7 Ocak 2011 Cuma

İşyerinde psikolojik taciz

İşyerinde psikolojik taciz (Mobbing)

 

Mobbing, kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlayan haksız ve ahlak dışı bir iletişim sürecidir. Mobbingi, anlamının içerdiği tehdit, aşağılama, dışlama gibi her türlü kötü davranış şeklini ifade eden kavramlardan yola çıkarak bir psikolojik şiddet süreci olarak tanımlamak mümkündür.

Şiddet, bir kişiye güç veya baskı uygulayarak onu, iradesi dışında bir davranışta bulunmaya zorlamaktır. Şiddet uygulama eylemleri, zorlama, saldırı, kaba kuvvet, bedensel ya da psikolojik acı çektirme ya da işkence şeklinde olabilir. Çalışma psikolojisi alanında yapılan çeşitli araştırmalarda mobbing kavramı, bir işyerinde çalışanların birbirlerini rahatsız ve huzursuz edici davranışlarla taciz etmeleri, birbirlerine kötü davranmaları; bir diğer deyişle, kişilerarası psikolojik şiddet uygulamaları anlamında kullanılmaktadır. Bu bağlamda mobbing;

·         Gerilimin ve çatışmalı bir iklimin oluşmasına neden olan tüm psikolojik faktörlerin birleşimi sonucu ortaya çıkan,

·         Örgüt sağlığını bozan,

·         Çalışanların iş doyumunu ve çalışma barışını olumsuz yönde etkileyen, temel bir örgütsel sorundur.

Mobbing, işyerinde saldırı içerikli, mütecaviz ya da hakaret edici davranışlarla gücü kötüye kullanarak, hedef alınan kişinin aşağılanmasına neden olan bir süreçtir. Mobbing uygulanarak, hedef kişinin özgüveni zayıflatılır ve onun, kronik bir endişe ve yoğun stres altında kalması amaçlanır. Mobbing sürecindeki nihai amaç ise, aşağılayıcı davranışlara hedef olan kişinin o işyerinden bir şekilde uzaklaştırılmasıdır.

Şiddet sadece kaba biçimiyle fiziksel özellikte olmayıp ekonomik, siyasal ve psikolojik niteliklerde olabilmektedir. Bu yolla işyerinde hedef seçilen kişiler, daha doğru bir deyişle kurbanlar; bıktırma, yıldırma, dışlama, işletmenin sunduğu bazı olanaklardan yoksun bırakma, örgütsel kaynak kullanımında adaletsizlik, haklardan yararlanmayı engelleme veya geciktirme gibi psikolojik şiddete neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalarak, mobbing mağduru olmaktadırlar.

Mobbing tanımına uyan davranışlar listesi kapsamında; haksız eleştiri, hata bulmak, zayıflatmak, yalnızlığa terk etmek, dışlamak, ikiyüzlülük, asıl niyeti gizlemek, iftira etmek, çarpıtmak, sürekli eleştiri, disiplin usullerinin kötüye kullanılması, haksız yere işte çıkarmak, hedef yapmak, köşeye itmek, alaya almak, tehdit etmek, aşırı yük altına sokmak gibi her türlü rahatsız ve taciz edici eylemde bulunmak tarzında tutum ve davranışlar yer almaktadır.

Mobbing;

·         İşçi sağlığı ve iş güvenliği,

·         İşyerinde vatandaşlık hakları, işte saygınlık,

·         Kişisel özsaygı,

·         Aile bağlılığı,

·         İş ahlakı ve verimlilik, yetenekli ve kaliteli çalışanların kurumda tutulması,

·         İşyerinin şöhreti

için çok önemli bir tehlikedir.

Mobbing, rahatsız edici davranışlarla kendini gösteren, zaman geçtikçe acı vermeye başlayan ve olayların sarmal biçimde hız kazandığı bir süreçtir.

Bu süreçte 1. aşama; çatışma olarak tanımlanan, tetikleyici kritik bir olayın ortaya çıkması söz konusudur.

2. aşamada, çatışma olgunlaşmaya, saldırılar süreklilik ve sistematiklik arz etmeye başlar. Hedef kişiye yönelik geliştirilen davranışlar, zaman geçtikçe kişiyi grup içinde yalnız bırakıp cezalandırmaya yönelik saldırgan eylemlere dönüşebilir. Mağdur birey, ne yaparsa yapsın bu zor durumdan kendini kurtaramaz. Zamanla kendini beceriksiz ve başarısız değerlendirmesiyle psikosomatik rahatsızlıklar yaşamaya başlar. Bu devrede mağdurların büyük çoğunluğu ilaç desteği almak zorunda kalır. Sindirim sistemi rahatsızlıları, dikkat ve hafıza bozuklukları, baş ağrısı, uykusuzluk, genel sıkıntı, gerginlik ve güvensizlik gibi psikolojik rahatsızlıklar hissedilir.

3. aşamada yönetim, negatif döngü içinde yerini alır. Bireyin çalışma arkadaşları ve yönetim, bireyin işi ile ilgili temel nitelikleri yerine, kişisel özellikleri ile ilgili hatalar bulma ve kişiyi damgalamaya yönelik açıklamalar üretmeye başlarlar. İnsan Kaynakları yönetim bölümü, işletme içinde işlevinin gereği olarak özellikle sahip olması gereken, “çalışma ortamının psikososyal durumunun kontrolü” sorumluluğunu reddeder. Mobbinge maruz kalan kişi, karşılaştığı sorunları çözebilmek için psikolog ve psikiyatristten destek almaya çalışırsa, özellikle yeterli eğitimden yoksun kişilerin çalıştığı işyerlerinde kişinin durumu hakkında geliştirilen yanlış yorumlar daha da artar. Bu yanlış yorumlar sonucunda mobbing kurbanları “zor insan”, “paranoyak kişilik” veya “akıl hastası” olarak damgalanırlar. Bu evrede mağdur bireyi artık pek kimse dinlemez. Her şeyin suçlusu, sorumlusu kurban bireydir. Artık işyerinde tüm kontrol, mobbingi uygulayan ya da uygulayanların elindedir.

4. aşamada mağdur birey, çalışma yaşamından bir şekilde uzaklaşır. Kişinin yaşadığı duygusal gerilim ve onu izleyen psikosomatik hastalıklar tablosu daha da ağırlaşır. Bu evrede birey büyük bir umutsuzluk içindedir. Yönetimin bireye yaptığı uyarılar onun durumunu daha da kötüleştirir. Tüm olan bitenin suçunu kendinde aramaya başlar. Çok daha ağır bir depresyon tablosuna girer. Onun bu hali, tacizcilerin oyununu daha da kolaylaştırır. Bu evrede ortaya çıkması olası durumlar şunlardır.

  • Başka bir bölüm veya merkeze nakil olma ya da sürekli yer değiştirilmesi,
  • Bulunan mevkiin düşürülmesi ve daha az önemli görevlerin verilmesi,
  • Erken emeklilik,
  • Maluliyet, uzun süren hastalık dönemi ve psikiyatri kliniğine yatma,
  • Zorlu fikirlerin gelişmesi ve arzu edilmeyen sabit düşüncelerin yerleşmesi,
  • Ağır saldırgan bir yük birikimi sonucunda suç unsuru taşıyan davranışların gelişmesi,
  • İntihar,

Ancak her işyerinde mobbing olgusu sürecinin dördüncü evreye kadar ulaşması şart değildir. Mobbinge maruz kalan kişi, önceki evrelerden herhangi birinin sonunda da işten ayrılabilir veya işten çıkartılabilir.

Bu aşama, mobbingin son evresidir. Mağdur kendi isteği ile işten atılma ile, erken emeklilik ile veya bazen aşırı olgularda intihar, manik obsesif tezahürler ya da cinayet nedeniyle çalışma yaşamından uzaklaşırlar.

 

Gerçek mobbingçiler, farklı kişilik özelliklerinin dışına çıkan bireylerdir. Çünkü bu kişilerin aniden değişebilecekleri ve hiçbir kişilik grubuna tam anlamıyla oturmadıkları bilinmektedir. Ancak çevrelerinde sergiledikleri davranışlarıyla tanımlanabilmeleri mümkündür.

Sıklıkla rastlanan 14 farklı mobbingçi profili ayırt edilebilir.

 

1- FESAT MOBBİNÇİ: Devamlı yeni kötülükler arayışı içinde olan bir kişidir. İftiralarla başkalarını yaralamaya çalışır.

2- TESADÜFİ MOBBİNGÇİ: Bir çatışmanın gelişmesiyle üstün taraf olma özelliği kazanması sonucunda, rastlantısal olarak ortaya çıkar. Karşısındakini adeta tamamen mahvetmeye hazırdır.

3- PUSUDA BEKLEYEN MOBBİNGÇİ: İzleyici konumunda bir mobbingçi söz konusudur. Hedef kişiye bariz bir şekilde saldırarak,  çatışma içinde yer almasa da sanki pusuda bekler gibidir. Mağdura karşı yapılan mobbingi durdurmak için hiçbir girişimde bulunmaması, bir diğer deyişle tepkisizliği de, ona mobbing tacizcisi ile eşdeğer nitelik kazandırmaktadır.

4- HİDDETLİ MOBBİNÇİ: Bu kişi, karakterinin özelliği nedeniyle duygularını kontrol edip gizleyemez, fevri davranışlarda bulunur. İçindeki öfke ve hiddeti etrafındakilere bağırıp çağırarak, küfür ve beddua ederek boşaltmaktan çekinmez. Kendi problemleri ile başa çıkmayı beceremediği için başkaları ile uğraşır. Sinir ve huysuzluk krizleriyle işyerini çekilmez bir şekle sokar. Davranışları ve mimikleriyle, etrafındaki kişileri canlarından bezmiş bir hale getirir.

5- MEGALOMAN MOBBİNGÇİ: Megaloman mobbingçi, bireysel farklılıklara, başkalarının beceri ve yeteneklerine önem vermez, kendini herkesin üstünde görür. Kendini büyütme gereksinimi, devamlı kendinden bahsetme ve numara yapma, kişiliğinin önemli özelliklerindendir. Kendine güvensizliği, başkalarına karşı kıskançlık, nefret ve saldırganlık şeklinde yansır. Bu kişiye göre tüm kaynakların kontrolü (zaman, malzeme, para, yardım v.b.) onun elinde olup aynı zamanda en önemli görevidir. Koşullara göre yeni kurallar uydurur. Bu uydurduğu kurallara kendisi dışında herkes uymak zorundadır.

6- HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMIŞ MOBBİNGÇİ: Yaşamda aradığını bulamamış, hayal kırıklığına uğramış mobbingçi, yaşadığı tüm olumsuz duyguları, tüm yetersizlik veya kötü deneyimleri, başkalarına boşaltmaktan kaçınmaz. Bu kişiye göre diğer insanlar, benzer sorunları ve olumsuz duyguları yaşamadıkları için, onun düşmanıdır. Daima başkalarına karşı haset ve kıskançlık duyguları mevcuttur.

7- SADİST MOBBİNGÇİ: Sadist mobbingçi, başkalarını mahvetmekten, köşeye sıkıştırmaktan büyük zevk duyar. Bu kişi “sapkın narsisist” olarak da tanımlanabilir. ”Sapkın narsisist”, duymaya aciz olduğu acılarını ve kabul etmeyi reddettiği iç çatışmalarını, bir başkasına yükleyerek dengesini bulmaya çalışır. Yeterli bir başarı göstermemekle birlikte, başkalarının, kendisini üstün bir birey, değerli bir kişilik olarak kabul etmesini bekler. Hiyerarşik kademelerde yükselmek için her yola başvurabilir.

8- ELEŞTİRİCİ MOBBİNGÇİ: Bu kişi, başkalarının yaptığı işten hiç memnun kalmaz, onları sürekli eleştirir. İşyerinde memnuniyetsizlik ve gerginlik dolu bir örgüt ikliminin oluşmasına sebebiyet verir. Tüm eleştirilerine karşın kendisi de herhangi bir çözüm önermez.

9- DALKAVUK MOBBİNGÇİ: Bu tip kişiler, yükselmek için her şeyi yapmaya hazırdır. Amirlerinin gözüne girmek için devamlı yaranma halindedir. Sanki amirinin dalkavuğu gibi hareket eder. Yine amirinin gözüne çalışkan gözükmek için astlarına bağırıp çağırır, adeta terör estirir.

10- SAMAN ALTINDAN SU YÜRÜTEN MOBBİNGÇİ: Yaptığı kötülüklerin anlaşılmasından çok korkar, gerçek mobbingçinin yardım ettiğini saklar. Şayet birinci tacizci kendisiyse, tüm kötülüklerini gizliden gizliye yapmaya çalışır. Bu tip kişiler, başkalarının arkasından işler çevirirken bile iyi adam rolünü oynar. Zaman zaman gösterdikleri arkadaşlık ve sevecenlik, yaptıklarının daha sonra ona karşı kullanılmasını önlemek içindir. Saldırganlığını gizlemek için sürekli gülümsemeyi tercih eder. Başkalarına karşı kendini iyi gösterirken hedefine karşı sürekli kaba davranışlarda ve olumsuz yorumlarda bulunur.

11- ZORBA MOBBİNGÇİ: Aynı sadist mobbingçiye benzer. Son derecede acımasız ve zalimce davranır. Başkalarının gereksinmelerine, isteklerine hiç önem vermez. Kendisini herkesin üstünde gördüğünden herkese köle gibi davranmaktan çekinmez.

12- KORKAK MOBBİNGÇİ: Bir başkasının kendinden daha başarılı olacağını, daha çabuk yükseleceğini düşündüğünde dahi paniğe kapılır. Rakip kişinin onun görevlerini veya konumunu elinden alacağından korkar. Kendini korumak için başkalarına mobbing uygulama yolunu seçer.

13- KISKANÇ MOBBİNGÇİ: Bu tarz mobbingçi, bir başka kişinin kendisinden daha iyi olduğunu asla kabul etmez. İşyerindeki başarılı kişiyi yok etmek için, psikolojik tacizi silah olarak kullanmaya başlar.

14- HIRSLI MOBBİNGÇİ: Bu kişi, hedeflediği yer kendi beceri ve yeteneklerinin üstünde dahi olsa yükselmek için her şeyi göze alır. Yasal olmayan yollara bile başvurmaktan kaçınmaz. Kendi çıkarları uğruna he şeyi ezip geçer. Çok acımasızdır.

 

Arkadaşlar,

Çeşitli araştırmacıların öne sürdüğü farklı tacizci tiplemelerine baktığımızda, bu kişilerin genel olarak yaşamdaki doyumsuzlukları, hayal kırıklıkları veya eksikliklerinden kaynaklanan kin ve nefreti, başkalarının üzerine boşalttıklarında rahatladıklarını söyleyebiliriz. Oynadıkları sadist oyun, hedef seçilen kişinin harap olması, işten ayrılması veya bir şekilde ortadan kaybolması ile sona erdiğinde büyük haz duyarlar. Başkalarını güç duruma düşürmek onlara büyük zevk verirken hiç bir suçluluk duygusu hissetmezler. Empati yeteneğine sahip olmadıkları gibi başkalarına karşı hep kıskançlık duygusu beslerler.

Mobbing sürecinde hastalanan kişinin, hep mağdur birey olduğundan söz ediyoruz. Ancak belki de süreç içerisindeki “gerçek hasta”nın mobbing uygulayan kişi olduğunu düşünmek gerekir. Zira hedef kişi hastalanırken o, normal yaşamını, çalışmasını afiyetle sürdürmektedir. Ancak bedelini başkalarının ödemek zorunda kaldığı acılardan ve zorluklardan zevk alarak normal yaşamı sürdürebilmek, ne derecede sağlıklı bir ruh yapısının göstergesi olabilir ki?..

 

Günümüzde mobbing, cinsiyet ve hiyerarşi farkı gözetmeksizin, tüm kültürlerde ve tüm işyerlerinde gerçekleşen bir olgudur. Dolayısıyla, mobbinge maruz kalma veya diğer bir deyişle hedef kurban olma riski, çalışma yaşamında yer alan herkes için geçerlidir.

Çalışkan ve dürüst bireylerin mobbinge maruz kalma olasılığının daha fazla olduğu söylenebilir. İşinde başarılı ve çalışkan bir kişi, başkalarının kendisine karşı kıskançlık duyguları geliştirmelerine neden olur.

Bazı durumlarda ise kişi, işte yaptığı hatalarla, yavaşlığıyla, geçimsizliğiyle, uyumsuzluğuyla, tüm çalışma ekibinin performansını olumsuz etkilemesiyle adeta başkalarını kendisine mobbing uygulamaya zorlar.

Ancak nedeni ne olursa olsun hiç kimse, mobbinge maruz kalmayı hak etmez. Mobbing, asla doğru bir ceza değildir. Daima ahlak dışı, yasalara aykırı, zararlı ve uygulanması kesinlikle affedilemez bir davranış şeklidir.

Süreç içinde, mobbing kurbanının yaşadıklarını şu şekilde sıralayabiliriz.

 

·         Bireyde hastalık semptomları ortaya çıkar, hastalanır, işe gelmez, işine son verilir.

·         Stres yaşar ve buna bağlı olarak psikosomatik semptomlar ortaya çıkar. Bazen ağır bir depresyon yaşar, intiharı düşünebilir ve hatta intihar girişiminde bulunabilir.

·         Rolünü, geri rol olarak tanımlar ve “beni aralarına almıyorlar” der.

·         Bir yandan suçlu olmadığına inanır.

·         Diğer taraftan her şeyi her zaman yanlış yaptığına inanır.

·         Kendine güveni yoktur ve aynı zamanda genel bir kararsızlık içindedir.

·         İçinde bulunduğu durumdan dolayı her türlü sorumluluğu reddeder veya her şeyden kendini sorumlu tutar.

 

Mobbing sürecinde mağdur birey, kendini tam bir çıkmaz içinde algılamaktadır. Bulunduğu ortamdan dışlana dışlana bir duvara dayanıp kalmıştır. Başına gelenlerin nedenini dahi bilmemektedir. Günümüzde mobbinge maruz kalan pek çok kişi, çevrelerindeki herkesin bu denli nefretine yol açacak kadar ne kötülük yaptığını veya nerede hata ettiğini, aylar hatta yıllar geçse de hala kendi kendine sormaktadır.

Başkalarının uygulayacağı mobbinge maruz kalmaya açık ideal hedef birey tiplemelerini belirlemek mümkündür. Buna göre kurban tiplemeler:

 

·         DALGIN: Bu kişi etrafında olup bitenin farkında değildir. Yeni durumla ilgili bir değerlendirme yapmak, yorumda bulunmaktan acizdir.

·         NEŞELİ: Bu kişi daima neşelidir. Arkadaşlarını eğlendirir, güldürür. Bu nedenle grubun maskarası olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

·         GERÇEK DOST: Herkesle iyi geçinir, hiç kimseyle alıp veremediği yoktur. Özel günlerin kutlanmasına, herkesi bir araya toplamaya önem verir. Onun bu denli sosyal ve popüler olması, başkalarında kıskançlığa neden olur. Herkese içten duygularla yaklaşır. Alçak gönüllü ve yardım severdir.

·         GÜNAH KEÇİSİ: Grup içinde her türlü hata bu kişinin üzerine atılır. Her türlü olumsuzluğun, aksiliğin nedeni onda aranır. Tüm eleştirilerin değişmez hedefi odur.

·         BAĞIMLI VE EDİLGEN: Çok hassas bir bireydir. Kimseye hayır demeyi bilmez.

·         KORKAK: Her şeyden herkesten korkar. Gerçeği tam olarak algılamakta güçlük çeker. Bu nedenle endişe ve sıkıntı içindedir.

·         ALINGAN: Böyle bir kişi, her işin beğenilmesini ister. Aşırı hassastır. En ufak bir eleştiriye dahi dayanamaz. Hemen alınıp bir kenara çekilir.

·         KENDİNİ BEĞENMİŞ: Kendini herkesten üstün görme eğilimi vardır. Çok önemli bir kişi olduğuna inanır. Çoğu kez, bu kadar önemli ve değerli olmadığını kendisine göstermek isteyen iş arkadaşlarının psikolojik tacizine uğrar.

·         PARANOYAK: Paranoyak mağdur, herkesi düşmanı olarak algılar. Uzun yıllardan beri çalıştığı işyerinde dahi hiç kimseye güvenmez. Ona göre, hem çalıştığı kurum hem iş arkadaşları kendisine zarar vermek istiyordur, çevresi tehlikelidir.

·         TUTSAK: Bu tip mağdur, olan bitenin farkına varmış olsa dahi, kendini kurtaramaz, olayların akışına kapılıp gider. Yeni iş aramaktan ya da bulmaktan aciz bir durumdadır.

·         UŞAK: Bu tarz birey, daima amirini mutlu etmek ister. Amiri için her şeyi yapmaya hazırdır. Herhangi birini kolaylıkla suçlayabilir. Onun bu tarz davranışları, diğer çalışanların kendisine tacizde bulunmaları için sanki davetkar bir ortam hazırlar.

·         KATI: Çok katı kuralları olan bir kişidir. Otoriter bir tarzı olması nedeniyle, diğer çalışanlar ile yaşadığı problemler onu, işyerinde psikolojik taciz hedef kişi konumuna sokar. Başkaları, adeta ona bir ders vermek amacıyla mobbing uygularlar.

·         KENDİNE GÜVENEN: Bu kişi, beceri ve yeteneklerine çok inanır. Bu nedenle pek çok iş arkadaşının kendisini kıskanmasına neden olur.

·         ACI ÇEKEN: Bu kişi devamlı bir mutsuzluk ve memnuniyetsizlik içindedir. Bir süre sonra hiç kimse onun yanında yer almak, onu dinlemek istemez. Sonuçta tam bir mobbing hedefi konumuna gelir.

·         DÜRÜST İŞ ARKADAŞI: Çok dürüst ve doğru bir kişidir. Herkes onu bir iş arkadaşı olarak çok beğenir. Ancak dürüstlüğü nedeniyle açıkça her problemin üstüne gitmesi, bazı çalışanların yaptığı yanlışı net biçimde açıklaması, bir takım kişilerin işine gelmeyebilir ve onu kendilerine mobbing hedefi seçebilirler. Bu tarz bir kişi, davranışları ile adeta, kendi kuyusunu kendi kazar.

·         İÇE DÖNÜK: Kişilerarası ilişkilerde belirgin güçlük çeken bir kişidir. Onun bu iletişim sorunu, iş arkadaşları tarafından yanlış yorumlanıp, onun üstünlük duygusu içinde ve düşmanlık duyguları besleyen bir kişi olarak anlaşılmasına neden olabilir.

·         HIRSLI: İşindeki başarı grafiğini devamlı yükseltme arzusu içindedir. Ne kadar çok çalıştığını amirlerine göstermek için evine bile iş taşır. Onun bu abartılı çalışma tarzı, iş arkadaşlarının kıskançlığına yol açar. Böylesine hırslı bir kişi, özellikle kariyer hedefleri yüksek olan diğer çalışanlar için kolaylıkla bir mobbing hedefi haline gelebilir.

·         HİPOKONDRİYAK: Hastalık hastası diye tanımlanan bu kişi, çalışmaktan, işyerindeki her şeyden sürekli olarak şikayet eder. Sonuçta, onun bu yakınmaları, herkese sıkıntı vermeye başlar. Bir süre sonra mobbing olgusunun hedefi haline gelir.

·         Yukarıda özetlenen kişilik niteliklerinden hareketle, mobbinge maruz kalan bireylerle ilgili üç temel grup ayırt etmek mümkündür.

 

·         Belirgin beceri ve yetenekleri olup, başkalarında, özellikle güç elde etmek isteyen ancak yetersiz bir tacizcide, kıskançlık duygusu oluşturan kişiler,

·         Daima başkasının hizmetinde olup, devamlı onu eğlendirmeye mutlu etmeye çalışan kişiler,

·         İşyerinde gerilime neden oldukları için diğer çalışanlar tarafından sevilmeyen, özel sıkıcı nitelikleri bulunan kişiler.

 

·         İşyerinde mobbing uygulayan saldırgan veya saldırganların kurban veya kurbanlara yönelttiği çeşitli davranışlar gözlenmiş olup, bunları beş farklı kategoride sınıflandırmak mümkündür.

BİRİNCİ KATEGORİ: İletişime yönelik saldırılar.

 

·         Amir, kurbanın kendini ifade etme olanağını sınırlar.

·         Kurban, konuşmaya başladığında daima sözü kesilir.

·         Çalışma arkadaşları, kurbanın kendini ifade etme olanağını sınırlar.

·         Kurban azarlanır veya küçümsenir.

·         Çalışma arkadaşları, kurban bireye karşı kışkırtılır.

·         Kendisi ile kibar olmayan tarzda ve düşmanca konuşulur.

·         Amirleri veya iş arkadaşları, kurban bireyi, özel günlerinde veya gösterdiği başarılardan ötürü kutlamazlar.

·         Kurban birey, amirlerinin önünde küçük düşürülür.

·         Kurbanın yaptığı işler sürekli eleştirilir.

·         Kurbanın özel yaşantısı sürekli eleştirilir.

·         Kurban sessiz veya tehdit edici telefonlar alır.

·         Sözlü tehditlere maruz kalır.

·         Yazılı tehditler alır.

·         Uzaklaştırıcı bakışlar ve davranışlar yöneltilerek, kurbanla temas reddedilir.

·         Dolaylı imalarda bulunularak, kurbanla temas reddedilir.

İKİNCİ KATEGORİ: Sosyal ilişkilere saldırılar.

 

·         Kurbanla konuşulmaz.

·         Kurbana herhangi bir söz yöneltilmez.

·         Çalışma arkadaşlarından uzakta bir ofiste çalışmak zorunda bırakılır.

·         Kurban birey, kendi konumuna getirilmesi planlanan bir başka kişiyle çalışmak zorunda bırakılır.

·         Eğitim alma talep ve hakkı reddedilir.

·         Devamlı olarak, bir ofisten diğerine gönderilir.

·         İzin veya tatil isteğini bildirdiğinde kendisine her türlü zorluk çıkarılır.

·         Çalışma arkadaşlarının kendisi ile konuşması yasaklanır.

·         Sanki o yokmuş gibi davranılır.

·         Çalışma arkadaşlarıyla aralarında çıkan tartışmalar, her zamankinden çok daha fazla olmaya başlar.

·         Kişinin sigara koku ve dumandan çok rahatsız olduğunu bile bile yanındaki masaya çok sigara içen biri yerleştirilir.

·         Kişi, başkalarının ofisine girdiğinde konuşma hemen kesilir, konu değiştirilir.

·         Kişi, işle ilgili önemli gelişmeler veya haberlerin dışında bırakılır.

·         Birey, her yaptığı işin ince ince gözlendiğini hisseder. İş geliş-gidiş saatleri, telefon konuşmaları, çay ya da kahve molasında geçirdiği zaman ayrıntıları ile kontrol edilir.

·         Birey yazılı veya sözlü taleplerine cevap alamaz.

·         Birey, işyerinin özel kutlamalarına veya diğer sosyal etkinliklerine kasıtlı olarak çağrılmaz.

·         Bireyin işle ilgili tüm önerileri reddedilir.

 

ÜÇÜNCÜ KATEGORİ: Sosyal imaja saldırılar.

 

·         Arkasından konuşulur.

·         Kurbanla ilgili çeşitli dedikodular yayılır.

·         Gülünç duruma düşürülür.

·         Kurbanın akıl hastası olduğuna dair kuşku yaratılır.

·         Psikiyatri doktoruna gidip muayene olması için kendisini ikna etmeye çalışılır.

·         Fiziksel engelinden dolayı kendisi ile alay edilir.

·         Kurbanla alay etmek için yürüyüş veya konuşma tarzı taklitler yapılır.

·         Politik veya dini inançlarına saldırılır.

·         Özel yaşamı ile alay edilir.

·         Milliyetiyle alay edilir.

·         Kişinin arkasından çeşitli söylentiler çıkarılır, kulaktan kulağa fısıltılar yayılır.

·         Onurunu zedeleyici işler yapmak zorunda bırakılır.

·         Yaptığı iş, yanlış ve yaralayıcı bir tarzda yargılanır.

·         Aldığı kararlardan şüphe edilir.

·         Kurbana karşı küfür veya aşağılayıcı sözler sarf edilir.

·         Kurbana karşı sözlü veya sözsüz cinsel saldırılar yöneltilir.

DÖRDÜNCÜ KATEGORİ: Mesleki ve özel konumunun kalitesine yönelik saldırılar.

 

·         Kurbana iş verilmemeye başlanır.

·         İşini artık yaratıcı anlamda yapamaması için her türlü çalışma faaliyeti engellenir.

·         Kendisine anlamsız işler verilir.

·         Kendisine uzmanlık alanının çok altında işler verilir.

·         Kendisine aşağılayıcı işler verilir.

·         Kurbanın beceriksizliğini ortaya koymak amacıyla kendisine, yeteneklerinin çok üstünde işler verilir.

·         Telefon, bilgisayar ve lamba gibi işyerinde bulunan kişiye ait eşyalar, birdenbire kaybolur veya bozulur. Yerine yenileri konulmaz.

 

BEŞİNCİ KATEGORİ: Sağlığa yönelik saldırılar.

 

·         Kurban sağlığına zararlı işlerde çalışmak zorunda bırakılır.

·         Kurban fiziksel şiddetle tehdit edilir.

·         Kurbana ders vermek amacıyla, ufak bir şiddet (tokat veya itme gibi) hareketinde bulunulabilir.

·         Daha ağır fiziksel şiddete maruz kalmasına çalışılır.

·         Kurbanı zarara sokmak amacıyla çeşitli girişimlerde bulunulabilinir.

·         Evine ve işyerine zarar verilebilir.

·         Kurbana cinsel tacizde bulunulabilinir.

Çalışan bireylerin, işyerinde psikolojik tacizden korunmak için alabileceği bazı önlemler vardır. Bu önlemlerden bazıları aşağıda yer almaktadır.

 

§Mobbing olgusunu çok iyi tanıyan uzmanlara başvurup, onlardan yardım alınmalıdır.

 

§Taciz edici davranışlardan kurtulmak için işten ayrılmak mı, yoksa o davranışın durdurulması için mücadele etmek mi daha iyi? Bu iki durum arasında seçim yapıp ona göre hareket edilmelidir.

 

§Tacizcinin, hedef kurbanının işe gelmemesi veya yokluğu halinde daha rahat hareket edip daha zalimce planlar yapabileceği düşünülerek, gerekli olmadıkça hastalık raporu veya mazeret izni alıp işe gemlemezlik yapılmamaya dikkat edilmelidir.

 

§Mobbing uygulayan veya uygulanmasına izin veren işletmelerin de büyük bedeller ödemek zorunda kaldıklarını belirtmekten kaçınılmamalıdır.

 

§Hedef olunan mobbingin, başkaları tarafından da fark edilmesi sağlanmalı ve yaşananların, gerektiğinde kişilere, birimlere, merkezlere anlatılabileceği olanağı daima akılda tutulmalıdır.

 

§Hukukçuların daha ziyade ağır ve belgelendirilmiş olguları dikkate aldıkları hususundan hareketle, şiddet ya da tacize ilişkin belgelendirme ve somut kanıtlar toplamaya dikkat edilmelidir.

 

§Yasal korunmaya yönelik başvurular, özellikle iş hukukunda uzman ve mobbing konusunda deneyimli hukukçulara yapılmalıdır.

 

§İnandırıcı tanıkların bulunması gerekliliği unutulmamalıdır.

 

§Kendilerine sözlü olarak verilen emirler, yazılı olarak istenmeli, böylelikle belgelendirmiş olma şartı yerine getirilmelidir.

 

§Kesinlikle kendi içine kapanıp bir kenara çekinilmemelidir.

 

Mobbing sürecinin ihlal ettiği temel borç, gözetme borcudur. Türk iş hukukunda gözetme borcunun hukuki dayanakları Borçlar Kanunu md. 332 ve İş Kanunu md. 77 hükümleridir. Bu yasa hükümleri gereği; işveren, hakkaniyet dairesinde kendisinden beklenebilecek derecede işten kaynaklanan tehlikelere karşı gereken tedbirleri almak, işçiye uygun ve sağlıklı çalışma yerleri temin etmek, işyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak zorundadır.

Mobbingin hedefindeki kişilik değeri, onur ve saygınlıktır.

Onur ve saygınlığı anayasal düzeyde düzenleyen ve koruyan hükümler Anayasa’da belirlenmiştir. Buna göre; “Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir ve kimseye işkence ve eziyet yapılamaz, kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Bu anayasal ilkelerin iş ilişkisinde de uygulama alanı bulacağı ve işveren açısından da bağlayıcı olacağı tartışmasızdır.

Mobbingle kişilik hakları ihlal edilen işçilerin başvurabilecekleri davalar şunlardır:

 1- Saldırıya Son Verilmesi (Durdurma) Davası:

Mobbing süreci halen devam ediyorsa bu dava açılabilir. Kişilik hakkına yönelik bir saldırıya muhatap olan kişi hakimden sürmekte olan saldırıya son verilmesini isteyebilir. Bu dava saldırı devam ettiği sürece açılabilir. Zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir.

 2- Saldırı Tehlikesini Önleme Davası:

Bu dava, halihazırda meydana gelmemiş olmakla beraber, ileride meydana gelebileceği yönünde bir takım işaretler bulunan bir saldırının oluşmasına mani olma amacını taşır ve mahkemeden, davalı tarafın kişilik hakkına tecavüz niteliği taşıyan davranışta bulunmaktan kaçınması talep edilir. Bu davanın açılabilmesi için, hukuka aykırı bir taciz sürecinin olabileceği yönünde ciddi ve yakın bir tehlike mevzuu bahis olmalıdır.

 3- Saldırının Hukuka Aykırılığının Tespiti Davası:

      Kişilik hakkı hukuka aykırı bir biçimde saldırıya uğrayan bir kimse, sona ermesine rağmen etkileri halen devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini ve gerekiyorsa tespit kararının yayınlanmasını ya da üçüncü kişilere bildirilmesini mahkemeden talep edebilir.

 4- Maddi Tazminat Davası:

Mobbinge maruz kalan kişinin maddi tazminat davası açma hakkı vardır. Bu davada maddi tazminata hükmedilebilmesi için, sürecin hukuka aykırı olması, süreç sonucu maddi bir zararın oluşması, süreç ile maddi zarar arasında illiyet bağının olması ve işverenin kusuru (veya kusursuz sorumluluk halinin bulunması) gerekir. Tazminat davası zamanaşımı süresi on yıldır.

 5- Manevi Tazminat Davası:

Mobbing sürecinde esas zarar manevi zarardır. Manevi zarar, mağdur işçinin taciz süreci neticesi duyduğu acı ve elemdir. Manevi tazminat miktarını hakim belirler. Hakim manevi tazminat miktarını tayin ederken, tarafların sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını, mağdurun duyduğu acı ve elemi, işverenin kusur derecesini, dikkate alır. Bu davaya ilişkin zamanaşımı süresi de on yıldır.

 6- Diğer davalar:

Mobbinge maruz kalan işçi isterse, mahkeme kararı ile işverenin kınanmasını, işveren tarafından kendisinden özür dilenmesini isteyebilir.

 7- Ceza Davaları:

Mobbing eylemi bir suçtur. Ve bu suçun unsuları, tacizin sistemli oluşu, tacizin sürekliliği ve kasıtlı olmasıdır. Mağdurların Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikayet dilekçesi vererek, saldırganlar hakkında soruşturma yapılmasını ve Türk Ceza Kanunu’nun “Eziyet” başlıklı 96. md., “Kişilerin huzur ve sükununu bozma” başlıklı 123. md., “Hakaret” başlıklı 125. md. ve “İftira” başlıklı 267. md. gereği cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmasını isteme hakları vardır.

 

 

Onur Güntürkün

Hiç yorum yok: