6 Eylül 2009 Pazar

Eray Beceren'den

Merhaba,

Bazı kitapların birden fazla okunması gibi bazı filmlerde birden fazla izlenmeğe değerdir. Bunlardan birtanesi 2006 yılı yapımı Ryan Fleck’in yönetmenliğini yaptığı, Fevkalade üstün bir performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ına aday olan Ryan Gossling’in baş rolünü oynadığı Half Nelson (yarım öğretmen).

Filmi ve konusunu çok iyi hatırlayamıyordum ve içimden tekrar izleme isteği oluştu. Izledim ve son günlerde üzerinde çalıştığımız “farklılıklar yönetimi” konusuna odaklanmamın bana bu filmi tekrar izlettiğini anladım. :-)))

Filmin baş kahramanı Dan Dunne (Ryan Gosling), alışık olduğunuz öğretmenlerden (tarih öğretmeni) farklı. Sadece öğrencilerine varoluştan, Amerikan İç Savaşı'ndan, özgür düşünceden, diyalektikten bahsettiği için değil; sınıf içinde son derece dinamik ve öğrencileri ile sağlam ilişkileri olan bir insan iken sınıf dışında uyuşturucu bağımlılığının pençesinden bir türlü kurtulamayan ve hep bir kaybeden olmaya mahkum bir insan olduğu için de...

Dan için gece ve gündüz, siyah ile beyaz kadar ayrıdır birbirinden. Tezatlık ilkesi der Dan buna. Bu fikir ya da ilke belki de daha uzun üzerinde konuşulacak bir konu.

Filmin bir bölümünde öğrencilerden biri şöyle bir olaydan bahseder. Bahsedilen olan kısaca şöyledir. “1 Kasım 1977 San Francisco Şehir belediye meclisine Harvey Milk adında bir eşcinsel üye seçildi. Milk’i meclise taşıyan başarılı kampanyanın mimarı lezbiyen Anne Kronenberg’dir. Amerika’da eşcinselliğini saklamadan bir devlet kadrosunda üst düzey yöneticiliğe seçilen ilk kişi oldu. Zaferi, sadece eşcinsel hakları adına önemli değildi. Politik alanda koalisyonlar peşindeydi. Yaşlı vatandaşlardan sendikalı işçilere kadar herkes için, Harvey Milk bir uğurda savaşmanın anlamını değiştiren, tüm Amerikalıların kahramanı haline gelen biri oldu. Bu farklılığa bir başka meclis üyesi sadece bir yıl dayanabildi. 27 Kasım 1978’de Dan White, şehir meclisinde Vali Moscone ve Harvey Milk’I vurarak öldürdü. ”

Konu ile ilgili diye çok kısa bir bilgi daha. 2008’de “Harvey Milk’in hayattnı konu alan bir film çevrildi. Oscar ödüllü Sean Penn, yine Oscar adayı Gus van Sant yönetiminde Harvey Milk’i canlandırıyor. Dustin Lance black’in orijinal senaryosundan yola çikarak çekimleri San Fransisko’da gerçekleştirilen filmin yapımcılığını Akademi ödüllü Dan Jinks ve Bruce Cohen yapıyor. “Milk”, Harvey Milk’in yaşamından sekiz yılı anlatıyor.

Bu olay farklılıklara bakış açısını ve yaklaşımı çok uç noktalarda anlatıyor. Daha hafif boyutlarda olsa da farklılıklar tüm yaşamda yer almaya devam ediyor. Buna, şirketlerin globalleşmesi, bilgi ve eğitimin çok hızla yayılması ve artık farklılıkların bulunulan ortama renk, yaratıcılık ve değer kattığına olan inancın artması sebep oluyor denebilir.

Farklılıkları yönetememek kurum içerisinde uyumun zarar görmesi, ilişkilerin yıpranması ve ta ki mobbinge kadar varan olumsuzluklara neden olabilir.

Bana göre bir çok konuda olduğu gibi “farklılıkları yönetme” konusunda da öncelikle farklılığın farkına varmak gerekir.
    * Farklılığın kaynağı nedir?
    * Bu durumu farklılık olarak görmemizin nedenleri nelerdir.
    * Farklılığı besleyen etkenler nelerdir?
    * Farklılık diye tanımlanan bu durumun iş hayatına etkileri nelerdir?
    * Bu durumu farklılık olarak görmemizin nedenleri nelerdir.
Devamında ortaya konulan tespitlerin üzerine yoğunlaşılarak yönetme ve sorun çözme becerileri geliştirilmelidir.

Haftaya farklılıkları yönetmek ile ilgili paylaşımlarda bulunmak umuduyla...

Iyi haftalar, selamlar, saygılar...

Eray Beceren

Eğitim Danışmanı
www.ERAYBECEREN.com

Hiç yorum yok: