13 Haziran 2012 Çarşamba

Çırak stajyer ve mesleki eğitim görenlerin sigortalılığı

Çırak stajyer ve mesleki eğitim görenlerin sigortalılığı

Çalışma yaşamının başlangıcında insanlar kendilerini işgücü piyasası koşullarına hazırlamak amacıyla ya staj yapar ya da eğitimler alırlar. Bazen de işyerleri, ileride istihdam edecekleri personeli zorunlu olarak bu eğitimlere tabi tutar.

Staj yapan, mesleki eğitim görenler emeklilik bakımından sıkıntıda

Ancak staj yapanların, mesleki eğitim görenlerin çok önemli bir problemi var. Bu grupta yer alanların önemli bir bölümü, çalışma yaşamı içinde belli bir müddet geçirip artık iş emeklilik konularına gelince kendileri için sürpriz sayılacak bir durumla karşı karşıya kalıyorlar. Nedeni de, staj ya da eğitim süresinde bu kişiler için sadece kısa vadeli sigorta kollarının devreye giriyor olması. Diğer bir değişle, bu dönemde uzun vadeli sigorta kolları için prim yatmadığından staj ya da eğitimde geçen süreler emeklilik hesabında dikkate alınmıyor.

5510 sayılı Kanun'a göre, 3308 sayılı Meslek Eğitim Kanunu'nda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası, staj yapan diğer öğrenciler bakımından da iş kazası ve meslek hastalığı hükümleri uygulanıyor.

Emeklilik hesabında staj ya da eğitimde geçen süreler dikkate alınmayınca, bu durumdan mağdur olanların sayısı binlerle değil, milyonlarla ifade ediliyor. Hatta mağdurlar sosyal medyada birlik olarak, seslerini değişik kanallardan duyurmaya çalışıyorlar. Temel talepleri, bu sürelerin bir kereye mahsus bile olsa emeklilik hesabında kullanılması.

SGK bu konuda taviz vermiyor

Gelin görün ki, SGK'nın da bu konuda geri adım atma niyeti yok. Sebebi de, bu dönemde primlerin sadece iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortasına yatması, yani eksik prim alınması. Durum böyle olunca, doğal olarak SGK da emeklilik hesabında bu süreleri hesap etmiyor. SGK, aslında işe gelir – gider yönünden bakıyor. Bir kereliğine bile böyle bir uygulamanın yapılması, hesaplamalara göre, giderlerin yaklaşık yüzde 20 oranında artış göstermesi anlamına geliyor.

Genel Sağlık Sigortası kapsamındalar

6111 sayılı Kanun ya da bilinen adıyla Torba Kanun genel sağlık sigortasıyla ilgili önemli bir düzenleme yaptı. Bu düzenlemeyle; aday stajyer, çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile Yükseköğretim Kanunu'na tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan, prime esas kazançları prime esas kazanç alt sınırından, yani asgari ücretten fazla olmayan öğrencilerden bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanların genel sağlık sigortası kapsamına alınması sağlandı.

İŞKUR kursiyerlerinin Genel Sağlık Sigortalılığı

Bir önemli konu da İŞKUR kursiyerleri ile ilgili. 2008 yılından sonra birbiri ardına gelen teşvik uygulamaları ile İŞKUR'dan eğitim almak önemli hale geldi. Nitekim teşviklerden yararlanabilmek için özellikle Torba Kanun İŞKUR eğitimlerini adres gösteriyor. Çok sayıda iş arayan bu eğitimlerden geçiyor.

Yine Torba Kanun ile İŞKUR tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerlerden bakmakla yükümlü durumunda olmayanların, genel sağlık sigortası primleri İŞKUR tarafından ödenmek suretiyle genel sağlık sigortalılığı kapsamına alınması, kursiyerlerin kendileri ile varsa eş, çocuk, ana ve babalarının da sağlık hizmetlerinden yararlanması imkânı sağlandı.

Yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin genel sağlık sigortalılığı

Genel sağlık sigortası ile ilgili olarak bir başka önemli grup; yabancı uyruklu üniversite öğrencileri. Bu öğrencilerin bir kısmı fakültede ya da dışarıda, konuyla ilgili olduğumuz için dönem dönem bize bilgi için başvuruyor. Ancak, bunların dışında ülkemizde çok sayıda yabancı uyruklu öğrenci olduğunu bildiğimiz için bu konuyu da açıklığa kavuşturmakta fayda var.

Yine Torba Kanun ile kamu idareleri, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, kamu yararına faaliyet gösteren dernekler ile vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından tam burs sağlanan ve YÖK tarafından ayrılan kontenjanlar kapsamında yüksek öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin sağlık işlemleri ve harcamaları üniversitelerin mediko birimlerince karşılanıyor. Bunların dışında kalanlar ise eğitimleri devem ettiği sürece kendileri genel sağlık sigortası primi ödeyip, sağlık hizmetlerinden yararlanacaklar. Ayrıca bu durumda olanlar için öğretim yılı başında genel sağlık sigortası primlerini peşin ödeme imkânı da getirildi.

Çalışan çocuklar sorunu

Genç çalışanlar ve üniversite öğrencilerinin yanında konuyla ilgili olarak ele alınması gereken bir diğer grup da "çalışan çocuklar" ve bunların sigortalılığı.

Türkiye'de yıllardır sorun olan, çalışma yaşamına ilişkin konulardan birisi de çocuk çalışanlar. Her ne kadar 2000′li yıllar öncesine göre olumlu gelişmeler kaydedilmişse de, konu önemini yitirmiyor.

Çocuk işgücü sorunu başka bir yazımızın konusu olabilecek nitelikte. Bu nedenle sadece çalışan çocukların sigortalılığını ele alırsak, şu hususları öne çıkarabiliriz:

- Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma ve kamu görevlisi statüsünde sigortalı sayılması gerekenlerden 18 yaşını doldurmamış olanlar18 yaşından sonra sigortalı sayılır.
– Bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mahkemece ergin kılınmak suretiyle, öğrenimleriyle ilgili görevlerde çalışanlar hakkında 18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranır. Bu durumda sigortalı olabilmek için genel kural İş Kanunu hükümlerine göre genç veya çocuk işçi olmak, sosyal güvenlik anlamında hizmet akdiyle çalışmayı gerektirir.
– İş Kanunu'na göre 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasak. Ancak 14 yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış çocuklar, bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabiliyor.

PROF. DR. CEM KILIÇ

 

Hiç yorum yok: