7 Ocak 2009 Çarşamba

GEÇİCİ İŞ GÖRMEZLİK ÖDENEĞİNİN İŞÇİ ÜCRETİNDEN MAHSUP ...

GEÇİCİ İŞ GÖRMEZLİK ÖDENEĞİNİN İŞÇİ ÜCRETİNDEN MAHSUP EDİLMESİ VE MAKTU AYLIK ÜCRETLİ İŞÇİ AYRIMI

İşçinin ücretinden istirahatlı bulunduğu süre içinde  kesinti yapılıp yapılmayacağına ilişkin tartışmalar sürmektedir. Ben de bu tartışmalara yeni açılımlar kazandırmak amacıyla geçmişte bu konuda detaylı bir yazı yazıp, konu ile ilgili farklı görüşleri bu yazıda okurlara sunmaya çalışmıştım.

 

Aslında yeni İş yasamızın 48. maddesinin son bendinde bu konuda eski yasada yer almayan bir ibare yer almakta, ve konunun bu ibare ile netlik kazandığı sanılmaktadır. Oysa hemen peşi sıra gelen 49.madde de yer alan AYLIK ÜCRETLİ işçi ayrımı konuyla ilgili çelişkileri devam ettirmektedir.

 

Gerçektende 4857 sayılı iş yasamızın 48.maddesinin son bendinde açık bir biçimde “ Hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edilir.” İbaresi yer almaktadır. Bu da aylık ücretli işçinin SGK’ dan alacağı geçici iş göremezlik ödeneğinin her koşulda ücretinden mahsup edileceği yani kesileceği gibi bir yoruma neden olmakta ve pek çok uygulamacı da bu yönde işlem yapmaktadır. Hatta Yüksek yargıda benzer doğrultuda kararlar vermektedir.Buna ilişkin bir örnek kararı aşağıda incelemelerinize sunuyorum.

 

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, 13.05.2002-26.07.2002 tarihleri arasında davacı işçiye SSK ararından 75 günlük 456,98.YTL. geçici iş göremezlik ücreti ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle 4857 sayılı Kanun 48. maddesinin "....Hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edilir..." hükmü uyarınca anılan tarihler arasındaki ücretten yapılmış olan geçici iş göremezlik ödemesinin mahsup edilmemiş olması hatalı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
Burada kanımızca Yargıtayın vermiş olduğu bu karar kanun maddesinin dar anlamda yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Böyle düşünmemize neden olan en önemli sebep de şüphesiz ki öncelikle işçinin ücret türünün ( yani işçinin ücretinin aylık mı? Saat ücretlimi ) araştırılmadan bu kararın verilmesidir. Çünkü 4857 sayılı yasanın 49.maddesinde aynen şu ibare yer almaktadır;

 

Hasta, izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hallerde dahi aylığı tam olarak ödenen aylık ücretli işçilere 46, 47 ve 48 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri uygulanmaz. Ancak bunlardan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışanlara ayrıca çalıştığı her gün için bir günlük ücreti ödenir. 

Burada yasa koyucu açık bir biçimde” Hasta, izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hallerde dahi aylığı tam olarak ödenen”   bir işçi kesiminden  söz etmekte ve bu işçileri  diğerlerinden ayırmaktadır. 

 

Bu konudaki düşüncemizi hukukçu görüşleri ile destekleyerek yazımızı sürdürelim.

 

“ Yasada açıkça tanımlanmayan ve sözü edilmeyen “ maktu” nun sözlük anlamı “değeri önceden belirlenmiş, götürü-pazarlıksız” biçimindedir. İş Kanunu uygulamasında ise maktu aylıklı işçi yahut kısaca aylıklı işçi “ hasta,izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hallerde bile aylığı tam olarak ödenen işçi” olarak algılanmaktadır. (İş.K.49/4)

Demek ki burada söz konusu geçici iş göremezlik hallerinde bile aylık ücreti herhangi bir eksiltmeye uğratılmadan ödenen bir işçi anlatılmak istenmektedir. Bu ise genel olarak ücreti ayda bir ödenen işçiden farklıdır. Genelde ücretin aydan aya ödenmesi sadece ücretin ödenme zamanını ifade eder ve “ çalışma yoksa ücret de yok” ilkesine herhangi bir istisna getirmez. Oysa maktu/kesin aylık, işçi ücretinin ayda bir ödenmesi yanında bu süreçte hastalık vs. gibi geçici iş göremezlik halleri yaşansa bile (yani iş görülmese dahi) işçi ücretinin tam olarak ödeneceğini anlatır”.

 

Yaptığımız alıntıdan da anlaşılacağı üzere İş yasamız 49.maddenin 4. bendi ile aylık ücretli işçiye açık bir ayrım getirmektedir. İşçinin ücretinden SGK’ dan aldığı geçici iş göremezlik sebebi ile bir kesintiye (mahsup) gidilmeden önce işçinin ücret türüne bakılmalı ve buna göre uygulama yapılmalıdır.

2008 yılının bu son yazısı vesilesi ile tüm okurlara Sağlık, Başarı, ve mutluluk dolu nice yıllar temenni ederim.  

 

06 Ocak 2009

 

Hüseyin İrfan FIRAT

Personel ve İnsan kaynakları Yönetimi Danışmanı

hifirat@insangucu.com.tr 

 

Hiç yorum yok: