26 Kasım 2007 Pazartesi

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ

 

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ

 

Ülkemiz bütçesinin yaklaşık % 80 ’ini vergi gelirleri oluşturmaktadır. Toplam vergi gelirlerinin % 30 ’u gelir ve kurumlar vergisi gibi dolaysız vergilerden, % 70 ‘i ise kdv ve ötv gibi dolaylı vergilerden sağlanmaktadır.

 

Gelir üzerinden alınan vergilerin yarısından fazlasını ise ücretlilerin ödedikleri vergiler oluşturmaktadır. Mevcut vergi sistemimizde, ücret geliri elde edenler, brüt maaşı üzerinden (işçi sigorta hissesi düşüldükten sonra) % 15 ile % 35 arasında gelir vergisi ödemektedirler.

 

Şu anda 585 YTL olan brüt asgari ücret üzerinden yasal kesintiler düşüldüğünde net asgari ücret 419,15 YTL olarak hesaplanmaktadır.

 

Ülkemizde vergi yasaları genelde siyasi iktidarın tercih ve talimatı üzerine masa başında mevzuatı iyi bilen meslektaşlarımız tarafından hazırlanır. Bu çerçevede yeni çıkarılmış bir vergi kanununda eksiklik veya yanlışlık vardır diyemeyiz. Önemli olan yeni kanunun uygulanabilir olup olmadığıdır.

 

5615 sayılı Kanun ile uzun zamandır uygulanmakta olan ücretlilere vergi iadesi sistemine 31.12.2006 tarihi itibariyle son verilmiş ve 01.01.2008 tarihinde uygulanmak üzere “asgari geçim indirimi” adı altında yeni bir sistem getirilmiş bulunmaktadır. 2008 yılı Ocak ayında başlayacak olan asgari geçim indirimi özel sektörde nasıl uygulanacaktır. Sorunun temeli yeni indirim mekanizmasının yarı yarıya kayıt dışılığın olduğu bir sistemde çalışanlarının ücretlerine ne ölçüde yansıyacağındadır.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen 32. maddeye göre asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’i esas alınarak hesaplanacaktır.

 

Asgari geçim indirimi sisteminin 2008 yılı başından geçerli olmak üzere nasıl işleyeceğini şu anda uygulanan brüt asgari ücret tutarına uyarlayarak hesapladığımızda ücretlinin gelirinde azami 74,19 YTL artış meydana gelmektedir. Aşağıdaki örnekte asgari ücretlinin eşinin çalışmadığı ve 18 yaşından küçük dört çocuğu olduğu varsayılmıştır.

 

Asgari Geçim İndirimi Tutarının Tespiti

 

 

Matrah

Sayı

Oran

Tutar

Kendisi İçin

585,00

1

50,0%

292,5

Eşi İçin

585,00

1

10,0%

58,5

İlk 2 Çocul İçin

585,00

2

7,5%

87,75

Diğer İki Çocuk İçin

585,00

2

5,0%

58,5

 

 

 

 

497,25

 

Uygulanacak asgari geçim indiriminin asgari ücretlinin bordrosuna uygulanması halinde gelir vergisi matrahı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

 

Gelir Vergisi Matrahı = Brüt Ücret – (SSK İşçi Primi + İşsizlik Primi + Asgari Geçim İndirimi)

Gelir Vergisi Matrahı = 585 – (81,90 + 5,85 + 497,25)

Gelir Vergisi Matrahı = 0

  

Eski ve yeni uygulamada ücret bordrosu ise şu şekilde olacaktır.

 

 

Eski

Uygulama

Yeni

Uygulama

Brüt Ücret

585,00

585,00

SSK Primi İşçi Hissesi

81,90

81,90

İşsizlik Sig.İşçi Hissesi

5,85

5,85

Gelir Vergisi Matrahı

497,25

0,00

Gelir Vergisi

74,59

0,00

Damga Vergisi

3,51

3,51

Kesintiler Toplamı

165,85

91,26

Net Ücret

419,15

493,74

 

 

 

SSK Primi İşveren Gissesi

114,08

114,08

İşsizlik Sig. İşveren Hissesi

11,7

11,7

İşçinin İşverene Toplam Maliyeti

710,78

710,78

 

 

 

Net Ücret Artışı

 

74,59

 

Tablodan görüldüğü üzere eşi çalışmayan ve 4 küçük çocuğu olan bir ücretlinin brüt ücretinin 497,25 YTL’sı gelir vergisinden istisna tutulmaktadır. Ücretlilere vergi iadesinin kaldırılarak yerine asgari geçim indirimi uygulamasına geçilmesinin sonuçları ne olacaktır.

 

Vergi iadesinin kaldırılması ile toplumda fiş isteme alışkanlığı büyük ölçüde azaldığı için bu durum gelir ve kurumlar vergisi gelirlerini de olumsuz yönde etkilemiştir.

 

Asgari geçim indirimine geçilerek brüt asgari ücretin azami %85’i gelir vergisinden istisna edilmiştir. Yazımın başında belirttiğim üzere gelir üzerinden alınan vergilerin yarısından fazlasını ücretlilerin ödedikleri vergiler oluşturmaktadır. Ücretlilerin çoğunun asgari ücret üzerinden gösterildiği bir sistemde, asgari ücretin önemli bir kısmının vergiden istisna edilmesi gelir vergisi gelirlerinde önemli bir azalış meydana getirecektir.

 

Bu yazdıklarımdan asgari geçim indirimine karşı olduğum şeklinde bir yorum çıkarılmamalıdır. Şu andaki konumum itibariyle işveren olmama rağmen dünya görüşü olarak çalışanın yanında olmayı hiçbir zaman terk etmedim.

 

Gelir vergisindeki azalış acaba aynı ölçüde ücretlinin gelirine artış olarak yansıyacak mıdır? Bundan emin değilim. Çünkü ülkemizde ücretler önemli ölçüde net tutar üzerinden belirlendiğinden asgari geçim indirimi hesaba katılmadan ücretlerin belirlenmesine devam edilecektir. Sonuçta Devletin gelir vergisindeki azalışı yine KDV ve ÖTV artışı ile telafi etmeye çalışacağını düşünüyorum.

 

Ş. Ramis SAVAŞ

Yeminli Mali Müşavir

savasymm@ttnet.net.tr

 

Hiç yorum yok: