20 Mart 2017 Pazartesi

Sigorta prim borçlarının ertelenmesine ilişkin duyuru

Sigorta prim borçlarının ertelenmesine ilişkin duyuru

Sigorta Prim Borçlarının Ertelenmesine İlişkin

Bilindiği ve 13/2/2017 tarihli duyurumuzda da açıklandığı üzere 6770 sayılı Kanun uyarınca ertelenecek olan sigorta primleri, ilgili döneme ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin gönderilmesi gereken yasal süre sona erdikten sonra Genel Müdürlüğümüzce çalıştırılan program vasıtasıyla tespit edilmektedir.

Bu işlem sırasında tahsilat programlarının kapatılması gerektiğinden, 2017/Şubat ayına ait ertelenecek sigorta primleri 25/3/2017 – 26/3/2017 (Cumartesi, Pazar) tarihleri arasında tespit edilecek olup 25/3/2017 – 26/3/2017 tarihleri arasında çalışmaların devam ettiği süre zarfında tahsilat işlemi yapılmayacaktır.

Dolayısıyla 2017 Şubat ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinden kaynaklanan sigorta prim borçlarından dolayı prim ertelemesinden yararlanmak isteyen işverenlerimizin erteleme kapsamına girmeyen borçlarını 27/3/2017 ila 31/3/2017 tarihleri arasında ödemeleri gerekmektedir.

Bu bağlamda prim ertelemesinden yararlanmak istemediğini beyan eden işverenlerimiz hariç olmak üzere 27/3/2017 ila 31/3/2017 tarihleri arasında yapılacak ödemeler sırasında banka ekranlarına ertelenmiş ve asgari ücret desteği düşülmüş olan borç tutarı yansıtılacağından, işverenlerimizin ekranda gösteri len borcun tamamını ödemeleri icap etmektedir.

İşverenlerimize saygıyla duyurulur.

 

İşyerlerinde ara dinlenme hakkında merak edilenler

İşyerlerinde ara dinlenme hakkında merak edilenler !

 

İş süresinin düzenlenmesine ilişkin hükümler öncelikle işgücünün korunması amacına hizmet etmektedir. Bu amacın gerçekleştirilmesi, sadece günlük çalışma süresinin sınırlandırılmasını değil, aynı zamanda işçilere süresi içinde işe ara verme imkânının da tanınmasını gerektirmektedir. Aksi takdirde, çalışmaya bağlı gerilimin, dikkatsizlik ve kazalara yol açması ve zaman içinde sağlık sorunlarıyla karşılaşılması kaçınılmazdır. İşte İş Yasası’nın 68. maddesindeki ara dinlenmesine ilişkin düşünce bu tür sonuçları önlemek için düzenlenmiştir.

Bu nedenledir ki, ara dinlenmesi, işçinin “çalışma” ya da “çalışmaya hazır olma” yükümlülüğünün bulunmadığı; bu süreyi nerede ve nasıl geçireceğine serbestçe karar verebileceği bir zaman dilimi olarak tanımlanmaktadır.

Ara dinlenmeleri işçilere hem dinlenmeleri, hem de yeme içme gibi zorunlu gereksinimlerini karşılayabilmeleri için, günlük çalışma süreleri içinde verilen dinlenme süreleridir. Bu dinlenmeler “çalışma süresinin ortalama bir zamanında o yerin adet ve işin gereğine göre ayarlanmak suretiyle” verilir.(İş Yasası m.68/1)

Ara dinlenme süresi de aynı madde de belirlenmiştir. Bu süre;

a) Dört saat veya daha kısa süreli işlerde on beş dakika,

b) Dört saatten fazla ve 7,5 saate kadar (7,5 saat dahil) süreli işlerde yarım saat,

c) 7,5 saatten fazla süreli işlerde bir saattir.

Yasanın ara dinlenmelerin süresini belirleyen bu hükmü buyurucudur. Bu süreler yasanın işçi yararına buyurduğu en az süreler olup, yasanın çizdiği tabanı gösterir. Bu bakımdan bu süreler hiçbir surette indirilemez. Ancak iş ve toplu iş sözleşmeleri ile bu tabanın üzerinde ara dinlenmesi verilmesi mümkündür.

Bu dinlenme sürelerinin aralıksız verilmesi zorunludur. İşveren bu dinlenme sürelerini tek taraflı olarak bölemez. Ancak, bu süreler iklim, mevsim, o yerdeki gelenekler veya işin niteliği göz önünde tutularak , yirmi dört saat içinde kesintisiz on iki saat dinlenme süresi dikkate alınarak, sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılabilir.

Ayrıca, postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde 4857 sayılı İş Yasası’nın 68. maddesindeki esaslar uyarınca ara dinlenmesi verilir. İşin niteliği, bir işyerinin aynı bölümündeki bütün işçilere aynı saatte ara dinlenmesi verilmesine olanak bırakmıyorsa, bu dinlenme, işçilere, gruplar halinde arka arkaya çalışma süresinin ortalarından başlayarak İş Yasası ve Yönetmelik hükümlerine göre verilir.(Yönetmelik md.10)

Bu dinlenme süresinin ara dinlenme süresine girebilmesi için bu süre içinde işçinin özgür bulunması şarttır. Gerçekten, ara dinlenmeleri süresinden işçinin işyerinde  ve her an işverenin buyruğunda bulunmak zorunluluğu yoktur. İşçi bu sürede dilediği gibi hareket edebilecek , dilerse bu süreyi işyerinin dışında da geçirebilecektir. Bu bakımdan bir makinenin onarılması veya bir başka neden ile üretimin durması üzerine yapılan işe ara vermelerin ara dinlenmesi kapsamında düşünülmesi mümkün değildir.

Nitekim Yargıtay verdiği bir kararında “ İş Yasası’nın 68. maddesine göre işçilere fiilen ara dinlenmesi verilmesi gerekmektedir. Buna aykırı düzenlemeler yasal olmayıp hizmet akitleri ve toplu iş sözleşmeleri ile aksine hüküm konulamaz” denilmektedir.

 

Özgür Erdursun