16 Ekim 2012 Salı

İnsan Kaynakları Müdürleri dikkat edin SGK borçlarını ödemeyin

İnsan egosunun en büyük özelliği işyerlerinde bir unvan aldığında hemen kendini işveren vekili olarak tayin etmesi olur.

Biraz da bu unvanın arkasına sığınarak ayaklarımız yere basmaz.

Bir de sırtımız sıvazlandığında kraldan çok kralcı oluruz.

Kral çıplak olsa bile bağırma cesareti göstermeyiz.

Oysa bir gün kendi maaşımıza SGK tarafından ödenmeyen primlerden dolayı icra geldiğinden elimizden bir şey gelmez o prim borcuna işverenle birlikte ödemeyi kabullenmiş oluyoruz.

Bunun altında yatan basit bir neden vardır.

Çoğu zaman çok kuruluşlu yada şubeli şirketlerin SGK’na İşyeri açılış bildirgesini bizzat İK Müdürü ve yöneticilerinden doldurması istenir.

İşveren ise İK Müdürünü uyarmaz.

İK Müdürü ise o telaş ile elinde bulunan imza sirküleri ile hareket ederek bu korkunç yükümlülüğün altına girer.

İşyeri Bildirgesinde bulunan İşveren Vekili Hanesini doldurduğu andan itibaren milyarlık sigorta borçlarının sorumluluğunu artık kabul etmiş olur.

Bu sorumluluk sonucunda artık sizde işveren gibi bu borçları ödemekle yükümlüsünüz.

Bakın 5510 sayılı SS ve GSSK hakim olsa idiniz bu işlemi yapmadan önce bir kez daha düşünürdünüz.

5510/12.Maddesinde İşveren Vekili tanımlanmıştır:

İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren vekilidir. Bu Kanunda geçen işveren deyimi, işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş Kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.(5510/12.Madde 2.Fıkrası)

O halde sizler için bu tanımlamayı iyi analiz etmenizi tavsiye ederim.

İleride başınızı ağırtmamak adına İşyeri Bildirgesini doldurduğunuzda işveren vekili kavramını düşünüp hareket etmeniz halinde kazançlı çıkarsınız.

VEDAT İLKİ

http://www.alitezel.com

 

Hiç yorum yok: