19 Ağustos 2011 Cuma

İşverenin bilgasayar ve e-postaları denetleme yetkisi var

TEKNOLOJİNİN gelişmesiyle, daktilolar yerini bilgisayarlara, daktilo memurları da yerini bilgisayar kullanan elemanlara bıraktı.

Mektup, kutlama mesajı ve telgraflar da yerini büyük ölçüde e-postalara bıraktı.
Kamu kurumlarında ve şirketlerde, neredeyse herkesin masasında bilgisayar var.
Öyle ki çok kişi “Bu bilgisayarlar ve internet yokken biz ne yapıyorduk?” diye birbirine soruyor.
İŞVERENİN DENETİMİ
Şirketlerdeki bilgisayarların ve e-mail adresinin özelliği, işverene ait olmasıyla ilgili.
Daha açık bir anlatımla, bilgisayarlar şirket adına alınmakta ve defterlere (amortismanları) gider kaydedilmekte, KDV’sinin de tamamı indirim konusu yapılmaktadır. Kullanılan e-mail adreslerine gelince, bunlar da işverene ait.
Buraya kadar tamam.
Buradan itibaren, bazı ayrıntılar gündeme geliyor. Örneğin, işyerinde çalışanlar gün içinde şirketin bilgisayarı ve e-mail adresini kullanarak, bazı elektronik yazışmalar yapabiliyorlar.
Daha ötesi işveren ve işyeri ile ilgili bazı konulara, hatta işvereni ve işyerini küçük düşüren, eleştiren veya bazı bilgileri karşı tarafa yansıtan e-postalar da gönderilebiliyor.
İşte bu aşamada işverenin, kendisine ait bilgisayar ve e-mail adresleri ile bu adreslere gelen elektronik postaları denetleme yetkisinin olup olmadığı önem kazanmaktadır.
YARGITAY NE DİYOR?
Bu konuda Yargıtay’a intikal eden bir olayda;
- İşçi Avukatının Savunması:
Şirketin bilgisayarını ve e-mail adreslerini kullanarak, bazı elektronik yazışmalar yapan işçinin avukatı;
“İnternet aracılığıyla yapılan yazışmaların, kişinin özel hayatı ile ilgili olduğunu, hukuki bakımdan korunması gerektiğini, işverenin işçinin mail adresinin şifresini kırarak, bir kısmı da işyeri ve işverenle ilgili olan bazı yazışmaları ele geçirdiğini, hukuka aykırı yollarla elde edilen bu dökümanlara itibar edilemeyeceğini” iddia ediyor.
* Yargıtay’ın Kararı: Yargıtay’ın kararı da özetle aşağıdaki gibi;
“İşçiye, şirketin işlerini yürütmesi için işveren tarafından bilgisayar ve e-mail adresleri verilmiştir. İşçi bu bilgisayar ve e-mail adreslerini kullanarak, bazı yazışmalar yapmış ve bu yazışmalar sırasında işverenin şahsına yönelik hakaret niteliğinde ifadeler kullandığı ve işyeri sırrı sayılabilecek konularda da yazışmalar yaptığı anlaşılmıştır. İşverenin, kendisine ait bilgisayar ve e-mail adresleri ile bu adreslere gelen e-postaları, her zaman denetleme yetkisi bulunmaktadır.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 13 Aralık 2010 Tarih ve E.2010/447, K.2010/37516).
SONRA NE OLDU?
Sonrası tahmin ettiğiniz gibi...
Yargıtay kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeden işçinin işine son verilmesini, İş Yasası’nın 25/II-b maddesi uyarınca, “sataşma niteliğinde haklı fesih nedeni oluşturduğu” gerekçesiyle, yerinde bulduğu için, işyerinin bilgisayarını ve e-mail adresini kişisel yazışmalarında kullanan işçinin, işten çıkartılması nedeniyle tazminat talebini reddetti.
Özel sektörde çalışanlar, aman dikkat; işverenin kendisine ait bilgisayar ve e-mail adresleri ile bu adreslere gelen e-postaları her zaman denetleme yetkisi var.
Yargıtay böyle diyor...

Kaynak: Hürriyet Gazetesi / Prof. Dr. Şükrü Kızılot / 18.08.2011

Hiç yorum yok: