26 Nisan 2008 Cumartesi

Sosyal Güvenlik'te ne nasıl, değişti



                      
Sosyal Güvenlik'te ne nasıl, değişti


Uzun süredir tartışılan Sosyal Güvenlik Reformu ile ilgili "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı", geçtiğimiz perşembe günü Meclis’te kabul edilerek yasalaştı. Şimdi sıra Cumhurbaşkanı’nın imzasında...

Yasaya bütünüyle baktığımızda, vatandaş açısından "bardağın boş tarafının" daha fazla olduğunu görüyoruz. Özellikle yasa yürürlüğe girdikten sonra sigortalı olacaklar açısından ciddi kayıplar söz konusu. Mevcut sigortalıların da bazı sosyal haklarında gerileme oluyor.

Halk arasında kullanılan "Yediden yetmişe kadar herkese gerekli" diye bir söz var. Sosyal güvenlik olayı bunun da ötesinde "Doğumdan ölüme hatta öldükten sonra da kalanlara" gerekli ve çok önemli.      

Olaya bu yönüyle baktığımızda, yeni yasa ile vatandaşa ilave avantajlar sağlamak yerine, devletin sosyal güvenlikle ilgili harcamaları azaltıp, tabloda belirtilen sosyal güvenlik açığını aşağı çekmenin amaçlandığı göze çarpıyor.

Bu yazı dizisinde, Sosyal Güvenlik Reformu’nun kime ne getirdiğini, ne götürdüğünü, ayrıntılı olarak açıklayacağız.

1 Mayıs 2008’den önce sigortalı olmanın avantajı

1 MAYIS
2008’den önce "1 gün dahi" sigortası bulunanlar için emeklilik yaşı veya prim ödeme gün sayısı değişmiyor. Halen, SSK; Bağ-Kur ve Emekli Sandığı Kanunlar’ına göre emeklilik yaşı kadın için 58, erkek için 60 olarak uygulanıyor. 1 Mayıs 2008 tarihine kadar 1 gün dahi sigortalı olanlar için emeklilik yaşı veya prim ödeme gün sayısında değişiklik olmayacak.

Emekli olabilmek için 1 Mayıs 2008 tarihine kadar işe başlayanlarda 7.000 gün olan süre, 1 Mayıs 2008’den itibaren sigortalı olanlarda, 7.200 güne çıkacak. Ayrıca emeklilik yaşı da yine kademeli olarak 65’e çıkacak.

1 Mayıs 2008’den önce sigortası olanların aylık bağlama oranı, ilk 10 yılın her yılı için yüzde 3 olacak.

Sağlık yardımı almak için 30 gün yetecek

SİGORTALININ
kendisi, bakmakla yükümlü olduğu eşi ve çocukları ile ana ile babasının sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için 30 gün prim ödemiş olması yeterli olacak. Mevcut düzenlemede sigortalının kendisi için 90 gün, eş ve çocukları ile ana ve babası için ise 120 gün prim ödemiş olması gerekiyordu. 60 günden az borcu bulunan Bağ-Kur’lu sağlık hizmeti alabilecek. İsteğe bağlı sigortalılar ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerin ise sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için prim ve prime bağlı borcu bulunmaması gerekecek. Sigortalıların işsiz kaldığı tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90 günlük zorunlu sigortalılıkları varsa, kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler, işsiz kaldıkları tarihten itibaren 90 gün süreyle sağlık hizmeti alabilecekler. 90 gün prim ödemesi yoksa 10 gün süre ile sağlık hizmeti alınabilecek.

Emeklilik yaşı yükseliyor prim gün sayısı artıyor

EMEKLİLİK
için şu anda kadınlarda 58, erkeklerde 60 olan yaş sınırı, kademeli olarak artacak ve 2048 yılından itibaren, kadın ve erkek 65 yaşından itibaren emekli olabilecek. SSK’lılarda emeklilik için aranan prim ödeme gün sayısı, 7 bin günden 7 bin 200 güne çıkarıldı.

En çok sorulan soru:

Hemen emekli olmak gerekiyor mu

HÜRRİYET okurları, gönderdikleri e-posta ve fakslarda, en çok "Bu yıl emekli olmayı tavsiye eder misiniz?" diye soruyorlar. Yeni yasa nedeniyle, çok kişi telaşa kapılmış durumda.

Bir yere gidiyoruz, yanımıza yaklaşıp "Yeni yasanın yürürlüğe gireceği tarihten önce, emekli olmamızda fayda var mı?" diye soruyorlar. Üniversitede, öğrencilerin en çok sorduğu soru "Hocam, evdekiler şu soruyu size sormamızı istediler; hemen emekli olsunlar mı yoksa çalışmaya devam mı etsinler?"

Özetle, herkes bu sorunun yanıtını arıyor. Yeni yasa ile birlikte işçi, memur, esnaf, sanatkar ve daha birçok kişi emeklilik yaşının uzayacağı ve gelecek yıllarda, emekli aylığının düşeceği endişesi içinde...

YANIT: Emekli olmaya hak kazanmış olanların, emekli olma telaşına düşmelerine gerek yok. Çünkü, emekliliğe hak kazananlar yasadan olumsuz etkilenmeyecekler.

Yeni yasa yürürlüğe girmeden önce TC Emekli Sandığı, SSK ya da Bağ-Kur sigortalısı olup, emekliliğe hak kazananların, prim ödeme gün sayıları ve emekliye ayrılma yaşı değişmeyecek.

Yeni yasa, geç emekliliğe teşvik ediyor. Emekliliğe hak kazanmış olanların, yasa yürürlüğe girdikten sonra çalışmaya devam etmeleri durumunda, eskisine oranla daha yüksek aylık almaları söz konusu.

Memurun ölüm aylığı 1800 güne indirildi

SOSYAL
Güvenlik Yasası ile ölüm aylığına hak kazanma koşulları yeniden düzenlendi. Devlet memurları açısından ölüm aylığına hak kazanmada gerekli olan prim gün sayısı 3 bin 600 günden 1800 güne indirildi. SSK’lılarda ise her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıllık sigortalılık süresi ve 900 prim günüyle ölüm aylığı bağlanabilecek. Bağ-Kur’lularda ise mevcut 1800 gün prim ödemiş olmak koşulu değişmedi.

Aylık bağlama oranı düşecek

SİGORTALILARA
ilk 10 yılda her yıl için yüzde 3,5 olarak uygulanan aylık bağlama oranı, ilk yıldan itibaren yüzde 2 olarak uygulanacak. Buna göre, 30 Nisan 2008 tarihinden sonra işe başlayan işçilere, 10 puan daha düşük aylık bağlanacak. Örneğin 25 yıl prim ödeyip emekli olacak bir işçiye yüzde 60 yerine, yüzde 50 oranında aylık bağlanacak.

Doğum yapan kadına 4 yıl borçlanma hakkı

SİGORTALI
kadınlara, ücretsiz doğum ya da analık izin süreleri ile doğum yaptıkları tarihten itibaren çalışmadıkları iki yıllık süreyi borçlanma hakkı verildi. Bu hak en çok iki çocuk için kullanılabilecek. Böylece kadınlara, doğumdan sonraki çalışmadıkları dönemi dört yılı geçmemek üzere borçlanarak emekliliğe saydırma imkanı tanınmış oldu.

Yeşil kart kalkıyor dul aylığı düşecek

YENİ
yasayla yeşil kart uygulaması, 2 yıl sonra bitecek. Çalışan dul eşe bağlanacak olan aylık, yüzde 75’ten yüzde 50’ye inecek.

Bağ-Kur’lu da borçlanabilecek

BAĞ-KUR
sigortalılığı niteliği taşıdığı halde Sosyal Güvenlik Kanunu’nun yürürlüğe gireceği tarihe kadar Bağ-Kur kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüğü, kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlayacak. Ancak Bağ-Kur sigortalılığı, kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlatılanlar, 4.10.2000 tarihi ile sigortalılıklarının başlatıldığı tarih arasındaki vergi mükellefi oldukları süreleri borçlanabilecekler.

Çalışan emeklinin aylığı kesilecek mevcut aynı kalacak

YASANIN
yürürlüğe girmesinin ardındansigortalı olanlar, emekli olduktan sonra çalışırlarsa, emekli aylıkları kesilecek. Yasa yürürlüğe girmeden önce sigortalı olanlar, emekli olduklarında destek primi ödeyerek, başka bir işte çalışabilecekler.

Mevcut emeklilerin telaş etmesine gerek yok. Almış oldukları aylıkta herhangi bir düşüş olmayacak.

22 Nisan 2008 Salı

23 Nisan 1920

Anadolu'nun emperyalist güçler tarafından ele geçirilmemesi için bazı kararların adam akıllı alınması gerektiğine inanan kimseler, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere 23 Nisan 1920 günü birçok zorluğa rağmen TBMM'ini açarlar. Daha sonraki günlerde Atatürk bu günü bütün dünya çocuklarına armağan eder.



Küçük hanımlar, küçük beyler. Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız. Memleketi asıl aydınlığa gark edecek sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar !"
Mustafa Kemal Atatürk (Bursa, 1922)

Çoçuklarımızla birlikte..hepimizin içinde o büyümeyen çocuk için yeni doğmuş olandan, 7 den 70 e kadar tüm ATATÜRK Çocuklarının 23 Nisan'ı kutlu olsun..

4 Nisan 2008 Cuma

TURİZM İKİ AYDA 30 TEŞVİK ALDI

TURİZM İKİ AYDA 30 TEŞVİK ALDI; 17 YENİ YATIRIM BAŞLADI

Turizm sektörü, 2008’in iki aylık döneminde toplam 30 proje için 376 milyon YTL’lik yatırım teşvik belgesi aldı. İlk 2 ayda teşvik alan oda sayısı 4 bini, yatak sayısı da 9 bini aştı. Ocak-Şubat döneminde teşvik alan 30 projeden 17 adedi ile toplam yatak kapasitesi 3 bini aşan yeni tesisler yapılacak.

 

 

 

 Hazine tarafından açıklanan verilere göre, turizm sektöründen yatırımlar için talep edien teşvik miktarında artış devam ediyor. 2 aylık dönemde, sektör 30 adet belge ile 376 milyon YTL’lik teşvik aldı. Sektör geçen yılın aynı döneminde 111 milyon YTL’lik teşvik almıştı.

2008’in 2 aylık verilerine göre yeni yatırımları öngören 17 proje ile sektöre ilave olarak 3 binin üzerinde yatak geliyor. Yine aynı teşvikler, sektörde bin beşyüzden fazla insana iş olanağı yaratacak.

 

İlk 2 ayda alınan ve yeni yatrırımları öngören projelerde, İstanbul 6 tesis ve kompleks ile ilk sırayı alırken, yıllardır yatırımların merkezi konumunda bulunan Antalya’da ise 3 adet yeni yatrım devam ediyor.

 

İki aylık verilere göre, 5 adet 4 yıldızlı, 2 adet de 5 yıldızlı yeni tesisin yatırımları devam ederken, 6 adet de 3 yıldızlı tesis yapılması öngörülüyor.

376 milyon YTL’lik toplam teşvik tutarının 252 milyon YTL’lik bölümü oluşturan yeni yatırımlarlarla, bin 500 kişiye iş olanağı sağlanacağı belirtiliyor.

Ocak-Şubat dönemi teşvik verileri

 

 

Teşvik alan belge sayısı

Teşvik tutarı-
YLT

Teşvik alan İstihdam

Teşvik alan oda sayısı

Teşvik alan yatak sayısı

2008

30

376.877.636

3.079

4.233

9.063

2007

19

111.511.591

1.003

1.638

3.443

 

3 Nisan 2008 Perşembe

Kayıtdışı ile mücadelede ayağa kurşun

Şükrü KIZILOT

 skizilot@yaklasim.com

 


SON zamanlarda yapılan bazı düzenlemelere ve uygulamalara bakınca "Kayıtdışı ile mücadelede, ayağa kurşun mu sıkılıyor?" sorusu akla geliyor.

İsterseniz, bir kaçını birlikte değerlendirelim.

KAYITDIŞI İSTİHDAM

Yetkililerin de her fırsatta itiraf ettiği gibi, ülkemizde çalışanların yarısı kayıtdışı istihdam ediliyor.

Ne yapmak gerekir?

Bu oranı aşağı çekmek için gereken önlemleri almak. Örneğin; istihdam üzerindeki yükleri aşağı çekmek, istihdam yaratmaya yönelik yatırımları teşvik etmek, etkin bir denetim yapmak vs. gerekiyor.

Maalesef bunlar yapılmadığı gibi, kayıtdışı istihdamı teşvik eden düzenlemeler yapılıyor.

Bu konuda son örnek, 7 bin 200 gün prim ve 65 yaş koşulu ile ilgili...

18 yaşında işe başlayan, hiç ara vermeden çalıştığında, 38 yaşına geldiği zaman, emeklilik için aranan 7 bin 200 gün primi tamamlayacak. Sonra... Emekli aylığını alabilmek için 65 yaşına kadar 27 yıl, duruma göre 20 yıl bekleyecek.

O zaman, 38 yaşından sonra "kayıtdışı" çalışırsa, emeklilik bakımından fazla bir kaybı olmayacak. Aksine, eline daha fazla para geçebilecek.

Görüldüğü gibi, tek başına 7 bin 200 gün prim olayı, kayıtdışı istihdama "yeşil ışık" yakıyor.

SAĞLIKTA KAYITDIŞI

Tam gün uygulamasının başlaması ile birlikte, kamuda çalışan doktorlara, muayenehane ve özel hastane yasaklanıyor. Muayenehaneler kapatılacak. Binlerce sekreter ve hizmetli işsiz kalacak. Doktorlar da kamu dışında çalışamayacaklar.

Muayenehanesi olan doktorlara da biri hariç, tüm özel hastaneler yasaklanıyor.

Özel hastanelere de, devletin belirlediği tutarın, yüzde 20’sinden fazlasını hasta sahibinden almak yasaklanıyor .

Tamam ama yasaklamalarla olay bitecek mi?

Örneğin; kamudaki bazı doktorlar, hastalarından açıktan para almayacak mı? Muayenehanesi olan doktorlar ve kamudaki bazı doktorlar, özel hastanelerde, kayıtdışı olarak tek başına ya da hastanedeki diğer doktorlarla birlikte çalışmayacak mı? En önemlisi, devletin düşük bedel belirlediği operasyonlarda (örneğin sezaryenle doğum, beyin ameliyatı, ortopedi vs. de) hasta sahibi, yüzde 20’yi aşan bir tutarı, kayıtdışı olarak açıktan ödemeye zorlanmayacak mı?

BANKA HESAPLARI

Son zamanlarda yaygınlaşan bir başka uygulama da banka hesapları ile ilgili...

Bazı meslek grubunda olanlara, yazılar gönderilip, banka hesaplarının izlendiği ve daha fazla kazanç göstermeleri gerektiği hatırlatılıyor.

Yazılar, defterler kapanıp KDV beyannameleri verildikten sonra gönderilmesi yerine Aralık ya da Ocak ayı başlarında gönderilseydi, bazı mükelleflere yönelik ciddi etkisi olabilirdi.

Gecikmeli gönderme etkisini azalttı ama bazı mükelleflerde, banka sisteminin dışına çıkma eğilimini artırdı. Örneğin; "Banka hesaplarımıza giren çıkan paradan hareketle, ilave kazanç beyanı isteniyor. Kaldı ki hesabımıza giren her para gelir değil. En iyisi, banka sisteminin dışında kalalım" denmeye başladı...

Özellikle avukatların hesabına yatırılan paraların önemli kısmı, müvekkilleri adına icraya yapacakları ödemelerle, muhasebecilerin hesabına gelen paraların önemli kısmı, defterini tuttuğu kişi ve kurumlar adına yatırılacak vergi ve sigorta primleri ile ilgili...

Yapılan düzenlemelerin ve uygulamaların, kuşkusuz anlamlı nedenleri var ancak olayın kayıtdışılığı körükleyici yönüne de dikkat etmek gerekiyor.

1 Nisan 2008 Salı

Oturma belgesini (ikametgah ilmuhaberi)


Oturma belgesini (ikametgah ilmuhaberini) artik muhtarlar degil, Nüfus
Müdürlükleri veriyor. Adrese dayali nüfus sayimindan sonra,
adresinizde bir degisiklik olduysa, muhtardan onayli "FORM C"
belgesiyle Ilçe Nüfus Müdürlügüne durumu bildirmeniz gerekiyor.
Degisiklikler bildirilmez ve durum tespit edilirse agir para cezalari
veriliyor. Nüfu Müdürlügünde kayitli olan adresinizin dogru olup
olmadigini kontrol etmenizde yarar var. Cünkü herhangi bir kurumdan
oturma belgeniz istendiginde, bunu Nüfus Müdürlügünden almak
durumundasiniz. Alinan bu belgenin geçerlilik süresi 30 (otuz) gündür.

Ayrintili bilgiye http://www.nvi.gov.tr adresinden de ulasabilirsiniz.