22 Nisan 2017 Cumartesi

Tüm stajyerlere ücret ödeme zorunluluğu

Tüm stajyerlere ücret ödeme zorunluluğu

Eğitim – Öğretimin temel amaçlarından biri bireyleri iş hayatına hazırlamaktır. Bu hazırlanma aşamasında özellikle belirli bir meslek üzerine öğrenim görenlere okullarda verilen teorik bilgiler yetersiz kalabilmektedir. Teorik bilgilerin yanında mesleklerinde pratik kazanmalarını da sağlamak için işletmelerde staj yapmaları okul tarafından zorunlu tutulabilmektedir. Bazen de okulu zorunlu tutmasa da işletmelerde staj yaparak iş tecrübesi edinmeyi öğrenciler istemektedir. Fakat bu stajyerlerden hangilerinin sigortasının yapılacağı, hangilerine stajyer ücreti ödeneceği kafa karışıklığı yaratmaktadır. Bu konuya açıklık getiren yeni düzenlemeler Tüm Stajyerlere Ücret Ödeme Zorunluluğu getirdi.

Yeni yasal düzenlemeyle tüm stajyer öğrenciler 3308 sayılı "Mesleki Eğitim Kanunu" kapsamına alınmıştır.

Stajyerlerde Ücret Ödeme Zorunluluğu

09.12.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan "Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile 3308 sayılı Kanun'a stajyerlerin ücretlendirilmelerine ilişkin ibareler eklenmiştir. Ama konuyu asıl açıklığa kavuşturan 23 Aralık 2016 tarihli değişikliğin uygulama esaslarına ilişkin açıklamaları içeren Milli Eğitim Bakanlığı yazısıdır.

MEB – 6764 Sayılı Kanunun Uygulanması yazısı için tıklayınız.

Genel anlamda stajyerler 3 grup altına incelenebilir.

·         Stajı okul tarafından zorunlu tutulan

·         Stajı yapması okul tarafından uygun görülen

·         İsteğe bağlı staj

Önceki uygulamada işletmelerin stajyerlere ücret ödeme zorunluluğu YÖK tarafından hazırlanan listede ilgili okulun veya bölümün bulunup bulunmamasına göre belirlenmekteydi. Liste, stajyere ücret ödenmesinin zorunlu olduğu bölümleri/okulları içermekteydi. Bu durumda okul staj yapmasını uygun bulsa da eğer yayınlanan listede yer almıyorsa işletmeler bu stajyerlere ücret ödemiyordu. Yeni uygulama bu listeyi tamamen kaldırdı. Okul tarafından sigortası yapılan ve staj yapılması uygun görülen her öğrenci stajı süresince stajyer ücreti alacak.

Stajyerlerin ortaöğretim ya da yükseköğretim öğrencisi olması ücretin ödenmesini etkilemeyecektir. Sigortası okul tarafından başlatılan her öğrenci stajyer ücreti alacaktır.

Stajyer Ücreti

Stajyer çalıştıran işyerleri için öğrencilere ödenecek ücretin tutarı işyerinin kişi sayısına göre belirlenmektedir.  Stajyer ücreti hesabında dikkate alınacak asgari ücret net olmalı ve asgari geçim indirimi tutarı içermemelidir. Bu kapsamda olan üniversite öğrencilerine ödenen ücretler asgari ücrete kadar vergiden muaftır.

·         20 ve üzeri personel çalıştırılan işyerlerinde en az net asgari ücretin %30'u kadar stajyer ücreti ödemek zorundadır.

Net Asgari Ücret: 1.270,75

Stajyer Ücreti: 1.270,75 x %30 = 381,23

·         20'den az personel çalıştıran işyerleri net asgari ücretin %15'i kadar stajyer ücreti ödemek zorundadır.

Net Asgari Ücret: 1.270,75

Stajyer Ücreti: 1.270,75 x %15 = 190,61

Fakat yalnızca 2016 – 2017 eğitim öğretim yılında geçerli olmak üzere staj yapılan işyerindeki çalışan sayısına bakılmaksızın tüm stajyerlere en az net asgari ücretin %30'u kadar ücret ödenmesi gerekmektedir. Yani 2016 – 2017 yılında tüm stajyerlere en az 381,23 TL ödenecektir.

2016 -2017 dönemi için geçerli olan ücret uygulamasının sebebi stajyer çalıştıran işverenlere verilecek stajyer desteği tutarıdır. 2017-2018 eğitim öğretim yılında ise işyerlerinin kişi sayısına göre ücret belirlenecektir. Yani 20 kişi altı net asgari ücretin %15'i kadar ücret ödeyecek ve 20 ve üzeri kişi çalıştıran işyerleri ise net asgari ücretin %30'u kadar stajyer ücreti ödeyeceklerdir.

Staj Süresini Aşan Çalışmalar

Okul tarafından zorunlu tutulan stajlarda öğrencilere staj yapacakları süre mutlaka belirtilir. Öğrencinin okul tarafından yapılan sigortasında da bu süre sınırlaması esas alınır. Yani okul tarafından yapılan sigorta, sadece öğrencinin zorunlu olduğu staj süresini kapsamaktadır. Öğrencinin işletmede zorunlu staj süresinden daha uzun çalışması artık staj kapsamından çıkması anlamına gelmektedir. Bu durumda işletmenin staj süresinin bitiminden itibaren öğrenciye diğer tüm çalışanlar gibi tüm sigorta kollarını kapsayan sigorta girişini yapması gerekmektedir. Ayrıca en az asgari ücret üzerinden öğrenciye ücret ödemesi yapmalıdır.

Staj süresi sona eren fakat çalışmaya devam eden stajyerler, yeni sigortaları işletme tarafından başlatılmadıysa sigortasız çalışan konumunda değerlendirileceklerdir. İşverenlerin bu konuya özen göstermeleri cezai yaptırımla karşılaşmamaları açısından önemlidir.

İsteğe Bağlı Staj Yapan Öğrencilerin Durumu

Okulun staj yapmayı zorunlu tutmadığı ve öğrencinin iş kazası ve meslek hastalığı sigortasının okul tarafından yapılmadığı durumlarda da, öğrenciler bilgi ve becerilerini arttırmak, tecrübe kazanmak için staj yapmak isteyebilirler. Bu durumda bu çalışmanın niteliği staj olarak değerlendirilemeyecektir.

Sigortası diğer normal çalışanlar gibi işletme tarafından yapılacak ve ücretleri asgari ücretin altında ödenemeyecektir.

Stajyer Çalıştıran İşverene Devlet Katkısı Nasıl Ödenecek

09.12.2016 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 55 inci maddesi ile 3308 sayılı Kanuna eklenen 12 nci madde eklenmişti. Bu madde ile Stajyer Çalıştıran İşverene Devlet Katkısı gündeme geldi.

Bu madde gereği 05.06.1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunun 18 inci maddesi hükümleri uyarınca

·         çıraklık eğitimine devam eden,

·         işletmelerde mesleki eğitim gören,

·         staj ve tamamlayıcı eğitime devam eden öğrencilere,

aynı kanunun 25 inci maddesi gereği yapılacak ödemelerin bir kısmının 25.08.1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamında işsizlik sigortası fonundan karşılanmasına ilişkin onaylanmış ve detaylar açıklanmıştır.

Fondan Öğrencilere Ödenecek Ücretlere İlişkin Uygulama Nasıl Olacak?

3308 sayılı Kanunun Geçici 12 inci maddesi gereğince, öğrencilere, aynı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılacak ödemeler asgari ücretin net tutarının yüzde otuzundan az olamaz.

Mesleki eğitim görülen işletmede; yirmiden az personel çalışıyor ise ödenebilecek en az ücretin üçte ikisi, yirmi ve üzerinde personel çalışıyor ise, ödenebilecek ücretin en az üçte biri 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin (h) alt bendi için ayrılan tutardan Devlet katkısı olarak ödenir.

Öğrencilere sözleşme gereği ödenecek ücretin, Devlet katkısına ilişkin kısmı İŞKUR tarafından fon kaynaklarından, kalan tutar ise işletmelerce karşılanacak.

İşletmeler, öğrenci ile yapılan sözleşmede belirlenen öğrenci adına gönderilecek Devlet katkısı tutarını ve işletme payına düşen tutarı, her ayın onuncu gününe kadar, öğrencinin banka hesabına öder. İşletmelerce ödenen Devlet katkısı tutarları aynı ayın en geç yirmi beşinci gününe kadar işletmelere ödenir.

Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü her okul, ilçe il ile ülke genelinde öğrencilere ödeyeceği toplam ücret tutarlarını tespit ederek ihtiyaç duyulan Devlet katkısı tutarlarını belirler. Yükseköğretim kurumları tarafından tespit edilen tutarlar YÖK'e bildirilir. YÖK tarafından da her ay ilgili yükseköğretim kurumlarına aktarılacak toplam Devlet katkısı tutarı belirlenir.

Devamsızlığı olan, hastalık izninde (raporlu) olan öğrencilerin bu günlere karşılık gelen ücretleri ödenmez. Dolayısı ile işveren bu günlerin ücretlerine tekabül eden ücret desteğinden faydalanamaz. Anılan ücretler her türlü vergiden müstesnadır.

İşletmeler, öğrenci ile yapılan sözleşmeden belirlenen öğrenci adına gönderilecek Devlet katkısı tutarı ve işletme payına düşen tutar, her ayın onuncu gününe kadar öğrencinin banka hesabına ödemekle sorumludur.

 

19 Nisan 2017 Çarşamba

Toplu işçi çıkarmada kurallara dikkat

Toplu işçi çıkarmada kurallara dikkat!


Özellikle zaman zaman işyerlerinde çeşitli nedenlerden dolayı toplu işçi çıkartılması gündeme gelebilmektedir. İş Kanunu'nun 29. maddesine göre işveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, durumu işyeri sendika temsilcilerine, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'ne bildirmek zorundadır.

Yapılacak bildirimde işçi çıkarmanın sebepleri, bundan etkilenecek işçi sayısı ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur.

Bildirimden sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren arasında yapılacak görüşmelerde, toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması yahut çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi konuları ele alınır. Görüşmelerin sonunda, toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir.

Toplu işçi çıkarmadan bahsedebilmek için öncelikle işyerinde en az 20 işçinin çalıştırılması gereklidir. İşyerindeki işçi sayısı;

a) 20 ile 100 işçi arasında ise, en az 10 işçinin,

b) 101 ile 300 işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin,

c) 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin işine 17'nci madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.

Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini il müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur. Yani, fesih bildirim süreleri, Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü'ne yapılan bildirimden sonra 30 gün geçtikten sonra işlemeye başlayacaktır

İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili il müdürlüğüne bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği takdirde nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır.

Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında, işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa, toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanmaz. 
İşveren toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri 18, 19, 20 ve 21'inci madde hükümlerinin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi halde işçi bu maddelere göre dava açabilir.

İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde işveren; sadece durumu en az otuz gün önceden İlgili Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'ne bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür.

İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği takdirde nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır. "Tercihen işe çağrılma", 1475 sayılı Eski İş Kanunu'na göre esnetilmiş bir düzenlemedir. Zira, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde işveren kanunda belirtilen nedenlerle iş akdi sona eren "işçilerin yerine, çıkma veya çıkarma tarihinden itibaren 6 ay içinde başka işçi alamaz" denilerek, işverenin yeni işçi almasını yasaklamıştı. Ancak, yeni düzenlemeye göre, işine toplu işçi çıkarma nedeniyle son verilen işçilerden uygun olanlar "tercihen" işe çağrılacaktır.

İş Kanunu'nun 100. maddesine göre, kanunun 29'uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak işçi çıkaran işveren veya işveren vekiline işten çıkardığı her işçi için 2017 yılında 606 TL para cezası verilecektir.

İBRAHİM IŞIKLI - dunya.com