16 Mayıs 2011 Pazartesi

Erken doğum yapan kadın işçilerin hakları

Erken doğum yapan kadın işçilerin hakları

İnsan nesli, doğum ile var oluyor. Sağlıklı doğum yapısı oluşturamamış toplumlar, yeni nesillerine gereken özeni göstermediklerinden geleceklerine güvenle bakamazlar. Doğum sürecindeki anayı her türlü riskten korumak gerekmektedir. Bu nedenle yasa koyucu, daha önce de yazdığım üzere, 'erken doğum yapan kadın işçilerin hakları' arasında yer alan Kısa Vadeli Sigorta Kolları içerisindeki analık sigortasından istirahat ve geçici iş göremezlik ödeneği alabilmelerini yeniden düzenlemiş bulunmaktadır.

Erken doğum ne kadar istirahat imkânı veriyor?

Özlem BAYRI: Tahsin Bey, merhaba. Ben, 31 yaşında SSK'ya bağlı, özel sektör çalışanıyım. Yalova'da yaşıyorum. 18 Nisanda yani hamileliğimin 26. haftasında erken doğum yaptım. Hastane bana yeni kanuna göre düzenlemeleri gerekli olan (doğum öncesi ve sonrası) toplamda 16 haftalık doğum iznimi vermedi. Sadece doğum sonrası 8 haftalık iznimi yazdılar. Yalova SGK'ya başvurdum, önce onlar da bu kanunun sadece memurlar için olduğunu öne sürdüler. 2 hafta boyunca bilgi alabilmek adına aramadığım yer kalmadı. Hiçbir yerden net cevap alamadım. En sonunda raporumu hastaneye 16 hafta olarak değiştirttim. Ancak Yalova SGK İl Müdürlüğü, Genel merkezleriyle görüştüğünü, kanunun sadece 32. haftadan sonra doğum yapanları kapsadığını, ben, 26 haftada doğum yaptığımdan (prematüre doğum yapanların bu izne daha çok ihtiyacı olduğu halde) bu hakkımı kaybettiğimi belirttiklerini ilettiler.

Sizin de 21 Şubat tarihli yazınızda bahsettiğiniz gibi "Kadın işçinin erken doğum yapması halinde ise doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılmayacak süreler, doğum sonrası sürelere eklenmek suretiyle kullandırılır." Böylece önceden yasada hüküm olmayan "kadın işçinin erken doğum yapması" halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılmayacak süreler, doğum sonrası sürelere 8 hafta veya istirahat kullanmışsa daha az bir süre eklenmek suretiyle kullandırılacaktır. Yasada hüküm olmaması nedeniyle mağdur olan sigortalı analar, yasa boşluğunun doldurulmasıyla yasal haklarına kavuşmuş oldular." maddesi benim için geçerli değil midir?

Ve 6111 sayılı Kanunu açıklayıcı 15 Nisan 2011 tarihli kamu personel tebliğinde belirtilen "Kadın memurun otuz ikinci haftadan önce doğum yapması halinde, erken doğum sebebiyle kullanılamayan sekiz haftalık doğum öncesi analık izni süresinin tamamı doğum sonrası analık iznine ilave edilecektir." maddesi, biz, SSK çalışanları için geçerli olmamakta mıdır?

İş Kanunu'nun 74. maddesine yapılan ekin bir tebliği ya da genelgesi var mı? Bana bu konuda yardımcı olursanız çok memnun olurum. Çok zor durumdayım. Bebeğim 2 haftadır yoğun bakımda ve ben O'nun durumuna mı üzüleyim, bu kanun maddelerini çözmeye mi çalışayım, bilemedim. Haklıysam haklılığımı nasıl ispatlayabilirim?

C: Okuyucumun vurguladığı üzere, İş Kanunu'nun 74'üncü maddesinde yapılan yeni düzenleme gereği, kadın işçinin erken doğum yapması halinde, doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılmayacak süreler, doğum sonrası sürelere eklenmek suretiyle kullandırılmalıdır. Böylece önceden İş Yasasının 74'üncü maddesinde hüküm olmayan "kadın işçinin erken doğum yapması" hali hakkında, doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılmayacak süreler, doğum sonrası sürelere 8 hafta veya istirahat kullanmışsa daha az bir süre eklenmek suretiyle kullandırılmasının yasal zemini oluşmuştur. Yasada önceden hüküm olmaması nedeniyle mağdur olan sigortalı analar, yasal düzenleme yapılmasıyla yasal haklarına kavuşmuş oldular. Bu nedenle 'Kadın memurun otuz ikinci haftadan önce doğum yapması halinde, erken doğum sebebiyle kullanılamayan sekiz haftalık doğum öncesi analık izni süresinin tamamı doğum sonrası analık iznine ilave edilecektir' düzenlemesinin işçi olan analar için de geçerli olması, yasal düzenlemeye paralellik arz edecektir. Okuyucumun erken doğum sürecinde yaşadığı olumsuzluklar karşısında, yasal hak arayışı hakkında gösterdiği çabayı, çok anlamlı buluyor ve destekliyorum. Ve İş Kanunu'nun 74'üncü maddesine yapılan bu ek düzenlemenin SGK uygulama tebliği ve genelgesinin bu doğrultuda çıkarılması gerekmektedir. Memur analara yapılan uygulamanın aynen işçi analara da yapılmasından kaçınılamaz. Hamileliğin 32'nci haftasına ulaşılmasının baş kıstas ya da ölçüt yapılmasının doğal ve yasal hiçbir tabanı bulunmamaktadır. Acilen yapılan düzenlemeye uygun istirahat ve geçici işgöremezlik ödeneği uygulaması oluşturulmalıdır. Bu yaklaşımla okuyucumuzun sorunu da hemen çözümlenebilecektir.

Yargıtay kararını nasıl anlamalıyım?

İbrahim CİLASİN: Tahsin Bey, size 2007 yılında SSK'nın 'kıdem tazminatı alabilir yazısı' vermediği için bilginize danışmıştım. Daha sonra iş mahkemesinde dava açtım. Lehime sonuçlandı. Ancak Yargıtay, kararı düzelterek almış. Ben bu karardan "kısmi yaşlılık aylığı almasına hak kazanmak" ile ilgili bölümü pek anlayamadım. Yani maaş mı bağlanıyor? Bu işlemleri gerçekleştirirsem, normal yaşımda emeklilik hakkımı kazandığımda emekli aylığıma yansıması kötü sonuç doğurur mu? Hizmet birleştirmesi yapıldığında 6500 gün üzerinde prim ödemiş görüleceğim ve SSK primlerim genelde tavan limitten yatırılmıştı. Herhangi bir hak mağduriyetine sebep olur mu?

C: Okuyucumuzun gönderdiği iş mahkemesi ve Yargıtay kararları birlikte değerlendirilmiş ve mahkemenin kararında maddî hata (1475 s.K.m.14/5 yazılacak iken 14/7 yazılmıştır) yapıldığından bu hatanın Yargıtay tarafından düzeltilerek onandığı belirlenmiştir: 'Davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıya 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesince davacının yaş koşulu dışında hizmet ?sigortalılık ? süresinin ve prim ödeme gün sayısının kısmî yaşlılık aylığı almaya hak kazanmasına yeterli olduğuna ilişkin yazı ? yani 'kıdem tazminatı alabilir' yazısı ? verilmesi gerektiğinin belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır. Okuyucumun düştüğü tereddütler, Yargıtay kararında yer almamıştır.

Eşim için sonradan doğum borçlanması yapabilir miyiz?

M. Selçuk ÖZCAN: Sayın Sınav, eşim Mehveş ÖZCAN, 28.07.1968 doğumlu. 01.12.1989 tarihinde SSK girişi olup, 17.02.1997 tarihinde ilk doğumunu yapıp 31.03.1997 tarihinde işten ayrıldı. İkinci doğumunu 01.02.2000 tarihinde yapan eşim, 08.12.2000 tarihinde bu kez Emekli Sandığına tabi olarak öğretmenliğe başladı ve halen bu görevini sürdürmekte. Hizmet birleştirmesi yaptırdı. Doğum borçlanmasından yararlanmak üzere, SGK'ya yaptığımız başvurumuza dönülen cevapta 307 gün karşılığı 2.609,50 TL ve 701 gün karşılığı 5.958,50 TL yatırılması istendi ki toplamda ödememiz gereken tutar 8.568 TL gibi oldukça yüksek bir meblağ. SGK sitesinde bulunan 'Emeklilik Hizmet Süresi ve Yaş Hesabı' tablosundan yaptırdığımız otomatik hesaplamaya göre doğum borçlanması öncesi emekliliğe tabi olunan yaş, 51; hizmet süresi, 20 ve kalan hizmet: 3 yıl 9 ay çıktı. Borçlanma yaptırdığımızı varsayarak yaptırdığımız hesaplamaya göre ise yaş, 48; hizmet süresi: 20 ve kalan hizmet: 1 yıl olarak çıkmakta. Buna göre emeklilik yaşı ve kalan hizmet süresi inmekle birlikte, halen 42 yaşında olan eşim, yaştan dolayı zaten 6 yıl daha çalışmak zorunda. Dolayısıyla doğum borçlanması yaptırarak yukarıda belirttiğim 8.568 TL'yi yatırmak bize çok mantıklı gelmiyor. Ancak kaçırdığımız bir husus olmaması açısından da konuyu sizin gibi bir uzmanla paylaşmak istedik. Bu arada, parayı yatırmadığımız takdirde, ileride tekrar müracaatla hakkımızı kullanabilir miyiz?

C: Okuyucumun eşinin işe giriş tarihi itibariyle 4/a sigortalısı (SSK) işçi olarak emekliliği değerlendirildiğinde, 20 yıllık sigortalılık süresi, 46 yaşında ve en az 5375 prim ödeme günü şartlarını yerine getirerek emekli olabileceği belirlenmiştir. Ancak kendisi 08.12.2000 tarihinde Emekli Sandığı'na tabi 4/c sigortalısı olarak öğretmenliğe başlamış olup, halen bu görevini takriben 11 yıldır sürdürmekte olduğundan, 4/a sigortalısı (SSK) işçi olarak emekliliği mümkün olmayacaktır. Hizmet birleştirilmesi ilkeleri uyarınca, 4/c sigortalısı olarak 20 tam yıllık -7200 prim ödeme günüyle- çalışması karşılığı yaşı da doldurarak emeklilik talebi mümkün olacağından, doğum borçlanması primleri de son sigortalılık statüsü olan 4/c sigortalısı olarak değerlendirileceğinden, bu hususlara dikkat edilmeden, sonradan da yapılabilecek olan doğum borçlanması yapılmamalıdır.

Kaynak: Yeni Şafak
Tahsin Sınav 16.05.2011

Hiç yorum yok: