29 Ocak 2010 Cuma

Hasircizâde Mehmet Aga,

 Hasircizâde Mehmet Aga, bir gun Fuat Pasa'nin yaninda iken pasanin pirlanta yuzugune dikkatle bakmaga baslamıs. Fuat Pasa sormus.

- Yuzugume mi bakiyorsun?

- Evet Pasam... Tasini merak ettim.

- Elmastir.

- Guzel. Fakat faydasi nedir?

- Hic...

- Peki, ne gelir getirir?

- Hic.

- Yazik. Benim de babadan kalma bir cift tasim var; bana senede elli altin getirir.

- Amma yaptin ha! Ne tasi ki bu?

- Degirmen tasi! Zira bu tas sayesinde hem nafakami cikariyorum, hem hayir hasenat yapiyorum hem de insanlara bu tas sayesinde hizmet ediyorum.

 

YANi : istediginiz kadar bilgi ile donatilmis olun, bir degil 3-4 universite bitirmis olun, isterseniz tum AB ulkelerinin dillerini konusun, eger bu bilgileriniz ve hunerleriniz bir fayda saglamiyor, basta kendiniz olmak uzere diger insanlara bir hizmete vesile olmuyorsa o zaman yukten baska nedir? Tipki parmaginda pirlanta yuzuk tasiyan birine o tasin hicbir gelir elde etmemesi gibi..

 

 

Ayakkabıcı

Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı; ama küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.

 

Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu.

Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:

 

- Küçük!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.

 

Çocuk, ona dönerek:

 

- Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.

 

- Bence önemli değil!. diye atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da vicdanı. Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı

sürdürdü:

 

- Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.

 

Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:

 

- Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?

 

- Çok basit!. dedi, adam. Eğer vicdan yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orada tüm eksiklikler tamamlanacak.

 

Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla daha fazla mükafat görecekler...

 

Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrini işaret ederek:

 

- Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?

 

Çocuk, başını yanlara sallayıp:

 

- Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.

 

- İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20

 

liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder.

 

Çocuk biraz düşünüp:

 

- Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?

 

- Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım. Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam

ederek:

 

- Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.

 

- İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.

 

- Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!. Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerideki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek.

 

- Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.

 

Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere.

Eski bir ayakkabı, para eder mi?

 

- Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan haberin yok herhalde. Bir antika ne kadar eski ise o kadar para tutar.

Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30-40 lira eder.

 

Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları üzerinden atabilmiş değildi.

Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya.

Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:

 

- Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..

 

Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:

 

- Babam haklıymış!. dedi. 'Sakat olduğum için üzülmeme hiç gerek yok!' demişti.

 

Her rüzgar savuracak bir toz bulur,

Her hayat yaşanacak bir can bulur,

Her umut gerçekleşecek bir düş bulur

Bulunmayacak tek şey senin benzerindir

 

27 Ocak 2010 Çarşamba

Simurg Efsanesi

Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg ( Zümrüd-ü Anka ya da batıda bilinen adıyla Phoenix ), Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Bu kuşun özelliği gözyaşlarının şifalı olması ve yanarak kül olmak suretiyle ölmesi, sonra kendi küllerinden yeniden dirilmesidir…

Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.

Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.

Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için ise yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş, hepsi birbirinden çetin yedi vadi... İstek, aşk, marifet, istisna, tevhid, hayret ve yokluk vadileri...

Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. İsteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar yolda birer birer dökülmüşler. Yorulanlar ve düşenler olmuş...

"Aşk Denizi"nden geçmişler önce...". "Ayrılık Vadisi"nden uçmuşlar...". "Hırs Ovası"nı aşıp, "Kıskançlık Gölü"ne sapmışlar... Kuşların kimi "Aşk Denizi"ne dalmış, kimi "Ayrılık Vadisi"nde kopmuş sürüden... Kimi hırslanıp düşmüş ovaya, kimi kıskanıp batmış göle...

Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp. Papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş. (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış) Kartal, yükseklerdeki krallığını bırakamamış. Baykuş yıkıntılarını özlemiş. Balıkçıl kuşu bataklığını.

Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış. Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "Şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "Yokoluş"ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.

Sonunda sırrı, sözcükler çözmüş: Farsça "si", "otuz" demektir... murg" ise "kuş"...

Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki; "Simurg - otuz kuş" demekmiş. Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş. 30 kuş anlar ki, aradıkları sultan kendileridir ve gerçek yolculuk kendine yapılan yolculuktur.

Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yok oluşu da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek,
kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça,
her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız.

Şimdi kendi gökyüzünüzde uçmak zamanıdır...

Kaynak: Anonim

       
 

 

22 Ocak 2010 Cuma

Çeyiz parası nasıl alınır

Çeyiz parası nasıl alınır?

 

 

Okurumuz Kadriye Gülen, “babamdan yetim aylığı almaktayım. Babam 1983 yılında vefat etti. Yakında evleneceğim. 1999 yılından bu yana maaşı tek başıma almaktayım. Ne kadar ve nasıl ödeme alırım?” diye soruyor.

Konuya ilişkin çok sayıda okurumuzdan değişik sorular geliyor. Bu nedenle konuyu ayrıntılı olarak incelemek gerekiyor. Anne veya babasının ölümü nedeniyle SGK’dan yetim aylığı almakta olan kız çocuklarına resmi olarak evlenmeleri halinde evlenme ödeneği (çeyiz parası) ödenmektedir.

***

Sadece kız çocukları alabilir

Gelir veya aylıklarının bu nedenle kesilmesi gereken kız çocuklarına resmi olarak evlenmeleri ve yazılı olarak talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin iki yıllık tutarı bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak peşin ödenmektedir. Evlenme ödeneğinin (çeyiz parası) ilk evlilikte alınması şartı yoktur. İlk evliliğinde almayanlar, eşinden ayrıldıktan sonra yetim aylığı alırken yeniden evlenmeleri halinde evlenme ödeneğinin (çeyiz parası) alabilirler. Erkek çocukların evlenme ödeneği (çeyiz parası) alma hakkı yoktur.

Evlenme ödeneği alan hak sahibinin aylığının kesildiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde yeniden hak sahibi olması halinde, iki yıllık sürenin sonuna kadar gelir veya aylık bağlanmaz, bu durumda olanlar 60-1/f bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılarak sağlık yardımlarından faydalanabilir.

Evlenme ödeneği (çeyiz parası) alabilmek için “yetim aylığı almakta olan” şartı bulunmaktadır. Yani, çalışması veya başka bir nedenle yetim aylığı almadığında evlenen kız çocukları hak sahibi olmadıkları için evlenme yardımı (çeyiz parası) alamazlar. Ancak, işten ayrılıp yetim aylığı almaya başlayan ve yetim aylığı alırken evlenen kız çocuğuna evlenme ödeneği (çeyiz parası) verilmektedir.

***

Başvuru yeri ve belgeleri

Evlenme ödeneği (çeyiz parası) alacak yetim kız çocukları 4/a (SSK) ve 4/b (Bağ-Kur) kapsamında hak sahibi iseler, bağlı bulundukları Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine veya Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüklerine başvuru yapmaları gerekir.

Evlenme ödeneğinin ödenmesi için hak sahiplerinin bir dilekçe ile Kurumun ilgili ünitesine başvurması şarttır. Evlenme tarihi nüfus kütüğüne işlenmemişse, dilekçeyle birlikte, evlenme cüzdanının bir örneğinin de Kuruma verilmesi zorunludur. Evlenme ödeneği verilen kız çocuklarının dışındaki diğer hak sahiplerinin gelir ve aylıkları iki sene sonra yükseltilecektir.

Bağ-kur sigortalılarından ölüm tarihi Kanunun yürürlük tarihinden önce olanların hak sahibi kız çocuklarının Kanunun yürürlük tarihinden sonra evlenmeleri halinde, bunlara da evlenme ödeneği verilecektir.

***

Memur yetimleri nereye başvuracak

Çeyiz parasını 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı kapsamında alacak olanlar ise, “Sosyal Güvenlik Kurumu Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı Milli Müdafaa Cad. No: 24 06643 Bakanlıklar/Ankara” adresine müracaatta bulunmaları gerekir.

***

Zaman Aşımına Dikkat

Kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından kazanılan diğer haklar, hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse düşmektedir. Bu nedenle evlenme yardımı (çeyiz parası) beş yıl içinde istenmediği takdirde bu hak ortadan kalkmaktadır. Bu ne denle zaman aşımına dikkat edilmelidir.

 

Resul Kurt

 

İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞVEREN TARAFINDAN DERHAL (BİLDİRİMSİZ) FESHİ

İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞVEREN TARAFINDAN DERHAL (BİLDİRİMSİZ) FESHİ

Tarih: 21.01.2010

I.        GİRİŞ

Bildirimsiz fesih, işçinin ya da işverenin iş akdini (sözleşmesini) haklı sebeplere dayanarak derhal feshetmesidir. Bildirimsiz fesih hakkı, haklı bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi, kanunda belirtilen sebeplere istinaden işverene belirli süreli ya da belirsiz süreli iş akdini sürenin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin feshetme hakkını tanımıştır. İşveren, feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat etmekle yükümlüdür.
 

II. BİLDİRİMSİZ FESİH NEDENLERİ

İş akdinin işveren tarafından derhal (bildirimsiz) feshi 4857 sayılı İş Kanunumuzun 25. maddesinde 4 kategoriye ayrılarak açıklanmıştır.

A - Sağlık Nedenleri
            B - Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri
            C -  Zorlayıcı Nedenler
            D -  İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması
 

A - Sağlık Nedenleri

      İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi  halinde işveren iş sözleşmesini derhal feshedebilecektir.    

Bu sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. 

      İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda işveren bu maddeyi gerekçe göstererek iş akdini feshedebilir.
 

B - Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri

      İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.

       İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.

       İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.

       İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi.

      İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

       İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.

      İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.

      İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.

      İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

C- Zorlayıcı Nedenler         
     İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkması halinde işveren işçinin iş akdini derhal feshedebilecektir . Zorlayıcı sebeplere şiddetli kar yağışı, su basması gibi nedenler zorlayıcı nedenlerdir. 

D -  İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması

İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 4857 sayılı İş Kanunun 17. maddesindeki bildirim sürelerini aşması bildirimsiz fesih nedenidir . 

II.  BİLDİRİMSİZ FESİH KULLANMA SÜRESİ

İş Kanunu iş sözleşmesinin bildirimsiz feshini belirli bir süreye bağlamıştır. Buna göre kanunun  25. maddesinde belirtilen  ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere istinaden fesih yetkisi, "öğrenme gününden başlayarak altı iş günü geçtikten ve olayın gerçekleşmesinden itibaren bir yıl" geçtikten sonra kullanılamayacaktır. Bu durum hem işçi hem de işveren açısından geçerli olup, sağlık nedenleri ve zorlayıcı nedenlerle akdin feshedilmesinde süre kısıtlaması belirtilmemiştir. İşçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde söz konusu bir yıllık süre dikkate alınmaz. 

SONUÇ

İşverenin, İş Kanununun kendisine vermiş olduğu fesih hakkını kullanabilmesi için 4857 sayılı kanunun 25. maddesinde  belirtilen şartlardan en az birinin gerçekleşmiş olması, fesih hakkının süresi içerisinde kullanılması ve fesih nedeninin ispat edilmesi gerekmektedir. İşverenin, iş sözleşmesini haklı sebeplere dayanarak ispat edememesi, fesih hakkını süresi içinde kullanmaması derhal fesih hakkını doğurmamaktadır ve yapılan fesih "haksız fesih" olmaktadır.

İşverenin, iş sözleşmesini sağlık sebeplerini ve zorlayıcı sebepleri gerekçe göstererek feshetmesi halinde işçi kıdem tazminatını hak kazanmanın diğer şartlarını da taşıması suretiyle kıdem tazminatını hak kazanabilecektir. Ancak sözleşmenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerlerinden biri nedeniyle feshedilmesi halinde işçi kıdem tazminatı almaya hak kazanamayacaktır. Sağlık nedenleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri ve zorlayıcı nedenler yüzünden iş akdinin feshedilmesi halinde ihbar tazminatı da ödenmeyecektir.



15 Ocak 2010 Cuma

29 TL'lik primle hastane masraflarından kurtulun!

Sosyal devlet anlayışı gereği bütün vatandaşlarımız ücretsiz sağlık hizmeti almaktadır.
Peki sistem nasıl işliyor? Şöyle ki;
- Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur ve İsteğe Bağlı Bağ-Kur'a tabi olan herkes zaten adına prim yattığı için sağlıktan faydalanıyor.
- Eğer işten ayrıldıysanız boşta kaldığınız 90 gün boyunca yine sağlık hizmetinden faydalanabiliyorsunuz.
- Hiçbir kuruma prim yatırmayanlar ise ya gelirleri 243 TL'nin altında olduğu için ücretsiz (eski adıyla Yeşil Kart) veya gelirlerine göre Sağlık Sigortası Primi yatırarak sağlık hizmetinden faydalanabilirler.
Malum yeni yılla birlikte prim ücretlerinde de değişiklikler oldu. İşte yeni Sağlık Sigortası Primleri:
01.01-2010-30.06.2010 arasında İsteğe Bağlı Sağlık Sigortası Primleri aşağıdaki gibidir:

İŞTE YENİ YILIN
SAĞLIK SİGORTASIRAKAMLARI
- Gelirleri brüt asgari ücretin üçte biri (243,00) ile asgari ücret arasında olanlar, brüt asgari ücretin üçte birinin yüzde 12'sini (29,16 TL),
- Brüt asgari ücret (729) ile brüt asgari ücretin iki katı (1.458) arasında olanlar, brüt asgari ücretin yüzde 12'sini (87,48 TL),
- Brüt asgari ücretin iki katından (1.458) fazla olanlar, brüt asgari ücretin iki katının yüzde 12'sini (174,96 TL) ödeyecekler.
01.07-2010-31.012.2010 arasında İsteğe Bağlı Sağlık Sigortası Primleri aşağıdaki gibidir:
- Gelirleri brüt asgari ücretin üçte biri (253,5) ile asgari ücret arasında olanlar, brüt asgari ücretin üçte birinin yüzde 12'sini (30,42 TL),
- Brüt asgari ücret (760,5) ile brüt asgari ücretin iki katı (1.521) arasında olanlar, brüt asgari ücretin yüzde 12'sini (91,26 TL),
- Brüt asgari ücretin iki katından (1.521) fazla olanlar, brüt asgari ücretin iki katının yüzde 12'sini (182,52 TL) ödeyecekler.

GELİRİNİZ YÜKSEKSE BOŞUNA PRİM ÖDEMEYİN!
Rakamlar böyle...
Görüldüğü gibi SAĞLIK HİZMETİ almanın bir yolu da 29 TL'den başlayan küçük bir prim yatırmak. Ancak geliri yüksek olan okuyucularımıza şu tavsiyede bulunmadan edemeyeceğim:
Eğer geliriniz yüksekse yani 182 TL İsteğe Bağlı Sağlık Sigortası Primi ödeyeceğinize; 233 TL'lik İsteğe Bağlı Sigorta Primi ödeyin hem sağlık hizmetinden ücretsiz faydalanın hem de emekli olun!

Lütfi Köksal

7 Ocak 2010 Perşembe

KONUT EDİNDİRME YARDIMI HAK SAHİPLERİNE ÖDEME YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

 

KONUT EDİNDİRME YARDIMI HAK SAHİPLERİNE ÖDEME YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

 

 07 Ocak 2010 Tarihli Resmi Gazete   Sayı: 27455   Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı)’tan:

 

MADDE 1 – 14/8/2007 tarihli ve 26613 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

               

“Bu fıkra uyarınca anapara ve ferilerinin ayrımı yapılmaksızın 410 numaralı hesaba aktarılan tutarlar bütçeye gelir kaydedilir.”

               

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

               

“Yabancı uyruklu konut edindirme yardımı hak sahipleri ise T.C. Kimlik Numarası yerine yabancı kimlik numarası veya vergi numarası ile başvurabilirler.”

               

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve sekizinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

                “(7) Bankaya iletilen listelerde isimleri yer almadığı halde, konut edindirme yardımına müstahak olduğunu ileri sürenlerin, ilanın yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde mülga 3320 sayılı Kanuna göre konut edindirme yardımı hesaplarını tahakkuk ettirmek ve ilgili bankaya devretmekle yükümlü olan kurum ve kuruluşlara başvurmaları halinde, adlarına daha önce konut edindirme yardımı yapıldığı hususunun her zaman düzenlenmesi mümkün olmayan nitelikteki belgelerle kanıtlanması veya bu durumun ilgili kurumların kayıtları ile anlaşılması kaydıyla, konut edindirme yardımı tutarları ilgili kurum veya kuruluşlarca 5939 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun geçici 1 inci maddesinin yürürlüğe girmesinden itibaren bir ay içinde 4 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen formatta ve şekilde Bankaya bildirilir. Bu fıkrada belirtilen başvuru süresi geçirildikten sonra yapılan talepler ilgili kurum ve kuruluşlarca dikkate alınmaz.”

                “(8) Yedinci fıkrada belirlenen sürenin sonuna kadar ilgili kurum ve kuruluşlarca Bankaya gönderilen listelerde belirlenen hatalı bildirimler, Banka tarafından azami 3 ay içinde ilgili kurumlara düzeltme işlemleri için iade edilir. Hatalı bildirimlerin düzeltilmesi ile ilgili süre 31/12/2010’da sona erer. Ancak kurum ve kuruluşlar süre sonunu beklemeden düzeltmesi tamamlanan listeleri üçer aylık dönemler halinde Bankaya gönderir. Bu düzeltme sırasında, 30/6/2010 tarihinden sonra yeni hak sahibi bildirimi yapılamaz. Banka, yedinci fıkrada belirlenen sürenin sonuna kadar yapılacak bildirimlerden hatasız olanlara göre hazırlanacak listeleri 31/3/2010 tarihine kadar, kurum ve kuruluşlarca düzeltme işlemleri yapılarak gönderilen listeleri ise üçer aylık dönemler halinde EGYO’ya gönderir. Düzeltmeler neticesinde hazırlanacak son liste 31/3/2011 tarihine kadar EGYO’ya gönderilir. Bankaca EGYO’ya bildirilen listeler hak sahipliğinin tespitine esas olmak üzere EGYO tarafından Resmi Gazete’de ilan edilir.”

                “(9) Sekizinci fıkraya göre Resmi Gazete’de ilan edilen ilk listede yer alan hak sahipleri için 5 inci maddeye göre yapılan nema hesaplaması neticesinde oluşan yardım tutarına ilk ilanın yapılacağı tarihe kadarki dönem için %10 artış uygulanır. İlk ilan tarihinden sonraki listelerde isimleri yer alacak hak sahiplerine ise her ilan dönemi için başlangıçtaki %10 artışa ilave olarak basit usulde %1,25 artış uygulanır.

                (10) Deprem, sel, yangın gibi sebeplerle konut edindirme yardımı hak sahiplerinin bildirimlerini 5664 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı cetvele uygun şekilde yapamayan kurum ve kuruluşların, bu bilgilerin yukarıda belirlenen sebeplerle zayi olduğuna ilişkin mahkeme kararını ekleyerek hak sahiplerinin kurum ve kuruluşlarında çalıştıkları tarihleri 30/6/2010 tarihine kadar 5939 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı cetveldeki formatta ve elektronik ortamda Bankaya bildirmeleri halinde, hak sahiplerinin bu kurum ve kuruluşlarda çalıştıkları tarihlere isabet eden yasal yardım dilimleri dikkate alınmak suretiyle dokuzuncu fıkra çerçevesinde nema hesaplaması yapılarak liste halinde EGYO’ya bildirilir. Bankaca EGYO’ya bildirilen listeler hak sahipliğinin tespitine esas olmak üzere EGYO tarafından Resmi Gazetede ilan edilir.

                (11) Birinci fıkra uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilen listelerde yer aldığı halde hatalı bildirimler nedeniyle yardım tutarını alamayanların bilgileri de sekizinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda kurum ve kuruluşlarca Bankaya bildirilmesi sonrasında işleme alınarak EGYO tarafından Resmi Gazetede iptal ve düzeltme listesi olarak ilan edilir. Bu listelerdeki hak sahiplerinin alacakları da dokuzuncu fıkra çerçevesinde nemalandırılır.

                (12) Birinci fıkra uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilen listelerde yer aldığı halde, yardım tutarını eksik alan hak sahiplerinin alacakları ile Resmi Gazetede ilan edilen listelerde yer almayıp hak sahibi oldukları ilgili kurum ve kuruluşlarca bildirilen kişilerin alacakları ile ilgili olarak; düzeltme, nemalandırma ve ilan işlemleri sekizinci ve dokuzuncu fıkrada belirtilen esaslar uyarınca yapılır.

                (13) Belediyeler, bu Yönetmelikte belirlenen kriterlere ve nema hesaplama yöntemine göre nemalandıracakları tutarı kendi kaynaklarından çalışanlarına ödeyebilir.

                (14) Bu madde uyarınca yapılan ilan tarihlerinden itibaren beş yıl içinde talep edilmeyen alacaklar Hazineye irad kaydedilir.

                (15) Bu maddede yapılan düzenlemeler uyarınca ilan edilen listelerde yer alan;

                a) 5664 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ve 5 inci maddesinin ikinci ve altıncı fıkralarında tanımlanan gruptaki hak sahiplerine 5664 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 18 inci maddesi uyarınca,

                b) 5664 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde tanımlanan gruptaki hak sahiplerine ise, 5664 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ödenmek üzere Hazine Müsteşarlığı tarafından EGYO’ya kaynak aktarılır.”

                MADDE 4 – Bu Yönetmeliğin;

                a) 1 inci maddesi ile 3 üncü maddesinin on üçüncü fıkrası 30/5/2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

                b) Diğer maddeleri 17/12/2009 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde

                yürürlüğe girer.

                MADDE 5 – Bu Yönetmelik hükümlerini Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan ile Toplu Konut İdaresi Başkanı birlikte yürütür.

 

1 Turizmde İnsan Kaynakları Sempozyumu

http://www.inkay.net/akdenizturmyo.jpghttp://www.inkay.net/inkayamlem.jpg

 

 

 

1. TURİZMDE İNSAN KAYNAKLARI GELİŞİMİ SEMPOZYUMU

09 - 11 NİSAN 2010  PORTO BELLO HOTEL - ANTALYA

 

 

Sayın ilgili,

 

Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu ve İnsan Kaynakları Yöneticileri Derneğinin ortaklaşa düzenlediği "1. Turizmde insan kaynakları sempozyumu" 9-11 Nisan 2010 tarihlerinde Antalya Porto Bello Hotel'de gerçekleştirilecektir. Katılımınızdan mutluluk duyar saygılar sunarız.

 

Sağlıklı, mutlu ve başarılı nice yılları sevdiklerinizle birlikte kucaklamanız dileğiyle yeni yılınızı kutlarım.

 

Detaylı bilgi için www.inkay.net

 

Saygılarımla.

 

Yrd. Doç. Dr. Beykan ÇİZEL (Sempozyum Koordinatörü)

Akdeniz Üniversitesi

Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu

Tel: 242-3102027

Fax:242-2274670

E-mail:beykan@akdeniz.edu.tr

 

2 Ocak 2010 Cumartesi

5510 SAYILI KANUNA GÖRE AY İÇİNDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIŞMA DURUMUNDA DÜZENLENECEK BELGELER

5510 SAYILI KANUNA GÖRE AY İÇİNDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIŞMA DURUMUNDA DÜZENLENECEK BELGELER  

 

Okuyucular gönderdikleri e-maillerde eksik gün bildirimi halinde yapılacak işlemlere yönelik çok sayıda soru yöneltmişlerdir.

 

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 86.maddesine gereği; Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların, otuz günden az çalıştıklarını ispatlayan belgelerin işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesine eklenmesi şarttır. Kamu idareleri ile toplu iş sözleşmesi imzalanan işyerlerinde bu şart aranmaz.

 

Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi Kurumca resen düzenlenir ve muhteviyatı primler tahsil olunur.

 

Otuz Günden Az Çalışılan Süreleri İspatlayan Belgeler

 

28.08.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği 109.maddesi gereği otuz günden az çalışılan süreleri ispatlayan belgeler aşağıda belirtilmiştir.

  • Sosyal Güvenlik Kurumunca yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucularından veya işyeri hekimlerinden alınmış istirahatlı olduğunu gösteren rapor.
  • Ücretsiz veya aylıksız izinli olduğunu kanıtlayan izin belgesi.
  • Disiplin cezası uygulaması, gözaltına alınma ile tutukluluk hâline ilişkin belgeler.
  • Kısmi süreli çalışmalara ait yazılı iş sözleşmesi.
  • İşverenin imzasını da taşıyan puantaj kayıtları.
  • Grev, lokavt, genel hayatı etkileyen olaylar, doğal afetler nedeniyle işyerinde faaliyetin durdurulduğunu veya işe ara verildiğini gösteren ilgili resmî makamlardan alınan yazı örneği.

Belirtilen belgeler sigortalıların eksik gün bildirimine ilişkin (yönetmelik eki) bilgi formu ekinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilir veya Acele Posta Servisi, iadeli taahhütlü ya da taahhütlü olarak gönderilir.

 

Yukarıda sayılan hâllere ilişkin belgelerin geriye yönelik olarak her zaman düzenlenebilir nitelikte olanları, aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süreden sonra verilmesi hâlinde işleme konulmaz. Bu durumların dışındaki otuz günden az çalışılan sürelere ait geçerli belgeleri belirlemeye Sosyal Güvenlik Kurum Yönetim Kurulu yetkilidir.

 

Toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleriyle kamu işyerlerinde çalışan sigortalılara ilişkin eksik bildirim nedenlerinin aylık prim ve hizmet belgesinde belirtilmesi şartıyla ayrıca belge aranmaz.

 

Eksik Gün Nedenleri

 

28.09.2008 tarihi Resmi Gazetede yayımlanan “Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Verilmesine ve Primlerin Ödenme Sürelerine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” gereği eksik gün nedenleri aşağıda sayılmıştır.

1. İstirahat             

2. Ücretsiz/aylıksız izin                           

3. Disiplin cezası                     

4. Gözaltına alınma               

5. Tutukluluk     

6. Kısmi istihdam     

7. Puantaj kayıtları                             

8. Grev   

9. Lokavt

10. Genel hayatı etkileyen olaylar

11. Doğal afet

12. Birden fazla

13. Diğer

15. Devamsızlık

16. Fesih tarihinde çalışmamış

17. Ev hizmetlerinde 30 günden az çalışma

18. Kısa çalışma ödeneği

 

Eksik Gün Nedenlerinin Bildirilmesi

 

Ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmayan ve çalıştırılmadığı günler için de ücret ödenmediği beyan edilen sigortalılara ilişkin olarak, aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı eksik gün nedeni hanesine, yukarıda belirtilen nedenlerden sigortalının durumunu açıklayan kod numarası aylık prim ve hizmet belgesine kaydedilir.

 

Kamu işyerleri ve toplu iş sözleşmesi imzalanan işyerleri hariç olmak üzere, ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların eksik çalıştıklarını ispatlayan belgelerin Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ekinde yer alan belge ile aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre içinde işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğüne elden verilmesi veya aynı süre içinde posta ile gönderilmesi gerekir.

 

Eksik gün nedenlerine ilişkin bilgi ve belgelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmemesi veya Kurumca geçerli sayılmaması halinde, 7201 sayılı Kanuna göre tebliğ edilecek yazı ile işverenden eksik gün nedenlerine ilişkin bilgi ve belge değil, sigortalıların eksik bildirilen sürelerine ilişkin ek nitelikteki aylık pim ve hizmet belgelerinin verilmesi istenilecektir.

 

İşverenden istenilecek olan ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgesindeki prime esas kazanç tutarının ne kadar olacağı, sigortalının ilgili ayda daha önce Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmiş olan prime esas kazanç tutarının prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle bulunan günlük kazanç tutarının eksik bildirilen gün sayısı ile çarpılması suretiyle hesaplanır.

 

Örnek: İşverence 2009/Kasım ayına ilişkin olarak düzenlenen aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı sigortalıların prim ödeme gün sayısının ve prime esas kazanç tutarının,

 

Sigortalı

Gün

SPEK

Eksik Gün Nedeni

 A Sigortalısı

25

750

 İstirahatli

 B Sigortalısı

28

800

 Ücretsiz İzin

 

olduğu ve eksik gün nedenlerine ilişkin bilgi ve belgelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmediği varsayıldığında, işverence düzenlenmesi gereken ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgesindeki prim ödeme gün sayısı (A) sigortalısı için 5 gün, (B) sigortalısı için 2 gün olacak, prime esas kazanç tutarı ise aşağıdaki şekilde olacaktır.

 

A Sigortalısı için

:

750/ 25

=

30

 

:

30 x 5

=

150 TL

B Sigortalısı için

:

800 / 28

=

28,57

 

:

28,57 x 2

=

57,14 TL olacaktır.

 

Eksik gün nedenlerine ilişkin bilgi ve belgelerin Sosyal Güvenlik Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması üzerine, işveren/aracılardan istenilen ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin bir aylık süre içinde verilmemesi halinde de belgede kayıtlı sigortalıların prim ödeme gün sayısı ve prime esas kazanç tutarı da aynı şekilde hesaplanacaktır. Bu durumda her bir sigortalı için yasal aylık asgari ücretin yarısı tutarında olmak üzere idari para cezası uygulanacaktır. Örnek uygulamadaki işverenliğe (693 : 2 = 346,5) 346,5 x 2 işçi = 693 TL idari para cezası uygulanacaktır.

 

Eksik bildirilen günlere ilişkin ek nitelikteki prim belgeleri Sosyal Güvenlik Kurumu  ilgili yazısının tebliğinden itibaren bir aylık süre içinde verilmiş olsaydı işverenliğe aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında idari para cezası uygulanacaktır. Örnek uygulamadaki işverenliğe (693 : 8 = 86,6) 86 x 2 işçi = 172 TL idari para cezası uygulanacaktır.

 

Sonuç

 

Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların, otuz günden az çalıştıklarını ispatlayan belgelerin işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesine eklenmesi şarttır.

 

Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilen sürelere ait primler Kurumca resen tahakkuk ettirilerek tahsil edilecektir.

 

Eksik bildirilen günlere ilişkin ek nitelikteki prim belgelerinin Sosyal Güvenlik Kurumu  ilgili yazısının tebliğinden itibaren bir aylık süre içinde verilmesi halinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 102-c/2  maddesi uyarınca aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

 

Ek nitelikteki prim belgelerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca resen düzenlenmesi halinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 102-c/3  maddesi uyarınca aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

 

28 Aralık 2009

 

Cumhur Sinan Özdemir

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

İş Müfettişi -Ankara

csnozdemir@gmail.com