17 Şubat 2010 Çarşamba

Kendinizi Sürekli Yorgun mu Hissediyorsunuz?

Yaşın ilerlemesi durdurulamaz ama zinde, sağlıklı, hareketli ve dolayısıyla kendiyle barışık “yaş”lanmak pekala mümkündür. Bu da düzenli yapılan egzersizler, uygun beslenme ve uygulanan fizik tedavi programları ile mümkündür.

Günümüzde gelişen teknoloji, bir yandan hayatımızı kolaylaştırıp bize zaman kazandırırken diğer yandan insan üzerinde sinsi bir tehdit oluşturmaktadır. İnsan vücudu hareket etmek üzere yaratılmıştır. Hareket etmeyen bedende kısa veya uzun dönemde problemler meydana gelir. Bu problemlerin en başında ise şişmanlık yer alır. Ayrıca eklemlerde, kaslarda ve iç organların fonksiyonlarında da problemler yaşanır. Sonunda giderek şişmanlayan, eklemlerin hareketlerinde kısıtlılığı olan, kaslarında ağrı tarif eden “kondisyonsuz”, “yorgun”, “halsiz”, “isteksiz”, “hantal” bir kişi çıkar ortaya.

Bu kişiler genç veya yaşlı olabilir. Yaşın ilerlemesi durdurulamaz ama zinde, sağlıklı, hareketli ve dolayısıyla kendiyle barışık “yaş”lanmak pekala mümkündür. Bu da düzenli yapılan egzersizler, uygun beslenme ve uygulanan fizik tedavi programları ile mümkündür. Halsiz, isteksiz, yorgun kişilerin çoğunluğu doktor doktor dolaşırlar. Basit ağrı kesiciler ile hayatlarını sürdüren bu kişiler uzun dönemde şikayetlerinden kurtulamadıkları için kronikleşen bu rahatsızlıklarıyla yaşamaya devam ederler.

Vücudunuzu hareketsiz bırakmayın

Fibromiyalji sendromu, yaygın vücut ağrıları ve halsizlik ile kendini gösteren kronik bir ağrı sendromudur. En belirgin özelliği yaygın “kas ağrıları”dır. Hayat kalitesinde belirgin düşüşe neden olur. Hastaların yaygın vücut ağrılarının yanı sıra halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, uyku bozukluğu ve dolayısıyla “sabah yorgun uyanma” ve “tutukluk” şikayetleri mevcuttur. Hastalar, yorgunluk nedeni ile işe konsantre olmada güçlük çekerler. “Sabah yorgun kalkıyorum” diyen hasta, gün boyunca aynı isteksizlik ve yorgunluk hissi ile bir şey yapmak istemez. Mevsim değişiklikleri ve özellikle soğukta şikayetler artar. İş gücü kaybı ve hayat kalitesinde düşüş olur. Bu grup hastalar, kaynağı teşhis edilemeyen ağrı şikayetleri nedeni ile çeşitli branşların doktorlarına başvururlar, daha sık operasyon geçirirler. Ancak doğru teşhis edilemediğinde, şikayetler ağrı kesici ilaçlar ile geçiştirildiğinde sorun tam olarak giderilemez. Hastaların şikayetleri kısa bir süre azalmış veya geçmiş gibi gözükse de, bir süre sonra tekrarlar.

Fibromiyalji sendromunun görülme sıklığı kadınlarda % 3-4, erkeklerde % 0,5 olarak bildirilmiştir. Hastaların % 70-80 kadarı kadınlardır. En sık 30-50 yaş grubunda rastlanmaktadır. Hastaların bazen hiç şikayetleri olmazken, bazı dönemlerde şikayetleri artar. Enfeksiyon, fiziksel veya duygusal bir travma, soğuk ve nemli hava, mevsim değişiklikleri, yüksek çalışma temposu, gürültü gibi nedenler hastalığı tetikler

Vücudun alt ve/veya üst yarısında ağrılar mevcuttur. Ağrılar, vücudun daha çok kullanılan boyun ve bel bölgelerinde belirgindir. Bu hastalarda tipik olarak boyun ve sırt bölgesindeki ağrılara baş ağrısı da eşlik eder. Mide ağrısı, ağrılı adet dönemleri, nefes almada zorlanma hissi, çarpıntı, zaman zaman ellerde terleme-titreme-uyuşma-karıncalanma ve şişlik hissi, gözlerde ve ağızda kuruluk hissi hastaların şikayetleri arasında yer alır.

Bu hastalıkta kan tetkikleri ve radyolojik incelemeler normal sonuçlar verir. Ancak altta yatan başka hastalıklara da eşlik edebilir. Laboratuar sonuçlarında anormal değerler söz konusu olduğunda mutlaka altta yatan patoloji araştırılmalıdır.

Fibromiyalji sendromu, depresyon, migren, kronik yorgunluk sendromu veya miyofasyal ağrı sendromu gibi hastalıklarla örtüşebilir. Bunlar bir arada da olabilirler. Bu hastaların % 25’inde depresyon, % 50’sinde migren gözlenmiştir.

Ağrılarınızdan nasıl kurtulabilirsiniz?

Hastaların tedavisi belli bir program ile yapılmalıdır. Bu program içinde ilaç tedavisinin yanı sıra, egzersiz, masaj, fizik tedavi gibi tedaviler ve beslenmenin düzenlenmesi yer alır. Gerektiğinde psikolojik destek verilmelidir. Tedavi, ağrıyı ve yorgunluğu azaltmak, depresif semptomları gidermek ve diğer semptomları en aza indirmek amacı ile düzenlenir. Burada “azalmış fiziksel aktivite ve artmış ağrı” kısır döngüsünü kırmak amaçlanır. Tek bir standart tedavi yolu yoktur: Kişi “fibromiyalji sendromu” hakkında bilgilendirilmeli, kişiye özel fiziksel egzersiz programı düzenlenmeli, uyku problemi çözülmelidir. Kişinin rahatlaması ve gevşemesi için gerektiğinde fiziksel ajanlar ve gevşeme teknikleri kullanılmalıdır.

Tedavide, uygun doz ve sürede, doktor kontrolünde antidepresan ilaçlar ve ağrı kesiciler kullanılmalıdır. Fibromiyalji sendromu olan kişiler uzun süreli hareketsizlik nedeni ile kondisyonsuz olduklarından, egzersiz programına yoğun şekilde başlamamalıdır.

Hedef, haftada en az 3 gün yarım saatten az olmamak kaydı ile yürüme, bisiklete binme veya yüzme gibi sporları devamlı yapmaları uygun olur. Egzersiz programından önce ısınma ve sonrasında soğuma egzersizleri yapılmalıdır. Böylece spor yaralanmalarından korunma sağlanır. Yapılan egzersizler hastanın kaslarında güçlenme yaparak, oturma veya ayakta durma sırasındaki duruşu düzeltir. Bu da kasların dengeli çalışması anlamına gelir.

Hiç yorum yok: