29 Ekim 2007 Pazartesi

Fıkra

Doğu illerinde ki bir ağanın en büyük zevki, kar üzerine çişiyle imzasını atmakmış.
Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde hayvanlar dahil hiç kimse sokağa çıkamazmış.
Kar biraz kalınlaşınca, ağa sırtına kürkünü giyer ve köy meydanına gelirmiş. Yanında da en yakın yardımcısı Haso.

Ağa sırtını köye doğru döner sonra sorarmış:
-"Ula Hasso, ahali bakiy mi?"
Hasso cevap verirmiş:
-"Evet ağam, hepisi de bir olmuş, pencerelerden bakir."
Ağa çisiyle karın üzerine imzasını atarmış "Abdullah Cizrelioglu".

Sonrada bir nokta koyarmış ve sorarmış:
-"Hala
bakirler mi?"
-"He ağam, hem bakirler hem de çılgın gibim alkıslirler."
Her sene ayni tören sürermiş.
Aradan 7 yıl geçmiş.
Ağa yine, kar tuttuktan sonra, çıkmış köy meydanına.
Sormuş Hasso'ya:
-"Ahali bakir mi?"
-"He ağam, bakirler, köpekler, kediler bile camdadır."
Ağa "Abdullah" diye adini , arkasından "Cizreliog lu" diye soyadını yazmaya başlamış ki;
kalakalmış, çünkü yaş gereği prostat.
Halka rezil olmak var. Alçak sesle Hasso'ya sormuş:
-"Bakirler mi?"
-"He ağam, bakirler de, sen ne diye durdin öyle?"
Ağa çaresiz:
-"Ula gel yanıma, arkanı dön ahaliye, tamamla şunu." diye emretmis.
Hasso bir an durmuş, sonra çişini yapmaya hazırlanmış ve ağanın kulağına eğilip :
-"Ağam" demiş, "Kırk yıldır kafama vurdin, salak dedin, sırtıma vurdin aptal dedin.
Ha bu kulun okumayi yazmayi sökemedi ki, ucuni tut da yazının devamını sen yaz."


BİRLİKTE ÇALIŞTIKLARINIZI EĞİTMEZSENIZ ....... TUTACAĞINIZ GÜN YAKINDIR.)

İşten ayrılan SSK'lının Geçici iş görmezlik ödeneği

 (*)

 SSK'lılar doğum nedeniyle, "Gebelik muayenesinin yaptırılması ve gerekli sağlık yardımlarının sağlanması", "Doğumda gerekli sağlık yardımlarının sağlanması", "Emzirme yardımı parası verilmesi" ve "Analık hali sebebiyle gerekirse yurt içinde başka bir yere gönderilmesi" yardımlarından yararlanacaklardır.

Özellikle, doğum öncesinde yetkili bir sağlık kuruluşundan istirahat raporu almayan veya doğum öncesinde (gebelik istirahat süresi içinde) iş sözleşmesi sona erdirilen işçilere ilgili memurların bilgisizliği ve sigortalıların da mevzuata uzak olmasından dolayı, hak edilmesine rağmen doğum geçici iş göremezlik ödeneği verilmediği görülmektedir. Yine, erken doğum yapan işçilere ise doğum öncesindeki iş göremezlik ödenekleri (erken doğum süresi kadar) eksik ödenmektedir.

Sigortalı kadının analığı halinde, kendisi için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün analık sigortası primi ödemiş olması koşuluyla, sigortalı kadının analığı halinde doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki on haftalık sürede, çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi öngörülmüştür.

Gebelik istirahatının (Doğum öncesi 8 veya çoğul gebelik halinde 10 hafta) başladığı tarihte, sigortalılık niteliği devam eden kadın sigortalıya, doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün analık sigortası primi ödemiş olması koşuluyla, doğum öncesi 8 veya çoğul gebelik halinde 10 haftalık sürede herhangi bir nedenle hizmet akdi sona erse dahi, doğum öncesi ve doğum sonrası istirahatlarına ait analık geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesi gerekmektedir. SSK Başkanlığı'nın 08.08.2003 tarih ve 3-221 Ek sayılı genelgesinde aynen "Sigortalı kadınlara geçici iş göremezlik ödeneği ödenirken 371 yayın nolu "506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası'nın İşkazaları ile Meslek Hastalıkları, Hastalık, Analık Sigortaları Uygulamaları" isimli kitabın 102, 103, 104, 105 başlık numaralı bölümlerinde belirtilen hususların dikkate alınması gerekmektedir." denilmek suretiyle bahse konu olan yukarıdaki gebelik istirahatının (Doğum öncesi 8 veya çoğul gebelik halinde 10 hafta) başladığı tarihte, sigortalılık niteliği devam eden kadın sigortalıya, doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün analık sigortası primi ödemiş olması şartını yerine getirdiğinin tespiti durumunda, hizmet akdi sona erse dahi rapor aranmaksızın, geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi lazım geldiği hükümleri halen yürürlüktedir.

Ancak, uygulamada prim ödeme ve diğer koşulları gerçekleştirdiği halde sırf iş sözleşmesinin veya sigortalılık niteliğinin sona erdiği ileri sürülerek analık geçici iş göremezlik ödeneği verilmeyerek sigortalılar mağdur edilmektedir. Hatta bazen hastalık ve analık sigortası birbirine karıştırılmakta, hastalık sigortasında geçerli olan sigortalılık niteliğinin devam etmesi (işten ayrılmasının üzerinden 10 günden fazla bir süre geçmemiş olması) koşulunun analık sigortasında da arandığı zannedilmektedir. Sigortalıya işten ayrıldıktan sonra 10 günden fazla bir süre geçtiği ileri sürülerek analık geçici iş göremezlik ödeneğinin verilemediği görülmektedir. Hastalık ve analık birbirinden farklı olup, iş sözleşmesinin sona erdiği tarih 10 günü aşsa bile gebelik istirahatının (Doğum öncesi 8 veya çoğul gebelik halinde 10 hafta) başladığı tarihte sigortalı olunması yeterli sayılmalıdır.

 

(*) Dünya Gazetesinin 02.05.2007 tarihli nüshasından alınmıştır.

İbrahim IŞIKLI ( Sosyal  Güvenlik Uzmanı )

İŞÇİNİN PERFORMANSINA BAĞLI SEBEPLERLE YAPILAN FESİHLERDE KANIT SORUNU

 

Çalışma yaşamımızda işçinin performansına (yeterliliğine) bağlı sebeplerle işveren tarafından iş sözleşmesinin sona erdirilmesi konusu tartışılan konulardan biri olma özelliğini korumaktadır.

15 Mart 2003 tarihinden beri geçerli olan İş güvencesi yasası hükümleri gereğince işverenler iş sözleşmesinin feshini geçerli bir sebebe dayandırmak zorundadır.

 

Bu sebeplerden biri olan işçinin performansının yetersizliği konusu aradan geçen yaklaşık dört yıldır içtihatlarda  tam anlamıyla yerini bulamadı diyebiliriz.

 

Bunun önemli nedenlerinden biri performans olgusunun her pozisyon ve meslek grubu için somut bir biçimde kanıtlanmasının güçlüğü sanırız.

 

Gerçekten de İnsan Kaynakları alanında çalışanlar arasında tartışılan konuların başında performans değerleme sisteminin ne kadar sağlıklı olup olmadığı gelir. Uygulamada yaygın bir eğilim olan şablon sistemi ( bir işletme için hazırlanan performans değerleme sisteminin bir başka kuruluşa uyarlanması) genellikle başarılı sonuçlar vermemektedir.

 

Ayrıca performans değerleme sistemlerinin uygulanması sırasında değerlemeyi yapan kişiden kaynaklanan pek çok uygulama hataları da söz konusu olmaktadır. Bu hataları sıralayacak olursak;

 

1. Hale  Etkisi: Çalışanın, belirli bir özelliği ve/veya belirli bir konudaki başarısı nedeniyle, genel olarak "olumlu" değerlendirilmesi veya tersi bir şekilde, belirli bir özelliği ve/veya belirli bir konudaki başarısızlığı nedeniyle, genel olarak "olumsuz" değerlendirilmesidir. Örneğin, bir çalışanın çok iyi planlama yaptığını ancak iletişim becerisinin düşük olduğunu varsayalım. Bu çalışanın yöneticisinin, kişinin sadece planlama becerisini dikkate alarak bu başarıyı genele mal etmesi ve kişiyi "olumlu" değerlendirmesi, halo etkisi olarak adlandırılmaktadır. Tersi bir şekilde, çalışanın belirli bir alandaki başarısızlığının genele mal edilerek, "olumsuz" değerlendirilmesi ise horn etkisi olarak adlandırılır. Bu tür değerlendirme hatalarından kaçınmak için, değerlendirme yaparken somut örneklerin üzerinden gitmek faydalı olacaktır. Değerlendirmeler, kanıtlarla desteklenebildikleri sürece objektif olurlar.

 

2. Yüksek Değerlendirme: Değerlendiricinin, tartışma ortamından kaçındığı için, bir çalışanı veya bir grup çalışanı olduğundan daha yüksek değerlendirme eğiliminde olmasıdır. Bu durum değerlendiricinin, çalışanları tarafından sevilmek istenmesi, kendisine bağlı çalışanları daha başarılı göstermek ve korumak istemesi, çalışanlarını motive etmek istemesi ve genel olarak şirketteki standartların çok düşük olmasından kaynaklanabilir.

 

3. Düşük Değerlendirme: Değerlendiricinin, gerçek başarı seviyesini dikkate almaksızın, bir çalışanı veya bir grup çalışanı olduğundan daha düşük değerlendirmesidir. Genellikle, deneyimsiz olan ve performansı etkileyen faktörlerin tam olarak farkında olmayan, kendine güveni düşük olan ve kendisi de düşük değerlendirmeler alan değerlendiricilerde bu eğilim görülür. Bunun yanı sıra, kendisini mükemmeliyetçi ve zor beğenen bir yönetici olarak gösterme arzusu ve şirketteki standartların çok yüksek olması da, bu tarz değerlendirmelerde rol oynar.

 

4. Ortalama Değerlendirme: Bazı değerlendiricilerin, bütün çalışanları ortalamada değerlendirme eğiliminde olması; gerçekte performans farklılaşsa dahi, uçlarda (çok düşük veya çok yüksek) değerlendirmeler yapmaktan kaçınmasıdır. Genellikle, kendisine bağlı çalışan sayısı yüksek olan ve çalışanlarının performansını yakından gözlemleme fırsatı bulamayan yöneticiler, bu tarz değerlendirmeler yapma eğilimindedir.

 

5. Geçmişte Meydana Gelen Olaydan Etkilenme: Değerlendiricinin, performans değerlendirme döneminin başlarında veya sonlarında olmuş olumlu veya olumsuz bir olayı dikkate alarak, çalışanın performansını genel performansını da bu olay doğrultusunda değerlendirmesidir.

 

6. Kontrast etkisi: Kullanılan değerlendirme kriterlerinin net olmadığı veya sıralama yönteminin (ranking method) kullanıldığı durumlarda kontrast hataları ortaya çıkar. Örneğin, performansı düşük bir çalışanla kıyaslanan, ortalama performansa sahip bir çalışan "çok başarılı" algılanırken, performansı yüksek bir çalışanla kıyaslanan, ortalama performansa sahip bir çalışan "çok başarısız" algılanır. Bu durumda yapılması gereken, spesifik değerlendirme kriterleri tanımlamak ve çalışanlarının performanslarını birbirleriyle kıyaslamaksızın, tanımlanan kriterler doğrultusunda değerlendirmektir

 

7. Pozisyondan Etkilenme: Bazı değerlendiricilerin, değerlendikleri kişinin pozisyonundan etkilenerek, organizasyonda çok önemli görülen bir iş ve pozisyonlardaki çalışanları yüksek, görece önemsiz kabul edilen iş ve pozisyonlardaki çalışanları düşük değerlendirme eğilimde olmasıdır. Değerlendirme sisteminde, her işten beklenenlerin, değerlendirme kriterlerinin net olarak tanımlanması, bu tür değerlendirme hatalarını engellemeye yardımcı olacaktır.

 

Görüldüğü gibi bir işletmede sağlıklı bir performans sistemi kurulsa dahi yukarıda da belirtilen ve sıkça karşılaşılan uygulamacı hataları nedeniyle sağlıksız sonuçlara ulaşmak riski daima mevcuttur.

 

Bu durumda performans değerlendirme belgelerinin GEÇERLİ sebeple işten çıkartma konusunda ne ölçüde kanıt niteliği taşıyacağı tartışmalıdır.

 

Hakimler bu belgelerin sağlıklı performans ölçebilecek yeterlilikte belgeler olup olmadıklarını anlayabilme şansından yoksundurlar. Bu durumda karşılarına gelen bu tür sebeplere dayalı fesihlerde konuyu bilirkişi marifetiyle çözmeye çalışacaklardır. Nitekim yüksek mahkeme verdiği bir kararında (1) “ İŞ SÖZLEŞMESİ İŞÇİNİN YETERLİĞİNDEN KAYNAKLANAN SEBEPLE SONA ERDİRİLMİŞ OLDUĞUNDAN, DAVACININ VERİMLİLİĞİ TEKNİK BİLİRKİŞİ ARACILIĞIYLA SAPTANMALIDIR. ÇELİŞKİLİ TANIK ANLATIMLARI ESAS ALINARAK HÜKÜM KURULMASI DOĞRU DEĞİLDİR. “  

 

Demektedir.

 

Diğer taraftan performans düşüklüğünün belirli bir dönemde çeşitli sebeplere bağlı olarak ortaya çıkmış olması da fesih için yeterli değildir. Yani işçi çeşitli özel sorunlarından ötürü yaşamın doğal akışı içinde kimi zaman verimsiz olabilir. Ancak bunu işten çıkartma konusunda bir fırsat şeklinde görmek ve değerlendirmek iş ilişkisinde işverenin borçları arasında yer alan eşit işlem yapma ve  işçiyi gözetme borcuna aykırı bir davranış olacaktır.

 

Yüksek mahkemenin aynı kararın devamındaki gerekçeleri de bu konudaki düşüncemizi destekler niteliktedir.

 

“yaptırılan işin standartlara uygun olup olmadığı, uygun ise davacının makul bir süreçte aynı işi yapan diğer işçilere göre bir performans düşüklüğü gösterip göstermediği, böyle bir performans eksikliği varsa bunun arizi mi, yoksa sürekli mi olduğu ve bunun sonucunda bir üretim düşüklüğü meydana gelip gelmediği saptanmalı, bu durumlar 18. madde içeriğinde değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.”

 

Son olarak değinmek istediğimiz konu ise düşük performans gerekçesi ile yapılan fesihlerde işçinin mutlaka savunmasının alınmasının gerekliliğidir. Aksi halde fesih geçerli bir sebebe dayalı olsa dahi geçersiz kabul edilecektir. Bu konuya ilişkin bir Yargıtay kararını da aşağıda incelemelerinize sunuyoruz. (2)

 

4857 sayılı İş Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesi feshedilmeden önce savunmasının alınması gerekir. Somut olayda, fesih bildirimine göre iş sözleşmesinin feshi performansının düşük olmasına dayandırılmasına rağmen fesihten önce davacıdan savunması istenmemiştir. Davacının performans değerlendirme raporlarında imzasının bulunması savunmasının istendiği anlamına gelemez. Bu durumda, feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.

 

-------------------------------------

 

(1) Y.9.H.D. E. 2004/3740 K. 2004/15625 T. 24.06.2004

(2) Y9.H.D.E. 2006/5880K. 2006/9358T. 10.04.2006

 

Yararlanılan diğer kaynaklar:

- İşletmelerde Performans yönetimi Sistemi (Prof. Cavide UYARGİL)

- İş sözleşmesinin İşçiden Kaynaklana sebeplerle süreli Feshi (Av.Çağrı  ÇELİK )

 

Hüseyin İrfan FIRAT 

Personel ve İk.Yönetimi Danışmanı

 

 

MOBBING

İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)

 

Bir iş ilişkisininde tarafların birbirlerine karşı temel sorumluluğu, işçinin üstlendiği edimi hakkıyla ifâ etmesi, işverenin ise bunun karşılığında işçiye ücretini ve diğer sosyal haklarını ödemesidir. Ancak bu ilişkinin kurulması ve hukuka uygun olarak devam etmesi için sadece yukarıda belirtilen hak ve borçların yerine getirilmesi yetmemektedir. İşçinin sadakat borcu, işverenin eşit davranma ve işçiyi gözetme borcu de en az yukarıda sayılan hususlar kadar önemli ve değerlidir.

İş ilişkisinde asıl olan güven ilişkisi olup, her iki taraf da edimlerini ifa ederken karşı tarafın hak ve borçlarına saygı göstermelidir. İşveren, karşısındakini “nasıl olsa benim çalışanımdır, ben ne istersem onu yaparım- mantığı içerisinde olmamalı, işçi de – nasılsa burda çalışıyorum, istediğim gibi davranırım- dememelidir. Diğer bir ifadeyle, gerek işçi ve gerekse de işveren birbirlerinin maddi ve manevi haklarına saygılı olmakla mükelleftir.

Bilhassa son zamanlarda, işçinin istifaya zorlanması ve psikolojik baskı kurularak işten uzaklaştırılmak istenmesi gibi örneklerle daha çok karşılaşmaktayız. Bu anlamdaki yaklaşımlar sadece iş ilişkisinin devamı anlamında değil, ayrıca işçinin manevi haklarının zarara uğramasına yol açabilmektedir. Psikolojik anlamda baskı altında tutulan bir işçiden verimli ve etkin bir çalışma beklenemeyeceği gibi, yukarıda bahsettiğimiz ve iş ilişkinin temel unsurlarından olan güven ilkesinin de zedelenmesi söz konusu olacaktır. Böyle bir ortamda, işçiden artık iş ilişkisine devam etmesi beklenmesi, katlanılması zor ve telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilecektir.

Nitekim Ankara 8. İş Mahkemesinin 2006/19-625 sayı ve 20.12.2006 tarihli kararında[1][1] “… tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere amirlerinin uzaktan, yüksek sesle bağırarak, işyapmalarını söylemelerine, telefonla konuşrken, konuşmasına aldırmadan emir ve görev vermelerine, yüksek sesle bağırarak “sen bu işi beceremiyorsun” gibi sözlü saldırılara, hakaretlere maruz kalmıştır. Kişilik hakları çiğnenmiş, çalışma arkadaşları arasında küçük düşürülmüştür. Bu davranışlar mahkememizce işçiyi yıldırmaya, psikolojik baskı uygulayıp genellikle de işten ayrılmasını sağlamaya yönelik davranışlar olarak değerlendirilmiştir. Yine tanık beyanlarıyla doğrulanan, davacının mesai sonrasında ağlama krizine girmesi, psikolojik tedavi görmesi, rapor alması da bu kanaati kuvvetlendirmektedir. Mobbing kavramı işyerinde bireylere üstleri, eşit düzeyde çalışanlar ya da astları tarafından sistematik biçimde uygulanan her türlü kötü muamele, tehdit, şiddet, aşağılama vb davranışları içermektedir.” İfadelerine yer verdikten sonra işçinin uğradığı bu haksız muamele karşısında manevi tazminat talep edecebileceğine hükmetmiştir.

Genel hukuk prensibi olarak bir kişinin hakkının sınırı diğer kişilerin haklarının başladığı yere kadardır. Bu prensip iş ilişkisi anlamında da geçerlidir. Yukarıda zikredilen yargı kararı bu prensibe çok iyi bir örnektir. Söz konusu yargı kararının emsal teşkil ederek, bu şekilde psikolojik baskı altında çalışmak zorunda olan işçilerin maddi ve manevi tüm zararlarının telafisi konusunda ilke teşkil edeceği kanaatindeyim.

 

 Av.Alper YILMAZ

İstanbul Barosu

 

 



 

27 Ekim 2007 Cumartesi

Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun.

 

Mutluluk Köpeklikte

 

 

 

 

 

 

 

 

"Bir gün zenginin biri Diyojen' i evine götürmüş. Güzel bir ev, görkemli ve temiz:
-Yerlere sakın tükürme, demiş adam.
Diyojen kalkıp, adamın yüzüne tükürmüş ve:
- Bu evdeki en pis yer senin yüzün zaten, o yüzden oraya tükürdüm."

Hayatı farklı yaşayan, değişik bir bakış açısına sahip bir insan. Doğaya uygun olarak yaşayıp; yapılan her işte, mutluluğu arayan bireyin, bu şekilde hayatını sürdürebileceği felsefesini düstur edinen filozof.

Kiniklerin Piri, İskender' e bile kafa tutan;" Gölge etme başka ihsan istemem " diyebilme umursamazlığı ve korkusuzluğuna sahip, kafa adam işte.

Yaşadıklarına bakınca günümüz değer yargılarının hangi boyutta olduğunu görüp, korkuya kapılmamak içten bile değil. Tek mal varlığı tasını "Avcum varken buna ne gerek var "diyerek atan ve fıçı içinde yaşadığını düşününce: Mal mülk kazanma hırsından birbirleriyle çetin mücadeleler yaşayan, geçirdiği zamanın anlamını bilmeyen insanlara üzülmek lazım.

Elindeki fenerle insanı arayan filozofa, günümüzde ne cevap verebileceğimizi bilemiyorum. Herhalde bu çağlarda yaşasaydı durumumuz, O' nu çok eğlendirirdi. Ölçüsüzlük, gösteriş ve kendini beğenmişliğin; insanın en büyük meselesi ve düşmanı olduğunu savunan bir insan için, bulunmaz bir memba günümüz dünyası.

Beden ve ruh disiplini ikilemesi içinde, birazda aşırıya kaçan fikirlerinin olduğunu da söylemek isterim. Erdemi geliştirmenin insan için, gerekli olduğu konusunda hemfikiriz. Bunun da; arzu ve ihtiyaçları azaltmakla olabilirliği konusunda temelde anlaşabiliyoruz fakat tamamen kaldırmak konusunda yollarımız ayrılıyor kendileriyle.

İnsan ait herşeyi lüzumsuz, gereksiz görüp, neredeyse yok saymak; pek akıllıca bir durum olmasa gerek. (Tabii bu bana ait bir düşüncedir. Beğenen, benimseyen, uygulayan olabilir.) Refah, bilim, güzel sanatlar fazlalıktır. Din, kanun, politika, zenginlik, asalet kaldırılması gerekenlerdir. Doğada herşey ortaktır ve öyle yaşanılması icap eder.

Sayın filozof iyi demiş hoş demiş fakat biraz ölçülerde ayarlı davransa imiş daha iyi olacakmış. Köpekler gibi yaşayarak mutlu olma düşüncesi yüzünden; ortalık havlamalardan, ulumalardan geçilmiyor. Tabii maddiyatın değeri konusunda hak vermiyor değiliz kendisine. Demek yine karşımıza "İnsan herşeyin ölçüsüdür." çıkıyor.

Denge, ölçü. Eşitlik, hakça, adilce. İnsaflı, insanca, insani.

Günün birinde ancak tek kişinin geçebileceği kadar dar olan bir köprüden geçerken, karşı yönden gelmekte olan asilzadenin biriyle ortada karşılaşır. Birkaç saniye süren duraklama sonrasında asilzade "Ben sefil insanlara yol vermem" der. Bunun üzerine Diyojen "Ben veririm" der ve kenara çekilip yol verir..

Bizde çekilip, yol vermeliyiz demek ki?!

 

Ayda

 

 

26 Ekim 2007 Cuma

İŞ KANUNU'NA GÖRE ÇALIŞMA SÜRESİNDEN SAYILAN HALLER

 

Genel anlamda çalışma süresi bir işçinin çalışsın ya da çalışmasın işgücünü işverene sunduğu süreleri ile İş Kanunu'nda ayrıca çalışma süresinden sayılacağının açıklığa kavuşturulduğu sürelerin toplamından oluşur.

 

Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırk beş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. (1)

 

İş Kanununda çalışma süresinden söz edilmekle birlikte çalışma süresi kavramının içeriği kanunda düzenlenmemiş ancak Yönetmelik (2) ile “Çalışma süresi, işçinin çalıştırıldığı işte geçirdiği süredir” (3) şeklinde tanımlanmıştır.

 

İş Kanuna (4) göre aşağıdaki süreler işçinin günlük çalışma sürelerinden sayılır:

 

a) Madenlerde, taş ocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yer altında veya su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler.

 

Bu işlerde işin niteliği gereği işin yapıldığı yere ulaşıncaya ve iş bittikten sonra geri çıkıncaya kadar bir süre geçmektedir. Bu süre içinde işçi fiilen çalışmamakla birlikte emeğini işverene tahsis etmiştir.

 

b) İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler.

 

İşin niteliğinden ve yürütüm koşullarından kaynaklanan benzeri durumlarda işçinin işi bir yere giderek yapması mümkündür. Örneğin ilaç temsilciliği yapan işçinin doktorları ziyaret ederken yolda geçirdiği süreler günlük çalışma süresinden sayılır.

 

c) İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler.

 

Örneğin makam şoförünün fiilen çalıştığı zamanın dışında çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler onun açısından günlük çalışma süresinden sayılır. Boş geçirdiği süreler kavramını kanaatimce işçinin istediği şekilde hareket etme olanağına sahip olamaması ve her an işverenin talimatını beklemesi şeklinde yorumlamak gerekir.

 

d) İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler.

 

İşyerinde çalışan işçiler işverenin özel işleri ile görevlendirilebilirler. Bu durumdaki işçiler asıl işlerini yapmamakla birlikte işveren tarafından verilen bir işi yerine getirmektedir. Örneğin, işyerine bahçe bakımı için alınan bahçıvanın işverenin evinin bahçesinin bakımına gönderilmesi halinde işçi asıl işini yapmamaktadır ancak, işverenin talimatı nedeniyle hareket ettiği için bu süreler çalışma süresinden sayılır.

 

e) Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler.

 

Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. Süt izni çocuğun sağlığı düşünülerek verilmiş bir izindir. (5)

 

f) Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler. İşin niteliğinden doğmayıp da işveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresinden sayılmaz.

 

İşin niteliğinden kaynaklanan sebeplerle işçilerin işi yaptıkları yer yerleşim yerlerinden uzak olması halinde yolda geçirdikleri süreler günlük çalışma sürelerinden sayılmaktadır. Örneğin Ankara-Eskişehir tren yolunun kırkıncı kilometresinde meydana gelen bozukluğun onarılması için Ankara’dan hareket eden ekibin arızanın olduğu yere varması ve geri dönmesi sırasında yolda geçen süreler işçilerin günlük çalışma süresinden sayılır.

 

SONUÇ

 

İşçiler yukarıda açıklanan sürelerde çalışmasalar dahi çalışma mevzuatından doğan haklara çalışmışlar gibi sahip olurlar.

 

DİP NOTLAR

 

(1) 4857 sayılı İş Kanunu Madde:63

 

(2) İş Kanuna İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği (06.04.2004 tarih ve 25425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır).

 

(3) İş Kanuna İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği Madde 3: Çalışma süresi, işçinin çalıştırıldığı işte geçirdiği süredir. İş Kanunu’nun 66. maddesinin birinci fıkrasında yazılı süreler de çalışma süresinden sayılır. Aynı Kanunun 68. maddesi uyarınca verilen ara dinlenmeleri ise, çalışma süresinden sayılmaz. Ara dinlenmeleri, iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak, yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak düzenlenir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü saklıdır.

 

(4) 4857 sayılı İş Kanunu Madde:66

 

(5) 4857 sayılı İş Kanunu Madde 74- ...Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.

 

24 Ekim 2007

 

Cumhur Sinan Özdemir

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

İş Müfettişi -Ankara

csnozdemir@gmail.com

 

23 Ekim 2007 Salı

Değişimi Yöneten Yönetici

 

Yöneticilik günümüzde son derece güncel konulardan biri olarak sürekli karşımızda. Hatta zaman zaman yöneticilik kavramı ile birlikte liderlik, koçluk, önderlik gibi kavramlarda önümüze çıkıyor. Elbette hepsinin farklı yerleri, farklı nitelikleri, farklı anlamları var. Örneğin, lider olarak nitelendirilen bir kişinin bir vizyonu vardır ve çevresindekilere o vizyonu satar. Lider kapıları gösterir ve çevresindekiler o kapılardan geçerler.

Bu yazımızda incelemeye çalışacağımız konumuz ise temel yönetim felsefesinin derinlerinde yatan bazı kavramlar üzerinde olacak. Temel yönetsel bilinç ve yönetim felsefeleri ile değişimin bağdaşması gereken yanlarından bahsetmek istiyorum.

Yönetim kavramını uygulayan kişiye “yönetici” sıfatının verildiğini hepimiz zaten biliyoruz.

Ancak daha geniş anlamı ile yönetici, öncelikle kendini ve takımını hedeflerle yönetim prensipleri ile yönelendirebilen, sorunlardan kaçmak yerine çözmek, sorunların üzerine giden çözüm üretmek için yaratıcılığı kullanarak düşünen ve düşündüren, itirazları kişisel reddetmeler olarak algılamaktansa bir fırsat olarak değerlendirebilen, doğru işleri doğru şekilde ve zamanının iyi kullanarak yapabilen kişidir.

Bir diğer yandan yönetici, yetkilerini bilmekle kalmayıp en iyi şekilde kullanabilen, sorumluluk alan, kaybetme korkusu ile değil, kazanma arzusu ile harekete geçen, birlikte çalıştığı takımı iyi analiz eden, iyi tanıyan, oyuncuları yetkinliklerine göre sahanın doğru yerinde oynatabilen, başarıyı paylaşan ve başarısızlığı üslenen, bilgi ve beceriye bağlı olarak kendi özgüvenini artıran, bilginin paylaşıldıkça değerli olduğuna inanan, kendini ve beraberinde çevresindekileri de geliştiren, fikir alan ve uygulayan, etik değerlere ve ilkelere önem veren, ilerlemeyi ve ilerletmeyi hedef edinen kişidir.

Tüm bunlar ideal bir yöneticinin genel niteliklerine örneklerdir. Elbette saymaya devam etsek sayfalarca yazacak nitelik bulabiliriz. Ancak tüm bu niteliklerin derinlerine indiğimizde ise karşımıza temel bir kavram çıkar. Elbette ilk akla gelen kavram “gelişim”dir. Doğrudur da, gelişim yöneticinin yukarıda bahsettiğimiz temel niteliklerinden biridir. Kişisel gelişimin sonu yoktur. Kişi için gelişim mutlak bir zorunluluktur.

Gelişimin temel nedeni ise elbetteki değişim. Değişim kavramının hayatın değişmez bir yasası olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu noktada bahsedeceğimiz değişim ise gelişim anlamlı değişim.

O halde şimdi Yönetimde değişimin gerekliğine odaklanalım ve yönetsel değişim ile kurumsal değişimi birlikte inceleyelim.

Toplumlar tarihsel gelişim süreçlerinde, sosyal, kültürel, politik ve ekonomik boyutlarda gelişim ve dolayısıyla değişim süreçleri içerisinde bulunurlar. Bu sürekli bir çevrimdir. Bu çevrim içerisinde toplumda yaşayan insanlar değişen koşullara uyum sağlamaya çalışırlar.

Kurumsallıkta da durum farklı değildir. Kurumlarda toplumlarda olduğu gibi, çevrenin getirdiği her türlü değişime açık olmak, yani değişken beklentilere anında cevap vermek için hızlı manevralar yapabilecek değişken yapıları oluşturmak zorundadırlar. Bu değişim, zaman zaman planlı; ancak zaman zaman plansız bir şekilde, herhengi bir kurumun sisteminin bir durumdan bir başka duruma geçmesidir.

Elbette kurumsal değişim, kurumun tüm sistemlerini, tüm süreçlerini, tüm ekibini, ekibin içerisinde bulunduğu ilişki kalıplarını, iç ve dış müşteri ilişkilerini, kurumun toplum ile olan ilişkisini yani kurumsal zincirin her halkasını içermektedir. Bu nedenlede kurumsal değişim, yaratıcılık, yenilikçilik, büyüme, tam zamanında eksiksiz hizmeti sunma ve sürekli gelişim gibi kavramların tümünü içerisine alacak şekilde geniş bir alanda tanımlanmaktadır. Bu söylediklerimiz aşağıdaki şekilde bir şemaya dökebiliriz.

Gelişim Odaklı Kurumsal Değişim İlkeleri

Doğru etki

-Zamanı Etkin Kullanmak

-İhtiyaçlara Tam Zamanında ve Eksiksiz Cevap Vermek

-Doğru Ürünü veya Hizmeti Doğru Zamanda, Doğru Bilgiyle Doğru Pazarda, Doğru Strateji ile Doğru Müşteriye Sunmak

Büyüme

-İnsan’a Saygı “önce insan kavramı”

-Gerçek ve Etkin İletişim

-İşbirliği ve Dinamik Takım Çalışması

Yenilikçi tutum

-Yaratıcılık, Yeni Yollar Bulmak

-Zorluklarla Mücadele

-Değişim için Cesaret

Pazarda rekabet sürekli artıyor, yani aslında şartlar hızla değişiyor. Bu nedenle de kurumun toplumdaki yeride sürekli değişiyor. Çünkü toplumsal değişim de durmuyor. Net olarak açıkça içselleştirmeliyiz ki, söz ettiğimiz bu değişim bilincini gerçektende içselleştirmezsek, bu değişim süreçlerinin bilincine varmazsak, eski alışkanlıklara, eski fikirlere takılıp kalırsak, sürekli geçmişten bahsedersek, kaybedenler kulüplerinin üyeleri olursak kendi sahip olduğumuz bilgi, sistem veya değerleri kullanma şansı bulamadan birden geri sıralara düşebilir ve ani başarısızlığa mahkum olabiliriz.

Geçmiş yöneticilik deneyimlerimizde kurumsal ya da bireysel başarılara imza atmış olabiliriz. Ancak unutmamalıyız ki zaman ilerledikçe her şey değişiyor. Bu nedenle, geçmişteki başarı ve deneyimlerimize bir yönetic olarak çok güvenmemeliyiz. Küresel ve uzun vadeli vizyon ve perspektiflerimizde daima aklımızda tutmamız gereken ilke : “Geride kalmamak için değişimi ve değişen şartları izlemek ve sadece izlemekle kalmayıp kendi değişimimizi yönetmek” olmalıdır.

Bu nedenle yönetici, gelişim odaklı değişim için zorluklarla mücadele ruhunu tamamı ile benimsemiş olmalıdır. Zorlukları cesaretle karşılamalı ve her zorluğun aslında gelişim için kendisine gösterilen bir kapı olduğunu da unutmamlıdır. Başlangıçta aşılması imkansız gibi görülen zorluklar aslında sunulan fırsatlardır. Bunlar hedef fırsatlarıdır. Bu fırsatlara ulaşmak için o zorlukları aşmak gereklidir ve zorlukları aşmak için ise daima cesaret gerekir. Cesaret bir sürece körü körüne girmek değildir. Yöneticinin bu analizleri doğru şekilde yapması, hesaplanmış veya hesaplanacak olan tüm şart ve riskleri değerlendirmesi ve analiz etmesi gereklidir. Yönetici gelişim amaçlı değişim seyahatine çıktıktan sonra geri dönüşü olmamalıdır. Bu yol tek yönlü yoldur ve yolda geri dönüş hem büyük risklere hemde bir diğer yandan büyük kayıplara neden olmaktadır. Bu kayıpların en büyüğü ise kuşkusuz ki asla telafisi olmayan zamandır. Zaman hayatın karşılıksız ve telafisiz en büyük armağanıdır.

Gelişim odaklı değişim süreçleri adından da belirli olduğu gibi, süreçlerle yönlendirilir. Değişim kabına sığmayacak şekilde birden bire sonuç alınacak bir işlem değildir. Değişim için en önemli kavram süreçlerle adım adım değişim yapabilmek ve her adımda derinliğe inebilmektir. Adımsal değişim olarakta adlandırdığım bu süreçsel değişimde önemli olan etkililik kavramıdır. Yalnızca sonuca odaklanır ve ani değişimi yaratmaya kalkarsak bu sonuç olumluda olabilir ancak yalnızca verimliliği etkiler. Süreçsel yani adımsal değişim derinliği ile süreçlerin her birindeki başarı oranlarını artırma yoluna girdiğimizde ise süreçteki küçük değişikliklerin eseri olan büyük ve kalıcı sonucun ortaya çıkması doğaldır.

İşte Yönetici için esas olan gelişim odaklı değişimin temel amacı ise kalıcı bir yıldız olmaktır. Kalıcılığa giden bu adımların ise adımsal değişimin eseri olması temel esas olarak alınabilir.

Kalıcı olmak için, kalıcı yıldız olmak için, yıldız yönetici olmak için yalnızca değişime ayak uydurmak değil, değişimi yönetmek kaçınılmazdır.

Değişimi yöneten yönetici olalım o halde... Yani kutupyıldızı olalım.. Kayan yıldız değil...

Yazımızın bir sonraki bölümünde değişimin adımsal ve süreçsel detaylarını inceleyeceğiz.

Sevgiyle, sevecenlikle kalın...

Kağan ÜNVER

Yönetim ve Eğitim Danışmanı

www.kaganunver.com

kagan@kaganunver.com

Yazar Hakkında :


editor@yenibiris.com

 

Kendin harekete geçir

Mümin Sekman

ARŞİV

Ataleti, rehaveti ve tembelliği yenmek için ne yapmalı?

 

Kendin harekete geçir, kendini!



Atalet yerine göre eylemsizlik, durağanlık ya da hareketsizlik demektir. Gündelik dilde tembellik, ağırkanlılık, yılgınlık, yavaşlık, hantallık gibi kelimelerle ifade edilir. Üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi hareket etme, ‘yumurta kapıya gelmeden harekete geçmeme’ gibi deyimler ataletliler için çokça kullanılır. Kısacası ataletliler, hayatı ağır çekim filmlerdeki gibi yaşayan insanlardır!”



Hayatımızın bir boyutundaki aşırı hareketlilik diğer boyutlarında atalet yaratacaktır. Mesela iş hayatında çok aktif ve yoğun olan bir kişinin aile hayatındaki ataletli davranışları çoğalacaktır. Boşanma nedeniyle özel hayatındaki hakeretlilik artınca, iş hayatında kişi atalet haline düşebilir. Bir cephede çatışmalar şiddetlenince, tüm enerji bir cepheye yüklenirse diğer cephelerde yoğunluk ve yılgınlık belirtileri görülmeye başlanır.

Yazar Hakkında :

Mümin Sekman kişisel gelişim ve sosyal başarı türünde kitapların yazarıdır. Kitaplarından bazıları: “Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da Yoldan Çekil”, “Kişisel Ataleti Yenmek”’tir. “Son kitabı "Her Şey Seninle Başlar" 2 yılda 500 bin satarak alanında rekor kırmıştır. Sekman, Kişisel Gelişim Merkezi'nin (Kigem.com) kurucusudur. Türkiye'de "kişisel gelişim uzmanı" titrini kullanan ilk kişidir.

www.muminsekman.com</A

 

18 Ekim 2007 Perşembe

ÖZÜRLÜLER VERGİ REHBERİ

ÖZÜRLÜLER VERGİ REHBERİ 2006

 

Bu rehbere elektronik ortamda www.gib.gov.tr internet sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu rehber; Kaset, CD-Rom ve Braille Tekniği ile de hazırlanmıştır.

Dilerseniz aşağıdaki adresten isteyebilirsiniz.

Adres:

Gelir İdaresi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığı

İlkadım Cad. 06450 Dikmen / ANKARA

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığı

Yayın No: 19 • Kasım 2006

İÇİNDEKİLER

BİRİNCİ BÖLÜM

SAKATLIK İNDİRİMİ

1- Sakatlık İndiriminden Kimler Yararlanır?..................................................9

2- Sakatlık İndirimi Nasıl Uygulanır?.............................................................9

3- Sakatlık İndiriminden Yararlanmak İsteyenlerin .

Yapacakları İşlemler...................................................................................9

4- Sakatlık İndiriminden Yararlanmak .

İsteyenlerden İstenecek Belgeler..............................................................10

5- Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna İtiraz .....................................................11

6- Sakatlık İndiriminin Kapsamı...................................................................12

7- Bakmakla Yükümlü Olunan Kişi Tabiri...................................................13

8- Dış Kuruluşlarımızda Görevli Hizmet Erbabının Yapacağı İşlemler..........13

İKİNCİ BÖLÜM

ÖZÜRLÜLERE SAĞLANAN VERGİ AVANTAJLARI

1- Gümrük Vergisi’nde Sağlanan Vergi Avantajları.......................................15

2- Özel Tüketim Vergisi’nde Sağlanan Vergi Avantajları....................................19

3- Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde Sağlanan Vergi Avantajları.......................23

4- Katma Değer Vergisi’nde Sağlanan Vergi Avantajları............................24

5- Emlak Vergisi’nde Sağlanan Vergi Avantajları.......................................25

Özürlülere Ait Taşıtların Trafik İşlemleri......................................................27

EKLER

Ek Tablo-1 Engellilere Sağlık Raporu Vermeye .

Yetkili Sağlık Kuruluşları.........................................................................29

Ek Tablo-2 Üçüncü Dereceye Kadar Kan .

Hısımları ve Sıhri (Kayın) Hısımlar.........................................................38

Ek Tablo-3 ÖTV II Sayılı Liste.....................................................................39

Ek Tablo-4 Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dahil) .

Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Bildirim Formu............................43

Ek Tablo-5 Malûl ve Engelliler Adına Kayıt ve Tescilli Taşıtlarda.

Motorlu Taşıtlar Vergisi İstisnası Bildirim Formu...................................44

Ek-1 Hiçbir Geliri Olmayanların .

Tek Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi....................................................45

Ek-2 Dilekçe..................................................................................................46

 

GİRİŞ

Özürlülerin hayat standartlarının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi anayasal

güvence altına alınarak Anayasamızda, “Devletin sakatların korunmalarını

ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alacağı ve bu amaçlarla

gerekli teşkilat ve tesisleri kuracağı veya kurulmasını sağlayacağı...” ifade

edilmiştir.

Özürlü vatandaşların, içinde bulunduğu zor koşulların giderilmesine

katkıda bulunmak ve özürlüler ile özürlü olmayanlar arasındaki rekabet

eşitsizliğini gidermek amacıyla vergi hukukunda çeşitli düzenlemeler

yapılmıştır. Bunlardan birisi de özürlü ücretlilerin Gelir Vergisi matrahlarının

hesaplanmasında dikkate alınan Sakatlık İndirimi uygulamasıdır.

Gelir Vergisi Kanununda yapılan düzenlemelerle de, Sakatlık İndiriminin

kapsamı genişletilmiş, Sakatlık İndiriminden yararlananların içine; hizmet

erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler, özürlü serbest meslek

erbabı ve serbest meslek erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler

ile basit usulde vergilenen bütün mükellefler de dahil edilmiştir.

Özürlülerle ilgili olarak yapılan düzenlemelerden birisi de taşıt alımlarıyla

ilgili olarak vergisel açıdan sağlanan bir kısım avantajlardır. Gerek vergi

mevzuatında gerekse gümrük mevzuatında yapılan düzenlemeler sonucunda,

yurt içinden satın alma veya yurt dışından ithal edilmek suretiyle özürlüler

tarafından edinilen motorlu taşıtlar için bazı şartlarla vergi avantajları

sağlanmıştır.

Son olarak özürlülerle ilgili yapılan bir diğer düzenleme de malul ve

özürlülere 2006 yılı başından itibaren Emlak Vergisinde uygulanmaya başlanan

indirimli vergi oranı uygulamasıdır.

Yapılan düzenlemelerle özürleri dolayısıyla birtakım güçlükler çeken

özürlülerin hem ekonomik yönden desteklenmesi hem de sosyal ve ekonomik

hayata katılımlarının ve uyumlarının sağlanması amaçlanmıştır.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ

BİRİNCİ BÖLÜM

SAKATLIK İNDİRİMİ

1- Sakatlık İndiriminden Kimler Yararlanır?

Sakatlık İndiriminden;

1- Özürlü hizmet erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi

bulunan hizmet erbabı,

2- Özürlü serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü

kişi bulunan serbest meslek erbabı,

3- Özürlü olup basit usulde vergilendirilenler,

yararlanır.

2- Sakatlık İndirimi Nasıl Uygulanır?

Serbest meslek faaliyetinde bulunan veya basit usulde vergilendirilenlerin

Gelir Vergisine tabi kazançlarına, belli bir tutar ve oranda Sakatlık İndirimi

uygulanır.

Sakatlık İndirimi, hizmet erbabında, tevkifat matrahına uygulanır.

Bu indirim, bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek

erbabı ve ücret geliri elde eden mükellefler için de uygulanır. Bu durumda

indirimden yararlanan özürlü kişi değil ona bakmakla yükümlü olan serbest

meslek erbabı ve ücret geliri elde eden mükelleflerdir.

3- Sakatlık İndiriminden Yararlanmak İsteyenlerin

Yapacakları İşlemler

Sakatlık İndiriminden yararlanmak isteyenler bir dilekçeye aşağıda

belirtilen belgeleri de ekleyerek Vergi Dairesi Başkanlığı olan yerlerde ilgili

Grup Müdürlüğü’ne, diğer illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız

Vergi Dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne diğer ilçelerde de

Mal Müdürlüğüne başvurmalıdırlar.

10 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

4- Sakatlık İndiriminden Yararlanmak

İsteyenlerden İstenecek Belgeler

1- Özürlü Hizmet Erbabı İçin

a) Çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu

gösterir belge,

b) Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf

2- Hizmet Erbabının Bakmakla Yükümlü Olduğu

Özürlü Kişiler İçin

a) Ücretlinin çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı

olduğunu gösterir belge,

b) Özürlü kişilerin nüfus cüzdanı örneği ve üç adet

fotoğrafı,

c) Özürlü kişiye bakmakla yükümlü olunduğunu gösteren

belge.

3- Özürlü Serbest Meslek Erbabı İçin

a) Vergi kimlik numarasını gösteren belge,

b) Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf.

4- Serbest Meslek Erbabının Bakmakla Yükümlü

Olduğu Özürlü Kişiler İçin

a) Serbest meslek erbabının vergi kimlik numarasını

gösteren belge,

b) Özürlü kişilerin nüfus cüzdanı örneği ve üç adet

fotoğrafı,

c) Özürlü kişiye bakmakla yükümlü olunduğunu gösteren

belge.

5- Sakatlık İndiriminden Yararlanma Hakkına Sahip Basit

Usulde Vergilendirilen Özürlüler İçin

a) Vergi kimlik numarasını gösteren belge,

b) Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf.

İlgili Müdürlükler sakatlık indiriminden yararlanmak isteyen özürlü

kişileri Devlet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 11

“Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu

Raporları Hakkında Yönetmelik”in ekinde yer alan ve yetki verdiği sağlık

kuruluşlarından sağlık raporu almak üzere sevk yapacaktır. Yetkili sağlık

kuruluşunca verilecek raporlar ilgili müdürlüklerce Maliye Bakanlığı Gelir

İdaresi Başkanlığı’nda oluşturulan Merkez Sağlık Kuruluna gönderilecektir.

Merkez Sağlık Kurulu, sağlık kuruluşları tarafından düzenlenen raporları

inceleyerek, başvuru sahibinin çalışma gücünün ne kadarını kaybettiğine

karar verecektir. Bu şekilde sakatlık dereceleri belli olanlara ilişkin raporlar,

ücretlilerde işverenine, diğerlerinde kendilerine verilmek üzere ilgili Vergi

Dairesi Başkanlığı veya Defterdarlığa gönderilecektir.

Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı (sakatlık derecesi)

veya raporlarda yer almayan bulgularla ilgili iddialara dayanan itiraz ve

şikayet mahiyetindeki başvurular da ilgili müdürlüklere yapılacak ve yukarıda

açıklandığı şekilde işlem görecektir.

5- Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna İtiraz

Özürlü sağlık kurulu raporuna; özürlünün kendisi, velisi, vasisi veya

raporu isteyen kurum tarafından itiraz edilebilir.

İlgililer itiraz dilekçesi ve ilk özürlü sağlık kurulu raporunun tasdikli

bir örneği ile birlikte, bulunduğu ilin sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık

müdürlüğünce, özürlü sağlık kurulu raporu alacak kişi en yakın farklı bir özürlü

sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneye gönderilir. İtiraz edilen özürlü

sağlık kurulu raporu ile itiraz üzerine verilen özürlü sağlık kurulu raporundaki

kararlar aynı yönde ise özürlü sağlık kurulu raporu kesinleşir.

Özürlü sağlık kurulu raporlarının farklı olması durumunda, kişinin ikamet

ettiği yere en yakın bir hakem hastaneye, kişi yeniden muayene edilmesi ve

özürlü sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi amacıyla yine il sağlık müdürlüğü

kanalıyla gönderilir. Hakem hastanenin özürlü sağlık kurulunca verilen kararı

kesindir.

Milli Savunma Bakanlığına bağlı asker hastanelerince; Türk Silahlı

Kuvvetleri personeline verilecek özürlü sağlık kurulu raporlarına itiraz esas

ve usulleri Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilgili mevzuat hükümlerine tabidir.

Türk Silahlı Kuvvetleri personeline verilecek özürlü sağlık kurulu raporlarına

yapılan itirazlar, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Eğitim Hastanesi ile Gülhane

Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanelerince kesin olarak karara

bağlanır.

6- Sakatlık İndiriminin Kapsamı

- Çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı

birinci derece sakat,

- Çalışma gücünün asgari %60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci

derece sakat,

- Çalışma gücünün asgari %40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise

üçüncü derece sakat,

sayılır ve aşağıda özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranları

(sakatlık dereceleri) itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının

ücretinden indirilir.

2006 yılı için öngörülen Sakatlık İndirimi tutarları aylık olarak aşağıdaki

gibidir;

- Birinci derece sakatlar için 530 YTL

- İkinci derece sakatlar için 265 YTL

- Üçüncü derece sakatlar için 133 YTL dir .

Sakatlık İndirimi tutarları her yıl Maliye Bakanlığı’nca Yeniden Değerleme

oranında arttırılarak belirlenmektedir.

Aylık belirlenen bu rakamlar, yıllık olarak beyan edilen kazançlarda

12 ile çarpılmak suretiyle uygulanacaktır. Özürlü serbest meslek erbabı ile

bakmakla yükümlü özürlü bulunan serbest meslek erbabı ve basit usulde

vergilendirilenlerde yıllık beyan edilecek gelirden;

- Birinci derece sakatlar için 6.360 YTL,

- İkinci derece sakatlar için 3.180 YTL,

- Üçüncü derece sakatlar için 1.590 YTL ,

indirim miktarı düşülecektir.

12 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

7- Bakmakla Yükümlü Olunan Kişi Tabiri

Özürlü kişinin tabi olduğu çalışma mevzuatına veya sosyal güvenlik

kurumu mevzuatına göre bakmakla yükümlü sayılan anne,baba, eş ve çocuklar

anlaşılacaktır. Bu kişiler yukarıdaki belgelere ilave olarak sağlık karnesinin

kimlik bilgilerinin bulunduğu sayfanın bir örneğini verecektir.

8- Dış Kuruluşlarımızda Görevli Hizmet Erbabının Yapacağı İşlemler

Yabancı ülkelerdeki dış kuruluşlarımızda (resmi ve özel sektörde) görevli

sakat hizmet erbabı, nüfus kağıdının örneği ve bağlı olduğu kurumdan alacağı

o ülkede görevli hizmet erbabı” olduğunu gösterir belgeyi de ekleyerek

bir dilekçe ile birlikte bulunduğu ülkedeki T.C. Elçilik veya Konsolosluğuna

başvurur. Elçilik veya Konsolosluklar, kendilerine başvuran hizmet erbabını,

o ülkedeki çalıştığı yere en yakın resmi bir hastaneye yazıyla sevk eder.

Hastanece düzenlenen raporlar Türkçeye çevrilmiş birer örnekleri ile

birlikte ilgili Elçilik veya Konsolosluklar tarafından Dışişleri Bakanlığı

aracılığıyla Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı’na gönderilir.

Söz konusu raporlar, Merkez Sağlık Kurulunca incelenerek karara bağlanır

ve Maliye Bakanlığı, karara bağlanan raporları ilgili Gelir Müdürlüğü, Vergi

Dairesi Müdürlüğü veya Malmüdürlüğü kanalıyla işlem yapılmak üzere

hizmet erbabının ücretini ödeyen kuruluşlara yazıyla bildirir.

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 13

14 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 15

İKİNCİ BÖLÜM

ÖZÜRLÜLERE SAĞLANAN VERGİ AVANTAJLARI

1- GÜMRÜK VERGİSİ’NDE SAĞLANAN VERGİ AVANTAJLARI

Gümrük Vergisi Kanunu (Madde 167/12)’de malul ve sakatların

kullanımına mahsus eşyanın gümrük vergilerinden muaf olduğu

belirtilmiştir.

Gümrük Vergisinden İstisna Edilen Eşya

1- Körler Hariç olmak üzere malul ve sakatların eğitimi, çalışması veya

fiziksel ve ruhsal açıdan sosyal gelişimlerine yönelik , özel olarak üretilmiş

olup, malul ve sakatların kendi kullanımları için getirdikleri veya onlara

yardım sağlanması amacına yönelik olarak kamu yararına faaliyette bulunan

dernekler ile Sağlık Bakanlığınca yetki verilmiş kurum veya kuruluşlarca ithal

edilen eşya,

2- Malul ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş

hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya

motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet ve motor silindir hacmi 1600 (dahil)

cc’ye kadar olan binek otomobilleri,

El ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş olmaları nedeniyle bizzat

sakat kişi tarafından kullanılamayan, sakat kişinin araca binip inmesiyle

taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan ve sakat kişinin üçüncü dereceye

kadar kan ve sıhri hısımlarından (Ek Tablo-2 de “Kan ve Sıhri Hısımlar”

belirtilmiştir) bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş sözleşmesiyle çalıştırılan

bir sürücü tarafından kullanılan motor silindir hacmi 2500 (dahil) cc’ye kadar

olan taşıtlar, gümrük vergilerinden muaftır. Arazi taşıtları bu istisnanın dışında

tutulmuştur.

Bahsi geçen eşyaya mahsus olan ve eşya ile birlikte getirilen parça, yedek

parça ve aksesuarlar veya bu eşyanın bakım, kontrol, ayarlama ya da tamiri

için gerekli olan aletler de bu muafiyet kapsamındadır.

Bu kısım Gümrük Müsteşarlığı’nın katkılarıyla hazırlanmıştır.

16 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin, eşyanın

ithalinden sonra yurda getirilmesi halinde de muafiyetin uygulanabilmesi

için bunların muafiyetten yararlanarak ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının

gümrük idaresine kanıtlanması gerekmektedir.

A - Özel Tertibatlı Aracın İthali

Türkiye Gümrük Bölgesi dışında çalışan özürlü kişi, ikametini Türkiye

Gümrük Bölgesine kesin olarak nakletmesi halinde özel tertibatlı aracı ithalat

vergilerinden muaf olarak ithal edebilecektir.

Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik özürlü ise; Yurt dışına resmi kanalla

döviz çıkışı veya Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki gerçek ve tüzel kişiler

tarafından kendisine bağış yoluyla gönderilen özel tertibatlı aracı vergiden

muaf olarak ithal etme hakkına sahiptir.

B - İthal Edilen Özel Tertibatlı Araçlarda Aranılan Şartlar

Gümrük Vergisi ödenmeksizin ithal edilen Özel Tertibatlı Özürlü

Araçlarında aşağıdaki şartlar aranacaktır:

Malul ve özürlü tarafından ithal edilmek istenen araç;

a- Binek otomobili ise; binek otomobilin malul ve özürlü tarafından

kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunmalı

ve silindir hacmi 1600 (dahil) cc’ye kadar olmalıdır. Arazi taşıtları bu istisnanın

dışında tutulmuştur.

b- Minibüs ise; minibüsün el ve ayak fonksiyonunu tamamen yitirmiş

sakat kişinin araca inip binmesiyle, taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı

bulunmalı ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından

bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş sözleşmesiyle çalıştırılan sürücü

tarafından kullanılacak olmalı ve motor silindir hacmi 2500 (dahil) cc’ye

kadar olmalıdır. Arazi taşıtları bu istisnanın dışında tutulmuştur.

Binek oto ve minibüsün standart olmayan aksesuarları bulunması halinde

bu aksesuarların ithaline gümrük vergilerinin ödenmesi şartıyla izin verilir.

İthal edilen eşyayla birlikte gelen yedek parça ve aksesuarlar da istisna

kapsamındadır. Ancak ithalattan sonra getirilecek yedek parça ve aksesuarın

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 17

Gümrük Vergisi ödenmeksizin ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının

belgelendirilmesi gerekmektedir.

c- Motosiklet ise; bu motosikletin özürlü tarafından kullanılmak üzere

özel surette imal edilmiş olması halinde Gümrük Vergisi ödenmeyecektir.

C- Özel Tertibatlı Araç İthalinde Müracaat Şekli

Özel tertibatlı araç için Türkiye’ye getirilmeden önce, malul ve özürlü

kişiler veya bunlar hesabına bu kişinin vekil tayin ettiği ve Türkiye Gümrük

Bölgesinde yerleşik kişiler tarafından;

a- Fizik ve Rehabilitasyon merkezince onaylı ve sağlık kurulu raporu

vermeye yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış heyet raporu,

b- Trafik Dairesince düzenlenen ve ilgili şahsın sakatlık durumu itibariyle,

taşıt kullanabileceğini gösteren H sınıfı sürücü belgesinin, biri asıl

olmak üzere iki nüshası

ile müracaat edilmesi gerekmektedir.

Müracaatlar, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük

Müdürlüğü’ne yapılır.

Sağlık Kurulu Raporunda, ilgilinin sakatlığı ile bunun derecesinin ve

haline göre kullanabileceği taşıt özelliğinin belirtilmesi gerekir.

Eğer malul ve özürlü, yurt dışında iken resmi bir hastaneden aldığı ve dış

temsilciliklerimize onaylattığı bir rapor getirecekse bu raporun 2918 sayılı

Karayolları Trafik Kanununun “Sürücü Adaylarında Aranacak Şartlar”ı

içeren 41 inci maddesine uygunluğunun belgelenmesi gerekmektedir.

Devlet Bakanlığı tarafından “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve

Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”te

belirtilen “Özürlülere Sağlık Kurulu Raporu Vermeye Yetkili Sağlık

Kuruluşları” Ek Tablo-1’de bulunmaktadır.

Özel tertibatlı otomobil ithalatı talebi heyet tarafından karara

bağlanacaktır. Heyet, çalışmalarını Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat

Gümrük Müdürlüğü’nde yürütmektedir. Heyetin toplanacağı gün, ilgili sakat

ve malul kişilerin de anılan gümrükte hazır bulunmaları şartı vardır.

18 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Minibüslerin karara bağlama işlemleri Gümrük Müsteşarlığının olumlu

ön izninin alınması sonucunda gerçekleştirilecektir. Ayrıca, binek otomobili

veya minibüsün ithaline ilişkin kararların (müspet) Komisyon tarafından

oybirliği ile verilmesi gerekmektedir.

D- Özel Tertibatlı Araçların İthalat İşlemi

Komisyon kararı olumlu ise, otomobil ve minibüs için Ankara Naklihane

ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’nce “İthal İzin Belgesi” düzenlenir.

İzin belgesinin geçerlilik süresi 6 (altı) aydır. Taşıt, izin belgesinin

geçerlilik süresi içerisinde Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük

Müdürlüğü’ne teslim edilir.

Gümrük Müdürü veya yetkili kılacağı Gümrük Müdür Yardımcısı

başkanlığında iki muayene memurundan oluşan heyet tarafından aracın söz

konusu heyet kararına uygun olup olmadığı araştırılarak uygun bulunması

halinde ithaline izin verilir.

Gümrük İdaresince, ithal işlemi tamamlanan binek otomobil ve minibüs

için düzenlenecek trafik şahadetnamesine şerh konularak ilgili trafik tescil

dairesine gönderilir.

E- Özel Tertibatlı Araçların Devir ve Satışı

Gümrük Vergisinden muafiyet kapsamında ithal edilen eşya, Gümrük

İdaresinin izni olmadan ve Gümrük Vergileri alınmadan malul ve özürlü

olmayanlara ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz.

Söz konusu eşya ve malzemeler muafiyetin veriliş amacına uygun

kullanılmak ve ilgili Gümrük Müdürlüğünün izni dahilinde muafiyet hakkı

tanınmış başka bir kurum veya kuruluşa ödünç verilir, kiralanır, devredilir

veya satılırsa Gümrük Vergileri aranmaz.

Malul veya özürlü kişiler; mülkiyetlerinde Gümrük Vergisi ödemeden

ithal edilmiş özel tertibatlı otomobil, minibüs ve motosiklet kayıtlı olduğu

sürece ve bunların fiilen ithal edildiği tarihten itibaren 5 (beş) yıl geçmedikçe,

bu taşıtları satamaz ve yeniden aynı şekilde muafiyet kapsamında otomobil,

minibüs ve motosiklet ithal edemezler.

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 19

Fiili ithal tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra Gümrük Vergilerinin

tahsili koşuluyla, fiili ithal tarihinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra ise Gümrük

Vergileri ödenmeksizin söz konusu taşıtların muafiyet hakkı bulunmayan

kişilere satış veya devri mümkün bulunmaktadır. Ancak trafik tescil şubesince

aracın tescil belgesine konulan şerhin kaldırılması için Ankara Naklihane ve

Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’ne trafik şahadetnamesi ve trafik tescil

belgesi ile birlikte müracaat edilmesi gerekmektedir.

Özel olarak dizayn edilmiş aracı devralacak kişinin sakatlığının farklı

olması halinde, devredilecek taşıtın Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat

Gümrük Müdürlüğü’ne teslim edilmesi ve devri alacak kişinin sakatlığına

uygun olarak aracın anılan Gümrük İdaresinin gözetimi altında dizayn edilmesi

gerekmektedir.

2- ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ’NDE SAĞLANAN

VERGİ AVANTAJLARI

(4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu Madde 7/2 ye göre;)

II sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan;

a) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³`ü aşanlar hariç), 87.04 (motor

silindir hacmi 2.800 cm³`ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında

yer alanların, sakatlık derecesi %90 veya daha fazla olan malûl ve özürlüler

tarafından,

b) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³`ü aşanlar hariç), 87.04 (motor

silindir hacmi 2.800 cm³`ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer

alanların, bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel

tertibat yaptıran malûl ve özürlüler tarafından,

Beş yılda bir defa olmak üzere ilk olarak satın alınması Özel Tüketim

Vergisi (ÖTV)’nden istisnadır. (ÖTV Kanununa ekli II sayılı liste Ek Tablo-

3’te belirtilmiştir)

Ayrıca Özel Tüketim Vergisi Kanununda, özür durumuna göre tüm vücut

fonksiyon kaybı oranı (sakatlık derecesi) %90 ve daha fazla olan özürlülerin

bazı taşıt araçlarını “özel tertibat veya mekanik ilave yaptırılması şartı”

olmaksızın Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ödemeden satın alabilmelerine imkân

sağlanmıştır.

20 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Özürlü adına kayıtlı olan araç bu kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve

sıhri hısımlarından birisi veya noterce düzenlenmiş iş sözleşmesine bağlı

olarak çalıştırılan bir sürücü tarafından kullanılacaktır.

A - ÖTV’den İstisna Taşıt Araçları

Malul ve özürlülerin özel tertibat yapılma şartı olsun veya olmasın ÖTV

ödemeden iktisap edebilecekleri taşıt araçları şunlardır:

- Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü aşmayan binek otomobilleri ve esas

itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar (steyşın

vagon, arazi taşıtı ve jeepler dahil),

- Motor silindir hacmi 2800 cm3’ü aşmayan eşya taşımaya mahsus

taşıtlar,

- Motosikletler, mopedler ve bir yardımcı motoru bulunan tekerlekli

taşıtlar,

Buna göre, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede

bulunan taşıt araçlarından motor silindir hacmi 1.600 cm³’ü aşmayan binek

otomobilleri, motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşmayan kamyonet, pikap

vb. eşya taşımaya mahsus taşıt araçları ile motosikletlerin “özür durumuna

göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı (sakatlık derecesi) %90 veya daha

fazla” olan malul ve özürlüler veya bizzat kullanmak amacıyla sakatlığına

uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve özürlüler tarafından, “beş

yılda bir defaya mahsus olmak üzere” yetkili satıcı veya galeriden satın

alınmasında ÖTV tahsil edilmeyecektir.

ÖTV istisnası uygulanan araçlar için istisnadan yararlanan kişi (veya

kişiler) adına düzenlenecek faturalarda ÖTV gösterilmeyecektir.

Bu istisnadan yararlanan kişilerin istisna uygulanan ilk alımlarına ilişkin

ÖTV beyannamesi ekine, alıcının maluliyetine veya sakatlığına dair tam

teşekküllü bir devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporu ile aracın

sakatlığa uygun olarak değiştirildiğine dair teknik belgenin aslı veya noter

onaylı örneği ve alıcının “H” sınıfı sürücü belgesinin fotokopisi eklenecektir.

Vergi Dairesince kabul edilen beyanname ve ekleri incelenerek

tahakkuk fişi ve istisna uygulandığını gösteren “ÖTV Ödeme Belgesi”

düzenlenecek ve mükellefe verilecektir. Bu tür araçların kayıt ve tescilini

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 21

yapanların, araç sahibinin faturada ve “ÖTV Ödeme Belgesi” nde alıcı

olarak gösterilen kişi (veya kişiler) olduğunu tespit etmeleri gerekmektedir.

B - Özür Durumuna Göre Tüm Vücut Fonksiyon Kaybı Oranı

(Sakatlık Derecesi) %90 veya Daha Yüksek Olanlarda

ÖTV İstisnası

Özel Tüketim Vergisi Kanununda, engel derecesi %90’ı aşanların

herhangi bir mekanik ilave veya tadilat yapılması şartı olmaksızın yurt içinden

veya yurt dışından iktisap ettikleri taşıt araçlarından ÖTV tahsil edilmemesi

sağlanmıştır.

Engel sebebinin önemi bulunmamaktadır. Görme, işitme, konuşma veya

ortopedik olabileceği gibi zihinsel özürlüler de yasadan yararlanabilmektedir.

Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı (sakatlık derecesi)

%90 ve üzerinde olduğu, Sağlık Bakanlığının belirlediği sağlık kuruluşlarından

(tam teşekküllü devlet hastanesi) alınacak rapor ile belgelendirilmesi şartıyla,

yukarda vasfı ve motor silindir hacmi belirtilmiş olan araçlardan birisinin

özürlüler tarafından ÖTV ödenmeden satın alınması veya ithal edilmesi de

mümkün kılınmıştır.

Bu şekilde yurt içinden taşıt aracı iktisap edecek veya ithal edecek olanların

motorlu taşıt kullanma ve ehliyet alma imkânları olmadığı için bunlar adına

alınan taşıtlar başkaları tarafından kullanılacaktır. Başkalarından kasıt, araç

sahibinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından birisi veya noterce

düzenlenmiş iş sözleşmesine bağlı olarak çalıştırılan bir sürücü olacaktır.

Yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporunun,

araçların ilk alımının yapılacağı motorlu araç ticareti yapan yetkili bayi

veya galeri tarafından vergi dairesine verilecek Özel Tüketim Vergisi

Beyannamesine eklenmesi suretiyle, beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır.

C - Kendisi Kullanmak Amacıyla İlk Alımı Yapılan Araçlarda İstisna

Yukarıda belirtilen şartları taşıyan araçların kendisi kullanmak amacıyla

sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve özürlüler

tarafından ilk alımı ÖTV’den istisna edilmiştir. Bu istisnadan yararlanan

kişilerin istisna uygulanan ilk alımlarına ilişkin olarak mükellefler tarafından

verilecek ÖTV beyannamesine;

22 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

- Alıcının maluliyeti veya sakatlığı ile özel tertibat yaptırılan araçları

kullanabileceğine dair yetkili sağlık kuruluşlarından alınan sağlık kurulu

raporu,

- Aracın sakatlığa uygun olarak değiştirildiğine dair teknik belgenin aslı

veya noter onaylı örneği,

- Alıcının “H” sınıfı sürücü belgesinin fotokopisi,

eklenecek ve beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır.

Vergi Dairesince kabul edilen beyanname ve ekleri incelenerek, araçta

yapılan özel tertibatın raporda yazılı sakatlığa uygun hareket ettirici bir tadilat

olduğu tespit edilecektir. Bu tespit üzerine tahakkuk fişi ve istisna uygulandığını

gösteren “ÖTV Ödeme Belgesi” düzenlenecek ve mükellefe verilecektir.

Malul ve özürlülerin yurt dışından ithal edeceği taşıt araçları için de, ilgili

belgelerin Gümrük İdaresine verilmesi üzerine ÖTV istisnası uygulanacaktır.

İstisna kapsamında taşıt aracı ithal edenlerin kimlik bilgileri (Adı, soyadı, ana

ve baba adı, doğum yeri ve tarihi), sakatlığa dair raporun verildiği hastane,

tarihi, sayısı, sakatlık türü ve derecesi ile ithal edilen taşıt aracının özelliklerini

(G.T.İ.P. numarası, cinsi, modeli, markası, tipi, motor silindir hacmi) gösteren

listeler Gümrük İdarelerince aylık olarak hazırlanarak, takip eden ayın

onbeşinci günü akşamına kadar Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirilecektir.

D - ÖTV İstisnasının Süresi

İstisnadan yararlanarak adlarına bir taşıt aracı tescil edilenlerin tescil

tarihinden itibaren 5 yıl süresince ÖTV ödemeden taşıt aracı satın almaları

veya ithal etmeleri mümkün değildir.

ÖTV Kanununun 15/2 maddesi uyarınca, motorlu taşıtlardan kayıt ve

tescile tabi olanların ilk alımında ÖTV istisnasından yararlananların, bu

taşıtı istisnadan yararlanmayan bir kişi veya kuruma devretmesi halinde; bu

devir dolayısıyla adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, ilk alımdaki tutar

üzerinden, kayıt ve tescil tarihindeki ÖTV oranına göre, bu tarihte hesaplanan

ve tahakkuku yapılacak olan ÖTV tahsil edilecektir.

Buna göre malul ve sakatlarca ilk alımında istisna uygulanan motorlu

taşıtların, istisnadan yararlanmayan kişi veya kurumlarca malul ve sakatlardan

alınmasında, alıcılar tarafından (2A) numaralı ÖTV beyannamesi düzenlenerek,

bu işlemin yapıldığı yerde tek Vergi Dairesi varsa bu Vergi Dairesine, birden

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 23

fazla Vergi Dairesi varsa Motorlu Taşıtlar Vergisi ile görevli Vergi Dairesine

verilecek ve vergi ödenecektir.

Beyannamede matrah olarak, aracın istisnadan yararlanılarak ilk alındığı

tarihteki fiyatı (tutarı); oran olarak ise aracın malul veya sakattan alınması

tarihinde geçerli olan oran yazılarak vergi hesaplanacaktır.

Ancak, ilk alımında istisna uygulanan söz konusu taşıt araçlarının veraset

yoluyla intikallerinde bu hüküm uygulanmayacak ve ÖTV’nin sonradan

tahsili yoluna gidilmeyecektir.

ÖTV ödenmeden malul veya özürlü tarafından yukarıda belirtilen

esaslara göre satın alınan veya ithal edilen aracın çalınması üzerine, 5 yıl

içerisinde alınan yeni aracın istisna hükmünden yararlandırılması mümkün

bulunmamaktadır.

Özürlü veya malul tarafından, çalınan araç yerine çalınan aracın tescil

tarihinden itibaren 5 yıl geçmeden yeni alınan motorlu taşıt için ÖTV

ödenecektir.

3- MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ’NDE

SAĞLANAN VERGİ AVANTAJLARI

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun istisnalara ilişkin 4/c maddesine

göre; “Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı (sakatlık

derecesi) %90 ve daha fazla olan malul ve özürlülerin adlarına kayıtlı taşıtlar

ile diğer malul ve özürlülerin, bu durumlarına uygun hale getirilmiş özel

tertibatlı taşıtlar” Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden istisna edilmiştir.

Yapılan düzenleme ile özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı

oranı (sakatlık derecesi) %90 ve daha fazla olan malul ve özürlülerin adlarına

kayıtlı taşıtlar ile diğer malul ve özürlülerin adlarına kayıtlı olan özel tertibatlı

taşıtlar Motorlu Taşıtlar Vergisinden istisna edilmiştir. Burada taşıtın bizzat

kullanılması şartı aranmayacaktır.

Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı (sakatlık derecesi)

%90 ve daha fazla olan malul ve özürlülerin bu durumlarını tam teşekküllü

devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile ilgili Vergi

Dairelerine belgelendirmeleri halinde, söz konusu malul ve özürlülerin kendi

adlarına kayıt ve tescil edilmiş olan taşıtları, Motorlu Taşıtlar Vergisine tabi

tutulmayacaktır.

24 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Bu istisnadan yararlanmak için, malul ve özürlülere ait taşıtın özel

tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş olması şartı aranmayacaktır.

Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı (sakatlık derecesi)

%90’dan az olan malul ve özürlülerin bu durumlarını; tam teşekküllü Devlet

hastanesinden alınan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri ve kendi

adlarına kayıt ve tescilli olan taşıtların özürlülük haline uygun özel tertibatlı

taşıt veya özel tertibatlı hale getirilmiş taşıt olduğunu belirten “Motorlu

Araç Tescil Belgesi” nin ilgili tescil kuruluşlarınca onaylanmış örneği ile

Araçlar İçin Teknik Belge” ve “Proje Raporu”nun aslı veya noter onaylı

örneğini ilgili Vergi Dairelerine verilmesi halinde bu istisna hükmünden

yararlanabileceklerdir.

İstisnadan yararlanacak olan malul ve özürlüler tarafından; “Malûl ve

Özürlüler Adına Kayıt ve Tescilli Taşıtlarda Motorlu Taşıtlar Vergisi İstisnası

Bildirim Formu” istisnadan yararlanmak için gerekli olan diğer belgeler ile

birlikte ilgili Vergi Dairesine verilecektir. “Malûl ve Özürlüler Adına Kayıt

ve Tescilli Taşıtlarda Motorlu Taşıtlar Vergisi İstisnası Bildirim Formu”nu

www.gib.gov.tr adresinden Ana Sayfa> Mevzuat>Kanunlar>Motorlu Taşıtlar

Vergisi Kanunu>Tebliğler>21 Seri Nolu Tebliğ> Ek yoluyla elde edebilirsiniz.

Söz konusu “Form” örneği Ek Tablo-5’te belirtilmiştir.

4- KATMA DEĞER VERGİSİ’NDE

SAĞLANAN VERGİ AVANTAJLARI

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda, gerek özür durumuna

göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı (sakatlık derecesi) %90 ve daha fazla

olan malul ve özürlülerin kendi adlarına kayıt ve tescil edilmiş olan taşıtlar

için gerekse özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı (sakatlık

derecesi) %90’dan az olan malul ve özürlülerin adlarına kayıt ve tescilli olan

ve özürlülük haline uygun özel tertibatlı taşıt veya özel tertibatlı hale getirilmiş

taşıtlar için, istisnai bir düzenleme bulunmamaktadır.

Ancak özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel

olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programları, Katma

Değer Vergisi’nden istisna edilmiştir.

Buna göre; münhasıran özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük

yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 25

(örneğin, görme özürlülerin kullandıkları baston, yazı makinası, kabartma

klavye, sesli kitap; ortopedik özürlülerin kullandıkları ortez-protez gibi

cihazlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilecektir.

Ayrıca, Türk Gümrük Tarife Cetveli’nin 87.12.00 pozisyonundaki

motorsuz bisikletler ve diğer motorsuz tekerlekli taşıtların (sepetli olsun

olmasın) sakatlar için özel olarak imal edilmiş olanları ile 87.13 pozisyonundaki

özürlüler için tekerlekli koltuklar ve diğer taşıtların (motoru veya hareket

ettirici başka bir tertibatı olsun olmasın) %1 oranında Katma Değer Vergisine

tabi olacağı açıklanmıştır.

5- EMLAK VERGİSİ’NDE SAĞLANAN VERGİ AVANTAJLARI

Malul ve özürlülere vergi açısından sağlanan imkanlara 2006 yılı

başından itibaren Emlak Vergisinde uygulanmaya başlanan indirimli vergi

oranı eklenmiştir.

Emlak Vergisi Kanunu’nun değiştirilen 8. maddesine göre; özürlülerin

Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması ( kullanım

hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, şartları taşıyan özürlülere emlak

vergisi ödememeleri için fırsat tanınmıştır.

Özürlüler Bu Fırsattan Nasıl Yararlanacaklardır?

Özürlülerin indirimli bina vergisi oranından yararlanabilmeleri için bu

durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu

raporu ile ilgili belediyelere belgelendirmeleri gerekmektedir.

Emlak Vergisi muafiyetinden yararlanmak isteyen özürlüler, www.gib.

gov.tr adresinden mevzuat > kanunlar > emlak vergisi kanunu > tebliğler >

47 Seri Nolu Emlak Vergisi Genel Tebliği ekinde örneği bulunan “Dilekçe”

ve “Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dahil) Özürlülere Ait

İndirimli Bina Vergisi Formu”nu doldurarak konutun bulunduğu yer Belediye

Başkanlığı’na verecektir. Özür durumunu belgeleyen tam teşekküllü Devlet

hastanesinden alınan sağlık kurulu raporunun aslı da dilekçeye eklenecektir.

Söz konusu “Dilekçe” örneği Ek-1’de “Form” örneği Ek Tablo-4’te

belirtilmiştir.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Meskeninde Bizzat Oturmayan Özürlü, Emlak Vergisi

Muafiyetinden Yararlanabilir mi?

İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı

aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada

oturan özürlü de diğer şartları taşımak kaydıyla emlak vergisi ödemeyecektir.

Tek Meskene Hisseli Olarak Sahip Olan Özürlüler İçin

Emlak Vergisi Uygulaması

200 m2’yi geçmeyen tek meskene hisse ile sahip olunması halinde

indirimli vergi oranı, meskenin toplam Emlak Vergisinin hisseye düşenine

uygulanacaktır.

Birden Fazla Meskene Sahip Olan Özürlüler İçin

Emlak Vergisi Uygulaması

- Birden fazla meskeni olanlar,

- Birden fazla meskende hisseye sahip olanlar,

- 200 m2’yi geçen tek konuta sahip olanlar,

Emlak Vergisi muafiyetinden yararlanmayacaklardır.

Ayrıca belirli zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler için

vergi oranında bir indirim uygulanmayacaktır.

İndirimli vergi oranından yararlanan mükelleflerin, gerekli şartlardan

herhangi birini kaybetmeleri halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu

belediyeye bildirmeleri gerekmektedir.

Gerçek dışı taahhütte bulunmak suretiyle Emlak Vergisi ödemeyen

özürlüler ile durumlarında meydana gelen değişikliği bildirmeyen özürlülerden

alınması gereken Emlak Vergisi, cezalı olarak gecikme faizi ile birlikte alınır.

26

ÖZÜRLÜLERE AİT TAŞITLARIN TRAFİK İŞLEMLERİ

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 53 üncü ve 74 üncü maddelerinde;

ithaline izin verilen veya ülkemizde üretilen malul, sakat ve özürlülere ait özel

tertibatlı araçlar ile sakatlık derecesi % 90 ve üzerinde olan malul ve özürlüler

adına Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak tescil edilmiş özel tertibatı

olmayan araçlara, üzerinde “sakatlara mahsus işaret” bulunan plakalardan

verileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu tür araçların trafik kuruluşlarınca tescil işlemlerinin yapılması

sırasında;

- Kendisi tarafından kullanılmak amacıyla malul, sakat ve özürlü

tarafından ithal edilen özel tertibatlı otomobiller ile motosikletlerin tescil

belgelerine, “Araç sahibi tarafından kullanılması zorunlu olup, ilgili

Gümrük Müdürlüğü’nün izni olmadan devri, satışı, hibesi, intifasının

mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf

hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi,

özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır.” ,

- Malul, sakat ve özürlü tarafından ithal edilen özel tertibatlı minibüslerin

tescil belgelerine, “Araç sahibinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri

hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak

istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, ilgili

Gümrük Müdürlüğü’nün izni olmadan devri, satışı, hibesi, intifasının

mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf

hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması ödünç verilmesi, özel

tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır.” ,

- Malul, sakat ve özürlünün kendisi tarafından kullanılmak amacıyla

ülkemizden ilk olarak satın aldığı özel tertibatlı araçların tescil belgelerine,

“Araç sahibi tarafından kullanılması zorunlu olup, Özel Tüketim Vergisi

ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla

veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile

devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması

veya değiştirilmesi yasaktır.”, ikinci el araç olarak satın alınmış ise, “Araç

sahibinden başkasının kullanması yasaktır.” şeklinde şerh konulacaktır.

- Özel tertibatı olmayıp, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı

oranı (sakatlık derecesi) %90 ve üzeri olan malul ve özürlüler tarafından

ÖTV’den muaf olarak bizzat ithal edilen ya da ülkemizden satın alınan araçların

tescil belgelerine, “Araç sahibi malul ve özürlü kişinin kanuni mümessili

ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 27

noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü

tarafından kullanılması zorunlu olup, Özel Tüketim Vergisi ödenmeden

devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair

şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi,

kiralanması, ödünç verilmesi yasaktır.” şeklinde şerh konulacaktır. Ayrıca

ithal araçların gümrük şahadetnamelerinde, yukarıda belirtilen şerh dışında

varsa diğer şerhler de, tescil belgesine işlenecektir.

Malul ve sakatlar tarafından ithal edilerek getirilen araçların, aynı

durumdaki başka bir malul veya sakata devri veya bunların ölümü sonucunda

varislerine intikali halinde, bu araçlardan Gümrük Vergisi alınmayacak

olup, devir ve tescil işlemi ilgili Gümrük Müdürlüğü’nün iznine bağlıdır.

Araç ülkemizden satın alınmış ise ilgili vergi dairesinin izninin alınması

gereklidir.

Malul ve sakatlara ait özel tertibatlı araçların her ne sebeple olursa olsun,

Karayolları Trafik Yönetmeliği ile belirlenmiş olan kişiler dışında başkaları

tarafından kullanıldığının tespiti halinde, aracın trafikten alıkonulması yanında

bu hususta düzenlenecek tutanak da işlem yapılmak üzere ilgili Gümrük ve

Maliye birimlerine intikal ettirilecektir.

Diğer taraftan, zihinsel özürlüler ile reşit olmayan küçüklerin sahibi

bulundukları aracın, tescil kuruluşlarında adlarına tescillerinin yapılabilmesi

için, ileride doğabilecek hukuki ve cezai sorumlulukları kabul ettiklerine dair,

kanuni mümessillerince noterde tanzim ve tasdik edilmiş taahhütnameyi tescil

anında tescil birimine vermeleri zorunludur.

NOT : Rehberin içerisindeki bazı sayısal veriler 2006 yılı için günceldir.

Rehberle ilgili olarak her konuda Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinden

ve aşağıdaki adreslerden bizimle irtibata geçebilirsiniz.

___________________________________________

Adres: İlkadım Cad. Dikmen 06450 ANKARA

e-posta: mukellefhizmetleri@gelirler.gov.tr

İnternet Sitesi www.gib.gov.tr

28 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

EK TABLO-1

ENGELLİLERE SAĞLIK RAPORU VERMEYE

YETKİLİ SAĞLIK KURULUŞLARI

İLİ KURUMU HASTANE ADI

Adana Sağlık Bakanlığı Adana Devlet Hastanesi

Adana Sağlık Bakanlığı Adana Numune Eğitim ve Araştırma

Hastanesi

Adana Sağlık Bakanlığı Çukurova Devlet Hastanesi

Adana Üniversite Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Adana MSB Adana Asker Hastanesi

Adıyaman Sağlık Bakanlığı Adıyaman Devlet Hastanesi

Afyonkarahisar Sağlık Bakanlığı Afyon Devlet Hastanesi

Afyonkarahisar Sağlık Bakanlığı Kocatepe Devlet Hastanesi

Afyonkarahisar Üniversite Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Ağrı Sağlık Bakanlığı Ağrı Devlet Hastanesi

Ağrı MSB Ağrı Asker Hastanesi

Amasya Sağlık Bakanlığı Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Devlet

Hastanesi

Ankara Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Ankara Sağlık Bakanlığı Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Ankara Sağlık Bakanlığı Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Ankara Sağlık Bakanlığı Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Ankara Sağlık Bakanlığı Dr. S.Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Eğit. ve Araşt. Hastanesi

Ankara Sağlık Bakanlığı Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji

Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Ankara Sağlık Bakanlığı Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve

Araştırma Hastanesi

Ankara Sağlık Bakanlığı Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim

ve Araştırma Hastanesi

Ankara Sağlık Bakanlığı Dışkapı Çocuk Hastalıkları Eğitim ve

Araştırma Hastanesi

Ankara Sağlık Bakanlığı Etlik İhtisas Hastanesi

Ankara Sağlık Bakanlığı Ulus Devlet Hastanesi

Ankara Üniversite Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i

Sina ve Dikimevi Hastanesi

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 29

30 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İLİ KURUMU HASTANE ADI

Ankara Üniversite Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Ankara Üniversite Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Ankara Üniversite Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

Ankara Üniversite Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

Ankara MSB Gülhane Askeri Tıp Akademisi

Komutanlığı Eğitim Hastanesi

Ankara MSB Ankara Asker Hastanesi

Ankara MSB Etimesgut Asker Hastanesi

Ankara MSB Beytepe Asker Hastanesi

Antalya Sağlık Bakanlığı Antalya Devlet Hastanesi

Antalya Sağlık Bakanlığı Atatürk Devlet Hastanesi

Antalya Üniversite Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Artvin Sağlık Bakanlığı Artvin Devlet Hastanesi

Aydın Sağlık Bakanlığı Aydın Devlet Hastanesi

Aydın Sağlık Bakanlığı Nazilli 82. Yıl Devlet Hastanesi

Aydın Sağlık Bakanlığı 82.Yıl Devlet Hastanesi

Aydın Üniversite Adnan Menderes Üniversitesi Tıp

Fakültesi Hastanesi

Balıkesir Sağlık Bakanlığı Balıkesir Devlet Hastanesi

Balıkesir Sağlık Bakanlığı Atatürk Devlet Hastanesi

Balıkesir Sağlık Bakanlığı Bandırma Kapıdağ Devlet Hastanesi

Balıkesir Sağlık Bakanlığı Burhaniye Devlet Hastanesi

Balıkesir Sağlık Bakanlığı Edremit Kazdağı Devlet Hastanesi

Balıkesir MSB Balıkesir Asker Hastanesi

Bilecik Sağlık Bakanlığı Bilecik Devlet Hastanesi

Bingöl Sağlık Bakanlığı Bingöl Devlet Hastanesi

Bolu Sağlık Bakanlığı İzzet Baysal Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

Hastanesi

Bolu Sağlık Bakanlığı Köroğlu Devlet Hastanesi

Bolu Üniversite Abant İzzet Baysal Üniversitesi İzzet

Baysal Tıp Fakültesi Hastanesi

Burdur Sağlık Bakanlığı Burdur Devlet Hastanesi

Bursa Sağlık Bakanlığı Bursa Devlet Hastanesi

Bursa Sağlık Bakanlığı Çekirge Devlet Hastanesi

Bursa Sağlık Bakanlığı Çekirge Çocuk Hastalıkları Hastanesi

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 31

İLİ KURUMU HASTANE ADI

Bursa Sağlık Bakanlığı Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi

Bursa Sağlık Bakanlığı İnegöl Devlet Hastanesi

Bursa Sağlık Bakanlığı Mustafa Kemalpaşa Devlet Hastanesi

Bursa Üniversite Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Bursa MSB Bursa Asker Hastanesi

Çanakkale Sağlık Bakanlığı Çanakkale Devlet Hastanesi

Çanakkale MSB Çanakkale Asker Hastanesi

Çanakkale MSB Çanakkale Gelibolu Asker Hastanesi

Çankırı Sağlık Bakanlığı Çankırı Devlet Hastanesi

Çorum Sağlık Bakanlığı Çorum Devlet Hastanesi

Çorum Sağlık Bakanlığı Hasanpaşa Devlet Hastanesi

Denizli Sağlık Bakanlığı Denizli Devlet Hastanesi

Denizli Sağlık Bakanlığı Servergazi Devlet Hastanesi

Denizli Üniversite Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Denizli MSB Denizli Asker Hastanesi

Diyarbakır Sağlık Bakanlığı Diyarbakır Devlet Hastanesi

Diyarbakır Sağlık Bakanlığı Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi

Diyarbakır Üniversite Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

Diyarbakır MSB Diyarbakır Asker Hastanesi

Edirne Sağlık Bakanlığı Edirne Devlet Hastanesi

Edirne Sağlık Bakanlığı Selimiye Devlet Hastanesi

Edirne Üniversite Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Elazığ Sağlık Bakanlığı Elazığ Devlet Hastanesi

Elazığ Sağlık Bakanlığı Harput Devlet Hastanesi

Elazığ Üniversite Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

Erzincan Sağlık Bakanlığı Erzincan Devlet Hastanesi

Erzincan MSB Erzincan Asker Hastanesi

Erzurum Sağlık Bakanlığı Erzurum Numune Hastanesi

Erzurum Sağlık Bakanlığı Palandöken Devlet Hastanesi

Erzurum Üniversite Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Erzurum MSB Erzurum Mareşal Çakmak Hastanesi

Eskişehir Sağlık Bakanlığı Eskişehir Devlet Hastanesi

Eskişehir Sağlık Bakanlığı Yunus Emre Devlet Hastanesi

32 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İLİ KURUMU HASTANE ADI

Eskişehir Üniversite Osman Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Eskişehir MSB Eskişehir Asker Hastanesi

Gaziantep Sağlık Bakanlığı Gaziantep Cengiz Gökçek Devlet

Hastanesi

Gaziantep Sağlık Bakanlığı 25 Aralık Devlet Hastanesi

Gaziantep Üniversite Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Giresun Sağlık Bakanlığı Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet

Hastanesi

Giresun Sağlık Bakanlığı Kale Devlet Hastanesi

Gümüşhane Sağlık Bakanlığı Gümüşhane Devlet Hastanesi

Hatay Sağlık Bakanlığı Antakya Devlet Hastanesi

Hatay Sağlık Bakanlığı Hatay Devlet Hastanesi

Hatay Sağlık Bakanlığı İskenderun Körfez Devlet Hastanesi

Hatay MSB İskenderun Asker Hastanesi

Hatay Üniversite Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Isparta Sağlık Bakanlığı Isparta Devlet Hastanesi

Isparta Sağlık Bakanlığı Gülkent Devlet Hastanesi

Isparta Üniversite Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp

Fakültesi Hastanesi

Isparta MSB Isparta Asker Hastanesi

Mersin Sağlık Bakanlığı Mersin Devlet Hastanesi

Mersin Sağlık Bakanlığı Toros Devlet Hastanesi

Mersin Sağlık Bakanlığı 70. Yıl Tarsus Devlet Hastanesi

Mersin Üniversite Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi

Araştırma ve Uygulama Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma

Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Bakırköy Prof.Dr. Mazhar Osman Ruh

Sağ. ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve

Araştırma Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Büyükçekmece Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve

Araştırma Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 33

İLİ KURUMU HASTANE ADI

İstanbul Sağlık Bakanlığı Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve

Araştırma Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk

Hastalıkları Eğit. ve Araşt. Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Dr.S.Ersek Göğüs Kalp ve Damar

Cerrahisi Eğit. ve Araşt. Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve

Araştırma Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Beykoz Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı İstanbul 70. Yıl Fizik Tedavi ve

Rehabilitasyon Merkezi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Silivri Prof.Dr. Necmi Ayanoğlu Devlet

Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma

Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Eyüp Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Kartal Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Paşabahçe Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Şişli Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı İstinye Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Pendik Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Validebağ Öğretmenler Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Prof.Dr.N.Reşat Belger Beyoğlu Göz

Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Çatalca Dev.ve Bölge Trafik Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Adalet ve Sağlık Bakanlığı Bayrampaşa

Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Lütfiye Nuri Burat Devlet Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma

Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Tacirler Eğitim Vakfı Sultanbeyli Devlet

Hastanesi

İstanbul Sağlık Bakanlığı Üsküdar Devlet Hastanesi

34 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İLİ KURUMU HASTANE ADI

İstanbul Sağlık Bakanlığı Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba

Eğit. ve Araşt. Hastanesi

İstanbul Üniversite İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp

Fakültesi Hastanesi

İstanbul Üniversite İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi

Hastanesi

İstanbul Üniversite Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

İstanbul MSB Kasımpaşa Asker Hastanesi

İstanbul MSB Gülhane Askeri Tıp Akademisi

Haydarpaşa Eğit. Hast. Komutanlığı

İstanbul MSB Gümüşsuyu Asker Hastanesi

İzmir Sağlık Bakanlığı İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma

Hastanesi

İzmir Sağlık Bakanlığı Dr.Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve

Cerrahisi Eğit. Araşt. Hastanesi

İzmir Sağlık Bakanlığı Karşıyaka Devlet Hastanesi

İzmir Sağlık Bakanlığı Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet

Hastanesi

İzmir Sağlık Bakanlığı Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İzmir Sağlık Bakanlığı İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İzmir Sağlık Bakanlığı Aliağa Devlet Hastanesi

İzmir Sağlık Bakanlığı Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi

İzmir Sağlık Bakanlığı Ödemiş Devlet Hastanesi

İzmir Üniversite Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

İzmir Üniversite Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

İzmir MSB Güzelyalı Asker Hastanesi

İzmir MSB İzmir Asker Hastanesi

Kars Sağlık Bakanlığı Kars Devlet Hastanesi

Kars MSB Sarıkamış Asker Hastanesi

Kastamonu Sağlık Bakanlığı Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet

Hastanesi

Kastamonu Sağlık Bakanlığı Şerife Bacı Devlet Hastanesi

Kayseri Sağlık Bakanlığı Kayseri Dr. Vedat Ali Özkan Eğitim ve

Araştırma Hastanesi

Kayseri Üniversite Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 35

İLİ KURUMU HASTANE ADI

Kayseri MSB Kayseri Asker Hastanesi

Kırklareli Sağlık Bakanlığı Kırklareli Devlet Hastanesi

Kırklareli Sağlık Bakanlığı Lüleburgaz 82. Yıl Devlet Hastanesi

Kırşehir Sağlık Bakanlığı Kırşehir Devlet Hastanesi

Kocaeli Sağlık Bakanlığı Kocaeli Devlet Hastanesi

Kocaeli Sağlık Bakanlığı İzmit Devlet Hastanesi

Kocaeli Sağlık Bakanlığı Derince Devlet Hastanesi

Kocaeli Sağlık Bakanlığı Gebze Fatih Devlet Hastanesi

Kocaeli Üniversite Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Kocaeli MSB Gölcük Asker Hastanesi

Kocaeli MSB Derince Asker Hastanesi

Konya Sağlık Bakanlığı Konya Numune Hastanesi

Konya Sağlık Bakanlığı Meram Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Konya Üniversite Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Konya MSB Konya Asker Hastanesi

Kütahya Sağlık Bakanlığı Kütahya Devlet Hastanesi

Kütahya Sağlık Bakanlığı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi

Kütahya MSB Kütahya Asker Hastanesi

Malatya Sağlık Bakanlığı Malatya Devlet Hastanesi

Malatya Sağlık Bakanlığı Beydağı Devlet Hastanesi

Malatya Üniversite İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

Malatya MSB Malatya Asker Hastanesi

Manisa Sağlık Bakanlığı Manisa Devlet Hastanesi

Manisa Sağlık Bakanlığı Merkezefendi Devlet Hastanesi

Manisa Sağlık Bakanlığı Salihli Devlet Hastanesi

Manisa Sağlık Bakanlığı Soma Devlet Hastanesi

Manisa Üniversite Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Manisa MSB Manisa Asker Hastanesi

Kahramanmaraş Sağlık Bakanlığı Kahramanmaraş Devlet Hastanesi

Kahramanmaraş Sağlık Bakanlığı Kahramanmaraş Yenişehir Devlet

Hastanesi

Kahramanmaraş Üniversite Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Mardin Sağlık Bakanlığı Mardin Devlet Hastanesi

Muğla Sağlık Bakanlığı Muğla Devlet Hastanesi

36 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İLİ KURUMU HASTANE ADI

Muğla Sağlık Bakanlığı Fethiye Devlet Hastanesi

Muğla MSB Aksaz Asker Hastanesi

Muş Sağlık Bakanlığı Muş Devlet Hastanesi

Nevşehir Sağlık Bakanlığı Nevşehir Dr. İ. Şevki Atasagun Devlet

Hastanesi

Niğde Sağlık Bakanlığı Niğde Devlet Hastanesi

Ordu Sağlık Bakanlığı Ordu Devlet Hastanesi

Ordu Sağlık Bakanlığı Ordu Boztepe Devlet Hastanesi

Rize Sağlık Bakanlığı Rize Devlet Hastanesi

Rize Sağlık Bakanlığı 82. Yıl Devlet Hastanesi

Sakarya Sağlık Bakanlığı Sakarya Devlet Hastanesi

Sakarya Sağlık Bakanlığı Sakarya Yenikent Devlet Hastanesi

Samsun Sağlık Bakanlığı Samsun Mehmet Aydın Devlet Hastanesi

Samsun Sağlık Bakanlığı Bafra Nafiz Kurt Devlet Hastanesi

Samsun Sağlık Bakanlığı Samsun Gazi Devlet Hastanesi

Samsun Üniversite Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Samsun MSB Samsun Asker Hastanesi

Siirt Sağlık Bakanlığı Siirt Devlet Hastanesi

Sinop Sağlık Bakanlığı Sinop Atatürk Devlet Hastanesi

Sivas Sağlık Bakanlığı Sivas Sultan I. İzzettin Keykavus Devlet

Hastanesi

Sivas Sağlık Bakanlığı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları

Hastanesi

Sivas Üniversite Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Sivas MSB Sivas Asker Hastanesi

Tekirdağ Sağlık Bakanlığı Tekirdağ Devlet Hastanesi

Tekirdağ Sağlık Bakanlığı Çerkezköy Devlet Hastanesi

Tekirdağ MSB Çorlu Asker Hastanesi

Tokat Sağlık Bakanlığı Tokat Devlet Hastanesi

Tokat Sağlık Bakanlığı Tokat Dr. Cevdet Aykan Devlet Hastanesi

Tokat Üniversite Gazi Osman Paşa Üniversitesi Tıp

Fakültesi Hastanesi

Trabzon Sağlık Bakanlığı Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma

Hastanesi

Trabzon Sağlık Bakanlığı Trabzon Fatih Devlet Hastanesi

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 37

İLİ KURUMU HASTANE ADI

Trabzon Üniversite Karadeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Şanlıurfa Sağlık Bakanlığı Şanlıurfa Devlet Hastanesi

Şanlıurfa Üniversite Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Uşak Sağlık Bakanlığı Uşak Devlet Hastanesi

Uşak Sağlık Bakanlığı 1 Eylül Devlet Hastanesi

Van Sağlık Bakanlığı Van Devlet Hastanesi

Van Sağlık Bakanlığı Van İpekyolu Devlet Hastanesi

Van Üniversite Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Van MSB Van Asker Hastanesi

Yozgat Sağlık Bakanlığı Yozgat Devlet Hastanesi

Zonguldak Sağlık Bakanlığı Zonguldak Devlet Hastanesi

Zonguldak Sağlık Bakanlığı Atatürk Devlet Hastanesi

Zonguldak Sağlık Bakanlığı Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesi

Zonguldak Üniversite Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesi

Aksaray Sağlık Bakanlığı Aksaray Devlet Hastanesi

Bayburt Sağlık Bakanlığı Bayburt Devlet Hastanesi

Karaman Sağlık Bakanlığı Karaman Devlet Hastanesi

Kırıkkale Sağlık Bakanlığı Yüksek İhtisas Hastanesi

Kırıkkale Sağlık Bakanlığı Kırıkkale Devlet Hastanesi

Batman Sağlık Bakanlığı Batman Devlet Hastanesi

Bartın Sağlık Bakanlığı Bartın Devlet Hastanesi

Ardahan Sağlık Bakanlığı Ardahan Devlet Hastanesi

Ardahan MSB Ardahan Asker Hastanesi

Iğdır Sağlık Bakanlığı Iğdır Devlet Hastanesi

Yalova Sağlık Bakanlığı Yalova Devlet Hastanesi

Karabük Sağlık Bakanlığı Karabük Devlet Hastanesi

Karabük Sağlık Bakanlığı Karabük Şirinevler Devlet Hastanesi

Kilis Sağlık Bakanlığı Kilis Devlet Hastanesi

Osmaniye Sağlık Bakanlığı Osmaniye Devlet Hastanesi

Düzce Sağlık Bakanlığı Düzce Atatürk Devlet Hastanesi

38 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

EK TABLO-2

ÜÇÜNCÜ DERECEYE KADAR KAN HISIMLARI ve

SIHRİ (KAYIN) HISIMLAR

KAN HISIMLARI SIHRİ (KAYIN) HISIMLAR

Birinci Derecede Kan Hısımları Birinci Derecede Sıhri (Kayın) Hısımlar

Kişinin;

- Çocukları,

- Annesi,

- Babası.

Kişinin;

- Eşinin Annesi,

- Eşinin Babası.

İkinci Derecede Kan Hısımları İkinci Derecede Sıhri (Kayın) Hısımlar

Kişinin;

- Kardeşleri,

- Torunları,

- Büyük annesi,

- Büyük babası.

Kişinin;

- Eşinin kardeşleri (kayın, baldız,

görümce),

- Eşinin büyük annesi,

- Eşinin büyük babası.

Üçüncü Derecede Kan Hısımları Üçüncü Derecede Sıhri (Kayın) Hısımlar

Kişinin;

- Kardeşinin çocukları

(yeğenleri),

- Dayısı,

- Amcası,

- Halası,

- Teyzesi.

Kişinin;

- Eşinin kardeş çocukları (kayın,

baldız ve görümce çocukları),

- Eşinin dayısı,

- Eşinin amcası,

- Eşinin halası,

- Eşinin teyzesi.

NOT: Evlatlık, öz çocukla aynı hükümlere tabidir.

EK TABLO-3

ÖTV II SAYILI LİSTE

G.T.İ.P.NO MAL İSMİ Vergi Oranı

%

8701.20 Yarı römorklar için çekiciler 4

87.02 10 veya daha fazla kişi taşımaya mahsus

(şoför dahil) motorlu taşıtlar

Otobüs 1

Midibüs 4

Minibüs 9

87.03 (5398 sayılı Kanunun 28’inci maddesiyle

değiştirilen bent Yürürlük; 21.7.2005) Binek

otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak

üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar

(87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın

vagonlar ve yarış arabaları dahil)

[Yalnız binek otomobilleri, steyşın vagonlar,

yarış arabaları, arazi taşıtları, jipler, vb.,

(Para arabaları dahil), motorlu karavanlar,

elektrik, gaz, güneş enerjili vb. motorlu

taşıtlar.] [Ambulanslar, mahkum taşımaya

mahsus arabalar, cenaze arabaları itfaiye öncü

arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu

taşıtlar, özellikle kar üzerinde hareket etmek

için dizayn edilmiş sıkıştırma ateşlemeli içten

yanmalı pistonlu motorlu olanlar (dizel veya

yarı dizel) veya kıvılcım ateşlemeli içten

yanmalı pistonlu motorlu taşıtlar, diğerleri

(Golf arabaları vb. taşıtlar) hariç]

ÖZÜRLÜLER İÇİN '56ERGİ REHBERİ 39

40 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

G.T.İ.P.NO MAL İSMİ Vergi Oranı

%

-Yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı

3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi

(Yolcu taşıma kapasitesi sürücü dâhil toplam

yolcu sayısının 70 kilogramla çarpılması

suretiyle hesaplanır. Bu hesaplamada koltuk

olmasa dahi, koltuk montajı için bulunan sabit

tertibatlar da koltuk olarak dikkate alınır) istiap

haddinin (bir aracın güvenle taşıyabileceği

sürücü ve yolcu dâhil toplam yük ağırlığı)

%50’sinin altında olan motorlu araçlardan

(bütün tekerlekleri motordan güç alan veya

alabilenler, binek otomobilleri, steyşın

vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç)

İstiap haddi 850 kilogramı geçmeyip motor

silindir hacmi 2000 cm3’ün altında olanlar

10

İstiap haddi 850 kilogramı geçip motor silindir

hacmi 2800 cm3’ün altında olanlar

10

-Diğerleri

Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmeyenler, 37

Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçen fakat

2000 cm3’ü geçmeyenler

60

Motor Silindir hacmi 2000 cm3’ü geçenler, 84

8703.10.11.00.00 Özellikle kar üzerinde hareket etmek için

dizayn edilmiş sıkıştırma ateşlemeli içten

yanmalı pistonlu motorlu olanlar (dizel veya

yarı dizel) veya kıvılcım ateşlemeli içten

yanmalı pistonlu motorlu taşıtlar

6.7

8703.10.18.00.00 Diğerleri

(Golf arabaları vb. taşıtlar)

6.7

87.04 (5398 sayılı Kanunun 28’inci maddesiyle

değiştirilen bent Yürürlük; 21.7.2005) Eşya

taşımaya mahsus motorlu taşıtlar

(Yalnız kayıt ve tescile tabi olanlar)

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 41

G.T.İ.P.NO MAL İSMİ Vergi Oranı

%

Azami yüklü kütlesi 4700 kilogramı geçmeyip,

sürücü sırasından başka oturma yeri veya

sürücü sırası dışında yanda pencereleri olanlar

(kapalı kasalı olmayanlardan motor silindir

hacmi 3200 cm3’ü geçmeyenler hariç);

Motor silindir hacmi 3000 cm3’ü geçmeyenler 10

Motor silindir hacmi 3000 cm3’ü geçip 4000

cm3’ü geçmeyenler

52

Motor silindir hacmi 4000 cm3’ü geçenler 75

- Kapalı kasalı olup istiap haddi 620

kilogramın altında olanlar

10

- Diğerleri 4

87.05 Özel amaçlı motorlu taşıtlar (insan veya

eşya taşımak üzere özel olarak yapılmış

olanlar hariç) (tamir araçları, vinçli

taşıtlar, itfaiye taşıtları, beton karıştırıcı

ile mücehhez taşıtlar, yol süpürmeye

mahsus arabalar, tohum, gübre, zift, su

ve benzerlerini saçan arabalar, atölye

arabaları, radyoloji cihazları ile donatılmış

arabalar gibi) [(Yalnız kayıt ve tescile tabi

olanlar)(İtfaiye taşıtları hariç)]

4

87.09 Fabrika, antrepo, liman veya hava

limanlarında kısa mesafelerde eşya

taşımaya mahsus, kaldırma tertibatı

ile donatılmamış kendinden hareketli

yük arabaları; demiryolu istasyon

platformlarında kullanılan türde çekiciler;

bu taşıtların aksam ve parçaları

4

87.11 Motosikletler (mopedler dahil) ve bir

yardımcı motoru bulunan tekerlekli taşıtlar

(sepetli olsun olmasın); sepetler

(sepetler hariç)

8

G.T.İ.P.NO MAL İSMİ Vergi Oranı

%

88.02 Diğer hava taşıtları (helikopterler, uçaklar

gibi); uzay araçları (uydular dahil), uzay

araçlarını fırlatıcı araçlar ve yörünge-altı

araçları

[(Yalnız helikopterler ve uçaklar) (Askeri,

zirai, yangınla mücadelede kullanılan özel

yapıdaki helikopterler ve uçaklar hariç)]

0.5

8901.10.10.00.11 18 Gros tonilatoyu geçmeyen gezinti

gemileri

(Denizde seyretmeye mahsus olanlar)

6.7

8901.10.90.00.11 Yolcu ve gezinti gemileri

(Denizde seyretmeye mahsus olmayanlar)

6.7

89.03 Yatlar ve diğer eğlence ve spor tekneleri;

kürekli kayıklar ve kanolar

(Şişirilebilir olanlar ile birim ağırlığı 100 kg.ı

geçmeyenler, kürekli kayıklar ve kanolar hariç)

8

NOT: Bu listedeki malların aksam ve parçaları kapsama dahil değildir.

42 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

EK TABLO-4

TEK MESKENİ OLAN (İNTİFA HAKKINA SAHİP OLANLAR DAHİL)

ÖZÜRLÜLERE AİT İNDİRİMLİ BİNA VERGİSİ BİLDİRİM FORMU

A- ÖZÜRLÜLERE AİT BİLGİLER

VERGİ KİMLİK NO

ADI SOYADI

ANA ADI

BABA ADI

DOĞUM YERİ

DOĞUM TARİHİ (Gün, Ay, Yıl)

İKAMETGAH ADRESİ

B- GAYRİMENKULE AİT BİLGİLER

İlgili Belediye

Bina Vergisi Sicil No

Muhalle

Cadde

Sokak

Kapı No

Daire No

Pafta No

Ada No

Parsel No

C- SAĞLIK KURULU RAPORU İLE İLGİLİ BİLGİLER

Sağlık Kurulu Raporunu

Veren Hastane

Sağlık Kurulu Rapor Tarihi

Sağlık Kurulu Rapor No

Bildirimi Teslim Alan

Adı Soyadı Bildirimi Düzenleyen

İmza Adı Soyadı

Mühür İmza

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 43

44 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

EK TABLO-5

MALÛL VE ENGELLİLER ADINA KAYIT VE TESCİLLİ TAŞITLARDA.

MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ İSTİSNASI.

BİLDİRİM FORMU

A - MALÛL VE ENGELLİLERE AİT BİLGİLER

VERGİ KİMLİK NO

ADI-SOYADI

ANA ADI

BABA ADI

DOĞUM YERİ

DOĞUM TARİHİ (Gün, Ay, Yıl)

İKAMETGAH ADRESİ

B - TAŞITA AİT BİLGİLER

TESCİL TARİHİ

PLAKA NO

MARKASI

MODELİ

CİNSİ

TİPİ

SİLİNDİR HACMİ

MOTOR NO

ŞASİ NO

C - SAĞLIK KURULU RAPORU İLE İLGİLİ BİLGİLER

Sağlık Kurulu Raporunu Veren

Hastane

Sağlık Kurulu Rapor Tarihi

Sağlık Kurulu Rapor No

Sakatlık Derecesi

Bildirimi Teslim Alan Bildirimi Düzenleyen

Adı-Soyadı Adı-Soyadı

İmza İmza

Mühür

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 45

EK-1

HİÇBİR GELİRİ OLMAYANLARIN TEK MESKENLERİNE AİT .

TAAHHÜT BELGESİ.

Tarih: ......./......./.......

.

.

.............................. BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesi uyarınca ekli Tek Meskeni Olan

(İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dahil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi

Bildirim Formu ile meskenime indirimli bina vergisi oranı uygulanmasını

talep ediyorum.

Türkiye sınırları içinde hisseli veya tam mülkiyet kapsamında brüt

yüzölçümü 200 m2’yi geçmeyen tek meskenim dışında başka meskenim

bulunmamakta olup, bu meskenimi muayyen zamanda dinlenme amacıyla

değil, daimi olarak kullanmaktayım.

ADRES: MÜKELLEF

Adı ve Soyadı

(İmza)

GAYRİMENKULÜN:

Bina Vergisi Sicil No :.............................................

Belediyenin Adı :.............................................

Mahallesi :............................................

Cadde ve Sokağı :.............................................

Kapı ve Daire No :..............................................

Pafta No Ada No Parsel No

.............. .............. ..............

46 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

EK-2 DİLEKÇE

VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI / DEFTERDARLIK MAKAMINA,

Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü:

...................................................................’nda görev yapmaktayım.

Bakmakla yükümlü bulunduğum ................................................ rahatsızlığı/

rahatsızlığım nedeniyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31’inci maddesi

gereğince sakatlık indiriminden yararlanabilmem için gereğinin yapılmasını

arz ederim. …../…../…….

Tel: (Ev) Adı Soyadı

(İş) İmza

EKLERİ:

1- ( ) 2 Adet Fotoğraf

2- ( ) Çalıştığı Yerden Çalıştığına Dair Yazı

3- ( ) İşçi ise Sigorta Giriş Bildirgesi veya Son Dört Aylık Bordro

4- ( ) Nüfus Cüzdanı Fotokopisi

5- ( ) Bakmakla Yükümlü Olduğunu Bildirir Yazı

6- ( ) Sağlık Karnesi Fotokopisi

7- ( ) ……………gün ve ………….sayılı ……………………………………

Hastanesi’nden alınan Sağlık Kurulu Raporu Aslı

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Erzurum,

Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya, Kocaeli,

Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Samsun, Sakarya, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Zonguldak

illerinde yaşıyorsanız bu dilekçeyi “Vergi Dairesi Başkanlığı Makamı”na; diğer

illerde yaşıyorsanız “Defterdarlık Makamı”na yazmanız gerekmektedir.

ÖZÜRLÜLER İÇİN VERGİ REHBERİ 47

48 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI