zarar görmesi ile de geçerli olur.

 

Kusurlu işçi, işverenin zarar gören işçiye ödediği tazminatların bir kısmını kendisine Rücu etmek zorundadır. Alınan tedbir ve önlemlere uymayan işçiye disiplin cezası verebilir.

 

İş güvenliğinin tehlikeye düşmesi halinde fesih hakkı (İK:25) zarar ortaya çıkmadan da kullanılabilir.

 

İşverenlerin sorumlulukları :

 

Hukuki sorumluluklar, İdari sorumluluklar, Cezai sorumluluklardır.

 

İşçinin Hakları ;

 

Eğitim hakkı, Bilgilendirme hakkı, Katılım hakkı, Çalışmaktan kaçınma hakkı, Fesih hakkı.

 

4.3.7.  İş Kazası ve Meslek Hastalığına Genel Bakış

 

a)     İş Kazası ve Meslek Hastalığına İlişkin Tanımlar

 

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) : Önceden planlanmamış, bilinmeyen ve kontrol altına alınmamış olan, etrafa zarar verecek nitelikteki olaylar olarak tanımlanır.

 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) : Önceden planlanmamış, çoğu kişisel yaralanmalara, makinelerin ve araç gereçlerin zarara uğramasına, üretimin bir süre durmasına yol açan bir olay olarak tanımlanır. (5510 Sayılı Kanun da ise 13 ve 14 üncü maddede tanımlanmıştır.)

 

Risk : Meydana gelebilecek zararlı bir olayın sonuçları ve oluşma olasılığının bileşkesi. Tüm proseslerde, riskin büyüklüğün tahmin etmek ve riske tahammül edilip edilmeyeceğini karar vermek.

 

Risk değerlendirmesi = Tehlikenin olma olasılığı X etki

 

İş yerlerinin kendine özgü tehlikeleri vardır. Bu tehlikeleri en iyi iş yerini yönetenler ve çalışanlar bilir.

 

İstatistiklerde;

a) İş kazalarının iş saatlerine göre dağılımı,

b) İş kazalarının iş yerinde çalışan işçi sayılarına göre dağılımı,

c) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölümlerin yaşa göre dağılımı,

d) Yaş gruplarına göre iş kazaları,

e) Yaş gruplarına göre meslek hastalıkları,

f) İş kazalarının çalışma sürelerine göre dağılımı,

 

Uluslar Arası Çalışma Örgütü'nün İstatistiklerine Göre;

a) Her yıl 120.000.000 iş kazası

b) Bunlardan 210.000'i ölümcül kaza

c) Her bir saniyede 3 iş kazası olmakta

d) Her 3 dakikada 1 kişi ölmekte

 

SGK İstatistiklerine göre;

Türkiye de yılda ortalama 150.000 adet iş kazası, 500 ün üzerinde meslek hastalığı olmaktadır. İş kazalarından 1.500, meslek hastalıklarından 30 civarında ölüm vakası olmaktadır.

 

Yaş grupları dağılışlarında 25 – 29 ve 35 – 39 yaşlarında yoğun olduğu,

İş kazalarının çoğunlukla mesainin ilk üç veya son iki saatinde meydana geldiği,

Kaza sebeplerinin ise genellikle düşme neticesinde oluştuğu,

Kazaların yoğun olduğu günlerin ise Pazartesi ve Cuma günleri olduğu tespit edilmiştir.

 

Bu nedenle, işyerlerinde istatistikî çalışmaların mutlaka yapılması gereklidir. Buna göre, iş kazalarının hangi ünitelerde, yer ve durumda, iş saatlerinde ve günlerde gerçekleştiklerine ilişkin dağılımları ve benzeri hususlar araştırılır. İşyerindeki üretimde iş kazası ile meslek hastalıklarının payı bulunmuş olur. Ayrıca bir sonra meydana gelebilecek benzer iş kazaları için önceden tedbirler, tavsiyeler ve önlemler alınmış olur. İş kazalarının yaklaşık 35 bini inşaatlarda vuku bulmaktadır. En fazla ölümlü kaza % 31,4 ile bu sektörde olmaktadır.

 

Kazalar incelendiğinde ise genelde iş sağlığı ve iş güvenliği kurulları bulunmayan küçük iş yerlerinde, İşe alışmamış ve eğitilmemiş işçilerde, sabah saatlerinde veya mesaiye kalındığı  zamanlarda daha yoğun olduğu görülmektedir.

 

b)     Önlemlerin Belirlenmesinde Öncelik Sırası

 

1.      Riskleri kaynağında yok etmeye çalışmak,

2.      Tehlikeli olanı, daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

3.      Toplu koruma önlemlerini, kişisel koruma önlemlerine tercih etmek,

4.      Mühendislik önlemlerini uygulamak,

5.      Ergonomik yaklaşımlardan yararlanmak,

6.      Kişisel koruyucu donanımları kullanmak,

 

-Şu üç soru tehlikeleri tanımamızı sağlar.

1.      -Bir zarar kaynağı var mı? (kaynak)

2.      -Zarar nasıl meydana geldi?(yol)

3.      -Kim veya ne zarar gördü?(etki)

 

-Bir kazanın tahkikinden maksat kazanın sebebini bulup çıkarmaktır.  Kazaların önlenmesi için ise 'sebep' kelimesi aşağıdaki şekilde tarif edilebilir:

 

Bir kazanın sebebi önlenmesi mümkün olan bir 'vakıadır'. Öyle ki, bu vakıa olmasaydı, kaza meydana gelmezdi. Sebep iki şekilde tarif edilirse;

1. 'Sebep', mevcut olmadığı zaman kazanın vukuuna imkan olmayan bir vakıadır ve

2. 'Sebep', önlenmesi mümkün olan bir vakıadır.

 

Sebebi ortadan kaldırmaya yönelik yaklaşımlar:

.          Tehlike var mı?

.          Kim etkilenecek?

.          Etki ne? Risk ne?

.          Riski (kazayı) önleyici tedbirler

.          Kontrol ve raporlama-denetim

 

c)      Kaza İncelemesi İçin Altı Temel Soru Kalıbı

 

1. Kim…

2. Nerede…

3. Nasıl…

4. Ne Zaman…

5. Ne, Hangi…

6. Neden…

 

1.Kim …

-Kim yaralandı?

-Kazayı kim gördü?

-Onunla kim çalışıyordu?

-Maruz kalmış çalışana kim talimat verdi,eğitti,görevlendirdi?

-Başka kimler dahildi?

-Olayın tekrarlanmasını önlemekte kim yardımcı olabilir?

 

2.Nerede…

-Kaza nerede oldu?

-Çalışan kaza anında nerdeydi?

-Denetçi o sırada neredeydi?

-Beraber çalıştığı kişiler o sırada nerdeydi?

-Kaza olduğunda görgü tanıkları nerdeydi?

-Bu koşul başka nerde mevcut?

 

3.Nasıl…

-Çalışan nasıl yaralandı?

-Kazadan nasıl kaçınabilirdi?

-İş arkadaşları (co-worker) benzer kazadan nasıl kaçınabilirdi?

-Denetçi kazayı nasıl önleyebilirdi?

 

4.Ne Zaman…

-Kaza ne zaman oldu?

-Çalışan göreve ne zaman başladı?

-Çalışan göreve ne zaman atandı?

-Tehlikeler çalışan için ne zaman belirdi?

-Denetçi çalışanın çalışmasını en son ne zaman kontrol etti?

-Çalışan bir şeylerin yanlış olduğunu ne zaman fark etti?

 

5.Ne, Hangi…

-Kaza neydi?

-Yaralanma / hastalık neydi?

-Kaza anında ne yapılıyordu?

-Onlara ne yapmalara söylenmişti?

-Hangi malzemeler kullanılıyordu?

-Hangi uygulama yürütülüyordu?

-Hangi talimatlar verilmişti?

-Hangi önlemler gerekliydi?

-Hangi KKT kullanılmalıydı?

-Diğerleri kazaya neden olacak ne yaptılar?

-Hangi sorun veya soruyla karşılaşıldı?

-Kazadan sonra kazazede veya diğerleri ne yaptılar?

-Görgü tanıkları ne gördüler?

-Olayın tekrarlanmasını önlemek için ne yapılacak?

-Hangi güvenlik kuralları bozuldu?

-Hangi güvenlik kuralları eksikti?

-Hangi güvenlik kuralları / prosedürleri gerekli?

 

6.Neden…

-Çalışan neden yaralandı?

-Çalışan neden bu şekilde davrandı?

-Diğer kişiler neden bu şekilde davrandı?

-Kişisel Koruyucu Teçhizatı neden kullanılmadı?

-Çalışana neden belirli talimatlar verilmedi?

-Çalışan neden bu konum/yerdeydi?

-Çalışan neden bu alet(ler)i veya makineyi kullanıyordu?

-Çalışan neden denetçiyle birlikte kontrol etmedi?

-Çalışan neden bu koşullarda çalışmaya devam etti?

-Denetçi o sırada neden orada değildi?

 

 

Kazayı incelediğimiz zaman;

.          Kaza var mı? İş kazası mı?

.          Uygun illiyet bağı var mı?

.          İşçi veya üçüncü kişilerin zararı var mı?

 

Kazalar üç türlüdür:

1-Hasarsız veya ehemmiyet teşkil etmeyen hasarları olan kazalar,

2-Geçici iş görmezliğe sebep olan kazalar,

3-Daimi iş görmezliğe sebep olan kazalar.

 

Sonuç: İş kazası olarak değerlendirilip ona göre tedbirler alınmalıdır.

Herhangi bir kazaya (tehlikeli davranışa) neden olup olmadığı.

Hafif kazalara neden olabileceği,

Ağır veya öldürücü bir kazaya neden olup olmadığı

Kazaların

-% 88'i insan hatası

-% 10'u mekanik hatalar.

-% 2'si öngörülemeyen, önlenemeyen, sebebi bilinmeyenlerdir.

 

Sonuç: İş kazası, aynı yerde ve aynı zamanda tehlikeli durum ile tehlikeli davranışın bir arada bulunmasından oluşur.

 

d)     Kazaların Temel Nedenleri (4m Faktörü)

 

1.      Man

2.      Machıne

3.      Media

4.      Management

 

1. Man (İnsan)

a) Psikolojik Nedenleri;

Unutkanlık, sıkıntı-üzüntü-keder, çevre etkileri, istem dışı davranış, ihmalci davranış, hatalı davranış vb.

b) Fiziksel Nedenler;

Yorgunluk, uykusuzluk, alkol, hastalık vb.

c) İşyeri Nedenleri;

İnsan ilişkileri, takım çalışması, iletişim vb.

 

2. Machıne (Makine)

a) Hatalı makine ve ekipman yerleşimi

b) Eksik veya kusurlu koruyucular

c) Yetersiz standardizasyon

d) Yetersiz kontrol ve bakım

e) Yetersiz mühendislik hizmetleri vb.

 

3. Media (Ortam – Çevre)

a) Yetersiz çalışma bilgisi

b) Uygun olmayan çalışma metodu

c) Uygun olmayan çalışma yeri ve ortamı vb.

 

4. Management (Yönetim)

a) Yetersiz yönetim organizasyonu

b) Tamamlanmamış kurallar ve talimatlar

c) Yetersiz güvenlik yönetim planı

d) Eğitim ve öğretim yetersizliği

e) Uygun olmayan nezaret, yönetim ve rehberlik

f) Uygun olmayan personel istihdamı

g) Yetersiz sağlık kontrolleri vb.

 

İşverenin bir iş kazasındaki sorumluluğu kaza ile iş arasında uygun illiyet bağının bulunması durumunda kusursuz sorumluluktur.

 

Kazaya uğrayanın olaydaki kusur derecesi olayın niteliğine tesir etmemekte, sadece tarafların sorumluluklarını belirlemektedir.

 

İşyerinde olan her kaza iş kazasıdır. Mesela cinayet iş yerinde olmuşsa kazadır. Ancak, sorumlusu farklıdır. Görülen iş ile kaza arasında uygun illiyet bağı olmalıdır. Her kazadan da işveren mesul değildir.

 

Kaza ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı, iş kazasının niteliğini etkileyecek bir unsur değildir. İşverenin sorumluluğunun belirlenmesine yarar. Mesela işyerinde açık havada çalışan işçinin güneş çarpmasından dolayı geçirdiği rahatsızlık gibi.

 

Yasalarda, birlikte kusur olarak, sadece zarar görenin kusuru, indirim sebebi olarak kabul edilmiş, üçüncü kişilerin kusuru bir indirim nedeni olarak kabul edilmemiştir. Dolayısıyla bir iş kazasında işverenin sorumluluğu belirtilirken işverenin kusuru değil, işçinin olaydaki kusuru önem arz etmektedir.

 

Kazalarda işçi işverenin kusurunu ispatla yükümlüdür. İşveren de işçinin hatasını, riski kabullendiğini veya üçüncü şahıslar tarafından sebep olunduğunu ispat etmelidir.

 

Kaza Teorisi:

Bir kazada üç faktör vardır

.          Durum faktörü, tehlikeli durum (TD)

.          Davranış faktörü, tehlikeli hareketler (TH)

.          Elde olmayan sebepler, görünmez kaza.

 

Genelde, kazalarda durum faktörünün payı %78, davranış faktörünün % 20, doğal afetlerin %2'dir.

 

e)      Durum faktörü, tehlikeli durum (TD)

 

.          Durum faktörleri-Emniyetsiz Durumlar.

.          Yetersiz koruyucular, korkuluklar

.          Yetersiz havalandırma

.          Yetersiz aydınlatma

.          Kişisel koruyucu vermemek

.          Gerekli ikaz ve uyarı levhalar olmaması

 

Çevresel faktörler, (gürültü, aydınlatma, havalandırma, rutubet, ısı, toz, vs.) çalışmaya uygun hale getirilmelidir. Bilhassa inşaatlarda tarlada çalışan vasıfsız ve bilgisiz kişiler en büyük kaza sebeplerindendir.

- Eğitimsiz ve ehil olmayan işçilerin çalıştırılmaları,

- Amaca yönelik istihdam yapılmaması,

- Tehlikeli ve emniyetsiz malzeme kullanma,

- İşi bilmemek anlamamak, Doğabilecek tehlikelere karşı işçilerin eğitilmemesi ve bilgilendirilmemesi,

- Koruyucu makineler kullanmamak veya eksik ve noksan koruyucu makineler kullanmak,

- İşletmelerde işçi sağlığı ve iş güvenliği teşkilatlarının veya kurumlarının olmaması,

- Kaza, kusur, ağırlık ve sıklık oranları istatistik ve tecrübelerinden yararlanmamak,

- İşçiyi normal şartların dışında acil ve olağan üstü haller için de bilgilendirmemek ve eğitmemek.

 

Davranış Faktörleri, Bedeni rahatsızlıklar, kişisel koruyucu kullanmamak, tecrübesiz ve eğitimsiz çalışmak, şakalaşmak, dikkatsizlik, önemsememe (örn. asılı yük altından geçme), eğer tehlikelerin bilinmemesi, önemsenmemesi, küçümsenmesi, dalgınlık ve unutkanlık halleri olursa kaza olabilir. İşçilere iyi yapılan işin güvenlikli iş olduğu anlatılmalı,

 

Sonuç olarak; bu durumlar çalışanlarda mevcut ise olay 3 yönü ile tahlil edilir.

Çalışanlarda bilgisizlik mevcuttur, eğitim almamıştır.

Çalışanlarda uygunsuz davranışlar bulunmaktadır.

Çalışanlar arasında sosyolojik, psikolojik ve fiziki arızalar mevcuttur.

 

Bu durumları gidermek için:

Bilgisizlik için, eğitim ve öğretim yapılmalı

Uygunsuz davranış için, disiplin teşekkül edilmeli,

Psiko-Sosyal uyumsuzluk için, ergonomik intibaklar sağlanmalıdır.

 

4.3.8. Örnek İş Kazaları İncelemeleri

 

Kaza Örnekleri 1

 

Bir kaza incelemede;

Oluş şekli,

Nedeni,

Kusur durumu,

belirtilmelidir.

Kapsamıyla sonuç arasında bağlantı kurulmalıdır.

 

Ahşap ve bir basamağı bulunmayan seyyar merdivenden inmekte olan bir kişinin düşerek yaralandığını farz edelim.

 

Kaza Oluşum nedenleri:

 

İşyeri ortamında bir basamağı kırık merdiven mevcuttur.

Fazla zaman alamayacağı, ufak çapta yapılacak tamir işi için kullanılmıştır.

Zihin tamirle meşgul olduğundan, kırık basamak unutulmuştur.

İş kazası belirtilen üç nedenin bir araya gelmesiyle oluşabilir.

 

-Kaza faktörleri :

 

- Birinci Faktörde /………….. İşyerinde kusurlu merdiven bulunmaktadır.

- İkinci Faktörde /…………. İşin yapımında kusurlu merdiven kullanılmıştır.

- Üçüncü Faktörde /…………. İşçinin yetersiz dikkati söz konusudur.

Üçüncü faktördeki işçinin yetersiz dikkati incelendiğinde; İşçinin birkaç olayı zihinde tutması mümkün olmayabilir. Kırık basamağı unutabilir, bu nedenle bu faktörün kaza sebebi olarak gösterilmesi doğru değildir. İkinci faktörde, işçinin kusurlu merdiven kullanması;

 

Kusurlu merdivenin kullanılmaması hakkında talimatlar asılmış ve işçiye okutulmuş dahi olsa bu bir eğitim işidir. Dolayısıyla bu faktörde kaza sebebi olarak gösterilemez. Birinci faktör ise işyerinde kusurlu bir merdivenin bulundurulması;

En uygun, en akılcı ve teknik yol:

a) Kusurlu merdiven hasar anından itibaren bakım ve onarıma alınmalı,

b) Hasarın giderilip giderilmediği hususu ve arızalı hale getiren işçi en yakın amiri tarafından kontrol edilmelidir.

c) Merdiven yaptırıldıktan sonra işyeri ortamına bırakılmalıdır. Kazanın ana faktörü bu husustur.

 

 

Kaza Örnekleri 2

Elektrikli el matkabı ile çalışma esnasında aletin gövdesindeki elektrik kaçağı nedeniyle işçinin elektrik çarpmasına uğradığını düşünelim.

 

İki durum söz konusudur;

1) Çalışanın olayı ucuz atlatması, alet-cihaz ve çevrenin zarar görmemesi,

2) İşçinin, hafif bedeni arıza ile kurtulması veya ölümle sonuçlanması.

Burada iki sonuç oluşmuş, birinde çalışan etkilenmiş, diğerinde ise etkilenmemiştir.

Neticede iki durumda da iş kazası oluşmuştur.

 

4.3.9. Bazı Yargıtay Kararları

 

1) Bir kaza halinde işçi hem müteahhide hem de taşerona dava açabilir. Y.10.HD.22.06.1984 T.E.34543609

 

2) Taşeronun kazasından müteahhit sorumludur. Müteahhidin kazasından taşeron sorumlu değildir. İşi ihale edenler de sorumlu değildir.

 

3) Taahhüt ettiği inşaatı, kısım taşeronlara ihale etmesinin, müteahhidin asıl işverenlik durumunu ortadan kaldırmaz. Y.H.G.K. 12.02.1973 E ⁄ 1970 ⁄ 9-806 K ⁄ 81 4) Şirket yazıhanesi ve depo işyeri birbirlerinin fer'i ve mütemmimidir. 8.D.02.04.1962 e /1960/ 8545 k/262/185

 

4) İş kazasında aracı durumunda bulunan kimse de işveren ile birlikte sorumludur. 8.D.05B01.1962 E/1960/5066 K/962/27

 

5) Personel ikametleri için tahsis edilmiş lojmanlar, işin yapıldığı yerle birlikte aynı binada bulunursa dahi işyeri sayılamaz. Lojmanlarda olan intihar iş kazası değildir. Y.9.H.D.06.06.1970 E/934 K/6637

 

6) İş kanununa göre işveren mevzuatta öngörülen önlemleri değil, kutsallaştırılması gereken insan yaşamına saygı çerçevesinde günümüz bilim ve teknolojinin öngördüğü önlemleri dahi almakla yükümlüdür. Her halde çalışan kimsenin iş güvenliği işçinin kendi dikkatine bırakılmaz. Y.10.H.D. 07B04. 1984. 2029/2240

 

7) Yapı işlerinde korkuluk yapılmaması ve güvenlik kemeriyle yetinmeyip ayrıca bunların kullanılmasını sağlamaktan işveren sorumludur. Y.10.H.D. 29.03.1983 488/1545 9) On iki metre yükseklikte çalışan işçisine emniyet kemeri vermeyen işveren ağır şekilde kusurludur. İşçinin emniyet kemeri istememiş olması büyük kusur kabul edilemez. Y.10.H.D.E.1976/8053

 

8) Kötü görenek ve alışkanlıkları işverenin gerekli önlemleri alma yükümlüğünü kaldırmaz. Y.10.H.D.17.02.1981 101/823

 

9) İşverenin sorumluluğu için önlem almasının zorunluluğu değil, gerekli bulunması aranır.

Y.10H.D27.02.1975 371/1136

 

10) İşveren, kural olarak kendi işyerinde sigortalı işçisinin, uğramış bulunduğu iş kazasından sorumlu tutulamayacağını, ispatla yükümlüdür. Y.10.H.D.27.02.1981 101/823

 

11) Yasanın öngördüğü önlemleri almamak ve uymamak, işveren için kusuru konusunda kesin Kanuni karine oluşturulur. Y.10.H.D.22.05.1975 4269/2981

 

12) İşçinin, iş kazası sonucu ölümüne, üçüncü kişi ile birlikte sebebiyet veren işveren, zarardan üçüncü kişi ile birlikte müteselsilen sorumludur. Y.9.H.D. 07B07B1970 E.2676.K.7653

 

13) İş kazasında sakat kalan işçinin sakatlık oranı %10 dan aşağı olsa bile işveren tazminatla sorumludur. Y.9.H.D.24.09.1965 E.8080 K.8029 -Y.9.H.D.28.06.1966 E.6185.K.6639

 

14) Bir iş kazasının meydana gelişinde işçinin de, işverenin de hiçbir kusuru yok ise, iş kazasına uğrayanın mirasçılarının destekten yoksun kalmaları sebebiyle işverenden maddi ve manevi tazminat istemeye hakları vardır.

 

15) Yapı anahtar teslim koşuluyla davalı "M" tarafından yaptırıldığına ve sigortalılar onun tarafından çalıştırıldığına göre işveren mal sahibi "H" olmayıp davalı "M" dir.

 

16) Bir işyerinin sigortalısının bir başka işverene ait iş yerinde işin gereği olarak çalışması işverenin o iş yerine dahi işvereni bulunduğu sonucunu doğurmaz. Y.10.H.D.20.12.1978 2996/10237

 

17) Bir olayın iş kazası niteliğinde bulunup bulunmadığının saptanması hukuki sorundur. Hukuki sorunların halli ise, bilirkişiye değil hâkime ait bir görevdir. Y.10.H.D.6.2.1975 105/638

 

18) İşyerinde taş kaldırırken bağırsak düğümlemesi sonucu ölümlü olayı SSK 11/anın tanımı içine giren iş kazası niteliğindedir. Y.10.H.D. 15.04.1975 1992/2161

 

19) İşyerinde tartışma sonucu kalp durma sonucu ölüm olayı iş kazasıdır. Y.10.H.D.  10.2.1976 4160/8438

 

20) Bir iş kazası sonucu vefat eden taşeron işçinin hak sahipleri dilerse dayanışmalı sorumluluk halinde bulunan asıl işveren ve taşerona (alt müteahhide) birlikte, dilerse bunlardan yalnız birine karşı tazminat davası açabilirler, Y.9.H.D. 22.12.1970 E.9832 K.14588 23) Hatalı makineyi kullandırmak Y.10.H.D. 11.03.1983 1089/1181

21) Traktörle sigortalı taşımak. Y.10.H.D.10.02.1983 421/564

 

22) Yapı işlerinde iskelelerde korkuluk yapılmaması ve emniyet kemeriyle yetinip ayrıca bunların kullanılmasını sağlamamak. Y.10.H.D. 29.03.1983 488/1545 27) İnsan nakline elverişli olmayan kamyonetin açık kasasına sigortalı bindirip taşımak Y.10.H.D. 11.02.1983

 

23) Trafik ve iş güvenliği mevzuatına aykırı şekilde servise çıkarılan aracın sigortalı taşıma sırasında kapısını açık bırakmak. Y.10.H.D. 1.12.1981 5678/6282

 

24) Elektrik işinde ehliyetsiz sigortalıyı çalıştırmak. Y.10.H.D. 19.11.1981. 5440/6034

 

25) Emniyet kemeri vermekle yetinip bunu kullandırmayı sağlamamak.Y.10.H.D. 23.11.1982 4661/5171

 

26) Kendisi ehliyetli olduğunu bildirmiş olsa dahi ehliyetsiz sigortalıyı ağır vasıtada çalıştırmak. Y.10.H.D. 01.04.1982 1683/1863

 

27) Çalıştırdığı iş bakımından yetersiz olan kişileri işe almak Y.10.H.D. 01.02.1982 8/360

 

28) Çalışma talimatı ile uyarı levhalarını iş yerine koymamak Y.10.H.D. 13.2.1979 4885/1210

 

29) Sigortalıya işine uygun iş elbisesi vermemek.Y.10.H.D. 29.1.1976 5530/337

 

30) Adam çalıştıran kendi kusurlu davranışından sorumlu olup çalıştırdığı adamın kusurlu eyleminden sorumlu tutulamaz. Y.10.H.D. 4.2.1983 226/453

 

31) işveren iş kazasına uğrayan işçinin bağlı bulunduğu taşeronun, sorumluluğu oranında istihdam eden sıfatıyla sorumlu olur. Y.10.H.D. E. 1990/193 K.1990/4275 T. 7.5.1.1990

 

32) İş müfettişinin eksikleri saptayıp tamamlamak için süre vermediği durumda suç müfettişin saptamasıyla oluşur. Y.9.H.D. E.1990/1329 K.1990/1783 T.3.5.1990

 

33) İşveren işçinin güvenliğini sağlamak için gerekli alanı yapmak, koşulları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmak işçi de bu konudaki usul ve koşullara uymakla yükümlüdür. Y.9. H.D. E. 1990/4838 K.1990/7758 T.25.6.1990

 

34) İşçi sağlığı ve iş güvenliği için işveren önlem almakla işçide usul ve şartlara uymakla yükümlüdür. Y.9.H.D. E.1991/13260 K.1991/14880 T.26.11.1991

 

35) İş kanununda işyerinde yapılan teftiş sırasında tespit edilen noksanlıkların giderilmesi için işverene süre verilmesini öngören herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Önel verilmeyen hallerde müfettiş tarafından mahallinde yapılan tespitle suç oluşur ve tespit edilen eksikliklerin sonradan giderilmiş olması da suçun oluşmasını engelleyemez. Y.9 CEZA D.E. 1990/1329 K.1990/1783 T 3.5.1990

 

36) Her işveren iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli yükümlüdür. Bu yükümlülüğün sadece önlem almakla yetinilebileceği anlamını taşımadığı alınan önlemlere uyulup uyulmadığını denetleme ve giderek önlemlere uyulmasını temin anlamında bulunduğu da kuşkusuzdur. Başka bir deyişle işveren işyerinde geniş anlamda doğmuş ve doğabilecek tüm tehlikeleri önlemek zorundadır. Bu zorunluluk sonucu olarak iş yerinde işveren tarafından tam anlamıyla geniş bir kontrol mekanizması kurulmalıdır. Y.10.H.D. E.1978/2077, K.1978/7689,T.31.10.1978

37) Taşeronlar namına ayrı işyeri dosyası açılmamış olması halinde taşeron müstakil işveren durumunda olamaz. Y.H.G.K E.1967/9 – 750,K.812 T.7.12.1968 43) İş kazasında ikinci işverenle birlikte asıl işveren de sorumludur. Y.9.H.D. E.9087 K.13002 T. 22.10.1968 44) İş kazasında taşeron ile işveren birlikte sorumludur.Y.9.H.D. E.2676 K. 7653 T.7.7.1970

 

38) Olasılıklı işçi yararına değerlendirilmelidir.Y.9.H.D. E. 11119 K.12427 T.19.11.1970

 

39) İş kazası nedeniyle ihale eden makam hakkında tazminat davası açılmaz.Y.9.H.D. E.978/13458,K. 97813593 T.1.11.1978

 

40) 18 yaşından küçük kimsenin ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması, iş kazasında önemli etkendir. Y.9.H.D. E.982/5724 T.15.6.1982

 

41) İşçi iki ayrı işyerinde sigortalı ise, bunlardan biri için normal sayılan olay, ötekisi için iş kazası sayılabilir. Y.10.H.D. E.983/383 K.983/624 T. 14.2.1983

 

42) Gerekli önlemlerin alındığını kanıtlamak işverenin görevidir.Y.9.H.D. E.11620 K.13107 T. 26.12.1967

 

43) İş güvenliği tüzüğünü dikkate almadan düzenlenen bilirkişi raporu geçersizdir. Y.9.H.D. E.1713 K.6258 T. 15.6.1970

 

44) kaçınılmaz durumdan ötürü işveren sorumlu tutulamaz. Y.9.H.D. E.40577 K.16804 T.15.5.1973

 

45) İş kazasında birden çok kişi kusurlu ise zarardan birlikte sorumludurlar. Y.9.H.D E.45857 K.17874. T.18.5.1973

 

46) İşverenin sorumluluğu belirlenirken işçinin aşırı süre çalıştırılmış olması dikkate alınmalıdır. Y.10.H.D. E.970/70 K.980/758 T. 7.2.1980

 

47) Sigortalının gerekli biçimde eğitilip eğitilmediği kusur oranını etkiler. Y.H.G.K. E. 980/1853 K.982/768 T.2.7.1982

 

48) Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü irdelenerek kusur oranları belirlenmelidir. Yrg21 HD 9.12.1996,E.1996/6011 – K.1996/6822

49) Komşu inşaattan tuğla düşerek kapıcının ölmesi durumunda, çalıştığı apartmanın istihdam edenleri, özen ve gözetim ödevini objektif olarak yerine getirmedikleri belirlenmeden kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince tazminattan sorumlu tutulamazlar. Yrg21HD 29.11.1996, E.1996/5418-k.1996/6635

 

50) İmam nikâhlı eş de destekten yoksun kalma tazminatı alabilir. Yrg21 HD 17.05.1995,E.1995/1234-K.1995/2408

 

51) İşin bütünüyle bir işverene devredilmesi halinde alt işveren ilişkisinden söz edilemez. İşini tümüyle devreden iş sahibi, işçilerin geçirdiği iş kazasından dolayı sorumlu olmaz. Yrg9 HD 04.07.1995, E.1995/2660 –K1995/3844

 

52) İşçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili olarak işverenin gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü yanında, işçinin de bu konuda konulan usul ve şartlara uyma yükümlüğü vardır. Yrg9 HD 26.11.1991,E.1991/1360-K.1991/14880

 

53) İş kazası sonucunda ölüm gerçekleşmeyip sonraki bir tarihte gerçekleşirse iliyetin kesin olarak tespiti gerekir. Yrg9 HD 03.06.1991,E.1991/8163- K.1991/9219

 

54) Manevi tazminatın taktirinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile bir taraf için yıkım getirecek diğer taraf için özendirici olmama hususlarının dikkate alınması gerekir. Yrg9 HD 27.12.1988,E.1988/12583-K1988/12584

 

55) Diğer işçilerinin kusurundan istihdam eden sıfatıyla işveren sorumludur.Yrg9 HD 02.10.1982,E.1982/7450-K.1982/8369

 

56) İş kazası sebebiyle tazminat davasında zaman aşımı.Yrg9 HD 25.05.1982,E.1982/4741-K.1982/5191

 

57) Önce maddi tazminat davası açılması manevi tazminata ilişkin hakkın sonradan istenmesine engel değildir. Yrg9 HD 30.04.1981,E.1981/3262-K.1981/6293

 

58) Ölen işçi ile karı koca gibi yaşayan kişi işverenden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir.Yrg9 HD 26.01.1981,E.1980/15061–1981/868

 

59) İş kazasına uğrayan işçi tam kusurlu olsa bile bütün iyileştirme giderlerinin işverenden alınması 506 sayılı Yasanın 10. maddesi gereğidir. (Y.9.H.D. 30.7.1970 T. 7072 E. 8100 K)

 

60) İş kazasından söz edebilmek için sigorta olayının SSK 11/A da öngörülmüş fıkradan yalnızca birine girmesi yeterli ve zorunludur. Sigortalının işyerinde iken, kendisine hemen veya sonradan beden veya ruhça arızaya uğratan bir olay, başkaca hiçbir koşul aramaksızın SSK açısından iş kazasıdır.

 

61) Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için işin yürütümü ile ilgili, ya da dış etkenlerle oluşmuş veya aniden olmasında bir zorunluluk olmayacağı böyle bir sınırlamanın yasaca öngörülmediği için benimsenemeyeceği de tartışmasızdır. Buna göre, sigortalının işyerinde intihar etmesi hali iş kazası sayılır. (Y.10.H.D. 29.03.1979,E.8413, K. 2759)

 

62) Bilirkişi incelemesi, bilirkişinin kişisel anlayışına göre değil 506 Sayılı Kanunun 26. maddesinde açıkça belirtildiği üzere iş güvenliği mevzuatı hükümlerini göz önünde tutmak suretiyle yapmak zorundadır. Bu esasa uymayan bilirkişi raporu hükme dayanarak yapılamaz.

 

63)  İş Kanununun ilgili hükmüne göre, iş hayatını izleme, denetleme ve teftişle yetkili memurlar tarafından tutulan tutanaklar aksi ispatlanıncaya kadar geçerlidir.

 

64) Sigortalı işçinin olayın hemen arkasından vermiş bulunduğu ifade her türlü etkinin dışında sayılması gerekeceği için sonradan alınan ifadeleri karşısında daha inandırıcıdır ve üstünlüğü haizdir. (Y.9.H.D. 6.6.1974 E.3155 K.3920)

 

65) İş güvenliğine göre, işveren, salt mevzuatta öngörülen önlemleri değil kutsallaştırılması gereken insan yaşamına saygı çerçevesinde günümüz bilim ve teknolojisinin öngördüğü önlemleri dahi almakla yükümlüdür. Herhalde, çalışan kimsenin iş güvenliği işçinin kendi dikkatine bırakılamaz.(Y.10.H.D. 17.4.1984.E.2029.K.2140)

 

66) Sigortalının yatmasına mahsus yer işyeridir ve orada üçüncü kişinin tedbirsizliği sonucu ölümü iş kazasıdır. (Y.10.H.D. 3.6.1976 E. 8915 K. 4334

 

67) İş kazası sonucu maluliyet oranının tespitinde Adli Tıp Kurumunun ve SSK arasında farklılık varsa adli tıp genel kurulundan rapor alınmalıdır. Y.21 . H.D. E/2005/4746 K:2005/8211 T:22.09.2005

 

68) İşçi sağlığı ve iş güvenliği hükümleri açısından yeterli araştırma ve incelemeye dayanmayan bilirkişi raporu iş kazasında kusur oranlarının ……. esas alınamaz. - Y.21 H.D. E:2005/2228 K:2005/4779 T: 09.05.2005

 

69) YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ E.2006/18030 K:2007/2541 T:22.02.2007 818 sayılı BK /41 manevi tazminat meslekte kazanma güç kaybı

 

70) İş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle açılan dava sürerken işçinin ölmesi - mirasçıların manevi tazminat davasına devam etmeleri-mirasçıların payları oranında ödenmesine karar verilmesinin gerekmesi -faize maluliyetin tespit edildiği tarihten itibaren hükmetmesinin gerekmesi - YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ E.2006/19242 K:2007/1779 T:12. 02.2007 48575 işk /77

 

71) İş kazası kusur raporu hükme dayanarak (İŞ K./77) oluşturulacak nitelikte olmalı - işverenin hukuki sorumluluğu ,işçiyi gözetme (koruma) kaynaklanan kusura dayalı sorumluluk olup, işçinin ya da 3. üçüncü kişinin tam kusurlu olduğu hallerde ise sorumluluğun koşullarından olan zararlandırıcı eylemle sonuç arasındaki illiyet bağı ( nedensellik) kesildiğinden işverenin zorunluluğu söz konusu olamaz.

 

4.3.10. İş Kazası ve Meslek Hastalıkları İncelemelerinde Kusur Oranları:

 

a)      Genel Kurallar:

Kaza kusur oranlarının tespitini yapabilmek için kazaların sebepleri üzerinde durmak gerekir;

-Sebep nedir?

-Tedbir nedir?

-Çözüm nedir?

-Kusur nedir?

 

Bir Kazada Genelde 5 Ana Hususa Bakılır;

 

-Kazazedenin sosyal güvenliği,

-Sağlık raporu,

-Mevzuat ve iş güvenliği eğitimi,

-Yapılan iş ile ilgili eğitimler, oryantasyon ve işbaşı eğitimleri,

-İş yeri risk analiz ve değerlendirmesi,

 

Bu Hususların Dışında Yapılan İşe Göre Tespit ve Tahlillerde Bulunulur;

 

-İnşaat,

-Teknik İşler ve mekanik cihazlar,

-Kimyasallarla çalışma(MSDS formları),

-Hizmet sektörü,

-Alınmış olan ifadeler değerlendirilir.

 

Bunların Dışında;

-Planlama,

-Organizasyon ve yönetimi,

-Yapılan İşe Göre Alınan veya hazırlanan belgeler,

-Çalışmaların mevzuatlara uygunluğu (mesai,izin vs.),

-Sağlıkla ilgili çalışmalar,

-Çalışma ortamının uygunluğu (Termal konfor),

-Ortamdaki Kimyasal –Fiziki Ölçümler,

-Çalışma mekanında kullanılan Teknik Cihazların kontrolü,

-Çalışan kişilerin yeterlilik belgeleri değerlendirilir.

 

Planlamada;

-Kurma izni-işletme belgesi,

-Resmi daire başvuruları,

-İnşaat işyeri bildirimi, maden bildirimi,

-Çalışılacak yerin konumu,

-Makinelerin durumu ,

-Kimyasal risk etmenleri,

-Çalışan personel görev tanımı değerlendirilir.

 

Organizasyon ve Yönetimi ;

-İşçi sağlığı ve İş Güvenliği Kurulu,

-İşyeri sağlık ve güvenlik birimi,

-İşyeri hekimi –Sağlıkçı,

-İş Güvenliği uzmanı,

-Teknik nezaretçi,

-Fenni Mesul,

-Proje, uygulama, hazırlık, (inşaat) koordinatörleri,

-Mesul Müdürlükler(kimyasallar),

-Üst ve Alt Taşeron ilişkileri,

-İletişim ve koordinasyon,

 

Yapılan İşe Göre Alınan veya Hazırlanan Belgeler;

-Risk değerlendirmesi,

-İSG kurul defteri,

-İşyeri sağlık ve güvenlik birimi defteri,

-Yapı iş defteri,

-Teknik nezaretçi defteri,

-Patlamadan korunma dokümanı,

-Kaza ve tehlike durum planı,

-Tehlikeli ve zararlı maddelerden korunma planı,

-Sağlık ve güvenlik planı,

-Takip formları (arıza-bakım vs. ),

 

Sağlıkla İlgili;

-İşe giriş muayeneleri,

-Periyodik kontroller,

-Aşılar,tetanos,portör vs.,

-Meslek Hastalığı tetkikleri,

-Zehirlenmeler(Akut-kronik),

-Yapılan İş,teknik cihazlar-kimyasallar,

-Bunlara bağlı ölçüm,muayene ve kontroller,

-Göğüs radyografisi,

-Lejyoner hastalığı,

-Kan tetkik ve tahlilleri,

-Alerjik testler,

-Adale ve eklem yerleri kontrolleri,

-Manyetik rezonans,

-Sağlık planlaması,

-Sağlık çalışmasının değerlendirilmesi,

-İlk yardım eğitimleri,

-Sağlık gözetimleri,

 

Çalışma Ortamının Uygunluğu (Termal Konfor);

-Havalandırma,

-Aydınlatma –Işık,

-Isıtma –Sıcaklık,

-Soğutma,

-Nem,

 

Ortamdaki Kimyasal -Fiziki Ölçümler;

-Gürültü,

-Toz,

-Titreşim,

-Aydınlatma,

-Rutubet(Nem),

-Kimyasal madde ölçümü MAK değerleri, TWA-STEL-CEİLİNG-LEL-UFL,

 

Çalışma Mekanında Kullanılan Teknik Cihazların Kontrolü;

-Kaldırma araçları,

-Davlumbaz-havalandırma vasıtaları ve emiş kanalları,

-Basınçlı tank, tüp, depo,kazan ve kompresör muayeneleri,

-İş ekipmanları ve makineleri kontrolleri,

 

Kişisel Koruyucu Donanımlar;

-Amaca yönelik olarak iş elbisesi ve Kişisel Koruyucu Donanımın zimmetli olarak verilmesi ve kullandırılması,

-Emniyet kemeri, baret, maske, gözlük, ayakkabı, eldiven, önlük, bone, tozluk, yüksük vs. TS-EN ve CE belgeli olmalı,

-Bunların kontrolü, temizliği ve muhafazası yapılmalı, bunlarla ilgili eğitim ve bilgilendirilmeleri yapılmalı,

 

Elektrik, Elektrikli Alet ve Paratoner Kontrolleri;

-Yıldırımlık veya paratoner kontrolü,

-Elektrik tesisatı(bina ve çelik konstrüksiyon) kontrolü,

-Pano ve tevzi tablosu topraklamaları,

-Makinelerin Priz ve şasi topraklamaları,

-Seyyar elektrikli aletlerde devre kesiciler,

-Statik elektrik kontrolü ve alev tutucular,

-PPTZ maddelerle çalışmalarda exproof sistem kontrolü,

-Tevzi tabloları ve panolarda kaçak akım röleleri,

 

Çalışılan Teknik Cihazların Operasyon Noktaları Kontrolü;

-Kayış-kasnak-mil-volan-kaplin-helezon ve zincir koruyucuları,

-Torna, planya, freze, matkap, zımpara, testere, pres, spiral muhafazaları, otomatik durdurma ve acil stop butonları, fotoseller,

-Kaynak, kesme vs. paravanları,

 

İşyerlerinde Görünür Bir Yerde Aşağıdaki Planlar Asılmalıdır;

-Elektrik tesisatı durumu planı,

-Acil eylem planı,

-Yangın planı,

-Sabotaj planı,

-Vaziyet planı (üzerinde makine yerleşimini gösterir) asılı olmalıdır,

 

Yangın Sistemlerinin Varlığı ve Kontrolü;

-Alarm sistemleri,

-Yangın algılama sistemleri,

-Spring sistemleri,

-Gaz kaçak dedantörleri,

-Kimyasal dedaktörler,

-Hidrant, dolap, hortum, tüp ve tank kontrolleri,

-Yangın köşesi ve malzemelerinin kontrolü(yanmaz battaniye, elbise, maske, eldiven, el feneri vs.),

-Acil durum jeneratörü ve aydınlatmalar,

-Acil durum kompresörü,

-Yangın haritası hazırlanması,

 

İş Yerinde Eğitim Programlarının İşyerinin Faaliyet Alanına Göre Yapılması ve

Uygulanması;

-Mevzuat Eğitimi,

-İşçi sağlığı, iş güvenliği, iş kazaları meslek hastalıkları,

-İşyerindeki riskler,

-İşçi ve işverenlerin hakları,

-Kullanılan teknik cihazlar ve iş ekipmanlarının güvenli kullanımı eğitimleri,

-Kullanılan kimyasalların eğitimleri,

-Hijyen eğitimi,

-Kişisel koruyucu donanımlar eğitimi,

 

İşyerinde Talimatların Kontrol ve Uygulanması;

-Bütün teknik cihazların kullanma ve çalıştırma talimatları

-Bakım,onarım,yağlama,temizlik ve ayar talimatları

-Kullanılan kimyasalların sağlık,teknik ve yangınla ilgili emredici, uyarıcı, yasaklayıcı talimatları.

İş Güvenliği Levhaları;

İş yerinde yeterli miktarda amaca uygun:

-Emredici,

-Yasaklayıcı,

-Uyarıcı,  ikaz yazıları olmalıdır.

 

Çalışanların Sağlık Problemleri;

-Genel sağlık (herkeste olan,grip,solunum yolu enfeksiyonu, deri hastalıkları vs.)

-İş kazaları ve meslek hastalıkları

-İşle ilişkili hastalıklar (koroner kalp hastalığı, kronik bronşit, hipertansiyon, bazı kanserler vs. )

 

Meslek Hastalıkları;

 

Yapılan iş ile hastalık arasında bağ vardır.

Meslek hastalıkları: fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak sınıflandırılabilir.

-Deri, solunum yolu,bedeni hareketler ile ortaya çıkar. Yapılan iş, çalışma şekli, kullanılan makine, kullanılan kimyasallardan kaynaklanır.

 

Fiziksel Nedenli Meslek hastalıkları;

-Gürültüden kaynaklanan işitme kaybı, (2 yıl)

-Aydınlatmadan kaynaklanan göz rahatsızlığı,

-Sıcak ve soğuk ortamda çalışma,

-İyonizan ve noniyonizan maddelerle çalışanlarda radyasyon etkisi ve manyetik rezonans,

-Yüksek ve düşük basıncın sebep olduğu hastalıklar,

-Titreşim etkisi ve tekrarlanan hareket (işlemle)olan hastalıklar,

 

Kimyasal Nedenli Meslek Hastalıkları;

-Kullanılan kimyasallardan kaynaklanır,

-Öldürücü (Akut) tesir,

-Organlarda hasar verme (kronik haller),

-Sinir sistemi ve davranış bozuklukları,

 

Bunun Dışında;

Tozlarla meydana gelen hastalıklar,

Biyolojik faktörlere bağlı meslek hastalıkları,

Ergonomik faktörlere bağlı meslek hastalıkları,

 

b) Meslek Hastalıklarında Tanı Usulleri

-Klinik Değerlendirmeleri

-Bütün işlerin değerlendirilmesi ve tanımlanması. Yapılan iş ve tanımlama,(meslek

değil, yapılan işte sorulmalı, mesela elektrikçi, iş konusu, ilişkisi)

-İşyeri maruziyetleri (MSDS) ve tedbirler,

-Belirtilerin zaman ilişkisi (ne zaman),

-İş dışı etkilenmeler,

 

-Laboratuvar Değerlendirmeleri

-Radyolojik yöntemler,

-Biyokimyasal yöntemler,

-Patolojik incelemeler,

 

-Meslek ile İlişkisinin Kurulması

-Ayakta çalışma,

-Oturarak çalışma,

-Sıcakta çalışma,

-Kimyasallarla çalışma vs. değerlendirilir.

 

Meslek Hastalıklarından Korunma

-Kaynaktan kontrol (toplu koruma) önlemi,

-KKD kullanma (ferdi koruma),

-Tıbbi yaklaşımlar,

 

SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğünde Meslek Hastalıkları

A grubu:Kimyasal maddelerle olan meslek Hastalığı (25 gruptur),

B grubu:Mesleki deri hastalıkları,

C grubu :Pnomokonyozlar ve diğer mesleki solunum sistemi hastalıkları(69 gruptur),

D grubu:Mesleki bulaşıcı hastalıklar,

E grubu:Fiziki etkenlerle olan meslek hastalıkları (6 gruptur), olarak sınıflandırılır.

 

4.4.  Hastalık ve Analık Sigortası Olaylarının İncelenmesi:

            4.4.1. 01.10.2008 tarihi Öncesi (506 Sayılı Kanun):

 

506 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre;

Sigortalılara, bu maddenin (A), (B) ve (D) bentlerinde yazılı yardımlardan yararlanabilmeleri için, hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün hastalık sigortası primi ödemiş olmaları şartıyla,

 

Aynı Kanunun 35 inci maddesi gereğince de eş ve geçindirmekle yükümlü olunan çocuklar ile ana ve babaya, hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde 120 gün hastalık sigortası primi ödenmiş olması koşuluyla, her türlü sağlık yardımları Kurumumuzca yapılmaktadır.

 

Yine, Kurumumuzdan sürekli iş göremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanlarla bunların geçindirmekle yükümlü oldukları eş, çocuk, ana ve babaları ile gelir-aylık almakta olan eş, çocuk, ana ve babalar anılan Kanunun 36 ncı maddesine istinaden Kurum sağlık yardımlarından yararlanmaktadırlar.

 

Öte yandan, Kurumumuz yükümlülükleri arasında bulunan bu yardımlardan, uzun süreli tedaviyi gerektiren hastalığı olan kişilerin yüksek tedavi masrafları nedeniyle gerçek dışı sigortalı gösterilmek suretiyle faydalanma yoluna gittikleri de yapılan denetimlerden bilinmektedir.

 

4.4.1.1. Hastalık ve Analık Sigortası Olaylarının İncelemelerinde Araştırılacak Hususlar

 

a) İnceleme ve Denetimlerde Araştırılacak Hususlar:

 

1) Sağlık yardımı alan / alınmasını sağlayan kişinin (506/2. maddeye göre) sigortalı olup olmadığı,

 

2) İşverenin (506/10 - 38/2 - 41 ve 90.md.) ve üçüncü şahısların (506-39.md.) sorumlulukları,

 

3) Olayın meydana gelmesinde sigortalının (506/38,110 ve 111.md.) sorumluluğu,

 

4) Sigortalının hastalık sigortası yardımlarından yararlanmaya müstahak olup olmadığı, (Kendisi için 90 gün, bakmakla yükümlü olduğu kişiler için 120 gün, yurt dışı tedavi için gerek kendisi ve gerekse bakmakla yükümlü olduğu kişiler için hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki 1 yıl içinde 300 gün sigortalılık şartlarını yerine getirip getirmediği)

 

5) İşyeri kayıt ve belgeleri incelenerek usulsüzlük bulunup bulunmadığı,

konuları araştırılmalıdır.

 

b) İnceleme ve Denetimin Yerine Getirilmesinde İzlenmesi Gereken Usul ve Esaslar:

 

1) Görev emri ve eki belgelerin (Vizite kağıdı - diğer belgeler) tetkiki,

 

2) Gerektiğinde işyeri dosyası ile sigortalının şahsi dosyasının incelenmesi (sigortalı işe giriş bildirgesi ve diğer belgeler),

 

3) İşyerinde yapılan işin tanımı, işkolu kodunun yapılan işe uygunluğu, yapılan işin Ağır ve Tehlikeli işler kapsamında olup olmadığının tespiti,

 

4) Hastalık bir olaya bağlı ise olay ile ilgili belgelerin (İş Müfettişi raporu, kolluk kuvvetleri-zabıta-savcılık belgeleri, mahkeme kararları vb.) incelenmesi,

 

5) Gerektiğinde işyerinde yerel denetim yapılması,

 

6) Gerektiğinde işyeri kayıtlarının incelenmesi.

 

c) Sigortalı, tanık ve işveren ifadelerinin alınması:

 

1)     Sigortalının İfadesinin Alınması

 

Alınacak ifade sırasında;

 

-İşe başlama tarihi ve aldığı ücret, işyerinde yaptığı iş/işler, günlük-haftalık çalışma süreleri, çalışma koşulları,

 

-İşe girerken ve işin devamında sağlık raporu alıp almadığı, rapora aykırı işlerde çalıştırılıp çalıştırılmadığı, periyodik muayenelerinin yaptırılıp yaptırılmadığı,

 

-İşe başlamadan önce ve işin devamı süresinde geçirdiği rahatsızlıklar ve sürekli bir hastalığının bulunup bulunmadığı,

 

-Hastalığın meydana gelmesinde işveren veya üçüncü kişilerin kastı veya suç sayılır bir eylemi olup olmadığı (hastalık vakası bir olay sonucu meydana gelmişse olayın anlatımı sağlanacaktır.),

 

-İncelemesi yapılan hastalık olayından önce hastalanıp kullandığı "hastalık izni" varsa çalışabilir raporu alıp almadığı, alınmamış ise nedenlerinin neler olduğu,

 

-İstirahatli kaldığı sürede işyerinde veya başka bir yerde ücret karşılığı çalışıp çalışmadığı,

gibi hususlar dikkate alınmalıdır.

 

 

2)     Tanık İfadelerinin Alınması

 

Alınacak ifade sırasında;

 

-Hastalanan sigortalı ile iş ilişkisi,

-Hastalanan sigortalının işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise işyerinde yaptığı iş/işler, işyerindeki çalışma süreleri ve çalışma koşulları,

 

-Hastalığın meydana gelmesinde kusurlu bir kimsenin bulunup bulunmadığı, kusurlu bir kimse varsa kusurlarının neler olduğu (hastalık vakası bir olay sonucu meydana gelmişse olayın anlatımı sağlanacaktır.), istirahatli kaldığı sürede çalışıp, çalışmadığı,

 

-Hastalanan sigortalının işe girişinde ve daha sonrasında bilinen bir rahatsızlığının olup olmadığı,

 

-İşyerinin çalışma şartlarına göre işe girerken sağlık raporu alınıp alınmadığı ve bu bağlamda hastalanan sigortalıya ait işe giriş sağlık raporu olup olmadığı, periyodik muayenelerin yaptırılıp yaptırılmadığı konusundaki bilgisi, gibi hususlar dikkate alınmalıdır.

 

3)     İşveren/şirket yetkilisi İfadesinin Alınması

 

- Sigortalıya işe alındığı günden itibaren süreleri de belirtilerek hangi iş/işlerin yaptırıldığı,

 

- Hastalığın meydana gelmesinde çalışma koşullarının etkili olup olmadığı,

 

- Hastalanmanın sigortalı, işveren ve üçüncü kişiler yönünden kasıt-kusur-suç sayılır bir eylem sonucu meydana gelip gelmediği,

 

- Hastalık vakası bir olay sonucu meydana gelmişse olayın anlatımı, (Olay ile ilgili zabıta-savcılık belgeleri ile mahkeme kararlarının teminine çalışılmalı, olay trafik kazası ise araç plaka numaraları saptanmalı, trafik ve kasko sigorta poliçelerinin örnekleri temin edilmeye çalışılmalıdır.)

 

- İşyerinde sigortalılar için çalışma mevzuatına göre varsa alınması gerekli sağlık raporlarının alınıp alınmadığı ve yine sigortalıların periyodik muayenelerin yaptırılıp yaptırılmadığı,

 

- Kayıt ve belgelerde noksan ve usulsüzlük varsa işveren/işveren vekilinin bu konudaki bilgileri, gibi hususlar dikkate alınmalıdır.

 

Ayrıca; gerektiğinde yapılan yerel denetimde hastalık incelemesine konu sigortalının işyerinde çalıştığı fiilen saptanamamış ise düzenlenecek ifade ve kayıt inceleme tutanaklarında iş kazaları incelemeleri bölümünde belirtilen temel bilgilere ek olarak;

 

 -Hastalanan sigortalının işyerinde eylemli çalışıp çalışmadığına tanık olan kişilerin kimler olduğu,

 

-Çalışılan işyerinin fiziki durumu, işyerinin adresi, civar komşuları, işyerinde kendisine yaptırılan iş/işlerin neler olduğu, aldığı ücretler ve çalışma gün sayıları ile bildirilenler arasında farklılık bulunup bulunmadığı,

 

-İkametgahı ile işyeri arasında ulaşımın hangi güzergahtan, hangi araçlar ile sağlandığı, gibi hususların ifade tutanaklarına alınması, sigortalı, tanık ve işyeri yetkililerinin bildirimleri arasında çelişki bulunması durumunda, çelişkilerin giderilmesi bakımından ek bildirimlerinin alınması icap etmektedir.

 

d) Tespitlerin Değerlendirilmesi:

 

Yapılan tespit ve saptamalar sonucu;

 

1) Hastalık sigorta kolundan tedavi altına alınan kişinin sigortalılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespiti için, işyerinde 506 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre bir hizmet akdine dayanarak çalıştırılıp çalıştırılmadığı,

 

2) 506 sayılı Yasanın 10 uncu maddesinin uygulanmasına gerek olup olmadığının tespiti yönünden, aynı Yasanın 9 uncu maddesinde öngörülen sigortalı işe giriş bildirgesi verme yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği, (Hastalığın anlaşıldığı-tedaviye alındığı veya doğumun olduğu tarihten önce verilen-gönderilen sigortalı işe giriş bildirgeleri nedeniyle 10 uncu madde hükmü uygulanmaz.)

 

3) İstirahatli bırakılan sigortalının istirahatli kaldığı sürelerde veya çalışır kararı almaksızın eski işverenin işinde ya da başka bir işte çalışıp çalışmadığı, dolayısıyla gerek kendisi gerek işveren hakkında 506 sayılı Kanunun 38 inci maddesi ikinci fıkrası hükmünün uygulanmasının gerekli olup olmadığı,

 

4) Sigortalılar ve aile bireyleri ile Kurumdan gelir veya aylık almakta olanlar ile aile bireylerinin hastalıklarının üçüncü kişi veya kişilerin kastı veya suç sayılır hareketleri nedeniyle meydana gelip gelmediği, dolayısıyla haklarında 506 sayılı Yasanın 39 uncu maddesi ile genel hükümlere göre işlem yapılıp yapılmayacağı,

 

5) Sigortalıların çalışma mevzuatına göre alınması gereken sağlık raporuna dayanılmaksızın işe alınıp alınmadığı veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli bulunmadığı bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığı, dolayısıyla bu işe girişinden önce var olduğu halde veya bünyece elverişli bulunmadığı bir işte çalıştırılması sonucu meydana geldiği saptanan hastalığı için yapılan giderler ile ilgili olarak işveren hakkında 506 sayılı Yasanın 41 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı;

 

6) Sigortalı adına bildirilen prim ödeme gün sayıları ile elde edilen kazançların, işyeri kayıtları ile uygunluğu,

 

7) 506 sayılı Yasanın 90 ıncı maddesi ile genel hükümlerin uygulanması bakımından, vizite kağıdı veya sağlık belgelerinde işveren tarafından noksan veya yanlış bildirimde bulunup bulunulmadığı,

 

8) Hastalığın meydana gelmesinde 506 sayılı Yasanın 110 uncu maddesinde sözü edilen sigortalının kastı veya suç sayılır hareketinin (taksirli suç kabul edilen trafik kazaları dahil) bulunup bulunmadığı,

 

9) Hastalığın meydana gelişinde 506 sayılı Yasanın 111 inci maddesinde tanımlanan sigortalının bağışlanmaz kusurunun olup olmadığı,

 

10) İncelenen kayıt ve belgelerde görülen noksanlık ve usulsüzlüklere bağlı olarak idari para cezası uygulanıp uygulanmayacağı,

 

11) Sigortalı kadının 506 sayılı Yasanın 49 uncu maddesinde öngörülen doğum öncesi ve doğum sonrası 6'şar haftalık sürelerde işyerinde çalışıp çalışmadığı,

 

12) Kurumca tedavisi sağlanan kişi sigortalının ana ve babası ise; 506 sayılı Yasanın değişik 36 ncı ve 42 nci maddeleri uyarınca ana ve babaları için sağlık karnesi isteminde bulunan sigortalılar ile Kurumumuzdan sürekli iş göremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanların, ana ve babalarının;

-Geçimlerini sürekli ve düzenli olarak sağlayıp sağlamadığı,

-Sağlık karnesi istenilen ana ve babaların mal varlıklarının bulunup bulunmadığı,

-Sosyal güvenlik kuruluşlarından herhangi birine tabi olup olmadıkları, gelir veya aylık alıp almadıkları ve 2022 sayılı Kanuna göre 65 yaş aylıklarının olup olmadığı, yeşil kart sahibi olup olmadıkları, hususlarının sorgulanmasını sağlayacak bilgiler edinilmelidir.

 

Gerekli görülmesi halinde incelemeye başlanılmadan önce, işyeri ve sigortalı dosyası ile olayla ilgili belgeler incelenmelidir.

 

e) Hastalık Halinde Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu:

 

506 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinde, "Kastı veya suç sayılır hareketi ile sigortalının, eşinin veya çocuğunun hastalanmasına sebep olan kimseye, bu Kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderlerin tazmin ettirileceği" öngörülmüştür.

 

Üçüncü kişinin bu madde uyarınca sorumlu tutulabilmesi için kastı veya suç sayılır hareketi sonucu sigortalının, eşinin veya bakmakla yükümlü olduğu çocuğunun hastalanmasına neden olması gerekmektedir.

 

Yine, işverenin kastı veya suç sayılır eylemi sonucu meydana gelen hastalık olayları da bu madde kapsamındadır.

 

Zarara yol açan sigorta olayına uğrayan sigortalının zararına sebep olan hakiki ve hükmi şahıslar; üçüncü kişi sayılmakta ve bu kişilerin Kurum zararından sorumlu tutulmaları için, meydana gelen olayda kusur durumlarını belirten tutanak, trafik kaza raporu, bilirkişi raporu veya mahkeme kararı ya da ikrar gibi belge ve bilgilerin mevcudiyeti zorunlu ve yeterli olmaktadır.

 

Hastalık olayları hakkındaki bir örnek;

Alışveriş yapmak üzere bulunulan mağazada çıkan yangın sonucu yaralanan sigortalı ile  sigortalının bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocuklarına hastalık sigortasından Kurumca yapılan sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunu 39 uncu maddesi gereğince yangının çıkmasında kastı veya suç sayılır davranışı bulunanlardan istenmesi gerekmektedir.

 

4.4.2. Ortak Konular (01.10.2008 tarihi Öncesi)

 

1)     Bildirilmeyen Sigortalı İçin Yapılacak İşlemler:

 

506 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde:

 

"Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin sigorta yardımlarının Kurumca sağlanacağı,

 

Sigortalı çalıştırılmaya başlandığı Kuruma bildirilmiş veya bu husus Kurumca tespit edilmiş olmakla beraber, yeniden işe alınan sigortalılardan, süresi içinde Kuruma bildirilmeyenler içinde, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımlarının  Kurumca sağlanacağı,

 

Ancak, yukarıdaki fıkralarda belirtilen sigorta olayları için Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile, gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22 nci maddede sözü geçen tarifeye göre hesap edilecek sermaye değerleri tutarının, 26 ncı maddede yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın işverene ayrıca ödettirileceği" hükme bağlanmış bulunmaktadır.

 

Madde genel anlamda, çalıştırılan sigortalıların yasal süre içinde Kuruma bildirilmesi yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenlerin Kurum karşısındaki sorumluluğunun düzenlenmesine ilişkindir.

- Maddenin bir ve ikinci fıkrası, Kurumun, sigorta olayına uğrayan sigortalıya sigorta yardımlarını yapmasını,

- Maddenin üçüncü fıkrası, Kurumun, bir ve ikinci fıkraya göre yaptığı sigorta yardımlarının işverene ödettirme yetkisini,

içeren iki hususu düzenlemiştir.

 

Kurumun bu maddeye dayanan görev ve yetkileri, tüm sigorta kollarını kapsamayıp, sadece kısa vadeli sigorta kolları olan iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigorta kollarını kapsamaktadır.

 

Kurum;

-İşverenin bildirme yükümlülüğünü yasal süresinde yerine getirmediğini; sonradan verilmiş sigortalı işe giriş bildirgelerinden veya durumu bizzat denetim, ihbar, şikayet gibi yollarla tespit etmek suretiyle iki şekilde öğrenebilir.

-Öğrenme tarihinden sonra meydana gelen sigorta olayları dolayısıyla bu madde hükmünün uygulanmasını isteme hakkına sahip bulunmamaktadır.

-Bu maddeye dayanan yardım görevini yalnız sigortalılar için değil, 506 sayılı Kanunun 2 nci maddesi son fıkrasında öngörülen sigortalının bakmakla yükümlü bulunduğu kimselere de sağlamakla yükümlü olduğu, maddenin birinci fıkrasında "Sigortalılar" yerine "ilgililer" sözcüğünün kullanılmasından anlaşılmaktadır.

 

Açıklanan bilgilerin doğal sonucunun, bildirme yükümünü yerine getirmeyen işverenin, çalıştırdığı sigortalının uğradığı sigorta olayından, bu olayın meydana gelmesinden kusurlu olsun ya da olmasın sorumlu olacağıdır. Bu maddenin öngördüğü sorumluluk, sigorta olayının meydana gelmesindeki kusur bakımından ayrı ve tam bir bağımsızlık içermektedir.

 

Diyelim ki, prim belgelerinin verilmiş olması sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmesi yükümlülüğünü gidermeyeceği gibi sorumluluğu da kaldırmayacağıdır.

 

Kurumun, bu maddeye dayanan yardım görevi salt sigortalılar, (bakmakla yükümlü olunanlar dahil) ödettirme yetkisi de sadece işverenler yönünden söz konusudur. Bu bakımdan, maddenin sigortalılar ve işverenler dışında uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

           

Sonuç olarak, 506 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi son fıkrasının uygulanabilmesi için, (Kurumun ödettirme yetkisi)

1) İşverenin, 506 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde öngörülen sigortalı işe giriş bildirgesinin yasal sürede Kuruma vermemiş olması,

2) Sigorta olayının, sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği tarihten önce meydana gelmiş bulunması, gerekmektedir.

 

2)     İşverenlerce Düzenlenen Belgelerdeki Bilgilerin Eksik ve Yanlış Olması:

 

506 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesi son fıkrası gereğince, işverence düzenlenen (vizite kağıdı ve sağlık belgelerinde) belgelerdeki bilgilerin eksik veya yanlış olması, başka bir ifade ile gerçeğe uymaması sebebiyle, sigortalıya ve geçindirmekle yükümlü bulunulan eş ve çocuklara Kurumca yersiz olarak yapılan her türlü masraflar işverenden tahsil edilecektir.

 

İşverenin Kurum zararlarından sorumlu tutulması, bazı koşulların bir arada bulunmasına bağlıdır. Önde gelen koşul, muayene belgesine yanlış ve/veya eksik bilgi yazılmış olmasıdır. İkinci koşul, eksik ve/veya yanlış bilgi nedeniyle Kurumun yersiz gider yapmış bulunmasıdır.

Bu yönüyle de "uygun neden-sonuç" ilişkisinin varlığının gerçekleşmesidir. Kurum zararı, işverenin muayene belgesindeki eksik ve/veya yanlış bilgi yazmasından ileri gelmemişse, işveren, yersiz giderden sorumlu tutulamaz.

 

3)     Sigortalının Sorumlulukları:

 

a) Hekim Tavsiyesine Uymazlık

 

506 sayılı Kanunun 17 nci maddesi, 2 nci fıkrasında;

İş kazası veya meslek hastalığı dolayısıyla hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uyulmaması yüzünden tedavi süresinin uzamasına, malul kalmasına veya malullük derecesinin artmasına sebep olan sigortalının geçici iş göremezlik ödeneğinin veya sürekli iş göremezlik gelirinin kendisine yüklenebilecek kusurun raporda belirtilen orandaki kısmı, Kurum tarafından düşürülebilir. Şu kadarki bu düşürme % 50 yi geçemez.

 

3 ncü fıkrasında;

Kurumun yazılı bildirisine rağmen, teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, tedavi için Kuruma başvuracağı tarihe kadar sağlık yardımı yapılmayacağı gibi geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri de verilmez.

 

Kanun koyucu, iş kazası veya meslek hastalığının oluşumunda, sigortalının kusur durumuna bakmaksızın sağlık yardımlarından yararlandırılmasını öngörmüştür.

 

Kanun koyucu, sigortalının, müdavi hekimin bildirdiği tedbir veya tavsiyelere uymasını, önerilen sağlık yardımlarını kabul etmesinin gerektirdiğini öngörmüş, bildirilen tedbir ve tavsiyelere uymazlık veya teklif edilen sağlık yardımlarının kabul edilmemesini müeyyidelere bağlamıştır.

 

Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 38 inci maddesine göre;

            Hekimce alınması istenen tedbirlere uymayan sigortalılara, bu tedbirleri yerine getirmedikleri süre için ödenek verilmez.

 

Tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna dair Kurum hekimlerinden belge almaksızın eski işverenin işinde çalıştırılan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılması gerekecek tedavi masrafları işverenden, başka işte çalışan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masrafları ise kendinden alınır. Bu süreler için geçici iş göremezlik ödeneği verilmez, verilmiş olanlar da sigortalıdan geri alınır.

 

b) Sigortalının Kastı ve Suç Sayılır Hareketi:

 

506 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin:

Birinci fıkrasında; Kasti bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri verilmeyeceği, sigortalıya yalnız gerekli sağlık yardımlarının yapılacağı,

 

İkinci fıkrasında; Suç sayılır bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya verilecek geçici iş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri, suça esas kusur derecesinin yarısına kadar indirilerek ödenebileceği, hükme bağlanmıştır.

 

Bu maddenin uygulanabilmesi, iş kazası, meslek hastalığı veya hastalık ile sigortalının kastı arasında uygun neden-sonuç bağının bulunmasına bağlıdır. Diğer bir ifadeyle, sigortalının uğradığı iş kazası veya tutulduğu meslek hastalığı ya da yakalandığı hastalığı, kendi kusurundan kaynaklanmalıdır.

 

Kusurun ağır şekli olan kast kavramı, hukuka aykırı bir sonucu bilerek ve isteyerek gerçekleştirme anlamı taşır. Diğer bir anlatımla, hukuka aykırı netice, hukuka veya vazifeye aykırılık bilinerek istenildiği takdirde kast vardır.

 

Sigortalının bilerek bir davranışta bulunması ve olayın meydana gelmesini istemesi halinde kasti davranışı nedeniyle bu maddenin uygulanması gerekecektir.

 

c) Sigortalının Bağışlanmaz Kusuru:

 

506 sayılı Kanunun 111 inci maddesinde;

Bağışlanmaz kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya verilecek geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik gelirinin, bu kusurun derecesine göre, kurumca, yarısına kadar eksiltilebileceği,

 

Tehlikeli olduğu veya hastalığa sebep olacağı bilinen yahut yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı olan veyahut açıkça izne dayanmadığı gibi hiçbir gereği veya yararı bulunmayan bir işi elinde olarak sigortalının yapması veya yapılması gerekli bir hareketi savsamasının kusurun bağışlanmazlığına esas tutulacağı, hükme bağlanmıştır.

 

Maddenin birinci fıkrasına göre;

Fıkrada ifade edilen "bağışlanmaz kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan..." tümcesi, bağışlanmaz kusurun, sosyal sigorta yardımlarına etkili olabilmesi için sigorta olayları ile arasında "uygun neden-sonuç" bağının bulunmasına, diğer bir deyişle olayın meydana gelmesine sigortalının kusurlu hareketinin sebep olmasına bağlı bulunmaktadır.

 

Maddenin ikinci fıkrasına göre;

Bu fıkrada bağışlanmaz kusurun tanımı yapılmış ve sigortalının hangi kusurlarının bağışlanmaz kusur hali sayılacağı hükme bağlanmıştır.

 

 Sigortalının;

 

a) Tehlikeli olduğu veya hastalığa sebep olacağı bilinen bir hareketi yapması,

b) Yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı hareket etmesi,

c) Açıkça izne dayanmadığı gibi, hiçbir gereği veya yararı bulunmayan bir işi bilerek yapması,

d) Yapılması gerekli bir hareketi savsaması, olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

 

Açıklanan bilgiler çevresinde, anılan 111 nci maddenin hükmüne istinaden, sigortalıların ödenek ve gelirlerinden eksiltme yapılabilmesi için;

 

Sigortalının kusurunun;

a) Olayın meydana gelmesine sebep olması,

b) Bağışlanmaz bir kusur niteliğinde bulunması, şartlarına bağlıdır.

 

4) Ödenek ve Gelire Esas Tutulacak Günlük Kazancın Tespiti:

 

506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinde öngörülen, sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:

a) Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerinin,

b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,

c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamının esas alınacağı,

 

Altıncı fıkrasında; bu Kanun gereğince primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazancın, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biri olduğu, (her ayın 30 gün kabul edilmesi gerektiği)

 

Yedinci fıkrasında; günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış veya çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancının, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünerek hesaplanacağı,

 

Sekizinci fıkrasında; sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayılarının, aynı zamanda, sigortalıların prim döneme gün sayılarını göstereceği,

 

Dokuzuncu fıkrasında; bir ay içinde çeşitli işverenlerin işinde çalışan sigortalının bu Kanun gereğince alınacak primlerine esas tutulacak aylık ve günlük kazancının tespitinde her işverenden elde ettiği aylık ve günlük kazanç tutarlarının ayrı dikkate alınacağı ve primlerinde buna göre hesaplanacağı, hükme bağlanmıştır.

 

506 sayılı Kanunun 88 inci maddesi dördüncü fıkrası hükmü gereğince;

 

Günlük kazancın hesabında 77 nci maddenin (b) fıkrasında belirtilen prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit ödemelerde nazara alınmışsa, ödenek ve gelire esas alınacak günlük kazancın tutarı, 77 nci maddenin (a) fıkrasında yazılı sigortalıların o aylar için hak ettikleri ücret toplamının 90'a veya ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca %50'si oranında bir ekleme yapılarak bulunan miktardan çok olmaması gerekmektedir.

 

 

4.4.3. 01.10.2008 tarihi Sonrası (5510 Sayılı Kanun):

 

4.4.3.1. Hastalık Sigortası:

 

a)     Hastalık Halinin Tanımı ve Kapsamı

 

Tanımı- Kanunun 15 inci maddesinde hastalık hali, sigortalının iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar olarak tanımlanmaktadır.

 

Kapsamı- Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine istinaden;

 

-Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile,

-5 inci maddesinin (b) bendi kapsamında sayılan aday çırak, çırak ve işletmelerde eğitim gören öğrenciler ile (g) bendi (Türk işverenlerce yurt dışına götürülen Türk işçiler) kapsamında sigortalı sayılan sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir.

 

Bu sigortalılar dışındakilere hastalığa bağlı geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeyecektir.

 

b)     Sağlanan Haklar ve Yararlanma Şartları

 

Bu sigorta kolunda hastalık haline bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir.

Geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için;

a) Sigortalılık niteliğinin sona ermemesi,

b) İş göremezliğin başladığı tarihten önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması,

c) Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış

olması, gerekmektedir.

 

4.4.3.2. Analık Sigortası:

                  

a)     Analık Halinin Tanımı

 

Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında analık hali; sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan gebelik ve analık hali ile ilgili rahatsızlık ve özürlülük halleri olarak tanımlanmıştır.

 

b)     Kapsamı, Sağlanan Haklar ve Yararlanma Şartları

 

1) Geçici İş Göremezlik Ödeneği

 

Kanunun 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalılar ile 5 inci maddesinin (a) ve (g) bendi kapsamındaki sigortalı kadına, analık hallerine bağlı olarak günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir.

 

Geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için;

a) Sigortalılık niteliğinin sona ermemesi,

b) Doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması,

c) Bu süre içinde işyerinde çalışmamış olması,

d) Doğum olayının gerçekleşmiş olması, gerekmektedir.

 

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin(1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadına analık sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği ödenirken genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödendiğinin kontrolleri yapılacaktır.

 

2) Emzirme Ödeneği

 

Analık sigortasından sağlanan diğer bir hak emzirme ödeneğidir. Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılardan; kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı

olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakanlık Makamınca onaylanan tarife üzerinden emzirme ödeneği verilecektir.

 

Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;

a) (a) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması,

b) (b) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması, şarttır.

 

4.4.4. Kısa Vadeli Sigorta Kollarında Ortak Konular (01.10.2008 tarihi Sonrası):

 

4.4.4.1. Hastalık ve Analık Sigortasına İlişkin Ortak Hükümler

 

Kanuna göre sigortalılara, hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde Kanunda öngörülen hastalık sigortası primi ödenmiş olması şartıyla, eş ve geçindirmekle yükümlü olunan çocuklar ile ana ve babaya, hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yine Kanunda öngörülen hastalık sigortası primi ödenmiş olması koşuluyla her türlü sağlık yardımları Kurumumuzca yapılmaktadır.

 

Yine, Kurumumuzdan sürekli iş göremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanlarla bunların geçindirmekle yükümlü oldukları eş, çocuk, ana ve babaları ile gelir-aylık almakta olan eş, çocuk, ana ve babalar anılan Kurum sağlık yardımlarından yararlanmaktadırlar.

 

Ayrıca, sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan karısının analığı halinde de sigorta yardımları Kurumumuzca sağlanmaktadır. (5510 sayılı Kanuna göre kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına veya gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine de emzirme ödeneği verilmesi öngörülmüştür.)

           

Öte yandan, Kurumumuz yükümlülükleri arasında bulunan bu yardımlardan, uzun süreli tedaviyi gerektiren hastalığı olan kişilerin yüksek tedavi masrafları nedeniyle gerçek dışı sigortalı gösterilmek suretiyle faydalanma yoluna gittikleri de yapılan denetim deneyimlerinden bilinmektedir. Bu nedenle, gerçek sigortalılar ile haksız menfaat temin etmek amacıyla gerçek dışı sigortalı gösterilenlerin ayrımlarının doğru yapılması ve Kurumumuzun zarara uğratılmasının önlenmesi bakımından, hastalık ve analık sigortasına konu olaylar hakkında yapılacak denetimler, her olayın kendine özgü niteliği de göz önünde bulundurulmak suretiyle aşağıda açıklanan genel esaslar çerçevesinde, tüm hususları içerecek biçimde titiz ve kapsamlı yapılmalıdır.

 

Bu amaçla;

 

a) Hastalık ve analık sigorta kollarından tedavi altına alınan kişinin sigortalılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespiti için Kanuna göre, bir hizmet akdine dayanarak işyerinde eylemli çalıştırılıp çalıştırılmadığı (İşyerinde fiilen çalışmamasına karşın hastalık sigortası yardımlarından faydalanmak amacı ile bildirimin yapıldığının sigortalı veya işveren tarafından ifade edilmesi ve bu ifadelerin tutanakla tespit edilmesi durumunda, amaçlanan sonuç gerçekleşmiş olacağından ilgililer hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulup Kurumca katlanılan masrafların  Kanunun ilgili maddesi gereğince tahsili istenerek sonuç oluşturulabilir. Salt kayıt geçersizliği cezası verebilmek amacıyla yapılacak incelemeye gereksiz emek ve zaman kaybına yol açacağından gerek görülmeyebilir),

 

b) Kanunun öngörülen sigortalılık bildirimi ile ilgili yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği,

 

c) İstirahatli bırakılan sigortalının istirahatli kaldığı sürelerde veya çalışır kararı almaksızın eski işverenin işinde veya başka bir işte çalışıp çalışmadığı dolayısıyla gerek kendisi ve gerekse işveren hakkında Kanunda belirtilen hekim tavsiyelerine uymazlık hükmünün uygulanmasının gerekli olup olmadığı,

 

d) Sigortalılar ve aile bireyleri, gelir veya aylık alan sigortalılar ve aile bireyleri ile Kurumdan hak sahibi olarak gelir veya aylık alanların hastalıklarının üçüncü kişi veya kişilerin kastı veya suç sayılır hareketleri nedeniyle meydana gelip gelmediği, dolayısıyla haklarında Kanunun ilgili maddesi ile genel hükümlere göre işlem yapılıp yapılmayacağı,

 

e) Kanunun, bünyece elverişli olmadıkları işlerde çalıştırılanlarla ilgili hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının belirlenmesi açısından;

 

I. Hal:

-Sigortalının çalışma mevzuatına göre alınması gerekli işe giriş sağlık raporuna dayanılmaksızın işe alınması durumunda;

-Bünyece elverişli bulunmadığı işte çalıştırılması,

-Hastalığının bu işe girmeden önce var olduğunun saptanması,

 

II. Hal:

-Sigortalının işe giriş raporuna aykırı olarak,

-Bünyece elverişli bulunmadığı bir işte çalıştırılması,

-Hastalığının bu işe girişinden önce var olduğunun saptanması,

 

III. Hal:

Çalışma mevzuatına göre alınması gerekli işe giriş sağlık raporuna dayanılmaksızın işe alınan veya eldeki rapora aykırı olarak çalıştırılan sigortalının;

-Bünyece elverişli bulunmadığı işte çalıştırılması ve bunun sonucunda hastalığın meydana geldiğinin saptanması,

-Yukarıda belirilen üç durumda ve her durum içindeki tüm şartların birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve saptanması halinde Kurumumuzca yapılan tüm masrafların anılan Kanunun, bünyece elverişli olmadıkları işlerde çalıştırılanlarla ilgili hükmü gereğince ilgili işverenlerden tahsil edilmesinin istenmesi,

-Kurumumuzca tedavileri sağlanan sigortalıların bu hastalıklarının işe girişlerinden önce var olduğunun veya bünyece elverişli bulunmadıkları işte çalıştırılmaları sonucu meydana geldiğinin tedavilerinin sağlandığı sağlık tesisi müdavi hekimince saptanmasının istenmesi,

-Kanuna göre, hesaplanması gereken hastalık veya analık sebebiyle sigortalıya verilecek iş göremezlik ödeneğine esas tutulacak günlük kazancın saptanmasında nazara alınması gereken prim ödeme gün sayılarıyla, elde edilen kazançların, işyeri kayıtlarından saptanarak işverence doğru olarak bildirilip bildirilmediği, Kanun ile genel hükümlerinin uygulanması bakımından, vizite kağıdı veya sağlık belgelerinde işverenin noksan veya yanlış bildirimde bulunup bulunmadığı,

-Hastalığın meydana gelmesinde sigortalının bağışlanmaz kusurunun olup olmadığı,

-İncelenen kayıt ve belgelerde görülen noksanlık ve usulsüzlüklerin neler olduğu,

hususları, ilgililerin bildirimleri, işyeri kayıt ve belgelerinin incelenmesi ile yapılacak çevresel incelemelerle saptanmalı ve tutanağa alınmalıdır.

 

Düzenlenecek bildirim ve kayıt/belge inceleme tutanaklarında, iş kazaları incelemeleri bölümünde belirtilen temel bilgilere ek olarak ve hastalık incelemesine konu sigortalının işyerinde çalıştığı yerel denetimde fiilen saptanamamış ise;

-Hastalanan sigortalının işyerinde eylemli çalışıp çalışmadığına tanık olan kişilerin isimlerinin ne olduğu,

-Çalışılan işyerinin fiziki durumu, işyerinin adresi, civar komşuları, işyerinde kendisine yaptırılan iş/işlerin neler olduğu, aldığı ücretler ve çalışma gün sayıları ile bildirilenler arasında farklılık bulunup bulunmadığı,

-İkametgahın ile işyeri arasında ulaşımın hangi güzergahtan, ne ile sağlandığı, hususlarının ifade tutanaklarına alınması ve sigortalı, tanık ve işyeri yetkililerinin bildirimleri arasında çelişki bulunması durumunda, çelişkilerin giderilmesi bakımından ek bildirimlerin alınması gerekmektedir.

 

Fiilen çalıştığı tespit edilen sigortalıların başka bir konu da yok ise kayden yapılacak inceleme ile ücretlerinin tespitine gerek görünmeyebilir. Ödenek hesabına esas günlük kazancın tespitinde Kanunun ilgili maddeleri kapsamında başka ödeme olup olmadığının belirlenmesi açısından işyeri kayıtları incelenmelidir.

 

4.4.4.2 İş Kazası - Meslek Hastalığına İlişkin Ortak Hükümler

 

Kuruma bildirilen bir olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hususunda bir karara varılabilmesi için, Kurumca gerektiği takdirde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleri vasıtasıyla inceleme yapılabilir.

           

İş kazası incelemeleri, "İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formu" ile bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı, bu sigorta kollarından yararlanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin uygulanıp uygulanmayacağı, olayın meydana gelmesinde sigortalının kastı, ağır kusuru, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi ile üçüncü şahısların kusurlu halleri sonucu meydana gelip gelmediği konularında karar verilebilmesi için yapılır.

 

Kurum, işverence düzenlenen İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirgesi ve eki belgeler ile kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği düzenlemiş olduğu belge ve tutanaklardan, sigorta olayı için gerekli bilginin temin edilmesi koşuluyla, başka bir inceleme ve denetime gidilmeden ünitelerimizce olayın iş kazası sayılıp sayılamayacağına karar verebilir.

 

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci maddesinin (a), (b), (c), (e) ve (g) bentleri kapsamındaki sigortalıların meydana gelen iş kazası ile ilgili olarak sigortalının mensubu olduğu özel işyerlerince düzenlenen İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formunun, işverence düzenlenecek iş kazası tespit tutanağının, olayın intikal ettiği kolluk kuvvetlerince düzenlenecek tutanağın ve şahit ifadelerinin, kamu kurum ve kuruluşlarında meydana gelen iş kazası dolayısıyla düzenlenen resmi belge, bilgi ve konuyla ilgili düzenlenen tutanakların incelenmesinden, olayın iş kazası olduğunun anlaşılması halinde,

 

            Ayrıca, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan sigortalıların geçirdikleri iş kazası için, kolluk kuvvetlerince düzenlenmesi gereken tutanağın dışındaki yukarıda belirtilen diğer belgeler ile olay nedeniyle başvurduğu sağlık tesisince düzenlenecek raporun bulunması halinde, ünitece başkaca bir araştırma yapılmadan karar verilebilir.

 

Ünitece, yukarda sözü edilen belgelerdeki eksiklik nedeniyle karara varılamayan olaylar için, belgeyi düzenleyenler ile yazışılarak eksikliklerin tamamlanmasına müteakip karar verilebilir. Bu işlemlerden sonra yukarda açıklanan esaslar doğrultusunda Kuruma ibraz edilen belge ve bilgilerin incelenmesi sonucu karar verilemeyen, şüpheli görülen ve tereddüt edilen (yukarda belirtilen hal ve durumların dışında, belge ve bilgilerin yetersizliği, belge üzerinde tahrifat, ifadeler arasındaki çelişki, ihbar, şikâyet vb. nedenlerle ünitece tespiti yapılamayan iş kazası vakaları dışında), uzun süreli tedavi gerektiren, maluliyet veya ölümle neticelenen, Kuruma büyük mali yük getiren iş kazaları hakkında Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca inceleme yapılabilir.

 

Olay ile ilgili olarak Bakanlık iş müfettişleri tarafından düzenlenen rapor ve tutanaklarda gerekli bilgilerin yer alması veya yargı kararının bulunması durumlarında, ünitelerimizce ikinci bir incelemeye gerek duyulmaz. Ancak Bakanlık iş müfettişleri tarafından düzenlenerek ünitelerimize gönderilen rapor ve tutanakların yetersiz olması halinde yetersiz olan belge ve bilgiler konusunda inceleme Kurumun denetim ve kontrol ile yetkili denetim memurlarına yaptırılabilir.

 

Ölümle sonuçlanan iş kazaları ile maluliyetle sonuçlanan iş kazaları incelenmek üzere Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanlıklarına intikal ettirilecek; bunlar dışındaki hallerde ise incelenme, sosyal güvenlik il müdürlüklerimiz ile sosyal güvenlik merkezlerimizde görevli sosyal güvenlik denetmenleri tarafından yapılacaktır. Kuruma bildirilen iş kazası olayına ilişkin düzenlenen belge ve bilgilerin gerçeğe uymadığının ve olayın incelenmesi sonucu iş kazası olmadığının anlaşılması halinde, bu olay için yersiz olarak yapılmış ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan Kanunun 96 ncı maddesine göre tahsil edilecektir. Geçici iş göremezlik ödemelerinde; Sigortalıların beyan ettiği belgelerdeki bilgilerin ve beyanların gerçeğe aykırı olması, haklarında inandırıcı ihbar veya şikayette bulunulması hallerinde Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca durumun incelenmesi istenecektir.

 

4.4.4.3. Ödenek ve Gelirlere Esas Tutulacak Günlük Kazancın Tespiti:

 

Kanunda, primlerinin hesabına esas tutulacak günlük kazancın belirlenmesinde öngörülen kurallar yer almakta olup, bu hususa Kanunun ilgili maddelerinde açıkça yer verilmiştir.

 

      1) Ödenek ve Gelir Hesabına Esas Tutulan Sürede Tam Çalışma