17 Aralık 2010 Cuma

Şarkta efendi olana mobbing yok

Şarkta efendi olana mobbing yok


Derya Deniz, Adalet Bakanlığı’nın resmi bilirkişisi bir uzman psikolog. İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü’nde doktora yapan Deniz, uzmanlık tezine konu olarak Mobbing’i (İşyerinde Örgütsel Yıldırma) seçti. Uzman psikolog henüz mevzuatımızda tanımlanmış olmasa da; Mobbing türlerinden biri olan bir cinsel taciz davasında ilk kez tanık olarak dinlenip, rapor hazırladı.


Deniz, Batı’da Mobbing’in öncelikli hedeflerinden biri olan sessiz ve efendi kişilerin; Doğu toplumunun kültürel yapısı gereği hedef olmak bir yana sevildiğini ortaya koymuş araştırmasıyla. İşyerinde Mobbing’in varlığını tespit için 22 soruluk da bir “İşyerinde Yıldırma Ölçeği” geliştiren Deniz ile hazırladığı tezi ve mobbing testini konuştuk.

HAYVAN GÖZLEMİYLE KEŞFEDİLDİ: Mobbing kavramı 1960’larda biyoloji uzmanı Kondrad Lorenz’in hayvanları gözlemi sonucu ortaya çıktı. Ortada toplanmak anlamındaki “Mob” kelimesinden geliyor. Araştırmalarını özellikle saldırgan davranışlar üzerine yürüten Lorenz, Mobbing terimini hayvanların bir yabancıyı veya avlanmakta olan düşmanı kaçırmak için yaptıkları davranışları tanımlamak için kullandı.

İŞYERİNDE YAŞANAN PSİKOLOJİK TERÖR: İsveçli Dr. Heinz Leymann 1982 yılında yürüttüğü bir dizi çalışmayı 1984’te yayımlayarak, işyerinde yaşanan psikolojik terörü Mobbing adı altında; iş hayatında meydana gelen, bir veya birkaç kişi tarafından hedefte olan kişiye yöneltilmiş, kişiyi yardımsız ve korumasız bırakmaya yönelik düşmanca davranımların tümü olarak tanımladı. Lorenz’e göre, insanda meydana gelen saldırganlık belirli dış etkenlere bağlı bir tepki olsaydı insanlığın durumu bu denli tehlikede olmaz, saldırganlığın etmenlerini inceleyip önlemek mümkün olabilirdi.

MOBBING’DE İLK TANIK BİLİRKİŞİ: Yıldırma kapsamına giren suç türleri; cinsiyetçilik, cinsel düşmanlık, cinsel taciz olarak sıralanıyor. Açılan bir mobbing davasında, tanık bilirkişi olarak çağrıldım. Sanırım bu bir ilk. Mağdurla görüşüp Mobbing sürecinin psikolojik sonuçlarını tüm kapsamıyla gördüm, raporumu sundum. Yıldırma şiddetine maruz kalan bir hanım, başka bir personelin tacizine uğruyor. Bir süre kendi başına halledebileceğ ini düşünüyor, sonunda çöküntüye giriyor. Stres bozukluğuna eşlik eden depresyon ortaya çıkıyor, işten kendisi ayrılmak zorunda kalıyor. Cinsel taciz davası ve tazminat davası açıyor.

ERKEKLERDE ALENİ, KADINLARDA ÖRTÜK: Avrupa’da yapılan çalışmalarda şu gözlenmiş: Erkekler saldırganlığı doğrudan sergiliyor. Bağırıyor, masayı yumrukluyor, kapı çarpıyor, alay ediyor, isim takıyorlar ve fiziksel zarar verebiliyorlar. Ama kadınlarda şiddet daha örtük. Kadınlar hedefteki kişiye soysal izolasyon uyguluyor, meslektaşlarını hedef kişiye sırt çevirmeye ikna ediyorlar, yalnızlaştırıyorlar. Örtük şiddet yani... Bu şiddete erkekler daha çok maruz kalıyor ama psikolojik sonuçlarının ortaya çıkması kadınlarda daha yüksek.

KANUNLARIMIZDA YERİ DE YOK YAPTIRIMI DA: Kanunlarımızda bu suçla ilgili açık bir tanım yok. İş kanununda işveren için sadece iş sağlığı ve iş güvenliği sağlama zorunluluğu var. Bu şiddetin failleri yaptırım göremiyor. İşyeri içinde şiddet, kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığına karşı saldırıdır, suç teşkil eder. Bizde Mobbing tanımına giren suçlar, cinsel tacizler kanunda yaptırıma tabi, davalar bundan açılıyor.

İŞYERİ İÇİN KÖTÜ REKLAM

Derya Deniz, tez konusu olarak Mobbing’i seçme nedenini ve süreci şöyle anlatıyor: “Akademik çalışmalar genelde birbirinin tekrarı. Mobbing’le ilgili çalışmalar Avrupa’da 1980’lerin başına dek gidiyor. İşyeri içinde şiddet kanunlara girmiş, yaptırımı var. Türkiye’de bununla ilgili çalışma çok sınırlıydı. Türkçede karşılığını ifade etmek adına kimi taciz, kimi terör dedi, biz ‘yıldırma’ sözcüğünü tercih ettik. İşletmelerde bu çok yaygın. Birkaç kişi bir kişiye karşı bir araya geliyor. Süreç içinde bu kişi damgalanıp mağdur oluyor. Burada amaç kişiyi işveremez hale getirip, ayrılmaya zorlamak. Mobbing’in bir kurum içinde yaşanması, sonuçta işyeri açısından kötü bir reklam. Alanında deneyimli bir insan böyle bir kurumda çalışmak istemez, işletmenin kendisine zarar verir.

MOBBING’DE DOĞU-BATI FARKI

Tez çalışmasından çıkan en önemli sonuç ise Mobbing’de Doğu-Batı farkı. Amerika ve Avrupa kültüründe bireyselcilik ve rekabet duygusu Doğu toplumlarına göre daha üst seviyede hissedililiyor. Toplum kültürleri cemiyet anlayışından çok kişisel başarı ve bireysel yaşam üzerine kurulmuş olduğu için içedönük bireylerin işyerinde “güçsüz” olarak görülüp yıldırmaya maruz kalması daha olası. Türk toplumu gibi Doğu toplumlarında ise kültürel değerler sebebiyle “sessiz” ya da “ağırbaşlı” gibi sıfatlarla nitelendirilen içedönük kişilere olumsuz bakış açısıyla yaklaşılmadığı düşünülüyor. Hatta bu kişiler daha çok seviliyor.

YILDIRMANIN 5 AŞAMASI

Mobbing’de çeşitli aşamalar var. İletişimi kesmekle başlıyor, fiziksel şiddete, cinsel saldırıya kadar uzanıyor. Sofistike bir eylem, sistematik bir süreç. 5 aşaması var:
a) Kendini göstermeyi ve iletişim oluşumunu etkilemek,
b) Sosyal ilişkilere saldırılar
c) Kişisel itibara saldırılar
d) Kişinin yaşam kalitesi ve mesleki durumuna saldırılar ve
e) Kişinin sağlığına doğrudan saldırılar.

MOBBING ANKETİ

İşyerinde yıldırma olup olmadığını anlamak için Örgütsel Yıldırma Ölçeği’ndeki maddelerden en az birkaçının bir araya gelmesi gerekiyor.

1) İşyerinizde günlük konuşmalar esnasında sözünüz sürekli olarak kesilir mi?
2) İşyerinizde kendi yeteneklerinizi gösterme olanaklarınız engellenir mi?
3) İşyerinizde söz, bakış ve hareketlerle işinizi iyi yapmadığınızı size hissettirirler mi?
4) İşyerinizde insanların arkanızdan konuştuğu ya da dedikodu yaptığı olur mu?
5) İşyerinizdeki kişilerle iletişim kurmaya çalışırken jest ve göz hareketleriyle (bakışlarını kaçırma, ilgilenmeme, cevap vermeme, soğuk davranma gibi) iletişim kurmanız engellenir mi?
6) İşyerinizdeki kişiler tarafından başaramayacağını z derecede zor bir işi yapmaya zorlandığınız olur mu?
7) İşyerinizdeki konumunuz ve yaptığınız işlerle ilgili olarak sürekli küçümsenir misiniz?
8) İşyerinizdeki insanlar tarafından azarlandığınız olur mu?
9) İşyeri ortamındayken siz sanki orada değilmişsiniz gibi davranıldığı olur mu?
10) İşyerinizdeki kişiler tarafından kendi görev ve yetkileriniz dışında kalan, son derece basit ve gereksiz bir işi yapmaya zorlandığınız olur mu?
11) İşyerinizde verdiğiniz kararların sürekli eleştirildiği olur mu?
12) İşyerinizde özel hayatınız veya çalışma hayatınız hakkında sert eleştirilere maruz kaldığınız olur mu?
13) İşyerinizdeki çalışanların sizinle konuşmaktan kaçındığı olur mu?
14) İşyerinizde size verilen yetki ve görevlerin geri alındığı olur mu?
15) İşyerinizde hakkınızda uygunsuz şakaların yapıldığı olur mu?
16) İşyerinizde size lakap takıldığı olur mu?
17) İşyerinizde sosyal olarak yalnız bırakıldığınızı hisseder misiniz?
18) İşyerinizde sizi gülünç duruma düşürmek için yürüyüşünüzün, hareketlerinizin veya konuşmalarınızın taklit edildiği olur mu?
19) İşyeri çalışanları tarafından size cinsel ima ya da doğrudan cinsel taciz yapıldığı olur mu?
20) İşyerinizde dini, siyasi görüşünüz, özel yaşamınız veya milliyetinizle alay edildiği olur mu?
21) İşyerinizdeki kişilerden sözel, yazılı ya da fiziksel olarak tehdit aldığınız oldu mu?
22) İşyerinizde size karşı bağırma, kapıları çarpma veya masa yumruklama gibi saldırganca tavırların sergilendiği olur mu?

 

Ali DAĞLAR

Hiç yorum yok: