25 Nisan 2010 Pazar

MOTİVASYON

Sizce motivasyon nedir? Bizi gerçekten motive eden şeyleri biliyor muyuz? İşyeriniz sizi en çok hangi araçları kullanarak motive edebilir? Bu ve benzeri soruları kendimize soruyor muyuz, yanıt verebiliyor muyuz?

İşyerimiz bizim ruhsal özelliklerimizi de bütünümüzün parçası olarak değerlendiriyor mu? Bizi motive edecek sistemleri kurabiliyor, yaşatabiliyor mu? Üzerinde biraz düşünmekte fayda olan bir konu motivasyon. 

Kısaca bireyleri belli bir amaç için harekete geçiren güç şeklinde tanımlanabileceğimiz “motivasyon” kelimesi; Latince “movere”, yani “hareket ettirme, hareketlendirme” kelimesinden gelmektedir. 

Sanayileşmeyle oluşan işbölümü, teknik bazı üstünlükler sağlamasına rağmen çalışanları monotonlaştırmaktadır. Üstün yetenekli çalışanlar bile çoğu zaman tam verimli çalışamazken daha çok duygularıyla hareket eden bireylerin makine gibi sistematik ve randımanlı çalışması beklenmemelidir. Rekabet ekonomisinde işletmeler, en değerli kaynak olarak gördükleri çalışanlarından da optimum fayda sağlamayı hedeflediklerinden, çalışanların motive edilmesi bu noktada önem kazanmaktadır.  

Her birey farklıdır ve bireyler de çeşitli ihtiyaçlar sonrasında güdülenir. Birey ihtiyaç duyduklarını karşılama isteği duyar ve söz konusu ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli şekillerde davranışa geçer. Kişilerin beklentileri ve bu beklentilerin yoğunlukları bireyden bireye, kültürden kültüre faklılık gösterebilir. Ancak fizyolojik ihtiyaçları karşılanmayan bireyler daha üst kademe motivasyon araçları tarafından etkilenmezler.

Gelişmiş toplumlar bireylerin ilk düzey ihtiyaçlarını zaten karşıladığından örgütler yüksek verim için bireylerin saygı görme, kendini gerçekleştirme gibi üst düzey gereksinimlerini karşılamaya çalışmaktadır. Az gelişmiş ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ücretle geçinen bireyler ancak fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktadır. Bu tarz ekonomilerde maddi olanaklar, en büyük motivasyon araçlarıdır. Ancak yabancı sermayeli veya ortaklı işletmeler ve uluslar arası kalite standardını hedefleyen firmalar yüksek maaşlı kalifiye eleman çalıştırdıklarından “para” dan başka arayışlar içine girmektedirler.

Ülkemizde de eleman sirkülasyonunu minimum düzeyde tutmayı ve maksimum verim elde etmeyi hedefleyen bazı firmalar çalışanlarına uyguladığı motivasyon testleri sonuçlarından veya İnsan Kaynakları Bölümü’ nün hazırladığı rapor,  performans değerlendirme sonuçları gibi çıktılardan faydalanarak çalışma ortamlarının dizaynı, elemanların özel işlerinin (fatura ödemesi gibi) yapılması, öneri sistemi geliştirilmesi, serbest giysi günü, turnuvalar, aileler ile açık partiler, spor saati, piknikler veya takım ruhunu geliştirmeye yönelik dağ kampları gibi aktivitelerle çalışanlarını ortak hedefte kilitlemeye çalışmaktadır.

İnsan faktörünün önemini kavrayan işletmelerin, çalışanlarının maddi, manevi tüm ihtiyaçlarını karşılayarak onlara huzurlu ve istekle çalışılan bir ortam sunduğunu, sonucunda da yüksek verim elde ettiklerini söyleyebiliriz. Çalışanların verimi ve başardığı işler yeteneklerine ve motivasyonlarına bağlıdır. Kişilerin yapabilecekleri, eğitim ve yetenek seviyeleriyle sınırlanırken yapabildiklerini moral ve motivasyon seviyeleri belirler. Kişiler ancak motive olduklarında ellerinden gelenin en iyisini yapabilir. Bu nedenlerledir ki bireylerin motive edilmeleri, iyi moralle çalışmalarının sağlanması için araştırmalar yapılmaktadır. Tam bu noktada en zor kontrol edilen ve en önemli üretim faktörü olan insan emeğini dinamik hale getirebilecek özendirme araçlarını sıralayacak olursak;

1) Sosyo-ekonomik Araçlar : Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çalışanlar için en önemli ve en özendirici araçlar; gelir düzeyi, güvenlik (emeklilik, kaza, işsizlik sigortaları v.b.), çalışanların kara ortak olmasıdır.

2) Örgütsel ve Yönetsel Araçlar :  Eğitim, yükselme olanakları, etkili şikayet mekanizması, kararlara katılma olanağı sağlanması, işin çekici kılınması, işin monotonluğunun giderilmesi ve zenginleştirilmesi, iş güvenliğinin sağlanması, iletişim, eşitlik, eğlenceli iş ortamı, çalışan için oryantasyon (işe alıştırma) programı, iş tatmininin sağlanması, çalışanınn moralinin yükseltilmesi, işin yoruculuğunun giderilmesi ve yönetici davranışlarının yapıcı olması,

3) Psiko-sosyal Araçlar : Pek çok işletmede dikkate alınmayan ancak son zamanlarda etkinliği hissedilmeye başlayan araçlardır. Statü, kişisel yetke ve güç kazandırma, çalışana danışmanlık hizmeti, rekabet, özel yaşama saygılı olma ve sosyal katılım psiko-sosyal özendirme araçları olarak sayılabilir.

Son yıllarda giderek artan sayıda işletme, iş veriminde psikolojik faktörün önemini kavrayarak çalışanların yabancılaşmasını, saldırganlık, küsme v.b. davranışlarını engelleyebilmek ve işgücü maliyetlerini düşürmek için motivasyon araçlarını kullanmaktadır.  

Zaman zaman biz bile kendimizi motive eden şeyin aslında ne olduğuna karar veremezken, işletmelerin zamanla, ihtiyaçlarla ve kişiden kişiye değişen gereksinimleri karşılayacak etkin bir motivasyon sistemi kurması aslında zor bir iştir çünkü bireyin davranışlarının dayanağı olan gereksinimleri de çoğu zaman içseldir. Bireye özeldir.  

Davranışlarımızın nedeni olan gereksinimlerimiz, önem dereceleri farklılıklar göstermektedir ve tüm bireyler aynı anda aynı gereksinim düzeyinde güdülenemeyeceklerinden motivasyon sistemlerinin oluşturulmasında bireysel farklılıklara da yer verilmesi gerekmektedir. 

Ancak çalışanların fiziksel, düşünsel ve duygusal yapılarının bütün olduğunun farkında olan yöneticiler, çalışanların çalışma amaçlarını öğrenerek davranışlarını değerlendirmekte ve işletmeye faydalı çalışanlar kazandırabilmektedir. Yöneticiler, çalışanlarının verimini arttırmak, emeklerini işletme hedefleriyle kilitlemek, sadakat ve yaratıcılık istiyorsa motivasyon konusuna gereken önemi vermek zorundadır.

İşletmelerde etkili bir motivasyon sistemi kurulurken motivasyonu arttırıcı yöntemler geliştirmek, uygulamak ve önlemler almak adına yöneticilere ve İnsan Kaynakları Bölümleri’ ne de büyük sorumluluk düşmektedir.

Batının uzun zamandır farkında olduğu ve üzerine pek çok kuram oluşturulmuş, pek çok araştırmaya konu olmuş olan motivasyon kavramı günümüz ekonomilerinde artan rekabet nedeniyle çalışanlarından maksimum verim elde etmek isteyen tüm firmaların üzerinde çalışması gereken bir konudur. İşletmeler er yada geç çalışanlarının fiziksel ve zihinsel özellikleri gibi ruhsal özelliklerini de bir bütün olarak görmek zorunda kalacak ve sonuçta motivasyon konusu gündemleri çok daha fazla işgal edecek, daha fazla araştırmanın konusu olacaktır.

 

Yazar Nilüfer Özemir Soysal   

Pazar, 25 Nisan 2010

 

Kaynakça; Zeyyat SABUNCOĞLU , Melek TÜZ, Örgütsel Psikoloji, Ezgi Kitabevi, Bursa, 1995.  

Kaynak : http://www.mcozden.com