6 Temmuz 2011 Çarşamba

Özürlü Hakları

Anayasamızın 61. maddesine göre devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına uyumunu sağlayıcı tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün bir bölümü 2828 sayılı Kanun kapsamında, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) eliyle yerine getirilir. SHÇEK, 2828 sayılı Kanun çerçevesinde tüm özür gruplarına yönelik bakım ve rehabilitasyon hizmeti ve özürlüler için sosyal hizmet programları oluşturmak geliştirmek ve uygulamakla yükümlü tutulmuştur.

BİLDİĞİNİZ MUHTAÇ ÖZÜRLÜYÜ BİLDİRİN MAAŞ BAĞLANSIN

2828 sayılı Kanunda özürlü ve bakıma muhtaç özürlü tanımı şu şekilde yapılmıştır. Özürlü, “Doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle normal yaşamın gereklerine uymama durumunda olup; korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyacı olan kişiyi”, bakıma muhtaç özürlü ise “Özürlülük sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi” ifade eder. Bakıma muhtaç özürlülerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usûl ve esasları belirleyen bir de yönetmelik yayınlanmıştır.
Yönetmelik hükümlerine göre SHÇEK, muhtaç özürlüleri tespit etmek ve incelemekle görevlidir. Ayrıca mülkî amirler, sağlık kuruluşları, köy muhtarları, genel kolluk kuvvetleri ve belediye zabıta memurları, çevrelerinde bulunan bakıma muhtaç özürlüleri bakım hizmetlerinden yararlandırılması amacıyla il/ilçe müdürlüklerine bildirebilir. Ayrıca, özürlünün kendisi ve akrabaları da sağlanan hizmetlerden faydalanmak için bildirimde bulunabilir.

GELİRİ 2/3 ASGARİ ÜCRETTEN AZ OLAN ÖZÜRLÜLERE MAAŞ BAĞLANIR

Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma muhtaç özürlüler sosyal hizmet ve yardım kapsamına alınmıştır.
Burada toplum tarafından yanlış anlaşıldığını gözlemlediğim önemli bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Konunun iyi bilinmemesinin de etkisiyle, SGK’dan gelir veya aylık alanların ya da sigortalı olarak çalışanların bu yardımlardan faydalanamayacağına dair yaygın bir kanaat hakimdir. Oysa, özürlü bakım ücreti ödenmesinde iki şart birlikte aranmaktadır. Bunlar; kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olması ve bakıma muhtaç özürlü olunduğunun belgelenmesidir. Bu iki şart dışında başka bir şart aranmadığından bu iki şartı sağlayanların SGK’dan gelir veya aylık almalarının ya da sigortalı olarak çalışmalarının bakım ücreti ödenmesinde hiçbir önemi yoktur.

ÖZÜRLÜYE BAKAN KİŞİYE 1 AYLIK NET ASGARİ ÜCRET ÖDENİR

SHÇEK kapsamında özürlülere ödenen bakım ücretleri; günde 24 saat süreyle bakım hizmeti alan bakıma muhtaç özürlüler için iki aylık net asgari ücret tutarında, günde 8 saat süreyle tam gün hizmet alan bakıma muhtaç özürlüler için bir aylık net asgari ücret tutarında, günde 4 saat süreyle yarım gün bakım hizmeti alan bakıma muhtaç özürlüler için bir aylık net asgari ücretin yarısı tutarında, bakıcı personel tarafından bakıma muhtaç özürlünün ikametgâhında günde 3 saat süreyle hizmet alan bakıma muhtaç özürlüler için bir aylık net asgari ücret tutarındadır. Akrabaları tarafından günde 24 saat süreyle bakılan bakıma muhtaç özürlüler için bir aylık net asgari ücret tutarında ödeme yapılır. Örneğin, annesi öldüğü için özürlü torununa bakan nineye net asgari ücret tutarında maaş bağlanır. Bu nitelikteki yardımların, özürlülerin toplumda tutunmalarında önemli bir yerinin bulunduğunu özellikle belirtmek isterim.

SOSYAL HİZMETLER KANUN TASARISI’NIN YASALAŞMASI ŞART

Her ne kadar ismi “aile sigortası” olarak tanımlanmamış olsa da ülkemizde korunmaya muhtaç olan özürlü, yaşlı, yoksul ve kimsesiz vatandaşlarımıza primsiz rejim kapsamında yardımlar yapılmaktadır. Toplumsal hayatın gereklerine yeterince uyamayan ve nitelikli bir hayat sürdürmekte güçlük ve sorunlarla karşılaşan, korunmaya, bakıma, gelişmeye, destek ve yardıma ihtiyaç duyan birey, aile ve gruplara, kamu kurum ve kuruluşları tarafından sunulan sosyal hizmetlerin temel ilke ve esasları ile model ve niteliğini belirlemek, sosyal hizmet uygulamalarına ilişkin rehberlik ve denetimin usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla hazırlanan Sosyal Hizmetler Hakkında Kanun Tasarısı’nın bir an önce TBMM’de görüşülerek yasalaşması zorunludur. Seçimlerden sonra yeni kurulacak hükümetimizin bu konuda inisiyatif alarak çalışma başlatacağı düşüncesini taşımaktayım.

 

Hiç yorum yok: