30 Kasım 2007 Cuma

Dostluklar

 

Uzak Dostluklar vardır...

Denizlerin ortasındaki bir adayla, dagların arasındaki göl, birbirinden uzak dostlardır...

Dostluklarını gündüz kuşlarla, gece yıldızlarla iletirler birbirlerine... 

 

Sessiz Dostluklar vardır...

Dilsiz bir adamla, duymayan bir başka adamın elleri arasında sessiz bir dostluk oluşur...

Herşeyden konuşur bu sessiz eller...

 

Uzun Dostluklar vardır...

İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirlerine kavuşurlar

ve uzun boylu bir dostluk oluşur aralarında...

 

Günün birinde ölen dostluklar vardır...

Bir bahçe içindeki ahsap ev ile yanıbaşında duran ceviz ağacının dostluğu gibi...

Bir gün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli makineler o bahçeye girip de,

bir süre sonra evin ve ceviz ağacının yerinde asık suratlı binaların yükseldiği zaman ölen dostluklar...

 

Vakitsiz Dostluklar vardır...

Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin...

Ya da ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda gelen dostluktur...

 

Bakımsız dostluklar vardır...

Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun,

bir kaç cümlelik mektubun bile çok görüldüğü dostluklar...

7 BİN KİŞİYE İŞ

TURİZM, 86 YATIRIM PROJESİ İLE 7 BİN KİŞİYE İŞ SAĞLAYACAK

Turizm sektörü, Hazine Müsteşarlığı’ndan yılın 10 aylık döneminde 1,267 milyon YTL’lik yatırım teşvik belgesi aldı. Bu dönemde 124 proje yatırım teşvik belgesi verilirken bunların 1,058 milyon YTL’lik kısmını oluşturan 86 proje ile komple yeni yatırımlar gerçekleştirlecek.

 

 

 

Turizmin Hazine’den aldığı 86 yeni yatırım projesi ile 10 bine yakın yeni oda ve 21 bini aşan yeni yataklar devreye sokulacak. Bu yatırımlarla sektörde 7 bin kişiye de iş olanağı sağlanıyor.

Yılın 10 aylık döneminde alınan teşviklerde Antalya, İstanbul, Muğla, İzmir gibi turistik merkezler öne çıkarken, tesis kategorisinde ise 3 yıldızlılardaki artış devam ediyor.

 

10 aylık dönemde yeni proje olarak teşvik alan yatırımlar için 3 yıldızlılar 26 yatırım ile öne çıkarken, onu 20 adet ile 5 yıldızlı ve 16 adet ile 4 yıldızlı tesisler izliyor.

 

 

Yeni yatırım belgelerinin illere dağılımı


İl

Teşvik sayısı

Antalya

16

Muğla

9

Adana

4

İstanbul

5

İzmir

5

Bursa

5

Ankara

2

Diğer

40

 

Yeni yatırım belgelerinin tesislere dağılımı

 

Tesis

Teşvik sayısı

5 *

20

4 *

16

3 *

26

2 *

6

1 *

6

Apart

5

Butik

3

Diğer

4

 

29 Kasım 2007 Perşembe

İŞ DENEYİMİ AÇISINDAN SÖZLEŞMELERİN NOTERE TASDİKİ ZORUNLU MUDUR?

 

İŞ DENEYİMİ AÇISINDAN SÖZLEŞMELERİN NOTERE TASDİKİ ZORUNLU MUDUR?

 

GİRİŞ

 

Kamu İhale Kanun’una göre yapılan İhale Sonucunda Sözleşmelerin Notere Tasdik Şartı Aranmadığı Halde Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinin 54. maddesi uyarınca, yükleniciler iş deneyimi belgelerini alabilmek için bitirdikleri veya belirli bir seviyeye getirdikleri yapım işini noter tasdikli bir sözleşme ile kanıtlamak zorundadırlar. Aynı zorunluluk, deneyim belgesi alma hakkı olan alt yükleniciler için de geçerlidir. Bir başka deyişle asıl yüklenici ile alt yüklenici arasında noter tasdikli bir sözleşme aranmaktadır. Aksi halde ne asıl işveren ne de alt yüklenici ilgili kurumlardan iş deneyim belgesi alamamaktadır.

 

İş deneyimi hakkındaki sözleşmelerle ilgili olarak noterden tasdik şartını öngören şekil şartı hakkında başta Kamu İhale Kanunu, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu olmak üzere hiçbir yasada hüküm bulunmamaktadır. Oysa akit serbestisinin kabul edildiği ülkemizde şekil açısından da olsa özgürlükler alanında bir kısıtlama yapıldığında mutlaka yasalarda açık bir hüküm bulunması gerekmektedir. Kaldı ki yukarda da belirtildiği üzere Kamu İhale Kanununun 46. maddesine göre ihale dokümanında aksi belirtilmedikçe ihaleye esas  olan sözleşmelerin notere tescili ve onaylattırılması zorunluluğu bulunmamaktadır.

 

Bu durumda yasalarda;

 

1- Hüküm olmadığı halde, taraflar için işlemleri zorlaştıran bir şekil şartı ikincil mevzuatla konulabilir mi?

 

2- Böyle bir şart konulabilirse Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinin 54. maddesinde öngörülen notere tasdik şartının bir geçerlik şartı mı? Yoksa ispat şartı mı Olduğu?

 

3- Gerek idare ile asıl yüklenici gerekse asıl yüklenici ile alt yüklenici arasında ihale kanununa göre uygun olarak yapılan fakat notere tasdik ettirilmeyen sözleşmelere dayanan işler için iş deneyim belgesinin verilip verilemeyeceği konularını tartışmak gerekmektedir.

 

I – Yönetmelikle Getirilen Şekil Şartı

 

Borçlar hukukumuza göre, akit yapma özgürlüğünün bir türevi olarak taraflar yaptıkları sözleşmenin şeklini de özgürce belirleyebilirler. İhale hukukumuzda ise yukarıda belirtildiği gibi Kamu İhalesinden kaynaklanan sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması yeterli sayılmış  Devlet İhale Kanunundan farklı olarak sözleşmelerin noterce tasdik ettirilmesi zorunluluğu kaldırılmıştır.

 

Bununla beraber ikincil mevzuatta iş deneyim belgelerini alabilmek için ilgili sözleşmelerin noterden tasdikli olması şartı getirilmiştir. İş  deneyimi almak açısından kanunlarda özel bir hükümde bulunmamaktadır.

 

İkincil mevzuatla ancak kanunlarla konuların açıklanması ve ona aykırı olmayacak şekilde uygulanması ile ilgili hükümler konulabilir. Bu nedenle Yapım  İşleri Uygulama Yönetmeliğinin 54. maddesiyle getirilen şekil şartı kanuna aykırıdır. Kurallar hiyerarşisini aşan bir düzenleme yapılmıştır.

 

Akit serbestisi ilkesi içerisinde, şekil şartının ancak kanunla konulabileceği konusunda doktrinde aynı görüştedir. (Prof.Dr. Fikret EREN, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt 1 3.B Sf.330)

 

II - Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliği İle Aranan Şekil Şartının Niteliği

 

Yukarıda belirttiğimiz gibi kanunun düzeyindeki kurallarda hiçbir hüküm olmadığı halde Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinin 54. maddesiyle ihdası nitelikte bir hüküm konulması yasalara aykırıdır.

 

Bununla beraber, İhale Kanununda, sözleşmeler için yazılılık yeterli sayıldığı, kimi hallerde buna da gerek duyulmadığı halde uygulama yönetmeliğinde aranan şekil şartı bir sıhhat şartı değil, bir ispat şartı niteliğindedir. Noter tasdiki şartının sözleşmenin sağlığı açısından değil iş deneyiminin belgesini alabilmek açısından bir ispat şartı olarak getirildiği düşünülebilir.

 

Bir ispat şartı olsa bile, şekil şartlarının zorlaştırılması özgürlüklerin kısıtlanması niteliğinde olduğundan ancak kanunla konulabilir. Sıhhat şartı açısından eksiği bulunmayan ispat şartlarının sonradan tamamlattırılmasında sakınca yoktur. Örneğin notere önceden tasdik ettirilmeyen bir sözleşme sonradan notere tasdik ettirilebilir. Ya da mahkemeden alınan bir kararla ispat gücü bakımından önceliği olan bir duruma getirilebilir.

 

III – Notere Tasdik Ettirilmeyen Sözleşmeler Nedeniyle İş Deneyim Hakkı

 

Yönetmelikte yer alan notere tastik şartı yüzünden, Kamu İhale Kanunundaki notere tastik şartı aramayan Kamu İhale kanunun 46. maddesinin anlamı kalmamıştır. Yeterlik açısından zarar uğramamak için sözleşmeler notere tasdik ettirilmek zorunda kalmaktadır. Bu durumda müteahitleri yasal olarak gerekmeyen bir işlem için ek bir masrafa sokmaktadır.

 

Bürokrasiden hukukun inceliklerini bilmesini beklemek, hele hele biçimsel denetim karşısında sorumluluk üstlenmesini beklemek imkânsızdır. Bu yüzden notere tasdik ettirilmeyen sözleşmeler için iş deneyimi verilmemektedir. İş deneyimi ise bir işletmenin ufkunu açan, ilerde daha büyük işler almasını sağlayan manevi bir değerdir. Kimi zaman bu değer, o işten elde edilen maddi kazançtan daha fazla olur. Yasada notere tasdik şartı aramayan hükme dayanarak sadece yazılı sözleşme yapan iş sahiplerinin hukukça korunmuş hakları vardır. Bu haklarını elde edebilmek için, hak sahipleri için yargı mercilerine başvurmaktan başka çare kalmamaktadır.

 

29 Kasım 2007

 

Av. Atilla İNAN

atilla.inan@mynet.com

 

Fıkra

BAŞKANLAR

 

ABD Başkanı, İngiltere Başbakanı ve Türkiye Başbakanı, bir gün, bir toplantıda bir araya gelmişler. Tabii, 3 lider bir arada olur da, sormaz mı gazeteciler?
Önce Amerika Başkanına sormuşlar:
"ABD'de bir memur ne kadar parayla geçinir? Siz kaç para veriyorsunuz?"
Cevap vermiş Başkan:
"Valla ben, 2 bin dolar veririm. Bin doları ile geçinirler... Geri kalan bin doları ne yaparlar, nerede harcarlar, hiç sormam!"
Gazeteci, aynı soruyu İngiltere Başbakanına da sormuş... O da cevap vermiş:
"Ben, memuruma 3 bin sterlin veririm. Geçinmesi için 2 bin sterlin yeterli.
Artan bin sterlini ne yapar, nerede harcarlar, beni hiç ilgilendirmez!" Her ikisinden bu cevapları alan gazeteci, bu defa da Türk Başbakanına sormuş aynı soruyu:
"Türkiye'de bir memurun geçim standardı nedir? Kaç para ile geçinebilirler? Siz kaç para veriyorsunuz?"
O ne dese beğenirsiniz?
"Valla, Türkiye'de bir memurun geçinebilmesi için en az 800 milyon lira lâzım. Ama ben 400 milyon lira veriyorum!.. Geri kalan 400 milyonu nereden bulurlar, nasıl geçinirler beni hiç ilgilendirmiyor!"

 

28 Kasım 2007 Çarşamba

İŞYERİNDE MSN KULLANMAK İŞTEN ATILMA SEBEBİ

 Bazı iş yerlerinde iletişim anında mesajlaşma yazılımları ile sağlandığından iş için kullanmak mecburi ancak işyerlerinde bu servislerin ve bazı sitelerin neden bloklandığını anlamak zor değil: İşverenler mesai saatleri içerisinde işlerine odaklanmasını ve işlerini yapmasını istiyor. Bazı firmalar bunu kendi filtreleme yöntemleri ile çözmeye çalışsa da elbette iş yerlerinde bilgisayarı kişisel işler için kullanılmasının önüne geçmek zor. 

Esas konu şu: İş yerinde bilgisayarı kişisel işler için kullanırsanız, tazminatsız işten atılabilirsiniz.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 5.2.2007 Tarih ve E.2006/30107, K.2007/2011 sayılı kararı şöyle:

İşçinin şirket bilgisayarını, mesai saatleri içinde, kişisel mailinde kullandığı, bir haberi, işyerinde çalışan bir çok arkadaşının mailine gönderdiği anlaşılmaktadır. İşçinin bu davranışı, şirketin iç işleyişi ile ilgili düzenlenmiş kurala aykırı olduğu gibi, işçinin; mesai saatleri içinde, kişisel ihtiyaçlarında, işyeri bilgisayarını kullanarak, iş görme yükümlülüğünü yeterince yerine getirmediği, bu davranışının da işyerinde olumsuzluklara neden olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, iş sözleşmesinin feshi olayının geçerli nedene dayandığına oybirliği ile karar verilmiştir

4857 sayılı İş Kanunu'na göre de bu işten tazminatsız atılmak için geçerli bir sebep olarak kabul ediliyor.

Kişisel kullanımı sadece facebook, msn, yahoo im gibi yazılım / sitelerle sınırlandırmamak lazım. Örneğin "Bloglama" kavramı geçtiğimiz 1-2 sene boyunca öyle bir yayıldı ki, artık bazı firmalar mesai saatleri içerisinde kişisel bloguna yazı yazan çalışanları işten atma kararı almıştı. Yani kişisel blogunuza birşey iştahlı iştahlı birşeyler yazarken, aniden işsiz kalabilirsiniz. Bunlara ek olarak, şu anda Amerika'da çalıştığınız şirket ile ilgili olarak kişisel blogunuzda bilgi vermek, şirket ile ilgili gizli bilgileri ortaya çıkartabileceği gerekçesiyle yasaklanmış durumda.

Mesai saatlerinde iş yapamaz hale gelmenin yanında bilgisayarı kişisel amaçlar için kullanmanın daha tehlikeli yanları da var: İş ile ilgili bilgileri tehlikeye atmak gibi:

·        "Burada hızlı bir Internet var, torrent'ten şu programı çekip evde kurayım" deyip, çektiğiniz dosyanın virüs olduğunu ve sisteminizdeki tüm hayati excel, word dosyalarının kullanılmaz hale getirdiğinizde,

·        Yüklediğiniz kişisel bir yazılımın sisteme casus yazılım bulaştırması sonucu iş yerinin online banka şifreleri çalındığında,

·        Kişisel mailinize gelen bir e-postayı açıp sisteme "arka kapı" yerleştiren bir yazılımı yanlışlıkla çalıştırıp sistem güvenliğini tehlikeye attığınızda,

      işten atılma haricinde ayrıca başınız belaya girebilir.

 Kaynak: http://www.pclabs.gen.tr

 

27 Kasım 2007 Salı

Gülsek mi ağlasak mı

 

Merhaba dostlar,

 

Çok yıldızlı, orgeneral rütbesinde bir otelin insan kaynakları müdürü beni aradı. Bir tarihte Kempinsky Dome otelinde yaptığımız Hizmet Performansı Değerleme Sistemi çalıştayı bir şekilde aklında kalmış. Hatırlayanlar bilir, 80 kişi ile başlayıp 20 kişi ile bitirmiştik. Nedenine dokunmuyorum. Geliştirmekte olduğu sistem için destek talebinde bulundu. Bu da iyi haber.

 

Kötü haber ise patronla bu konuyu ekonomik anlamda çözme gereği. Büyük patron istemiş performans ölçümünü. Ama buna ayıracak bütçe yok.

 

Hepimiz biliriz ki dünya üzerinde mükemmel bir hizmet performans ölçüm ve yönetim sistemi henüz yok. Olması da pek muhtemel değil. Bizim geliştirdiğimiz sistemin de eksikleri vardı elbette.

 

Randevu alındı, bir heyecanla gittik. Veliaht olduğu her halinden belli olan patron kardeşimiz yurtdışında parası olan herkesin bitirebileceği bir üniversitede öğrendiklerini, sormadan sabrıma sığınarak, anlattıktan ve de ucuz kahve ikramından sonra konuya girdi. (Kahve berbattı, müşteriye bu çıkıyorsa… neyse)

 

“Şimdi burada bir overtime, bizde fazla mesai diyorlar, sorunu var. Performans yönetimi ile bunu aşmayı hedefliyoruz” dedi. (Bunun Türkçe meali şöyle; “Eleman sayısını indirince fazla mesai parası ödemek zorunda kalıyoruz. Onu da ödemek istemiyoruz. Bir sistem kur ki, hem çalıştıralım hem de ödemeyelim”)

 

İş/Eleman optimizasyonunu yapamamış her işletmenin derdidir bu ama gel de bunu söyle.

Şöyle dedim: “ Efendim performans yönetimi organizasyon şeması ile başlar. Bu şema üzerinde elemanların yetkinliği ve sayısı önemlidir. Her şeyden önce bunu halletmeliyiz ki bir sonraki aşamaya geçebilelim.”  (Bu da şu anlama gelir diplomatik dilde; “Kardeşim ben derdini anladım ama sen burada kurumsallığı oluşturmadan bu iş olmaz. Özetle; işi profesyonellere bırakacaksın”)

 

Veliahtımız bir anlık sessizlikten sonra yorumunu getirdi.

“ Şimdi Nijad hocam, buradaki organizasyon şeması yıllardır aynı. Biz başında olmazsak hiçbir şey yürümüyor. Bizim eski müdürlerden biri profesyonel destek almış dışardan, olmamış.” (Gelelim Türkçesine; “ Organizasyon şeması filan yok. Ben kimi kime bağlamak istersem onu yaparım. Her şeye karışırım ben nasıl istersem öyle olmak zorunda. Bir kez bir profesyonel müdür aldık, adam şirketi farklı yönetti. İşimize gelmedi bu durum.  Ne yaptığını da anlamadık, kovduk gitti”)

 

Mecburen sordum; “Peki benden ne istiyorsunuz? Sonuçta ben de dışardan bir profesyonelim”

 

Şahane cevap geldi;

“ Siz bir bakın, inceleyin. Performansı düşük olanları bize bildirin. Onlarla yollarımızı ayıralım.” (Yani diyor ki git, işi ağırdan alarak fazla mesai yazdıranı bana gammazla ben de kovayım”)

 

İtiraz ettim; “Ama bakın performans yönetimi sizin de gayet iyi bildiğiniz gibi (ki en ufak bir fikri yok) insanları ekmeğinden etmek amaçlı bir sistem değildir. Daha çok, eğitim gerekleri, iş ve çalışma verimini arttıracak yöntemleri belirlemek amaçlı bir yaklaşımdır. Fazla mesai sorunu yaşıyorsanız büyük olasılıkla eleman sayısı yetersiz olabilir. (Dediğim şu; “Ben kimseyi ekmeğinden filan etmem. İşletmenin verimliliğini arttırmak için başvurulacak son yol tensikata gitmektir”)

 

Veliahtımızın suratı asıldı.

“Ne yani daha eleman mı alalım? Bırak hocam yaa! Ben nasıl azaltırım da kalanlarla nasıl idare ederim diyorum sen ne diyorsun.”

 

Ne diyeyim, şaşırdım kaldım;

“Bunu söylemedim. Yine de sistemi bir incelemek gerekli diyorum. Acı bir reçete de çıkabilir karşımıza.”

 

Prensimiz koltuğuna yaslandı.

“Peki bu bize kaça patlar?”

 

Pazarlığa başladık ama hiç niyetim yok.

“ XXX YTL gibi bakın. Üç aşağı beş yukarı. Daha yapılacak iş tam olarak belirlenmediği için …”

 

Prens bey doğruldu.

“ Aslında ben kimi yollayacağımı biliyorum da, ben yapmayayım, başkası neden olsun istemiştim. Şimdi hem size para ödeyeceğiz, hem sistem değişecek hem de belki yeni elemanlar alınacak. Yok hocam o bize uymaz. Bak burada bordro önümde. En pahalısından başlayacağım elemeye. İş böyle yapılır”

 

Gerisini anlatmama gerek var mı bilmiyorum…

 

Sezon sonunda işsiz kalan arkadaşlara iyi şanslar dilemekten başka bir şey gelmiyor elimden.

 

Ali Nijad Sirel

Career Training

Sirel Eğitim ve Endüstriyel Danışmanlık

www.careert.com

 

 

 

MESLEKİ YETERLİLİK KURUMU KURULUŞ, GÖREV,...

27 Aralık 2007 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 26713

 

Mesleki Yeterlilik Kurumundan:

 

MESLEKİ YETERLİLİK KURUMU SEKTÖR KOMİTELERİNİN KURULUŞ, GÖREV, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

             Amaç

             MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Mesleki Yeterlilik Kurumu Yönetim Kurulu tarafından gerekli görülen sektörlerde oluşturulan sektör komitelerinin kuruluş, görev, işleyiş ve faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

             Kapsam

             MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, Mesleki Yeterlilik Kurumu sektör komitelerinin oluşturulmasına, görev, çalışma usul ve esaslarına ilişkin düzenlemeleri kapsar.

             Dayanak

             MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 21/9/2006 tarihli ve 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanununun 20 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

             Tanımlar

             MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

             a) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

             b) Daire Başkanlığı: Mesleki Yeterlilik Kurumu Meslek Standartları Dairesi Başkanlığını,

             c) Genel Kurul: Mesleki Yeterlilik Kurumu Genel Kurulunu,

             ç) Kanun: 5544 sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanununu,

             d) Kurum: Mesleki Yeterlilik Kurumunu,

             e) Kurum Başkanı: Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanını,

             f) Sektör Komiteleri: Kurum tarafından görevlendirilen kurum ve kuruluşlarca hazırlanan meslek standartlarının ulusal meslek standardı olarak kabul edilebilmesi için inceleme yapan, önerilerde bulunan ve Yönetim Kuruluna sunulmasına karar veren komiteleri,

             g) Yönetim Kurulu: Mesleki Yeterlilik Kurumu Yönetim Kurulunu, 

             ifade eder.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Sektör Komiteleri

             Sektör komitelerinin tespiti

             MADDE 5 – (1) Ulusal ve uluslararası normlara uygun olarak hangi sektörlerde komitelerin kurulacağı ve bu komitelerde hangi mesleklerin görüşüleceği Yönetim Kurulu tarafından tespit edilir. Yeni komite oluşturulması talebiyle Kuruma yapılan müracaatlar Yönetim Kurulunca karara bağlanır.

             Sektör komitelerinin oluşumu ve üyelerin görev süresi

             MADDE 6 – (1) Sektör komiteleri; Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, meslekle ilgili diğer bakanlıklar, Genel Kurulda temsil edilen işçi, işveren ve meslek kuruluşları ile Kurumun birer temsilcisinden oluşur. Ayrıca çalışmalara üniversitelerin ilgili bölümlerinden öğretim üyeleri de danışman olarak davet edilebilir.

             (2) Kurum, sektör komitesine temsilci gönderecek ilgili kurum ve kuruluşlara davette bulunur.

             (3) Sektör komitesi üyelerinin görev süresi üç yıl olup, bu sürenin sonunda aynı kişiler yeniden görevlendirilebilirler.

             Sektör komitesi üyeleri

             MADDE 7 – (1) Sektör komitesi üyeleri, 6 ncı maddede belirtilen kurum ve kuruluşları temsil eden gerçek kişilerdir. Kurum ve kuruluşlar sektör komitelerinde görev alacak temsilcilerini kendileri belirlerler ve temsilcinin adı, soyadı ve sektöre ilişkin yaptığı görevleri yazılı olarak Kuruma bildirirler. Kurum ve kuruluşların sektörün ve mesleklerin gerektirdiği bilgi, tecrübe ve ehliyete sahip kişileri temsilci olarak belirlemeleri esas olup, komite üyelerinin yeterlilik düzeyi, standardı belirlenecek mesleklere ilişkin yeterlilik seviyesinden aşağı olamaz.

             (2) Üyenin temsilcisi olduğu kurum veya kuruluşlarla ilişkisinin kesildiğinin kurumunca bildirilmesi halinde, sektör komitesi üyeliği sona erer. İlgili kurum veya kuruluş üyeliği sona eren temsilcinin kalan süresini tamamlamak üzere bir ay içinde temsilci görevlendirir.

             (3) Geçerli mazereti olmaksızın toplantılara üst üste iki defa veya bir takvim yılı içinde toplam üç defa katılmadığı sektör komitesi tarafından yazılı olarak tespit edilen temsilcilerin üyeliği sona erer. Mazeretin geçerli olup olmadığı, üyenin temsil ettiği kurum veya kuruluş tarafından değerlendirilir ve bizzat ya da yazılı olarak Kuruma bildirilir. İlgili kurum veya kuruluş üyeliği sona eren temsilcinin kalan süresini tamamlamak üzere bir ay içinde temsilci görevlendirir.

             (4) Kurum tarafından, üniversitelerin dışında kalan ve sektör komitesi üyesi olmayan, ancak görüşülen konularla ilgili kurum, kuruluş temsilcileri ya da uzman kişiler gündemdeki konularla ilgili görüşleri alınmak üzere toplantılara davet edilebilirler.

             Sektör komiteleri başkanı ve başkan vekili seçimi

             MADDE 8 – (1) Sektör komiteleri, ilk toplantıda kendi üyeleri arasından bir başkan ve bir başkan vekili seçer ve seçim sonucu Yönetim Kuruluna bildirilir.

             (2) Sektör komitesi başkan ve başkan vekili üye tam sayısının çoğunluğuyla seçilir. Ancak ilk oylamada bu çoğunluk sağlanamadığı takdirde en fazla oyu alan iki aday arasında seçim yapılır ve fazla oy alan başkan, diğeri de başkan vekili seçilir.

             (3) Sektör komitesi başkan ve başkan vekilinin görev süresi üç yıldır.

             Sektör komitesi toplantıları

             MADDE 9 – (1) Sektör komiteleri Kurum Başkanının çağrısıyla veya sektör komitesi üyelerinin en az üçte birinin müracaatı üzerine en geç bir ay içinde ve bir takvim yılında en az iki kez gündemli toplanır.

             (2) Toplantı gündemi daire başkanlığının önerisi ile komite başkanı tarafından belirlenir. Gündem ve gündeme ilişkin doküman toplantıdan en az on gün önce üyelere ulaştırılır. Toplantı sırasında gündem değişikliği ancak komite kararıyla yapılabilir.

             (3) Gündemde bulunan konular toplantı gününde tamamlanamadığı takdirde komite kararıyla, görüşmeler ertesi gün veya komitece belirlenen tarihte tamamlanabilir.

             (4) Toplantı yeter sayısı, üye tam sayısının yarısından bir fazlasıdır.  Karar yeter sayısı, toplantıya katılan üyelerin en az üçte ikisidir. Toplantılarda çekimser oy kullanılamaz. Karşı oy veren üyeler gerekçelerini aynı gün yazılı olarak komite başkanlığına sunarlar. 

             (5) Sektör komitesi toplantıları başka bir karar alınmadığı takdirde Kurumda yapılır. Toplantılar komitenin görüşü ve Kurumun onayı ile Genel Kurul üyesi kurum ve kuruluşlarda, bunların bağlı, ilgili veya ilişkili birimlerinde de yapılabilir.

             (6) Komite üyeleri haricinde toplantılara katılan danışmanların, temsilcilerin ve uzmanların oy hakkı yoktur.

             (7) Komitelerin sekretarya hizmetleri daire başkanlığınca yürütülür.

             Sektör komitelerinin görevleri

             MADDE 10 – (1)  Sektör komitelerinin başlıca görevleri şunlardır;

             a) Meslek standartlarının hazırlanması, güncellenmesi, geliştirilmesi ve güncellenme dönemlerinin belirlenmesi hususlarında öneride bulunmak.

             b) Meslek standartları formatının belirlenmesi konusunda görüş bildirmek.

             c) Kurumun görevlendirdiği kurum, kuruluş veya çalışma grubu tarafından hazırlanan ve daire başkanlığınca komiteye iletilen meslek standardı taslaklarını şekil ve içerik yönünden incelemek, değerlendirmek ve görüş oluşturarak Yönetim Kuruluna iletilmek üzere daire başkanlığına vermek.

             ç) İncelenen taslak meslek standardında eksiklik veya hata tespit ettiğinde, giderilmesini sağlamak üzere daire başkanlığına vermek, söz konusu hata ve eksiklikler giderildikten sonra taslakları tekrar inceleyip, değerlendirmek ve görüş oluşturmak. 

             d) Meslek standardı taslağı hakkında görüş oluşturabilmek için mesleğin icra edildiği sahada teknik inceleme yapılmasına gerek duyulduğunda bu hususu Kuruma bildirmek ve Kurumca uygun bulunan teknik incelemeleri sahada yapmak. 

             e) Meslek standartlarına ilişkin Kurum talepleri doğrultusunda diğer çalışmaları yapmak.

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

             Mali hükümler

             MADDE 11 – (1) Sektör komitesi toplantılarına ilişkin kırtasiye, basım, yayım ve diğer toplantı giderleri Kurum tarafından karşılanır, toplantı giderlerinin nelerden oluşacağı Yönetim Kurulunca belirlenir.

             (2) Sektör komiteleri üyelerinin 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre, memuriyet mahalli dışındaki toplantılara katılmaları halinde Harcırah Kanununa göre kendilerine ödenecek geçici görev harcırahları, Kurum tarafından karşılanır.

             Yürürlük

             MADDE 12 – (1) Sayıştayın görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

             Yürütme

             MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.