29 Şubat 2012 Çarşamba

İşçi Özlük Dosyasını bulundurmayana ceza

Değerli okurlarım, 10.06.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Yasası, İşçi Özlük Dosyası tutulmasını yasa kapsamı içine almıştır. Anılan yasanın 75. Maddesine göre; işveren çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenler. Bu dosyada, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, bu kanun ve diğer kanunlar uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak ve bunları istendiği zaman yetkili memur ve mercilere göstermek zorundadır. İnsan Kaynakları birimlerine fayda sağlayacağı düşüncesiyle İşçi Özlük Dosyası muhtevasını aynen sizlere sunuyorum. Bu özlük dosyasında; tüm belge ve bilgiler üçüncü şahıslardan saklı kalmak kaydıyla şunlar bulundurulmalıdır:
1- İşçi kimlik bilgileri
2- Nüfus cüzdanı fotokopisi
3- İkametgâh İlmühaberi
4- Mezun olduğu okul diploma fotokopisi
5- Referans mektupları ve CV’si
6- Kanun gereği iş sözleşmesi
7- Sağlık raporu
8- Bazı işkolları için, periyodik olarak sağlık muayenelerinden geçirildiklerine dair rapor
9- Özürlü işçi ise Sakatlık Raporu aslı veya fotokopisi
10- Sakatlık İndiriminden yararlanabilmesi için ilgili Gelir İdaresi Başkanlığından indirim uygulanacağına dair yazı
11- Sakat işçi için İş-Kur müracaat kayıt evrakı
12- Adli sicil kaydı
13- Eski hükümlü ise İş-Kur müracaat kayıt evrakı
14- Terör mağduru ise İş-Kur müracaat kayıt evrakı
15- Ödenen ücretlere ait hesap pusulalarının bir sureti
16-?Herhangi?bir kanuni sebeple ücret kesme cezası uygulanırsa, yapılan kesintilerin sebebinin bildirildiği yazı
17- Fazla çalışma için işçinin onayının alındığı yazı
18- İşçilerin, iş sağlığı ve güvenliği konusunda ve karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler ve yasal hak ve sorumluluklar konusunda bilgilendirildiklerine dair yazı
19- Çalışma Belgesi (işten ayrılan işçiler için)
20- İşin gereklerine göre bulunması gereken diğer evraklar.
Aynı yasanın 104. Maddesi de özlük dosyalarının tutulmaması halinde idari para cezasını öngörmüştür. İşçi özlük dosyalarını düzenlememenin 1.200 TL İdari para Cezası bulunmalıdır.


Kaynak: Türkiye Gazetesi


Lütfi Köksal – 28.02.2012

SGK 30 Günü Geçen Ücretsiz İzni Takip Edecek

Sosyal Güvenlik Kurumu, köprüden geçenden de geçmeyenden de para almak için ücretsiz izne ayrılmış çalışanları takip edecek ve bir takvim yılında 30 günden çok ücretsiz izin kullananlardan Genel Sağlık Sigortası primi isteyip ödemeyenlere sağlık yardımı vermeyecek

1 Ocak 2012 günü başlayan zorunlu Genel Sağlık Sigortası'nda dün, işverenleri tarafından ayda 30 günden az SGK'ya bildirilen, part-time (kısmi süreli iş akdi) çalışanlar, ev hizmetlileri, çağrı üzerine çalışanların, 30 günden eksik kalan süreleri için GSS primi ödeme ve gelir testine gitme zorunluluğu olduğunu açıklamıştık. Bugün de bir yıl içinde 30 günden çok ücretsiz izin kullananları ele alacağız.

'GELİR TESTİNE GİT' DENEBİLECEK
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 67'nci maddesine 611 Sayılı Torba Kanun ile ilave edilen fıkraya göre, "4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56'ncı ve 74'üncü maddeleri ile diğer iş kanunlarında ücretsiz izin sayılan süreler haricinde ayrıca bir takvim yılı içerisinde toplam bir ayı aşmayan ve işverenlerince belgelendirilen ücretsiz izin sürelerinde genel sağlık sigortalılıkları devam eder" denilerek 4/A'lı yani SSK'lı olarak çalışan işçilerin ücretsiz izinleri de takip edilecek ve yıl içinde 30 günü aştığı andan itibaren ücretsiz izinde geçen süreler için işçilerden (işverenlerden değil) GSS primi talep edilip gelir testi istenecek.
Fıkra içinde görülen, 4857 sayılı yasanın 56 ve 74'üncü maddeleri gereğince işçilere yıllık izinlerini geçirmek için 4 güne kadar verilen ücretsiz izinler ile doğum yapan kadınların doğumdan sonraki 8 haftalık doğum izni sonrasında alabilecekleri 6 aylık ücretsiz izinler dışında, aldıkları veya işverenlerce verilen ücretsiz izinler takip edilecek.
İşverenler veya mali müşavirler, çalışanları SGK'ya ücretsiz izin olarak bildirirken 19, 20 ve 21 kodunu kullanıyorlar. SGK, sadece 21 kodunu takip edecek ve 21 koduyla bildirilen ücretsiz izin süresi 1 takvim yılı içinde 30 günü aşarsa, işçiye "Gelir testine git, sonra da ücretsiz izin süreleri için SGK'ya GSS primi öde" diyecek.

KAMU GÖREVLİLERİNE TORPİL UYGULAMASI
Memurlarda ise durum farklı; kısaca kamu görevlisi diye adlandırabileceğimiz kesim, kurumlarından bazı hallerde aylıksız izin alabilmektedir. İşte aylıksız izin alan memur prim ödemeden, eş ve çocukları da yine prim ödemeden Genel Sağlık Sigortası'ndan yararlanmaya devam edecekler.

BELGE TUTMA, DÜZENLEME YETKİ VE GÖREVİ İŞVERENDE

Ali Bey, çalışanlarla ilişkilerde mağduriyet yaşayan birçok işveren de var. Dürüst işverenler için de bilgilendirici bir yazı hazırlayamaz mısınız? İclal BERKSAN
İşverenlerden kötü niyetliler olduğu gibi işçilerden de kötü niyetliler olabilir. Sizlere verebileceğim tavsiye, her şeyi yazılı yapmanızdır. İşçinin iş için size başvurusundan, çalışma süresince yapılan her türlü işlemlere ve işten çıkarma süreci boyunca yapacağınız her şeyi yazmalısınız. Zira, iş hukukunun genel karakteristiği gereğince işçinin sadece
işverenin yasal emir ve talimatlarına uyma yükümlülüğü vardır; işverenin ise kayıt ve belge düzenleme, tutma görev ve sorumluluğu bulunmaktadır. İşçi iddiada bulunduğunda işveren olarak siz yazılı şekilde o iddiayı çürütmezseniz mahkemede işçinin dediği doğru kabul edilir. Mesela, ücretlerinizi banka yoluyla ödeme zorunluluğunuz varsa siz parayı elden ödeyip imza attırmış olsanız bile "Ödemeyi almadım" diyen işçiye karşı banka kayıtlarıyla ödeme yaptığınızı kanıtlayamazsanız aynı parayı tekrar ödersiniz.

Kaynak: Haber Türk

Ali Tezel- 29.02.2012

Şubat Ayı Gün Sayısının SGK 'Ya Bildirilmesi

Şubat Ayı Gün Sayısının SGK 'Ya Bildirilmesi

Şubat ayında SGK'lıların çalışma gün sayılarının ne şekilde hesaplanacağı konusunda uygulamada tereddütler yaşanmaktadır. Şubat ayında işe girenlerde veya çeşitli nedenlerle şubat ayında eksik günü olanların SSK gün sayısının nasıl hesaplanacağı "Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Verilmesine ve Primlerin Ödenme Sürelerine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ"de düzenlenmiştir. Esasen çok doğru olmamakla birlikte, maalesef usul ve esaslar SGK tarafından belirlendiği için, burada yanlışta olsa SGK uygulamasını açıklamak istiyorum.

Sigortalıların; ay / dönem içinde ücret almaya hak kazandıkları süreler, E-Bildirge şifresi kullanmak suretiyle Prim Ödeme Günü bölümüne, hak ettikleri ücretleri ise "Hak Edilen Ücret" ve "Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki İstihkak" bölümüne kaydedilmektedir.

1- Tam ay çalışan sigortalıların prim gün sayısı

Ay / dönem içindeki çalışmaları tam olan sigortalıların prim ödeme gün sayıları, ay / dönemin kaç gün olduğuna bakılmaksızın (ay / dönemin 28, 29, 30 veya 31 gün çektiği üzerinde durulmaksızın) 30 gün olarak girilecektir.

Örneğin, özel sektöre ait bir işyerinde 2012 / Şubat ayının tamamı için ücret almaya hak kazanmış olduğu varsayıldığında, 2012 / Şubat ayındaki prim ödeme gün sayısı, şubat ayının bu yıl 29 gün çektiği üzerinde durulmaksızın 30 gün olarak girilecektir.

Günlük ücretle çalışan işçiler için şubat ayında 28 gün çalışılması halinde 28 günlük ücretin, Mart/2011 ayında 31 gün çalışılması halinde 31 günlük ücretin ödenmesi gereklidir. Diğer bir deyişle Aylık ücretli (Maktu) çalışanlar şubat ayında tam ay çalışmaları halinde 30 günlük ücret ödenecektir.

Ay/dönemin ilk gününde işe başlamış ve ayın tamamı için ücret almaya hak kazanmış olan sigortalıların, ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayıları ise, 30 olarak girilecektir. Ay/dönemin son gününde çalıştıktan sonra işten ayrılmış ve ayın tamamı için ücret almaya hak kazanmış olan sigortalıların ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayıları ise, 30 olacaktır. Örneğin, 1 Şubatta işe başlayan ve şubat ayında tam çalışan bir kişi için 30 günlük SGK primi ödenecektir.

Yine, 29 Şubat 2012 günü işten ayrılan ve şubat ayında tam çalışan kişi için de 30 günlük SGK primi ödenecektir.

2- Bazı günlerde çalışmayan sigortalıların prim gün sayısı

Ay / dönem içinde işe girişi veya işten çıkışı bulunmayan, çeşitli nedenlerle (istirahat, ücretsiz izin, disiplin cezası gibi) ay/dönemin bazı günlerinde çalışmayan ve çalışmadığı günler için de ücret almayan sigortalıların ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayıları, ilgili ay/dönemdeki gün sayısından, ücret almaya hak kazanılmamış gün sayısı çıkartılmak suretiyle hesaplanır. Buna göre, ay içinde eksik çalışması bulunan sigortalıların prim ödeme gün sayıları;

"Ay/dönemdeki toplam gün sayısı - Eksik gün sayısı = Prim ödeme gün sayısı"

formülü vasıtasıyla belirlenir.

Ay / dönemin son gününde çalıştıktan sonra işten ayrılan sigortalılar hariç olmak üzere, ay içinde işten ayrılan sigortalıların prim ödeme gün sayıları, işten çıkış tarihleri ve ay/dönemin kaç gün olduğuna bakılarak parmak hesabı yapılmak suretiyle hesaplanacaktır.

Ay/dönemin ilk gününde işe giren ve o ayda tam çalışan sigortalılar hariç, ay/dönem içinde işe giren sigortalıların prim ödeme gün sayıları, işe giriş tarihleri ve ay/dönemin kaç gün olduğuna bakılarak parmak hesabı yapılmak suretiyle çalışma gün sayıları üzerinden hesaplanacaktır.

Örneğin, özel sektöre ait bir işyerinde 2012/Şubat ayında 5 gün ücretsiz izin alan işçi için, 24 gün çalışma ve 5 gün ücretsiz izin olmak üzere 29 gün olarak sisteme girilecektir.

İşe başladığı ay/dönem içinde işten ayrılan sigortalıların ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayıları (ay/dönemin ilk günü işe başlayıp son günü işten ayrılanlar hariç), sigortalının işe giriş tarihi ve işten çıkış tarihleri dâhil kaç gün olduğuna bakılarak, parmak hesabı yapılmak suretiyle hesaplanacaktır.

Ay/dönem içinde işe girişi veya işten çıkışı bulunmayan, çeşitli nedenlerle (istirahat, ücretsiz izin, disiplin cezası gibi) ay/dönemin bazı günlerinde çalışmayan ve çalışmadığı günler için de ücret almayan sigortalıların ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayıları, ilgili ay/dönemdeki gün sayısından, ücret almaya hak kazanılmamış gün sayısı çıkartılmak suretiyle hesaplanacaktır.

Kaynak: Dünya Gazetesi

İbrahim Işıklı – 29.02.2012

22 Şubat 2012 Çarşamba

Son yasal düzenlemede işçi şikayetlerinin sonuçlandırılması

İşçi şikayetlerinden yasal düzenleme yapılmadan önce muhatap olan İş Müfettişleri idi.İş Müfettişleri artan iş yükü ile birlikte birçok şikayete yetişemez olunca Bakanlık tarafından çıkartılan genelge ile bu işlemleri uygulama adına Bölge Müdürlüğünde çalışan memurlara bu işlemler verildi.
Fakat Danıştay'a açılan davalar sonucu genelgenin bazı maddeleri yürürlüğü durdurma kararı verildi.
Bu karar sonunda İş Müfettişleri tekrar yoğun bir iş yükü altına girdi.

6111 sayılı Torba Yasada yapılan değişiklik ile;
4857/91′inci Maddesinde "iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerince incelenir."hükmü getirilmiştir.

25/02/2011 Tarihinden İtibaren İşçi Şikayetlerinde Yeni Bir Milat Ortaya Çıkıyor:

4857/91.Maddesi:
"Devlet, çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını izler, denetler ve teftiş eder. Bu ödev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılır.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/77 md.) 30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 10 uncu maddesine istinaden iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerince incelenir.
Askeri işyerleriyle yurt güvenliği için gerekli maddeler üretilen işyerlerinin denetim ve teftişi konusu ve sonuçlarına ait işlemler Milli Savunma Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca birlikte hazırlanacak yönetmeliğe göre yürütülür. "

6111 sayılı Torba yasanın 77.Maddesinde yapılan düzenleme ile ;
25/02/2011 tarihinden itibaren iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin
a)4857 sayılı İş kanundan,
b) iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerinc egörevlendirilen memurlarınca incelenecek ve sonuca bağlanacaktır.
İş sözleşmesi Devam Edenlerde Şikayetlere Kim Bakacaktır?
İşçi fiilen işyerinde çalışıyorsa bu durumda işçinin şikayet ettiği konularına İş Müfettişleri inceleyecek,gerekli olan tutanakları tutacaktır.

Bölge Müdürlüğündeki Memurlar Yetkili Oldu:
4857 sayılı İş Kanunun 92′inci Maddesinin 2.Fıkrasında yapılan düzenleme ile;
"Teftiş, denetleme ve incelemeler sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri ve işçi şikayetlerini inceleyen bölge müdürlüğü memurları tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; iş müfettişlerinin birinci fıkrada yazılı görevlerini yapmaları için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek, bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler."
1.)İşverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen başka kişiler işçi şikayetlerini inceleyen bölge müdürlüğü memurları tarafından çağrıldıkları zaman gelmek zorundalar.
2.)Bölge Müdürlüklerindeki memurlara ifade ve bilgi vermek zorundalar.
3.)Şikayet ile ilgili belge ve delileri vermek zorundalar.
Tıpkı İş Müfettişlerinin uygulamada istedikleri bilgi,belge,ifade gibi unsurlarının aynısını Bölge Müdürlüğündeki memurlara da iletilecektir.
Bu işlemi hem işçi hem de işveren imtina etmeden yerine getirecektir.

İstenilenler Yerine Getirilmediğinde İdari Para Cezası Uygulaması Var Mı?
İşçi şikayetlerini inceleyen memurlara geniş yetkiler ile donatılmıştır.
İşverenler Bölge Müdürlüğü memurlarınca istenilen kayıt ve belgeleri ibraz etmedikleri takdirde ;
Bölge müdürlüğünce şikayeti inceleyen memurlar tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 107/1-a maddesine göre işveren yada vekili hakkında idari para cezası uygulanacaktır.(2012 yılı=10.873 TL.)

Düzenlenen Raporlara İtiraz Süreci:
4857 sayılı İş Kanunun 92′inci Maddesinin 3.fıkrasında düzenleme yapılmıştır.
"Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hüküm altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez."

1.)Raporlar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir.
2.)İş Müfettişi tarafından tutulan raporlara ,tutanaklara işçi alacakları kısımlarına 30 gün içerisinde İş Mahkemesinde itiraz etme hakkınız var.
3.)İş Mahkemesine başvurulsa işçi alacağı da hüküm altına alınmış ise işçi alacağını tahsil edecektir.

O halde 30 gün içerisinde itiraz edilmeyen raporlar kesinleşmiş olacaktır. Düzenlenen bu raporlar aleyhine İş Mahkemesine başvurulamayacaktır.
İtiraz üzerine iş mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı yargıtaya temyize gidebilir.Ancak kanun yoluna başvurma iş mahkemesi kararının uygulanmasını engellemeyecektir.

Örneğin :

İşçi Mehmet çalışma hayatına ait eksik işçilik alacakları için İş Müfettişliğince rapor tutulmuştur.İşverende 30 günlük süreyi geçirmeden iş mahkemesine işçinin alacağının ödenmesine ilişkin iş müfettişi raporunu itiraz etmiş.Fakat İş Mahkemesi İş Müfettişinin raporunu haklı bulması üzerine işverenin kanun yoluna başvurması işçi alacağının ödenmesini engellemeyecektir.

SONUÇ:

25/02/2011 tarihinden itibaren ÇSGB Bölge Müdürlüğü Memurları iş sözleşmesi fiilen sonlanmış olan çalışanların İş Kanunundan,İş ve Toplu İş Sözleşmesinden doğan işçilik alacaklarına karşı çalışanların şikayetlerin inceleyecektir.
O halde işçi işten ayrılmış ise Bölge Çalışma Müdürlüğü Memurları inceleyip sonuçlandırılacaktır.

Şu anda fiilen çalışan işçi işçilik alacağı için Bölge Müdürlüğü'ne şikayet edildiğinde İş Müfettişi tarafından incelenecektir.

Bölge Müdürlükleri tarafından istenilen belgeler,kayıtlar zamanında göndermez ise 107/1-a göre İPC ödeyeceklerdir.

İşçi veya işverenden herhangi birisi iş müfettişi raporunun tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebileceklerdir. Bu süre içerisinde itiraz edilmeyen raporlar kesinleşecek ve bu raporlar aleyhine yargı yoluna başvurulamayacaktır.

Vedat İlki

http://alitezel.com/tezel/index.php?sid=yazi&id=5215

 

Genel sağlık sigortasında sıkça sorulan sorular ve yanıtları

 

Yeni işe başlayanlar/başlayacaklar

 

Soru: Merhaba iki -üç ay issiz kaldım fakat extra 10 gün 5 gün gibi extra işlerde çalıştım o sırada sigörtam kısmi ödendi. 9 ocak 2012 de devamlı işe başladım. Zannedersem sigortam subatta başlar, bu sırada eve GSS den kağıt geldi. Sorum şu ben bu durumdan muaf mıyım? Gidip GSS testi yaptırıp prim ödeyecek miyim?

Cevap: Eğer sigortasız çalışmaya devam ederseniz gelir testi yaptırıp gelir durumunuza göre GSS primi ödemek zorundasınız. Sigortalı olarak çalışmaya başladığınız anda GSS primi ödeme yükümlülüğünüz bulunmayacaktır.

Soru: Merhabalar, Ortalama 2 Aydır çalışmıyorum, öncesinde düzenli sigortam ödenmekteydi. 4 ay önce evlendim, eşimde şu anda çalışmıyor. Kısa bir süre içinde işe başlamış olacağım. Herşeye rağmen işlem yaptırmalı mıyım?

Cevap: Evet, şu anda çalışmadığınız için sigortalı olarak çalışana kadar gelir testi yaptırıp, sonuca göre GSS primi ödemelisiniz.

İşten Yeni çıkanlar

Soru: Merhaba Ben 21.12.2011 tarıhınde işimden ayrıldım. SSK’mın 99 gün daha geçerli oldugunu söyledıler. Gelir testine bende dahil oluyor muyum? Zorunlu olanlar şemasında belirttiğiniz üzere, sigortasız işsizler yazmaktadır. Ben işsizim ancak SSK'm devam ettıgınden dolayı gelir testıne dahıl mıyım? Yoksa ssk’m bıttıkten sonra mı yaptıracagım veya ceza mı gelır aksi halde? Şimdiden teşekkürler.

Cevap: İşten ayrılma tarihinden önceki son 1 yıl içinde en az 90 gün prim ödemiş olanların sigortadan yararlanma hakları 90+10 gün devam edeceği için bu süre içinde GSS kapsamındadırlar.

Soru: 21.11.2011 den beri işsizim. Benim sigortam ne kadar daha devam eder. 90 gün diye duydum, bu durumda bende gelir tespitini ocak sonuna kadar yaptırmalımıyım?

Cevap: İşten ayrılma tarihinden önceki son 1 yıl içinde en az 90 gün prim ödemiş olanların sigortadan yararlanma hakları 90+10 gün devam edeceği için bu süre içinde GSS kapsamındadırlar.

Öğrenciler

Soru: Ben 21 yaşından gün aldım hafta sonları çalıştığım için arada sırada sigorta yatırıyolardı, ancak su anda işsizim üniversite ögrencisiyim açık öğretim okuyorum banada gelir testi bildirim kağıdı gelmiş babamın sigortasından yararlanıyorum. Üüniversite ögrencisi oldugum için simdi ne olacak bendemi para yatıracağım?

Cevap: Üniversite öğrencisi olduğunuz için çalışmadığınız sürece 25 yaşını doldurana kadar babanızın sigortasından yararlanırsınız. Ancak bu arada kısmi süreli işlerde çalışırsanız eksik kalan günleriniz için GSS primi ödemek zorundasınız.

Soru: Merhaba; Annem ve babam benim sigortamdan yaralanıyor. 95 doğumlu erkek kardeşim benim sigortamdan yararlanamıyor, öğrenci belgesi götürmesi gerekiyor mu? Ayrıca babam 02.01.2012 tarihinde emeklilik için dilekçe verdi ve onaylanmış fakat daha maaş almadı bunun içinde birşey yapması gerekli mi? İyi çalışmalar

Cevap: Kardeşiniz sizin sigortanızdan yararlanamaz. Ancak GSS 18 yaş altı tüm çocukları kapsadığından kardeşinizin gelir testi yaptırmasına gerek yok

Soru: Cevap yazacakmısnız bilmiyorum fakat bir sorum olacak. Ben yaklaşık 5.5 ay part time olarak çalıştım. 12.01.2012 tarihinde istifa ettim. Ve şuan işsizim. Ancak şöyle bir problemim var üniversitede okuyordum ve şubatta okullar açılacağı zaman mezun olacağım. bu boşluk için herhangi bir ücret ödemek zorundamıyım? Ya da şuan ben borçlu durumda mıyım ?

Cevap: 1 ocak 2012 den itibaren part-time çalışanlar eksik çalıştıkları günler için GSS primlerini kendileri ödemek zorunda olduklarından gelir tespiti yaptırıp bu süreye ait primi ödemeniz gerekiyor.

Soru: Ben eşimden yararlanıyorum gelir testini yaptırmak zorunda mıyım?

Cevap: Eşinizin sigortasından yararlandığınız için gelir testi yaptırmanıza gerek yok.

Kız Çocukları

Soru: Merhaba, Benim kızkardeşim 19 yaşında ve geçen sene liseyi bitirdi. Öğrencilik durumu bitti çünkü şu an üniversiteye hazırlanıyor. Dershaneye gidiyor. Onun da gelir tespiti yaptırması gerekiyor mu? Bugüne kadar babamın sigortasından yararlanıyordu, şimdi yararlanamayacak mı?

Cevap: Kızkardeşiniz babanızın sigortasından yararlanmaya devam edebilir. Ayrıca GSS primi ödemesine gerek yok.

Soru: mrb ben 2010 yılında işe girip çıktım. Babamdan yararlanma hakkını kaybetmiştim ancak yeniden yararlanmaya başladım. Şimdi çalışmıyorum ve 24 yaşındayım benim durumumda yeniden GSS yaptırmak zorunda mıyım? Birde Annem 47 yaşında hiçbir sigorta başlangıcı yok. Sigortalı olabilir mi? Oloabilirse ne yapılmalı?

Cevap: Babanızın sigortasından yararlanmaya devam edebilirsiniz. Gelir tespiti yaptırıp prim ödemenize gerek yok.

Soru: Ben 23 yaşındayım. Öğrenciyim fakat ailem emekli ve sigortalı. Haziranda öğrenciliğim bitecek. SGK Şu an kayıt yaptırmak zorunda olmadığımı söyledi. Ama yukarıdaki kız çocuğu maddesi ödeyecek diyor. Ne olacak anlamış değilim.

Soru: 24.09.1987 doğumluyum. Temmuz ayından beri çalışmıyorum.bekarım,babam emekli sandığından emekli fakat ben sağlık hizmetlerinden yararlanamıyorum.Yararlanmam için ne yapmam lazım. GSS'ye başvurmam gerekli mi? İlginiz için tşk ederim.

Cevap: Kız çocukları evlenmedikleri ve çalışmadıkları sürece babalarının sosyal güvenliğinden yararlanma hakları var. Bu nedenle babanızın bağlı olduğu sosyal güvenlik kurumuna başvurmalısınız.

Soru: Merhaba.ben 23 yaşında üniversite mezunu bayanım.babamın sosyal güvencesinden yararlanıyorm.acaba gelir testi yaptırmam ve herhangi bir başvuru yapmama gerk var mı?? teşekkür ederim.

Cevap: Babanızın sigortasında yararlandığınız için gelir testi yaptırmanıza gerek yok.

Soru: Ben 24 yaşında bayanım. Yüksekokul mezunuyum. Ayrıca şu anda açık öğretim fakültesinde okuyorum hala babamdan yararlanmaya devam edebilir miyim? Yoksa gelir tespiti yaptırmak zorunda mıyım?

Cevap: Babanızdan yararlanmaya devam edebilirsiniz. Gelir testi yaptırmanıza gerek yok.

İşsizler

Soru: Merhaba 10.10.2011'de işten çıkartıldım. işsizlik ödeneği almıyorum. SSK'da bakılma dolmadan 1 ay önce 10.12.2011'den itibaren cebimden isteğe bağlı ödüyorum. Sonuç olarak sorum şu bende gelir testi yaptırmak zorunda mıyım? Not: Üzerime ev de var.

Cevap: İsteğe bağlı sigortalılar GSS kapsamında olduklarından ayrıca gelir tespiti yaptırıp prim ödemelerine gerek yoktur.

Soru: Benim normalde sigorta girişim var daha önce ama tabi şu anda son bir yıldır çalışmıyorum ben bu gelir testini yapmasam 1 ay ya da daha sonra çalışmaya başlarsam ne olacak?

Cevap: Yasa yürürlüğe 1 Ocak 2012 tarihinde girdiği için bu tarihten itibaren sigortalı olarak çalışmaya başlayana kadar geçen süre için GSS primi ödemelisiniz.

Soru: Merhabalar. Ben eylül den bu yana işsizim malesef ve sadece çalışırken ev kirası eşim ve çocuğumun masraflarını karşılamaktayım ama şimdi çok ama çok zor durumdayım. Hiç bir maddi detesteğim yoktur ne yapmam lazım? İş bulsaydım bunları hiç düşunmezdim ama eski sistem daha iyiydi yani işsiz de kalsan 6 ay devlet seni sigortalı yapiyordu ama şimdi devlet galiba bizlerin daha fakir olmasın istiyor ya ölsek belki daha iyi hem rahatlarız ve rahatlatırız. Olmayan parayla nasıl ödemek zorundayız anlamıyorum?

Cevap: Sigortalı olarak çalışmadığınız için gelir testi yaptırmanız gerekiyor. Gelir testinin sonucunda aile içinde kişi başına düşen geliriniz brüt asgari ücretin altındaysa GSS priminiz devlet tarafından ödenecektir.

Soru: Merhaba, aslında önemli bir hususu tüm sosyal güvenlik uzmanları dile getirmiyor. İşsizlik ödeneğinden yararlanmakta olan işsizlerin GSS primleri İŞKUR tarafından karşılandığı için bu kişilerin gelir testi yaptırmasına ve/veya GSS primi ödemesine gerek yoktur. Peki bu kişilerin bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocuklarının durumu nedir?

Cevap: İşsizlik ödeneği aldığınız süre boyunca bakmakla yükümlü olduğunuz eş ve çocuklarınızda GSS kapsamındadır.

Soru: Merhaba ben 59 yaşında ve bekarım. Hiç bir gelirimde yok. İsteğe bağlı ve sadece sağlık sigortası aylık 33 TL yatırıyorum. Benimde gelir tesbiti yaptırmam gerekir mi?

Cevap: Ödenecek GSS primi gelir durumunuza göre saptandığından ödeyeceğiniz primin yeniden saptanması gerekiyor.Gelir testinin sonucunda aile içinde kişi başına düşen geliriniz brüt asgari ücretin altındaysa GSS priminiz devlet tarafından ödenecektir.

Soru: Yapılan yorumları okudum hemen hemen benimde sorum aynı şekilde olacak 5 ay önce istifa ederek işden ayrıldım ve şuan işsizim zaten işe başlasak bile deneme süresi diyip 2 ay sigorta yapmıyorlar durum değişmiyor sigortanın 1 ay kadar devam ettğini biliyorum çünkü geçenlerde hasteneye gittiğimde kaç gündür sigortasız olduğumu orda söylediler şimdi benimde gelir testine gitmem gerekirmi? Bende sigortasız işsiz sayılırım teşekkürler

Cevap: Öncelikle 2 aylık deneme süresi içinde de işvereninizin sigorta yapma zorunluluğu var. Şu anda çalışmadığınız için gelir testi yaptırmanız gereklidir.

Soru: 15.12.2011 tarihinde işten çıkarıldım işsizlik ödeneği almam için henüz baş vurmadım ocak 31 ine baş vurursam gelir testi yaptırmam gerekirmi? Teşekür ederim. Saygılarımla

Cevap: İşsizlik ödeneği için işten ayrılış tarihinden itibren 1 ay içinde İŞKUR'a başvurmanız gerekiyor. İşsizlik ödeneği aldığınız sürece GSS primi, ödeme zorunluluğunuz yok.

Soru: Selamlar 27.06.2011 den beri çalışmıyorum benin de bir şey yapmam gerekiyor mu?

Cevap: Sizde gelir testi yaptırmalısınız.

Soru: Merhaba kolay gelsin. Ben Antalya'da otelde çalışıyordum Sezonluk. Yaklasık her yıl 8 ay falan çalışıyordum daha sonra sezon sonunda iş aktimiz askıya alınıyordu ve birdahaki sene sezon başı birdaha çağrılıyorduk. 2011 in eylül ayında kardeşim trafik kazası geçirdi ve ben bunun üzerine evime döndüm işimi bırakıp. ve o tarihten beri çalışmıyorum. Bende bu yeni çıkan kanun kapsamına giriyor muyum? Gelir testi veya ben zaten bu kapsamın içinde miyim? Yardımcı olursanız sevinirim. Sağolun kolay gelsin

Cevap: Çalışmadığınız için gelir testi yaptırmalısınız.

Soru: Sigortasız işçi derken ne demek isteniyor? İşsiz kişi zaten işten çıkmıştır ve iş bulana kadar sigortasızdır. Yani bunlarda mı GSS'ye başvurmalı?

Cevap: Kayıt dışı çalışanlardan söz ediliyor. Sigortasız olarak çalışanların bu durumları yasa dışı olduğundan sigortalarını bir an önce yaptırıp ceplerinden GSS primi ödeme yükümlülüğünden kurtulmaları gerekiyor.

Başvuru ve ödeme için gereken bilgiler

Soru: Başvuru süresi şubat sonuna kadar uzadı diye birşeyler duydum doğruluğu varmıdır resmi bir açıklama duydunuzmu acaba? Birde gereken evraklar neler burda elini kolunu sallayarak gidiyorsun intibası var ancak tv lerde konuşan insanlar eksik belgeleri falan tamamladım diyor nedir bu belgeler son günleri malum git gel yapmamak lazım. Teşekkürler cevaplarınız için...


Cevap: Gelir tespiti yapılması için başvuracak kişiler, gelir tespitine esas teşkil edecek göstergeleri içeren başvuru formu ile müracaat eder. Ancak, başvuru işleminin kanunî temsilciler tarafından yapılması hâlinde mahkemeden alınmış karar örneği, vekil tarafından başvuru yapılması hâlinde vekâletname örneği başvuru formuna eklenir.

Soru: İyi günler gelir testine başvurdum, bize çıkaracakları prim borçlarını nereye ödeyeceğiz. Eğer bankalar aracılığıyla oluyorsa, internet bankacılığı ya da şubelerden öderken sadece TC. numarasını vermek yeterli olacak mı?

Cevap: Bu konudaki bilgileri bağlı bulunduğunuz ilçenin SGK müdürlüğünden alınız.

Soru: 31 Ocak 2012 itibari işten ayrılan çalışan SSK'lı sağlık yardımı alma 10 gün geriye dönük 90 günlük ssk prim ödemesi varsa 90+10= 100 gündür. GSS'ye ne zaman nereye hangi sürede başvurmalıdır? Sosyal Yardım Vakfına mı? Bağlı olduğu SGK il müdürlüklerine mi müracaat etmelidir? Teşekkürler..

Cevap: 100 günün sonunda bulunduğunuz yerdeki Sosyal Yardımlaşma Vakfına müracaat etmeniz gereklidir.

Askerlik

Soru: Askerde olan askerlik görevini yapan erlerin durumu nedir? Onlarada işlem yapılacakmı ya da prim ödemeselerde bildirimde bulunacaklarmı acaba?

Soru: Merhaba ben şu anda askerim ve 1 şubat 2012 tarihinde askerlikle ilişiğim kalmıyor ve ne zman işe gireceğimde belli değl ne yapmam gerekiyor? tşk.

Soru: Merhaba ben halen askerlık gorevimi yapmaktayım terhisimi 31.01.2012 tarihinde alacağım yani gelir testinin bittiği son gün bu durumda ne yapmam gerekiyor? Şimdiden tesekkurler.

Cevap: Askerlik hizmetini yapanlar GSS kapsamda değil. Askerlik hizmeti bitene kadar herhangi bir işlem yapmaları gerekmiyor. Ancak askerlik sonrası sigortalı bir işte çalışmaya başlamayanların gelir testi yaptırmaları gerekmektedir.

Eşinden Yararlananlar

Soru: Ben eşimden yararlanıyorum gelir testini yaptırmak zorundamıyım?

Cevap: Hayır gelir testi yaptırmanıza gerek yoktur.

Soru: Merhaba, 6 aylık evliyim ve ev hanımıyım. Evlenmeden önce 3 aylık geçici işçi olarak çalıştım. Bende GSS kapsamında herhangi bir prim ödeyecek miyim yoksa eşimin sigortasından yararlanabilecek miyim? Tesekkurler, iyi çalışmalar ...

Cevap: Eşinizin sigortasından yararlandığınız için gelir testi yaptırmanıza gerek yok.

Ücretli Öğretmenler

Soru: Merhaba. Ben ücretli öğretmenlik yapıyorum. 28 yaşındayım. İzlemem gereken yol nedir?

Cevap: Ücretli öğretmen olduğunuza göre sosyal güvenliğinizin olması gerekir. Bu nedenle ayrıca GSS primi ödemenize gerek yok.

 

17 Şubat 2012

Hüseyin İrfan FIRAT

Personel ve İnsan kaynakları Yönetimi Danışmanı

 

21 Şubat 2012 Salı

SGK 2010 Yılı İstatistikleri Yayınlandı

SGK 2010 Yılı İstatistikleri Yayınlandı

 

SGK İş kazaları ve meslek hastalıkları yıllık istatistiklerini bir yıl sonra yayımlama geleneğini sürdürdü ve 2011 yılı sonunda 2010 yılı istatistiklerini yayımladı.

İstatistiğe göre, 2010 yılında meydana gelen 62.903 iş kazası sonucu 1.434, Tespit edilen! 533 meslek hastalığı sonucu 10 olmak üzere 1.444 işçi hayatını kaybetti. İş kazaları sonucu 1.976, meslek hastalıkları sonucu 109 kişi olmak üzere 2.085 kişi sürekli iş göremez hale geldi.

2009 yılında 64.316 iş kazası meydana gelmiş ve 1.171 kişi hayatını kaybetmiş, 1.668 kişi sürekli iş göremez hale gelmişti. Tespit edilen 429 meslek hastalığı sonucu 217 kişi sürekli iş göremez hale gelmişti.

İŞ KAZASI SONUCU ÖLÜM % 24 ARTTI

Açıklanan rakamlar göstermekte ki; 2009 ve 2010 yılında sigortalı çalışan sayısındaki değişimi göz önünde bulundurmaksızın, sayı olarak iş kazası %2.20 oranında azalmış, iş kazası sonucu ölüm %24 oranında artmış. Tespit edilen meslek hastalığı sayısı %24, meslek hastalıkları sonucu ölüm sonsuz! artmış (2009 yılında meslek hastalığı sonucu ölüm yoktu)

2009 yılında 1.000.000 saatte meydana gelen iş kazası sayısı (iş kazası sıklık hızı)  2.76,  her 100 kişide iş kazası geçiren sayısı (iş kazası sıklık hızı) 0.62 iken 2010 yılında 1.000.000 saatte meydana gelen iş kazası sayısı  (iş kazası sıklık hızı)  2,46,  her 100 kişide iş kazası geçiren sayısı (iş kazası sıklık hızı) 0.55 olmuştur.  2009 yılında 0,51 olan iş kazası ağırlık hızı, 2010 yılında 0,56 olarak gerçekleşmiştir.

EN FAZLA KAZA, KÖMÜR MADENCİLİĞİNDE, EN FAZLA ÖLÜM İNŞAAT SEKTÖRÜNDE

İş kazası sonucu ölümde inşaat sektörü önde gelme geleneğini sürdürdü, iş kazaları sonucu meydana gelen 1.434 ölümün 475’i  (her 3 ölümden biri) inşaat sektöründe.

İş kazası sayısında kömür ve linyit madenciliği sektörü önde gelme geleneğini sürdürmekte, 2009 yılında olduğu gibi 2010 yılında da ülkemizde meydana gelen her 8 iş kazasından biri bu sektörde.

EN FAZLA KAZA VE ÖLÜM İSTANBUL’DA MEYDANA GELDİ

2010 yılında en fazla iş kazası İstanbul’da meydana geldi, 62.903 iş kazasının, 7.991’i  (Yaklaşık, her 8 kazadan biri) İstanbul’da meydana geldi, bu kazalarda 308 işçi hayatını kaybetti. Meydana gelen kaza sayısında İstanbul’u İzmir izledi, 2010 yılında İzmir’de 7.942 (Yaklaşık, her 8 kazadan biri)  iş kazası meydana geldi ve bu kazalarda, 78 kişi hayatını kaybetti.   İzmir’i takip eden Bursa’da meydana gelen 7.580  (Yaklaşık, her 8 kazadan biri) iş kazasında 42 kişi hayatını kaybetti.  İş kazası sayısında İzmir’i 5.604 kaza ile Manisa izledi. Ankara’da meydana gelen iş kazası sayısı 2.715 olurken, 125 ölümle, iş kazası sonucu ölüm sayısında Ankara 2. Sırayı aldı.

BAYBURT, KIRIKKALE, KİLİS’TE ÖLÜMLÜ İŞ KAZASI YOK

81 ilin 78’inde ölümlü iş kazası meydana gelirken, SGK istatistiğine göre,2010 yılında, Bayburt, Kırıkkale ve Kilis’te hiç ölümlü iş kazası meydana gelmedi.

İŞ KAZALARININ %58’İ 50’nin ALTINDA İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞYERLERİNDE MEYDANA GELDİ

2010 yılında meydana gelen iş kazalarından 35.430’u iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğu bulunmayan 50’nin altında işçi çalıştıran işyerlerinde meydana geldi.

EN FAZLA İŞ KAZASININ İŞBAŞI YAPILAN  İLK SAATTE MEYDANA GELMESİNE  İLİŞKİN
İSATAİSTİKSEL GELENEK BOZULDU

 

SGK’nın tüm yıllık istatistiklerinde iş kazalarının işbaşının yapıldığı ilk saatte meydana geldiği görülmekte idi, 2010 yılı istatistiklerine göre ise, iş kazaları en çok işbaşı yapıldıktan sonra 2. Saate meydana gelmekte, bunu sırasıyla 3. Saat ve 8. Saat izlemekte.

 

İŞ KAZALARI EN ÇOK 15.00- 16.00 SAATLERİ ARASINDA MEYDANA GELİYOR

2010 yılında meydana gelen iş kazalarının, 5.832’si 15.00-16.00 saatler arasında meydana gelirken, bunu sırasıyla,  5.552 kaza ile, 11.00-12.00 arasında meydana gelen kazalar, 5.431 kaza ile 10.00-11.00 arasında meydana gelen kazalar izlemekte.

İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI SONUCU İŞ GÜNÜ KAYBI HAD SAHFADA

2010 yılında meydana gelen iş kazaları sonucunda, 1.455.555 gün, meslek hastalıklarında, 10.591 gün olmak üzere toplam 1.466.146 gün iş günü kaybı oldu. Ayrıca, işçiler iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle toplam olarak 49.878 günü hastanede geçirdi. 

İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölümlerde, meydana gelen iş günü kaybı, 7.500, sürekli iş göremezlikte kayıp iş günü 75 olarak alınmaktadır. 1.454 ölüm ve 2.085 sürekli iş göremezlik hesaba katıldığında toplam kayıp iş günü 12.000.000 günü bulmaktadır. (2010 yılında grevler nedeniyle kaybedilen iş günü sayısı 37.762 dir.)

MESLEK HASTALIKLARI NIN NEDENLERİ ARASINDA NİTROZ GAZLARI İLK SIRADA YER ALIYOR

Meydana gelen meslek hastalıklarının 107 si nitroz gazlarından kaynaklanırken, 99 işçide silikosiz hastalığı tespit edildi.

İSTATİSTİKTEN İLGİNÇ RAKAMLAR

SGK’nın,  2010 yılı istatistiğine göre,  hiç iş kazasının meydana gelmediği Mardin’de, iş kazaları sonucu 15 kişi ve hiç iş kazasının meydana gelmediği IĞDIR’da  6 kişi iş kazası sonucu hayatını kaybetti.

2010 yılında tespit edilen 533 meslek hatalığından 192’si (%38) Ankara’da, 152’si İzmir’de meydana gelirken, İstanbul’da tespit edilen meslek hastalığı sayısı 27’de, Kocaeli’nde tespit edilen meslek hastalığı sayısı 23’te kaldı.

İstatistiklerdeki en ilginç rakam ise, meslek hastalığı sonucu meydana gelen 10 ölümden 6’sının Havayolu taşımacılığında olması? Sanırım bu rakam, SGK tarafından ayrıntı verilmesi gereken bir rakam.

 

 

 

 

2010 YILI SGK İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI İSTATİSTİKLERİ

 

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’nun iş kazaları ve meslek hastalıklarına ilişkin 2010 yılı istatistikleri yayımlandı. Sonuçlar yaklaşık 10 milyon çalışana ilişkin verileri kapsıyor. SGK verilerine göre 2010 yılında 62 bin 963 iş kazası yaşandı, 533 meslek hastalığı tespit edildi. Bunların 1.454’ü ölümle sonuçlandı. 2009 yılı sonuçları ile karşılaştırıldığında; meydana gelen iş kazalarında yüzde 2 azalma, meslek hastalığı sayısında yüzde 24 artış olduğu görüldü.

 

Verilere göre faaliyet grupları bazında sıralama yapıldığında, 2010 yılında en fazla iş kazasının 8 bin 150 kaza ile Kömür ve Linyit Çıkartılması faaliyetinde yaşandığı görüldü. Bunu 6 bin 918 kaza ile Makine ve Teçhizatı Hariç Fabrikasyon Metal Ürünleri İmalatı, 4 bin 621 kaza ile Ana Metal Sanayi izledi.

 

En fazla iş kazasının yaşandığı iller sıralamasında ilk üç sırayı İstanbul (7 bin 991), İzmir (7 bin 942) ve Bursa (7 bin 580) aldı. Yaşanan iş kazalarının en önemli nedenleri; bir veya birden fazla cismin sıkıştırması, ezmesi, batması ve kesmesi, düşen cisimlerin çarpıp devirmesi, kişilerin düşmesi ve makinelerin sebep olduğu kazalar şeklinde sıralandı. Bu nedenlerle yaşanan kazalar, toplam kazaların yüzde 82’sini oluşturdu.

 

2010 yılında iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu kaybedilen işgünü sayısı, bir önceki yılın verilerine göre yüzde 4,6 oranında azalma ile 1 milyon 516 bin 24 olarak belirlendi. Bunların yaklaşık 50 bini hastanede yatarak tedavi şeklinde geçirildi.

 

Verilere göre en çok iş kazası;

  • Yaş gruplarına göre dağılımda 25-29 yaş grubundakilerde,
  • İşyerinde çalışan sigortalı sayılarına göre 1-3 arası işçi çalıştırılan işyerlerinde,
  • İşçinin son işveren nezdindeki çalışma süresine göre 3 ay-1 yıl arası kıdemlilerde,
  • 2. iş saatinde yaşandı.

Meydana gelen iş kazaları sonucu yaşanan geçici iş göremezlik sürelerinin kişi başı ortalama 24 gün olduğu tespit edildi. Bu oran erkelerde 24, kadınlarda 18 olarak hesaplandı.

 

Sonuçlara göre ölümlü iş kazası sayısı 2010 yılında da artış gösterdi. 2010 yılında bir önceki yıla göre yüzde 23 artış ile 1.444 kişi iş kazası sonucu yaşamını kaybetti. 2010 yılında iş kazalarında en yüksek ölüm oranı 264 ile “Bina İnşaatı” faaliyet grubunda meydana geldi. Bunu 133 ile Kara Taşıma. ve Boru Hattı Taşımacılığı, 107 ile Bina Dışı Yapıların İnşaatı, 104 ile Özel İnşaat Faaliyetleri izledi.