16 Mart 2011 Çarşamba

Torba Kanun hayatımızda neleri değiştirecek

Torba Kanun hayatımızda neleri değiştirecek

 

Kamuoyunda bilinen adıyla “Torba Kanun” yürürlüğe girdiğinden hayatımızda çok şey değişecek. Özellikle İş ve Devlet Memurları Kanunlarında yaptığı önemli değişiklikler ile çalışma hayatımızdaki hak ve borçlarımızı değiştireceği gibi sosyal güvenlik kanunlarındaki değişiklikler ile sosyal hak ve borçlarımızı değiştirecektir.

Torba Kanun içinde halkın beklentilerine uygun ve olumlu değişiklikler olduğu gibi sermayenin taleplerine uygun çalışanları etkileyecek olumsuz değişiklikler de var. Biz de sizlere sayfayı ikiye ayırıp her gün olumlu ve olumsuz değişiklikleri vereceğiz.

 

Torba Kanun’da hem olumlu yani halkın beklentilerine uygun değişikliler olduğu gibi 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kanunu’ndaki hatalar da düzeltilmektedir. Bunları da aşağıdaki sırasıyla verelim.

 

 

***OLUMLU DEĞİŞİKLİKLER
TBMM’de önce Plan ve Bütçe Komisyonunda ardından da genel kurulda kabul edilen prim ve vergi affı olumlu ve beklentilerine uygundur.

Yeni gelen affın detayları:

Açıklamalara göre SGK’ya 31.12.2010 gününe kadar oluşmuş prim ve cezalar af Kanunu kapsamında olacak.

1-SSK ve Bağ-Kur prim borçları bakımından;

SGK’ya var olan işveren ve Bağ-Kur prim borçlarının prim asıllarından herhangi bir indirim yok ama birikmiş gecikme zam ve faizleri silinecek. Gecikme zam ve faizleri yerine ise 2005 yılına kadar TÜFE, 2005 yılından sonra ise ÜFE ile güncelleme yapılacaktır. Yani, prim borcuna işlemiş gecikme zam ve faizleri silinecek bunlar yerine prim ana parasının oluşma ayından bugüne kadar ÜFE ve TÜFE ile arttırılacak.

2-İdari para cezaları bakımından;

SGK’ya var olan İdari para cezalarının ana parasının yüzde 50’si silinecek ve kalan yüzde 50 ceza da bugüne kadar ÜFE ve TÜFE ile güncellenecek.

3-Mahkemelik olanlar şanslı;

SGK’yı mahkemeye vermiş olan işverenler ve Bağ-Kur’lular ise en şanslı olanları. Davalarından vazgeçmek şartıyla ihtilaflı alacakların yüzde 75’ini SGK silecek ve kalan yüzde 25’lik kısmın gecikme zam ve faizleri de silinip, TÜFE ve ÜFE ile güncellenecek.

4-Başvuru süresi 2 ay olacak

Prim ve vergi affına başvuru süresi Kanun’un Resmi Gazetece yayımlanmasını takip eden 2 aydır. İki aydan sonra affa başvurulamayacak.

5-Bağ-kur süresi silinenler eski rakamlardan ödeme yapabilecek

30 Nisan 2008 gününe kadar Bağ-Kur’a 60 aydan çok prim borcu olanların sigortalılık süreleri silinerek Bağ-Kur borçları da sıfırlanmıştı. Bunlardan silinen sürelerini canlandırmak isteyenler güncel rakamlarla ödeme yapmaları gerekiyordu. Torba Kanun ile güncel rakamlarla değil eski rakamlarla silinen sürelerini canlandırma hakkı da getirilmektedir.

Ancak, bu kişiler Bağ-Kur sigortalılık sürelerini canlandırırken hiç yararlanmadıkları sağlık hizmetleri için de yüzde 12,5 oranında genel sağlık sigortası da ödemek durumunda kalacaklar. Bu da olumsuz bir durumdur.

 

6- Haksız yere 65 yaş veya özürlü aylığı alanların, aylıkları % 50 fazlası ile geri alınması gerekenlerden, % 50 fazlaya ilişkin tahsil edilmemiş tutarların tahsilinden vazgeçilecek.

 

7-Kapanan, iflas eden işyerlerinin 31/7/2010 veya önceki bir tarihe ilişkin olduğu halde ödenmemiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ve idari para cezası asılları toplamı 50 lirayı aşmayan alacaklar ile tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’ilerinin ve aslı ödenmiş olan fer’i alacaklardan tutarı 50 lirayı aşmayanların tahsilinden vazgeçilecek.

 

8- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile üyelerin oda ve borsalara ödenmemiş olan aidat borçları asılları altı ay içinde ödenirse borç asıllarına isabet eden gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilir. Oysa aynı düzenleme meslek kuruluşlarına üye olan küçük esnaflar için de (Örneğin; Bakkallar Odası üyeleri) geçerli olmalı. Meslek kuruluşuna borcu olduğu için üye kaydı bulunduğu halde sgk ya ibraz etmek üzere yazı alamayan 100 binden fazla esnaf var.

 

9-4/B bendi (Bağ-Kur) kapsamındaki sigortalılar, borçlarını yapılandırmaları halinde, yapılandırılan borç haricinde altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması ve ilk taksitini ödemeleri kaydıyla, hak sahipleri de dahil genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılacak.

 

***Topluluk işçileri SSK’ya geçiriliyor

10-1 Ekim 2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile yapılan hata ile yurtdışına Topluluk sigortası kapsamında müteahhitler tarafından götürülen Türk işçilerin emeklilik primlerini artık işverenleri değil kendileri tarafından isteğe bağlı sigorta kapsamında ödenebiliyordu. Ödenen primleri de SSK’ya değil Bağ-Kur’a sayılıyordu. Şimdi hatanın yarısı düzeltilmiş işçiler yine kendi ceplerinden emeklilik primi ödeyecekler ama ödedikleri SSK’ya sayılacak.

 

65 yaşından büyük çiftçiler prim ödemeyecek-emekli de olmayacak

11-65 yaşından büyük bile olsalar Tarım işletmesi sahibi yani bağı-bahçesi-tarlası olup da çiftçilik yapanlardan istemeseler dahi SGK sigorta primi istiyordu şimdi düzenleme ile 65 yaşından büyük olan Tarım Bağ-Kur’lular SGK’ya emeklilik primi ödemeyecekler ve emekli de olamayacaklar.

 

-Tarım Bağ-Kur’lu birisi SSK’lı işe girse Tarım Bağ-Kur’u sona erecek ve SSK’sı sona ererse Tarım Bağ-Kur’u otomatik olarak tekrar başlayacak.

 

 

-Zorunlu GSS primi 2012’ye erteleniyor

12-Bu köşeden, işsizler, ayda 30 günden az çalışanlar, köylüler ve 18 yaşından büyük çocuklarımız 1.10.2010 gününden itibaren zorunlu GSS kapsamına alınmışlardı. 01.11.2010 gününe kadar da önce Kaymakamlığa gidip gelir testi yaptırmayı, SGK’ya GSS giriş bildirgesi vermezlerse önce bir asgari ücret (796 lira) idari para cezası alacaklardı. Sonrasında da her ay 185 lira GSS primini de her ay ödemek zorunda oldular. Aslında bu düzenleme şimdi yürürlükte ve yaklaşık 10 milyon Türk bu cezayı yemiş durumda ama 12 Haziran 2010 günündeki genel seçimi düşünen hükümet düzenlemeyi Torba Kanun ile 01.01.2012 gününe ertelemektedir. Olumlu mu yoksa olumsuz mu siz karar verin.

 

***Hatalı aylık geri ödemeleri 3 aydan 24 aya çıkıyor

Torba Kanun ile yapılan düzenleme ile SGK tarafından hatalı veya yanlış ödendiği tespit edilen emekli-dul-yetim veya 65 yaş (özürlü) aylıklarının geri ödeme usul ve esasları da değiştirilmektedir. Yani SGK, hatalı maaş bağladıklarından maaşları 3 ay içinde geri istemekte idi. 3 ay içinde ödeme yapmayanlar için faiz hesaplamakta idi. Şimdi 24 ay içinde ödemek mümkün. 24 aya kadar ödemelerde faiz işlemeyecek.

 

Evde ve uzaktan çalışma geliyor

 

Torba Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 61 inci maddesi başlığı ile birlikte değiştirilip, ülkemizde esnek (ayda 30 günden az) çalışma usulleri değiştiriliyor. Artık, çağrı üzerine çalışmanın yanında evde çalışma, uzaktan çalışma metotları da uygulanmaya başlanacak. Ancak, işverenlere esnek çalıştırma kanuni düzenleme ile getirilirken, bu tür çalışma yaptırılacak işçilerin hakları ise yönetmeliğe bırakılmış. Umarım yönetmelik genel seçimden önce çıkarılır.

Ayda 30 günden az çalıştırılacak işçilere de eksik kalan sürelerini kendi ceplerinden ödeme usulü getirilmiştir.

 

 

***İşverenler işçileri esnek çalıştırıp-esnek ücret ve hak verecekler

Torba Kanun ile 4857 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Değiştirilen hüküm ile artık işverenlerimiz işçileri ayda 30 gün değil, kendi işyerinde değil, işgüvenliği tedbiri alarak değil, mesai ve fazla mesai uygulayarak değil, evlerine gönderdikleri iş ile çalıştıracaklar, süreye göre değil yaptırdıkları işe göre para ödeyecekler. İşyeri kirası, iş sağlığı ve güvenliği tedbiri masrafı, fazla mesai ücreti, ihbar, kıdem tazminatı, işgüvencesi olmadan işçileri çalıştırabilecekler.

 

Yeni düzenleme aynen şöyle;

“Çağrı üzerine çalışma, evden çalışma ve uzaktan çalışma

MADDE 14- Çağrı üzerine çalışmanın usul ve esasları aşağıda belirtilmiştir.

a) Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir.

b) Hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat olarak kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır.

c) İşçiden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda işçiyi günde en az dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır.

Evden çalışmanın usul ve esasları aşağıda belirtilmiştir.

a) İşçinin, ücret karşılığı işverenin belirlediği bir malı veya hizmeti üretmek amacıyla bir veya birden fazla işverene bağlı olarak ancak işverenin denetimi dışında ve genellikle işçinin kendi evinde iş görme edimini sunduğu yazılı sözleşmeye dayalı iş ilişkisidir.

b) Evden çalışma sözleşmesi ile çalıştırılan işçinin ücreti, parça başına veya götürü olarak ürettiği işe orantılı ödenir.

c) Sözleşmede işin tanımına ve konusuna, yapılma şekline, parça başına işlerde istenen üretim adedine ve belirli ise işin ne kadar sürede yapılacağına yer verilir. İşçilerin çalıştıkları gün ve saatlerin işveren tarafından onaylanan günlük puantaj cetvelleriyle takip edilmediği durumlarda, sözleşmeye emsal işin emsal işçi tarafından yapılabileceği süreye ilişkin bir hesaplamanın eklenmesi zorunludur.

Uzaktan çalışmanın usul ve esasları aşağıda belirtilmiştir.

a) İşçinin bir hizmet ya da mal üretmek amacıyla işletme merkezi dışında genellikle evde ya da işyeri dışında bir büroda iş edimini yerine getirdiği, haberleşme ve bilgisayar ağı ile işletmeyle bağlantı kurulan, işyerine bağımlılığın az olduğu yazılı sözleşmeye dayalı iş ilişkisidir.

b) Uzaktan çalışma sözleşmesinde, asgari olarak işin yapılacağı yer ve tanımı, genel ve özel çalışma koşulları, işveren tarafından temin edilen ekipman, ekipmanın korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin çalışanla iletişim kuracağı saatlere ilişkin hükümler yer alır.

c) İşveren uzaktan çalışanlar tarafından kullanılan verilerin korunmasını sağlamakla yükümlüdür. İşveren, uzaktan çalışanı veri korunmasına ilişkin şirket kuralları ve ilgili mevzuat hakkında bilgilendirir. Verilerin korunması amacıyla özel yaşama müdahale dışında işveren tarafından belirlenen hükümlere uzaktan çalışanın uyması zorunludur.

Çağrı üzerine, evden veya uzaktan çalışma sözleşmesiyle çalıştırılan işçi, ayrımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz.

İşveren, çağrı üzerine, evden ve uzaktan çalışan işçileri yazılı olarak çalışma koşulları ile ilgili olarak bilgilendirmekle yükümlüdür.

Çağrı üzerine, evden veya uzaktan çalışma sözleşmesiyle çalıştırılan işçinin iş sağlığı ve güvenliğinden işveren sorumludur.

Çağrı üzerine, evden veya uzaktan çalışma sözleşmesiyle çalıştırılanlarla ilgili iş sözleşmesinin tarafları, bölünemeyen haklar, yıllık ücretli izin, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmada esas süre, hafta tatili ve ücretine hak kazanma ve benzeri konulara ilişkin hususlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”

 

***İşçi hakları yönetmeliğe bırakılmış

Düzenleme ile işverenlerin tüm hakları kanun ile yapılırken, işçilerin haklarının ne olacağı ise yönetmeliğe bırakılmış durumdadır. Yönetmelik 12 Haziran 2011 gününde yapılacak genel seçimden önce mi çıkar, sonra mı çıkar bilemem ama genel seçim sonrasında kalırsa yönetmelik hükümlerinin çalışanların için hüsran olacağı kesindir.

 

***-İşçileri 30 günden az SGK’ya bildirme kolaylaştırılıyor

Sosyal Güvenlik Kanunumuza göre ayda 30 gün çalışmak asıl, 30 günden az çalışmak ise istisnadır. İşverenlere de 30 günden az SGK’ya bildirimler için ek zorluk ve bildirimler getirilmiştir. Torba Kanun ile işverenleri, çalışanlarını ayda 30 günden az bildirme teşvik edilmekte ve bildirimler kolaylaştırılmaktadır. 30 günden az çalışanlar için Eksik Gün bilgi formu verme yükümlülüğü esnetilmekte ve büyük işverenlere EK-10 formu verme yükümlülüğü kaldırılmaktadır. Adeta, büyük işyerlerine adeta sigortalıları 30 günden az bildir denmektedir.

 

***Ayda 30 günden az çalıştırılacak işçiler, primleri de ceplerinden ödeyecekler

4857 sayılı Kanun ile yapılan esnek çalışma modelleriyle işverenlere işçileri ayda 30 günden az çalıştırabilirsin denirken, işçilere de 30 günden eksik olan sürelerin primlerini de cebinden ödeme yükümlülüğü getirilmiştir.

 

 

**- Torba Kanun’un yürürlüğe girmesi ile birlikte 01.10.2008 gününden sonraki dönem için, ayda 30 günden az çalıştığı SGK’ya bildirilenler 30 günden eksik kalan sürelerini kendi ceplerinden SGK’ya tıpkı askerlik borçlanması gibi borçlanabilecekler. Yani, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların, kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik süreleri,” borçlanabilecek ve bu borçlanmalar 4/a (SSK) sigortalılık süresinden sayılacak. Oysa liberal bir anlayışla hazırlanan 4857 sayılı Kanun 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe girdiğine ve bu kanunla kısmi çalışmalar yasallaştığına göre, borçlanılan sürelerin belirlenmesinde, 01.10.2008 günü değil İş Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2.8.2003 tarihi esas alınmalıydı.

 

**-Yine ayda 30 günden az SGK’ya bildirilen işçiler, 30 günden eksik kalan sürelerini bundan sonraki dönemler için her ay kendileri isteğe bağlı sigorta kapsamında ödeyebilecekler. Ödedikleri isteğe bağlı sigorta Bağ-Kur’a değil, SSK’ya sayılacak. Eski düzenlemede, 30 günden az çalıştığı için isteğe bağlı sigortalı olanların prim ödedikleri isteğe bağlı sigortalılık süreleri daha önce 4/b (Bağ-Kur) sigortalılığına sayılmakta iken yeni düzenleme ile bu süreler 4/a (SSK) sigortalılık süresinden sayılacaktır. Düzenleme isabetli olmuş ama teknik alt yapısı hala yapılamayan halen kısmi süreler için isteğe bağlı prim ödeyenler her ay SGK il müdürlüklerini ziyaret ederken düzenlemenin uygulamasının hızlandırılması şart. İsteğe bağlı sigortalılara da e-bildirge şifresi verilerek sorun çözülebilir.

 

-İşsizlik sigortası primi de işçinin cebinden çıkacak;

Torba Kanun ile getirilen yeni bir düzenleme ile işçilerden ayda 30 günden az SGK’ya bildirilenler isterlerse kendi ceplerinden 30 günü tamamlayacak işsizlik sigortası primi de ödeyebilecekler. Yani, İsteğe Bağlı Sigortalılar istekleri halinde İSP primi ödeyerek, İşsizlik Sigortası haklarından yararlanabilecek. Ancak, işsizlik sigortası primini ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödememeleri halinde, o aya ait işsizlik sigortası primi ödeme hakkı düşecek.

Milyonlarca stajyer işçimiz yola çıkıyor

 

Torba Kanun’da yapılan ufacık bir değişiklik ile 5510 sayılı Kanun’un çıraklık ve stajyerlik ile ilgili hükmündeki “zorunlu” kelimesi çıkarılarak, tüm işverenlere işyerlerine çırak ve stajyer çalışan işe alma hakkı getiriliyor. Yaş sınırı, süre sınırı olmaksızın işe girecek olanları stajyer olarak işe alıp, sosyal haklardan mahrum, işgüvencesiz, emeklilik hakkı vermeden çalıştırmak hakkı geliyor. Ancak, EŞEĞİ VE SEMERİ KAYBETTİRİLEN ÇALIŞANLAR da üzülmesin diye eşek değil ama semer geri verilerek çırak ve stajyerler de artık kendi üzerlerinden sağlık yardımı alabilecekler…

 

 

-İşçileri SGK’ya stajyer bildirin hükmü geliyor

Torba Kanun ile stajyer ve çırak çalıştırma yükümlülüğü olan işyerlerinin kapsamı değiştiriliyor. Artık 10 veya daha çok değil 5 veya daha çok işçi çalıştıran işyerleri de işyerlerinde çırak ve stajyer çalıştırabilecek.

 

Ayrıca, Torba Kanun ile 5510 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin (e) bendinde yer alan “zorunlu” ibareleri madde metninden çıkartılmaktadır. Yani, sadece okullarında okudukları teorik eğitimi, pratik yapmak zorunlu görevi olan öğrenciler ve çıraklar değil, isteyen herkes çırak veya stajyer olarak işletmelerce çalıştırılabilecek.

Halen geçerli olan maddedeki zorunlu staj cümlesindeki “zorunlu” kelimesi kaldırılmakta ve işverenlerin işe alacakları işçileri stajyer ve çırak adı altında yıllarca çalıştırmalarına yol açılmaktadır.

 

İşe girecek gençleri artık işverenler işçi değil de yıllarca stajyer adı altında çalıştırabileceklerdir.

İşsizliğin had safhada olduğu ülkemizde işe girebilmek amacıyla işçi değil de stajyer adı altında işe girmeyi kabul edebileceklerdir.

Zira, stajyerliğin kısıtları ve süresi de belirlenmemiştir. 50 yaşındaki kişiyi de 20 yaşındaki kişiye de stajyer adı altında çalıştırma hakkı işverene verildiği gibi süresi de konmamış olup yıllarca işçiyi stajyer diyebileceklerdir.

 

İşçi değil de stajyer olarak bildirilen sürelerde çalışanın, yıllık izin, ihbar ve kıdem tazminatı gibi İş Kanunlarından doğan hakkı olmayacağı gibi stajyerler için SGK’ya emeklilik primi de ödenmeyeceğinden yıllarca stajyer olarak çalışan işçi ilerde emekli de olamayacaktır.

 

İş güvencesiz, sosyal haklardan mahrum çalışan çalışanlarımız olacak. İşverenlerimiz için dikensiz gül bahçeleri yaratılacaktır.

 

 

 

***Stajyerlere sağlık hakkı da veriliyor

İşverenlere, işçileri-çalışanları stajyer ve çırak adı altında çalıştırma hakkı verilirken, stajyerlerin hakları da unutulmamış. Stajyerlerin kendi adlarına sağlık yardımı alma hakkı da getirilmiştir. Zorunlu stajyerler için daha önce okulları yüzde 1 oranında prim öderlerken, Torba Kanun ile getirilen düzenleme ile yüzde 1’e ilaveten yüzde 5 oranında sağlık primi alınması uygulaması da başlatılmaktadır.

Bu durumda özel sektör işçileri stajyer adı altında çalıştırırsa normal işçiler için yüzde 34 oranında SGK’ya prim ödemek yerine yüzde 6 oranında prim ödeyecek.

Bu arada özel sektör işverenleri stajyer yerine İŞKUR ile sözleşme imzalayıp kursiyer adı altında işçi çalıştırırlarsa da prim oranı yüzde 13,5 olacaktır hatta bu primi de İŞKUR ödeyebilecektir.

 

-Stajyer ve çıraklara da işveren asgari ücretin altında para ödeyebilecek ama iş SGK’ya prim ödemeye gelince asgari ücret baz alınarak SGK’ya prim ödenecektir.

 

***Çırak ve stajyerlerin yeni hakları

-Torba Kanun’un yürürlüğe girmesi ile çıraklar, stajyerler, staj gören üniversite öğrencileri kendi sigortalılıkları üzerinden sağlık yardımı alabilecekler.

 

-Çırak ve stajyerler GSS kapsamında olacağı gibi Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler GSS kapsamında olacaklar ve primleri de İŞKUR tarafından SGK’ya ödenecek.

 

-Burslu yabancı uyruklu öğrenciler asgari ücret üzerinden GSS primi ödeyerek sağlıktan yararlanacaklar. YÖK tarafından ayrılan kontenjan dahilinde tam burslu okuyan yabancı uyruklu öğrencilerin GSS primi Üniversitelerin bütçelerine konulacak ödenekten karşılanacak.

 

 

Deneme süresi 4 aya çıkıyor

İş Kanunu kapsamındaki işçilerin halen 2 ay olan deneme süresi Torba Kanun’un aynen kabülü halinde 4 aya çıkarılacaktır. Bu sebeple, 4 aylık işçinin işveren tarafından işten çıkarılması halinde kendisine tek bir kuruş ihbar tazminatı ödenmeyecektir. İşçilerin deneme süresinin 2 aydan 4 aya çıkarılması da çalışanların hak kayıplarının artması anlamına gelmektedir. Yani, işveren stajyer veya çırak olarak yıllarca çalıştırdığı işçiyi, zar zor işçi kadrosuna alsa bile 4 ay daha denebilecektir.

OLUMLU DEĞİŞİKLİKLER

***ÇAKIŞAN SİGORTALILIK DÜZELTİLİYOR

Bir çalışan aynı zamanlarda hem memur, hem SSK’lı hem de Bağ-Kur kapsamında çalışıyorsa öncelik hakkı memuriyette (4/C) idi. Ancak, aynı sürelerde hem SSK hem Bağ-Kur varsa üstünlük hakkı olmadan önceden başlayan sigortalılık kesintiye uğrayıncaya kadar sonra başlayan geçerli sayılmıyordu. Torba Kanun ile sigortalılık çeşitleri üstünlük stratejisine göre düzenlenmektedir. Olumlu bir düzenlemedir. Buna göre, önceden başlayan sigortalılık geçerli olur ilkesi terkedildi. Sigortalılığın üstünlüğü ilkesi benimsendi. Üstünlük sıralaması, 4/c ) (Emekli Sandığı) sonra 4/a (SSK) ve en son 4/b (Bağ-Kur) olarak düzenlenmektedir. Düzenleme isabetli olmakla birlikte sadece bundan sonrası için değil geçmişe de şamil olmalı. Zira, SGK her zaman yaptığı gibi tutucu davranıp yürürlüğü kanunun resmi gazetede yayınlandığı tarih olarak uygular. Ayrıca, bu düzenleme sadece 5510 sayılı Kanun değil eski 506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlardaki sigortalılık çatışmaları için de uygulanmalıdır. Sadece bu sorun sebebiyle SGK’ya karşı açılmış binlerce dava devam etmektedir.

*** Trafik kazası sağlık giderleri SGK’dan

Bu köşeyi takip edenler bilirler, “Trafik kazası geçirirseniz ağaçtan düştüm deyin” yoksa SGK sağlık giderinizi karşılamaz diyerek vatandaşları uyarmıştım. Torba Kanun ile artık trafik kazası geçirenlerin sağlık giderlerini de SGK karşılayacak. Ayrıca, SGK Kısa Vadeli Sigorta Kolları Daire Başkanı Osman YÜCE, ücretsiz izinleri yasal saymayarak sigortalılara hem iş göremezlik ödememekte hem de sağlık yardımı almasını engellemekte idi. Yeni düzenleme ile doğum yapan ve 6 aya kadar ücretsiz izin kullanan kadınlar ile bir takvim yılı içerisinde toplam bir ayı aşmayan ve işverenlerince belgelendirilen ücretsiz izin sürelerinde genel sağlık sigortalılıkları devam edecek.

Ancak, ücretsiz izin süresi bir ayı aşarsa ne olacak, sigortalı sağlıktan yararlanamadığı gibi GSS primi ödemekle yükümlü olacak. Bu süre yıl içinde bir ay değil 6 ay olarak belirlenmeli. İşverenin belgelendirmesi koşulu da muğlak bir ifade. Bu ifade işverenin beyanı doğrultusunda olarak düzenlenmeli.

Memurlarında hak ve borçları değişiyor

 

Torba Yasa ile devlet memurlarının hak ve borçlarında da olumlu ve olumsuz değişiklikler yapılmaktadır. Biz de sizlere bunları OLUMLU ve OLUMSUZ olarak başlıklandırdık.

 

 

 

OLUMSUZLAR

--Kurumlar arası sürgün

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ek 8 inci maddesi değiştirilmiş ve memurlara kurumlar arasında geçiş yaptırılabilecekler ve memurun muvafakati de aranacak ama amir “kamu yararı ve hizmet gerekleri sebebiyle” diyerek memurun izni olmasa da geçici görevlendirilecek.

Yeni düzenleme gereğince;

“Memurlar, geçici görevlendirme yapmak isteyen kurumun talebi ve çalıştıkları kurumun izni ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında aşağıda belirtilen şartlarla geçici süreli olarak görevlendirilebilir:

a)  Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, memurun
görevlendirileceği kurumda göreve ilişkin 4 üncü ve daha yukarı bir dereceden boş bir kadronun
bulunması şarttır.

b)Geçici süreli görevlendirilen memurlar, geçici süreli olarak görevlendirildikleri kurumların
mevzuatına uymakla yükümlüdür.

c)Geçici süreli olarak görevlendirilen memurlar, yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri
hariç olmak üzere, aylıkları ile diğer malî ve sosyal haklarını kurumlarından alır. Bu memurların
kadroları ile ilişkileri, kendi sınıf ve derecelerindeki terfi ve emeklilik hakları devam eder.

d)Geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemez. Yurtdışında görevlendirilen
güvenlik görevlileri için geçici görevlendirme süresi en çok iki yıldır; gerekli görülmesi hâlinde bu
süre bir katına kadar uzatılabilir.

e)Geçici süreli görevlendirmenin, memurların göreviyle ilgili olması şarttır.

f)Geçici süreli görevlendirmede memurun muvafakati aranır.

Birinci fıkrada belirtilen hâller dışında memurlar, kamu yararı ve hizmet gerekleri sebebiyle ihtiyaç duyulması hâlinde kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarında altı aya kadar geçici süreli olarak görevlendirilebilir."

 

-Özel sektörden ve belediyelerden amir transferi başlıyor

Kamuda üst düzey memuriyetlere atanabilmek için daha önce özel sektörde geçen sürelerin sadece altı yılı geçmemek üzere dörtte üçü dikkate alınırken aşağıdaki metinden de görüleceği üzere bazı makamlar için tamamı dikkate alınacak ve 6 yıllık üst sınırda kaldırılmış durumdadır. Ayrıca, belediye başkanlığı ve belediye ve il genel meclisinde geçen sürelerde artık amir olmak için gereken süreden sayılacaktır.

657 sayılı Kanun’un 68 inci maddesinin değiştirilen yeni hali aşağıdaki gibidir.

"Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;

a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

b)1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300'den az olanlar için en az 10 yıl,

c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,

hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir. Bu sürelerin hesabında; 8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dâhil kurumlarda fiilen çalışılan süreler ile Yasama Organı Üyeliğinde, belediye başkanlığında, belediye ve il genel meclisi üyeliğinde, kanunlarla kurulan fonlarda, muvazzaf askerlikte, okul devresi dâhil yedek subaylıkta ve uluslararası kuruluşlarda geçen sürelerin tamamı ile yükseköğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları sürenin; Başbakanlık ve bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarının müsteşar ve müsteşar yardımcıları ile en üst yönetici konumundaki genel müdür ve başkan kadrolarına atanacaklar için tamamı, diğer kadrolara atanacaklar için altı yılı geçmemek üzere dörtte üçü dikkate alınır."

 

-Onay şartı da kaldırılıyor

Yine Torba Kanun ile 657/68’e aşağıdaki ( C) bendi ilave edilmiştir. Bu değişiklik ile artık dışarıdan atanan amirler için alınacak aylıklar da onay da gerekmeyecek.

 

"C) Derece yükselmesi ile ilgili onay mercii atamaya yetkili amirdir. Müşterek kararla atanmış olanların derece yükselmeleri, ilgili bakanın veya yetkili kıldığı makamın onayı ile yapılır. Üst derece kadroya atanmış olup da kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık dereceleri daha aşağıda bulunanların (45 inci maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan atamalar hariç), kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükseltilmeleri için, bu hâlin devamı süresince yukarıda belirtilen onay aranmaz."

 

-Beğenilmeyen memurların kadrosu kaldırılabilecek

Özellikle müfettiş ve uzman gibi kadrolarda çalışanların korkması gereken bir madde de 657 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinde yapılmıştır. Gerekçe gösterilmeden bazı memurların kadrosu kaldırılacak. Bundan da en çok müfettişler etkilenecek.

Yapılan değişiklik ile, “Kadrosu kaldırılan memurlar, en geç altı ay içinde kendi kurumlarında niteliklerine uygun bir kadroya atanırlar. Bu memurlar, kurumlarında atama imkânı bulunmaması hâlinde aynı süre içinde başka bir kurumdaki kadrolara atanmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bunlar, atama işlemi yapılıncaya kadar kurumlarında niteliklerine uygun işlerde çalıştırılır ve yeni bir kadroya atanıncaya kadar eski kadrolarına ait malî haklardan ve sosyal yardımlardan yararlanmaya devam ederler…” denilmiştir.

 

 

OLUMLULAR

 

-8 yıl uslu duran memura bir kademe

Yapılan değişiklik ile ,”Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır.”

 

--Eğitim amaçlı aylıksız izin süresi arttırılıyor

Yapılan değişiklik ile memurlardan; Yabancı memleketlerin resmî kurumları veya uluslararası kuruluşlarda kurumlarının muvafakati ile görev alacak olanlarına, ilgili Bakanın onayı ile (her üç yılda bir Bakan onayı yenilenmek kaydıyla) memuriyeti süresince yabancı memleketlerin resmî kurumlarında on yıla, uluslararası kuruluşlarda yirmibir yıla kadar aylıksız izin verilebilecek.

 

-Özürlüler için değişik mesai

Torba Kanun ile özürlü kadrosundaki memurlar için olumlu bir değişiklik de yapılmıştır. Buna göre; özürlüler için; özür durumu, hizmet gerekleri, iklim ve ulaşım şartları göz önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğle dinlenme süreleri merkezde üst yönetici, taşrada mülki amirlerce farklı belirlenebilecektir.

 

-Hamile memurlara gece yasağı

Torba Kanun ile hamile memurlara da bir takım çalışma kolaylıkları da getirilmiştir. Buna göre; kadın memurlara; tabip raporunda belirtilmesi hâlinde hamileliğin yirmidördüncü haftasından önce ve her hâlde hamileliğin yirmidördüncü haftasından itibaren ve doğumdan sonraki bir yıl süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez. Özürlü memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemeyecek.

 

-Doğum sonrası aylıksız izin artıyor

Torba Kanun ile normal şartlarda hamile kalan memurlara doğum öncesi 8 ve sonrasında 8 hafta aylıklı izin verilmektedir. Yeni bir uygulama olarak erken doğum yapan kadınların kullanamadığı doğum öncesi izinleri doğum sonrasına ilave edilecektir. Ayrıca, doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü hâlinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilecektir. Bu da olumlu bir düzenlemedir.

Ayrıca, memura, eşinin doğum yapması hâlinde, isteği üzerine on gün babalık izni; kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hâllerinde isteği üzerine yedi gün izin verilecektir.

-Süt izni de arttırılmıştır. Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde birbuçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda kadın memurun tercihi esas alınacaktır.

-Doğum sonrası aylıksız izin 24 aya çıkıyor-

Doğum yapan memura, verilen 8’er haftalık doğum izinleri sonrasında analık izni süresinin
bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine yirmidört aya
kadar aylıksız izin verilebilecek.

         -Evlatlık için de izin geldi- Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşlerine, çocuğun ana ve babasının rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin verme tarihinden itibaren, istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilir. Evlat edinen her iki eşin memur olması durumunda bu süre, eşlerin talebi üzerine yirmidört aylık süreyi geçmeyecek şekilde, birbirini izleyen iki bölüm hâlinde eşlere kullandırılabilecekler.

 

-İsteyene aylıksız izin de değişti

Daha önce 10 yılı tamamlamış memurlara verilen 6 aylık ücretsiz de değişikliğe uğradı. Yeni uygulama gereğince;

Memura, yıllık izinde esas alınan süreler itibarıyla beş hizmet yılını tamamlamış olması ve
isteği hâlinde memuriyeti boyunca ve en fazla iki defada kullanılmak üzere, toplam bir yıla kadar
aylıksız izin verilebilecek.

 

Torba Kanun hayatımızda neleri değiştirecek-5

 

Torba Kanun ile memurlara verilen karne gibi sicil puanı uygulamasına son verilip, özlük dosyası uygulamasına geçilmektedir. Ayrıca, grev yasağı olan memurların ve sözleşmelilerin, üretimden gelen en önemli eylemi olan, iş yavaşlatma ve iş durdurma eylemleri de artık memuriyetten çıkarma ile sonlandırılacak. Yani, memur ile sözleşmelilerin sendikal hareketi anlamsız kalacak gibi…

 

OLUMSUZLAR

-Memurun örgütlenmeden doğan hakları artık yok

Torba Kanun ile yapılan değişiklik ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Disiplin Hükümlerini içeren 125 inci maddesinde esaslı değişiklikler yapılmıştır. Buna göre, bugüne kadar sendikalarının aldıkları kararlar ile işi yavaşlatan, kamu görevini bir süreliğine yapmayan memurlar derhal işlerinden atılacaklar.

657’nin 125 inci maddesinin, (E) bendinin (a) alt bendinde yer alan "engelleme" ibaresi "kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme" olarak değiştirilmiştir.

İlgili bendin yeni haline göre;

“a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,”

devlet memuriyetinden çıkarılma cezası ile cezalandırılacak.

Ayrıca, aynı düzenleme içinde yapılan değişiklik ile "f) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak," da memurun görevine son verilmesine sebep olacak.

 

-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Unutulmasın

Burada bir not koymak yerinde olacaktır. Unutulmasın, geçmişte de memurlar iş yavaşlatma ve durdurma eylemi yaptıklarında birkaç kere memurlara ceza verdiler. Sonunda iş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitti ve Mahkeme, örgütlenme hakkı eylem hakkını da içerir ve sendikaları eylem kararı almış ve memur buna uymuşsa, kendisine ceza verilemez diyerek Türkiye’ye binlerce euro cezalar vermişti. Yine hatırlarsanız bu cezaları düşünen hükümet geçen yıl TCDD makinistlerinin trenleri istasyonlarda durdurma eylemlerine ceza vermekten imtina etmişti. Zira, ceza verseydi memurlara 50 bin euro civarında tazminat ödemekten korkmuştu.

 

-Ceza alanlara amirlik yasak

Torba Kanun ile disiplin cezaları değiştirilmekle birlikte, disiplin cezası alanların amirlik yasağında da değişiklik yapılmıştır. Yeni duruma göre,

"Aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar." denilmiştir.

 

-Sicil notu uygulamasına son veriliyor

Memurlar için her yılın sonunda sicil amirleri tıpkı okul öğrencileri gibi bazı sorulara puan vererek sicil notu düzenlerler ve sicil notu düşük veren amir ise bunun sebebini de açıklamak ve gerekirse memuruna düşük sicil veren amir soruşturmaya da tabi tutulmaktadır. Torba Kanun ile sicil notu ve puanı uygulamasına son verilecektir. Sicil dosyası kavramı da kaldırılmış bunun yerine her memur için “Özlük Dosyası” uygulaması başlatılacaktır. Sicil dosyasına yapılan bütün atıflar da özlük dosyası olarak değiştirilmiştir.

-Disiplin cezası alan aday memur kapı dışarı edilecek

Torba Kanun ile aday memurluktan, asil memurluğa geçiş hükümlerinde de değişiklik yapılmıştır. Buna göre, aday memur 2 yıl süre içinde herhangi bir disiplin cezası alırsa 2 yılın sonunda disiplin amirinin teklifi ile memuriyetine son verilecek.

 

 

 

OLUMLULAR

 

-Bunlara artık ceza verilmeyecek

Torba Kanun ile memura verilen bazı disiplin cezaları da kaldırılmıştır. Buna göre,

g) İkamet ettiği ilin hudutlarını izinsiz terketmek,

h) Toplu müracaat veya şikayet etmek,

j) Yasaklanmış her türlü yayını görev mahallinde bulundurmak.

Suçları memurlar için disiplin suçu oluşturmayacak.

 

-Emekli olan memura 750 lira harcırah

Emekli olan memurlara emekliliğini geçireceği yere gidebilmesi halen 500 lira olarak verilen harcırah rakamı da Torba Kanun ile 750 liraya çıkarılmaktadır.

 

-Sendika aidatı devletten

Daha önce de verilen ama yargı kararıyla ortadan kaldırılan sendika aidatları da Torba Kanun ile yeniden getirilmektedir. Buna göre 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikalarına üye olup, aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında aylık veya ücretleri ile birlikte kırkbeş Türk Lirası toplu sözleşme primi ödenecektir. Tabi bu ödeme memurun eline değil direkt sendikalara gönderilecektir.

-Sözleşmeli memura sendika var grev yasak

657 Sayılı DMK’nın 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli çalışan memurlara yasak olan sendikaya üye olabilme uygulaması bu güne kadar hep yargıdan dönmüş ve mahkemeler sözleşmelilerin de memur sendikalarına üye olabileceklerine karar vermişti. Torba Kanun ile de yargı kararlarına uygun bir şekilde sözleşmeli memurların da memur sendikalarına üye olabilecekleri hüküm altına alınmıştır. Hatta, kendileri de ayrıca sözleşmeli memur sendikaları da kurabileceklerdir. Ancak, sözleşmeliye sendika kurma ve üye olabilme hakkı verilirken Torba Kanun ile yapılan düzenleme ile kendilerine grev yasağı getirilmiştir. Kanun metnine göre;

"Grev Yasağı

MADDE 14- Sözleşmeli personelin grev kararı vermesi, bu yolda propaganda yapması, herhangi bir greve veya grev teşebbüsüne katılması, grevi desteklemesi yahut teşvik etmesi yasaktır.".

 

-Sözleşmeliye ek ödeme geliyor

Torba Kanun ile 399 sayılı KHK’da yapılan değişiklik ile ek tazminat ödemedi getirilmiştir.

"b) Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların üretim, satış, karlılık, verimlilik, ihracat gibi iş ve hizmet özellikleri ile kamu kesimi genel ücret dengesi dikkate alınarak (1) sayılı cetvele dahil kadrolara atananlara, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının % 200'ünü (Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü için % 100'ünü) geçmemek üzere Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek oran ve esaslar çerçevesinde ek tazminat ödenir. Bu şekilde tespit edilecek ek tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz."

 

 

-Her ceza yargıya götürülecek

Geçmiş yıllarda disiplin cezalarından uyarma ve kınama için yargı yolu kapalı idi. Torba Kanun ile yapılan düzenleme, tüm disiplin cezaları yargıya taşınabilecek.

Disiplin cezalarına karşı yapılacak itiraz ve usul ve esasları da aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.

"MADDE 135- Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.

İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.

Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir."

 

Ali TEZEL

Hiç yorum yok: